Final Yargı Örgütü Ve Tebligat Hukuku Final Notları

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
510
164
43
#1
YARGI ÖRGÜTÜ VE TEBLİGAT HUKUKU FİNAL NOTLARI

Tebligat Kavramı Tebligat”, kelime olarak açıklama, bildirme, haber verme, duyurma gibi anlamları içinde barındıran “tebliğ” kelimesinden kaynaklanmaktadır. Tebligatın hukukî tanımı, bir yargılamaya ilişkin olan işlemleri, o yargılamayla ilgili kişilere, kanunda belirtilen usûle uygun olarak bildirmek için yapılan belgelendirme işlemidir.

Tebligatın Önemi Tebligat ve davetiyeler yargılamanın yürütülmesi için büyük önem taşır. Tarafların veya ilgililerin adlî ve yargılama faaliyeti içinde yer almaları, yapılacak veya yapılmış işlemleri öğrenmeleri, bunun sonucu olarak, kendilerine tanınan hakları kullanabilmeleri tebligat veya davetiyeye bağlıdır. Bir ülkenin gelişmişliği ve sağlıklı ve iyi organize olmuş bir devlet yapısına sahip olup olmadığı, tebligat işlemlerindeki başarısıyla paraleldir denilebilir. Tebligatın egemenlikle doğrudan bağlantılı bir husus olduğu, özellikle yurt dışı tebligatlarda karşımıza çıkmaktadır. Tebligat yargılamadaki en temel haklardan biri olan, adil yargılama hakkının temel unsurlarından hukukî dinlenilme hakkı ile doğrudan ilgilidir.

Tebligat Hukukunun Kaynakları Tebligat hukukunun en önemli kaynağı 7201 sayılı Tebligat Kanunudur. Tebligat hukukunun diğer önemli bir kaynağı TebK m. 60’a göre çıkarılan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliktir. Tebligatla ilgili bu temel hukukî düzenlemeler dışında, PTT işletmesinin de, kendi iç düzenlemeleri mevcuttur. Bu konuda özellikle Tebligat İşletme Esasları ile Posta Hizmetleri Kanunu da tebligat bakımından önemli bir düzenlemedir. Ayrıca, değişik kanunlarda, özellikle de yargılama hukukuna ilişkin kanunlarda doğrudan veya dolaylı olarak tebligat hukukunu ilgilendiren hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca tebligat konusundaki uluslararası sözleşmelerde kaynak durumundadır.

Tebligatın Temel Aşamaları Tebligatın temel aşamaları, tebligat çıkarılması talebi, tebligatı çıkaracak makamın tebliğ evrakını hazırlaması, tebligatı yapacak merci (veya kişi) tarafından tebligatın usûlüne uygun şekilde, tebligatın muhatabına (veya onun yerine tebellüğe yetkili kimseye) ulaştırılmasından oluşmaktadır.

Tebligat Çıkaracak ve Tebligatı Yapacak Merciler Tebligat çıkaracak merciler şunlardır: Yargı mercileri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, barolar, noterler ve bu sayılanlar dışında kendi özel düzenlemelerinde Tebligat Kanunu çerçevesinde yetkili kılınan merciler de tebligat çıkarmaya yetkilidir. Kanun, tebligat çıkaracak idarelerin ve kurumların tespitinde 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununu ve ekli cetvelleri esas almıştır. Tebligatlar kural olarak PTT işletmesi tarafından yapılır. Yargı mercileri, kendiliğinden veya talep üzerine, işin niteliğine göre kendi memuru aracılığıyla tebligat yapılmasına da karar verebilir. Kanun bazı durumlarda, araya başka bir kurum veya kişi girmeden, tebligatların doğrudan yapılmasını mümkün kılmaktadır. Böylece, tebligat işlemi kolaylaştırılmış ve basitleştirilmiştir. Bu çerçevede doğrudan tebligat yapılabilecek haller şunlardır: Duruşma sırasında, davaya ilişkin belgelerin taraflara, müdahile veya vekile verilmesi tebliğ hükmünde olduğu gibi , duruşma sırasında, mahkemece sıfatları tespit edilen avukat sekreterlerine ve stajyerlerine, bir sonraki duruşma gününün bildirilmesi avukata tebliğ yerine geçer . Avukatlar, takip ettikleri davalarda, makbuz karşılığında birbirlerine tebligat yapabilirler ve mahkemenin kararı olmaksızın diğer tarafa adlî kâğıt ve belge tebliğ edebilirler. Mahkeme kararları, yazı işleri müdürleri tarafından makbuz karşılığında taraflara doğrudan verilebilir. Yurtdışı tebligatlarda tebligat yapılacak ülke makamları tarafından tebligat işlemleri gerçekleştirilebileceği gibi, tebligatı çıkaran ülkenin temsilcilikleri aracılığıyla da tebligat yapılabilir.

