Vize+Final Uluslararası İşletmecilik Vize-Final Ders Özeti

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
380
85
28
#1
  • ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK Ünite1:Uluslararası İşletmecilik: Temel Kavramlar
  • Küreselleşme

  • Küreselleşme, bileşenlerinin birbirleriyle daha fazla bütünleştiği ve karşılıklı bağımlılıklarının arttığı bir dünya ekonomisine doğru yönelim demektir. Küreselleşmenin iki alt boyutu vardır;
  • Pazarların küreselleşmesi
  • Üretimin küreselleşmesi
  • Pazarların küreselleşmesi, birbirlerinden ayrı ve farklı ulusal pazarların bir büyük küresel pazar altında birleşmesidir. Sınır ötesi ticaret engellerinin azalması uluslararası satışı kolaylaştırmıştır. Farklı ülkelerdeki tüketicilerin zevk ve tercihlerinin bazı küresel normlar üzerinde yakınsamaya başladığı ve bu durumun küresel bir pazarı ortaya çıkarttığı son yıllarda sıkça tekrarlanan bir görüştür. Akıllı cep telefonu, spor ayakkabıları, gazlı içecek ve hızlı gıda ürünleri gibi tüketici ürünleri bu eğilimin ilk akla gelen örnekleridir.

  • Uluslararası İşletme, Ticaret ve Yatırım
  • Uluslararası işletmecilik, yalnızca büyük ve kaynağı çok olan işletmelerle ilgili değildir. Pek çok küçük ve orta boy işletme (KOBİ) de uluslararası işletme olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Özel bir uluslararası KOBİ çeşidi, küresel doğan işletmedir. Küresel doğan işletme, kuruluşunun hemen başında uluslararası işletmeciliğe girişen ve hızlı bir biçimde yabancı pazarlara açılan genç bir işletmedir.

  • Offshoring ve Küresel Değer Zincirleri
  • Offshoring, bir işletme sürecinin ya da bütün bir imalat tesisinin yabancı bir ülkeye taşınmasıdır. İnsan kaynakları, muhasebe, finans, pazarlama ve müşteri hizmetleri gibi işletme işlevlerinde bazı süreçler rutin kabul edilir ve diğer süreçlerden ayrışır. Rutin işletme süreçleri offshoring’e daha fazla konu olmaktadır. Offshoring, faaliyetlerin kolayca birbirinden ayrılabildiği elektronik, otomotiv ve tekstil gibi endüstrilerde yoğun biçimde yaşanmıştır. Bunun yanında, offshoring’e hizmet sektörünün bankacılık, yazılım kodu geliştirme hukuki hizmetler ve müşteri hizmetleri gibi alanlarında da sıklıkla rastlanmaktadır.
  • Uluslararası İşletme, Ticaret ve Yatırım

  • Uluslararası yatırım, uluslararası portföy yatırımı ve doğrudan yabancı yatırım olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Uluslararası portföy yatırımı (UPY), finansal kazanç elde etmek için hisse senetleri ve borç senetleri gibi uluslararası değerli kâğıtlara sahip olmak demektir. Doğrudan yabancı yatırım (DYY), işletmenin sermaye, teknoloji, emek, toprak, tesis ve donanım gibi üretken varlıkları satın alarak yurtdışında fiziksel olarak bulunduğu yatırım türüdür.
  • Uluslararası İşletmecilikteki Aracılar ve Kolaylaştırıcılar
  • Uluslararası işletme, bazı faaliyetleri kendisi yürütürken; özel uzmanlık gerektiren diğer faaliyetleri