Tebligat Yapılabilecek Kişiler Tebligat muhataba, muhatap yerine geçebilecek kimselere, kanuni temsilciye ve vekile yapılabilir. Tüzel kişi adına tebligat yapılacak temsilcisi (veya temsilcileri) yapılır ancak, temsilci mutad iş saatlerinde orada bulunmuyorsa ya da o sırada evrakı alamayacak durumdaysa, tebligat o yerde bulunan memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Askeri kişilere yapılan tebligatın erata tebligat yapılması gereken durumlarda, kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üste tebligat yapılmalıdır. Erat dışında astsubay, subay, askerî memur gibi kimselere, oturdukları adreste tebligat yapılabileceği gibi, birlik veya kurumlarında da tebligat yapılması söz konusu olabilir. Sefer halinde olan birlik veya kurumdaki askerî kişilere tebligat yapılması gerekirse, muhatabın bağlı olduğu kuvvet komutanlıkları aracılığıyla tebligat işlemi gerçekleştirilir. Otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, okul, öğrenci yurdu gibi yerlerde tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Muhatap bulunursa, tebligat doğrudan muhataba yapılır. Tutuklu veya hükümlülere ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memuru temin eder.

Önemli: Tebligat Kanunu’nun 1. maddesinde (ayrıca TebY m. 2) tebligat çıkaracak merciler tek tek belirtilmiştir. Kanun’da açıkça belirtilen merciler dışında, kural olarak tebligat yapılması mümkün değildir. Bu hükme göre, tebligat çıkaracak merciler şunlardır:
a. Yargı mercileri,
b. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,
c. Özel bütçeli idareler,
d. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar,
e. Sosyal güvenlik kurumları,
f. Vakıf yükseköğretim kurumları
g. İl özel idareleri,
h. Belediyeler,
i. Köy tüzel kişilikleri,
j. Barolar,
k. Noterler.

Tebligat Yapılacak Yer Tebligat, tebliğ yapılacak kişinin bilinen en son adresine yapılır. Kural olarak, tebligat adresinden başka bir adreste tebligat yapılamayacağı gibi tebliğ memurunun, tebligatın postahaneden alınması için ihbar kağıdı bırakması da mümkün değildir. Muhatabın kabulü halinde, bilinen en son adresi dışında, başka yerde de tebligat yapılabilir. Muhataba veya yerine tebellüğ edebilecek kimselere daha önce usulüne göre tebligat yapıldıktan (veya tebligat yapılmış sayıldıktan) sonra, muhatap adresini değiştirirse bunu ilgili yargı merciine bildirmekle yükümlüdür. Eğer adres değişikliği bildirilirse tebligat yeni adrese yapılır. Adresine daha önce tebligat yapılan kimse, yeni adres bildirilmez ve adres kayıt sistemindeki adresi de tespit edilemezse artık adres araştırması yapılmaz ve tebliğ evrakının bir örneği eski adresin bulunduğu binanın kapısına yapıştırılır; tebligatın, eski adresin kapısına asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebligatlar, muhataba yapılmış kabul edilir.

Tebligat Yapılacak Zaman ve Tebligat İçin Uyulacak Süreler Tebligat normal çalışma gün ve saatlerinde yapılabileceği gibi, resmî tatil günlerinde ve adli tatilde de yapılabilir. Gece vakti de tebligat yapılması mümkündür (TebY m. 54). Bununla birlikte, avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar ancak resmî çalışma gün ve saatlerinde yapılabilir. Tebligatın yapılma zamanı bakımından önemli olmasa da resmî tatil günlerinde, gece vakti ya da adli tatilde yapılan tebligatla işlemeye başlayan sürelerin geçmesi ya da sürenin sona ermesi bakımından özel hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır. Yabancı ülkelere gönderilecek ve içinde belirli bir zaman belirtilen tebliğ evrakının, tebliği çıkaran merci tarafından, tebliğde belirtilen günden en az üç ay önce ilgili bakanlığa gönderilmesi gerekir.

Tebligat Evrakı Tebligat Kanunu’nun 1. maddesinde yazılı (TebY m. 2) mercilerden çıkarılacak tebliğ evrakı, teslim sırasında kolaylıkla ayrılabilecek şekilde tebliğ mazbatalı kapalı bir zarf içinde gönderilir. Tebliğ mazbatalı zarf, tebliğ işlemlerini belgelendirmeye yarayacaktır. Tebliğ mazbatası, tebligat memuru tarafından tebliğ işlemini tespit eden belgedir. Tebliğ mazbatası, tebligat bakımından en önemli belgedir denilebilir. Çünkü bu belge sayesinde, tebligatın yapılıp yapılamadığı, yapılamama sebebi, yapılmışsa kime, nasıl ve ne zaman yapıldığı gibi hususlar belgelendirilmiş olur. Mahkemenin bir kimseyi (ki bu kişi taraf olabileceği gibi, avukat, tanık veya bilirkişi olabilir) huzuruna çağırmasına davet, davetin yazılı şekilde yapılmasına da davetiye denir. Tebliğ olunacak her tür evrak, biri dosyasına konulmak ve diğeri tebliğ edilecek kimselere verilmek üzere lüzumu kadar nüsha şeklinde düzenlenir.

Tebligat Giderleri Her tebligat belirli bir gider karşılığında yapılır. Çünkü tebligat için alınacak ücretler PTT işletmesince ayrı bir tarife ile tespit edilir. Ayrıca memur vasıtasıyla yapılan tebliğlerde de masraf alınır. Aksine bir hüküm olmadıkça tebligat yapılmasını isteyen kimse, tebligat giderlerini peşin olarak öder. Tebliği çıkaracak yargı mercii tarafından belirlenen süre içinde gerekli tebligat ücretini vermeyen kimse, talebinden vazgeçmiş sayılır. Ancak bu konuda yargılama kanunlarında yer alan özel hükümler her hâlükârda dikkate alınmalıdır.

Tebligat Usulüne İlişkin Genel Bilgi Tebligat, kural olarak tebliğ yapılacak kişilere, tebliğ edilecek yer ve zamanda yapılır. Bunun dışında yapılan tebligat kural olarak usulüne aykırıdır. Tebligat bir mazbata ile belgelendirilir. Tebliğ mazbatası, tebliğ memuru tarafından tebliğ yerinde düzenlenir. Her tebligatta ayrı bir tebliğ mazbatasının düzenlenmesi, mazbatanın tebligat yapılan kişi ile memur tarafından imzalanması şarttır.

Adreste Bulunmama ve Tebellüğden Kaçınma Muhatap veya adına tebligat yapılacak kimseler tebligat adresinde oturmalarına rağmen o sırada adreste geçici olarak bulunmamaları durumunda tebligat memuru, önce o kimsenin sürekli mi yoksa geçici mi o adreste bulunmadığını ve bulunmama sebebini doğru şekilde araştırmakla yükümlüdür. Belirtilen adreste muhatap veya yerine tebligat yapılacak kimse bulunmuyorsa tebliğ memuru, evrakı o yerin muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyelerinden birine yahut kolluk amir veya memuruna imza karşılığı teslim eder. Tebligat yapılacak adreste, muhatap veya yerine tebligat yapılacak kimseler bulunmakla birlikte değişik sebeplerle tebliğ evrakını almaktan kaçınırlarsa tebliğ adresinde kimsenin bulunmaması ile ilgili tebligata ilişkin yöntem, burada da uygulanacaktır. Muhataba tebligatı ulaştıracak veya muhatap yerine tebligat yapılabilecek kimseler, muhatabın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse durum ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyanda bulunan tarafından da imzalandıktan sonra tebliğ evrakı bu kişilere verilir. Tebliğ memurunun yaptığı araştırmada, muhatabın gösterilen adresten devamlı olarak ayrıldığı ya da öldüğü tespit edilirse, devamlı ayrılma durumunda yeni adres de tespit edilemiyorsa, ölüm hâlinde ise başka bir işleme gerek kalmadan, tebliğ evrakı tebligatı çıkaran mercie iade edilir. Muhatabın belirtilen adresten ayrılmakla birlikte, yapılan araştırmada yeni adresi tespit edilebiliyorsa öncelikle tebliğ mazbatasında bunun için ayrılmış özel yere ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu yere yeni adres yazılır. Tebliğ memurunun tespit ettiği yeni adres, tebliğ memurunun dağıtım bölgesi içindeyse tebligatı o adrese yapar. Tespit edilen yeni adres, aynı posta merkezinin başka bir dağıtım bölgesinde veya başka bir posta merkezinin alanı içinde kalıyorsa tebliğ memuru, tebliğ evrakını bağlı olduğu posta merkezine iade eder. Bu durumda, tebligat tespit edilen yeni adrese yapılır. Kendisine daha önce tebligat yapılan (ya da tebligat yapılmış sayılan) adresi değiştiren muhatap, yeni adresini usulünce bildirirse bundan sonra tebligatlar yeni adrese yapılır. Muhatap, daha önce tebligat yapılan adresini değiştirmesine rağmen bunu bildirmezse ve adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, adres araştırması yapılmaksızın Yönetmelik Ek-1’de yer alan (6) nolu örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir örneği eski adrese ilişkin binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra yeni adres usulünce bildirilmedikçe eski adrese çıkarılan tebligatlar, muhataba yapılmış sayılır; eski adresin kapısına tebligatın asılma tarihi de tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

İlanen Tebligat İlanen tebligat yapılması için kural olarak muhatabın adresinin meçhul olması gerekir. Muhatabın adresinin meçhul sayılması için Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamamış, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilememiş, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmamış ve kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırması yapılması sonucu da adresin belirlenememiş olması gerekir. İlan, kendisine tebliğ yapılacak kişinin en güvenilir bir şekilde öğrenmesini sağlayabilecek ve varsa tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde yayımlanan bir gazetede ve elektronik ortamda Basın İlan Kurumu vasıtasıyla yapılır. İlan yoluyla tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır. Ancak tebliğe karar veren merci, duruma göre daha uzun bir süre tayin edebilir, bu süre on beş günü geçemez.

Elektronik Tebligat Elektronik yolla tebligat kural olarak isteğe bağlı bir tebligat usulüdür. Kural olarak tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Ancak anonim, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Elektronik yolla tebligatta, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.

Ülke Dışı ve Yabancılara Yapılan Tebligatın Özellikleri Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına tebligatın üç şekilde yapılması mümkündür. Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına tebligat bakımından ayrıntılı şekilde düzenlenen birinci usule göre tebligat o yerdeki Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Yurt dışında bulunan vatandaşlara yapılacak tebligatta ikinci ve en kısa olanı, tebligatı çıkaran yargı mercii, tebliğ evrakını hazırlayarak doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderebilir. Üçüncü ve en uzun sürecek tebligat yöntemi ise şudur: Yukarıda yapılan tebligat işlemlerine rağmen muhatap olan Türk vatandaşına ulaşmak mümkün olmamışsa ancak bu durumda yabancı ülke makamları devreye sokulmalı, yabancı ülke makamları aracılığıyla anlaşmalar çerçevesinde tebligat yoluna gidilmelidir. Yabancı bir ülkede resmî bir görevle ya da görevlendirmeyle bulunan Türk memurlarına tebligat, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yapılacaktır. Yurt dışında bulunan bir kimseye eğer o kimse Türk vatandaşı değilse ya da Türk vatandaşı olmakla birlikte yukarıda açıklanan yolla tebligat yapılması mümkün olmamışsa (özellikle tebligat işlemi için bildirim yapılarak kendisine ulaşılamamışsa) tebligat, Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği’ndeki hükümlerle birlikte uluslararası anlaşma hükümleri dikkate alınarak tebligat yapılmalıdır. Türkiye’de bulunan yabancının diplomatik bir ayrıcalığı ve özel bir durumu yoksa Türkiye içinde diğer kişilere yapılan tebligata ilişkin kurallar, onlar için de geçerli olacaktır. Diplomatik ayrıcalığı bulunanlara ve yukarıda açıklandığı üzere böyle bir ayrıcalığı olmamakla birlikte yabancı ülke temsilciliğinde adresi olanlara, gönderilecek tebligat evrakı, önce Adalet Bakanlığı aracılığı ile Dışişleri Bakanlığına iletilir. Dışişleri Bakanlığı da ilgili yabancı ülke temsilciliğine tebligatı iletir ve ilgili yabancı ülke temsilciliği bu tebligatı gerçekleştirir. Türkiye’de yerleşik bulunan yerli ya da yabancı bir kimseye ulaştırılmak üzere, yabancı bir ülke tarafından tebligat gönderilmesi hâlinde öncelikle bu konudaki uluslararası anlaşma ve karşılıklılık esasları uygulanacaktır.
Önemli: Tebligat evrakı resmî belge niteliğindedir. Bu sebeple tebligat evrakındaki sahtelik iddiaları, resmî evrakta sahteliğe ilişkin hükümler dikkate alınarak değerlendirilmeli ve incelenmelidir.

Usulsüz Tebligat Usulsüz tebligatın ortaya çıkması için öncelikle bir tebligat işlemi bulunmalıdır. Tebligat yapılmaması gerektiği hâlde tebligat yapılması veya resmî tebligat çıkarılmaması gerektiği hâlde, resmî tebligat yoluna başvurulması, tebligatta resmî tebligatın değil özel posta yollarının kullanılması hâlinde, usulsüz tebligattan bahsedilemez. Tebligatın usulsüz olması ile usulüne uygun bir tebligata rağmen, muhatabın geçerli bir özre dayanarak tebligat konusu işlemi yapamaması da ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bir tebligat usulsüzse, kural olarak geçersizdir. Ancak bu geçersizlik, yokluk ya da mutlak bir geçersizlik değildir. Taraf menfaatleri ve usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek, usulsüz tebliğe rağmen, muhatap tebliği öğrenmişse tebligat geçerli kabul edilir. Muhatap usûlsüz tebliği hiç öğrenmemişse tebligat hiç yapılmamış sayılır. Muhatabın, usulsüz de olsa, tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligatın usulsüz olup olmadığını, ilgili merci kendiliğinden dikkate almalıdır. Bir tebligattaki usulsüzlük, kural olarak, tebligat konusu işlemi yapan ve tebligatı çıkaran mercide ileri sürülmelidir. Tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin kararlar, kural olarak başlı başına nihai karar oluşturmadıklarından ancak asıl hükümle birlikte kanun yoluna başvuru konusu yapılabilir.

Tebligat Suçları Tebligat Kanunu’nda düzenlenen tebligat hukukuna ilişkin suçlara ilişkin özellikler ve tebligat suçları şunlardır: Tebligat Kanunu’nun uygulanmasında görevli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy, muhtar, ihtiyar heyeti ve meclisi üyeleri işledikleri suçlar ile kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı Türk Ceza Kanunu’nun kamu görevlilerine ilişkin hükümleri ile cezalandırılır. Bu cezanın dışında, ayrıca idari soruşturma da yapılabilir. Tebligat Kanunu’nda ayrıca dört özel suç kabul edilmiştir. Bunlar; yanlış adres bildirilmesi (TebK m. 53), kendisine yapılması gereken tebligatı almamak (TebK m. 54/ II), muhatap adına tebligat yapılan kimselerin tebligat evrakını muhataba vermemesi (TebK m. 54/I), yalan beyan (TebK m. 55), tebliğ evrakının asılmasına ilişkin suçlardır.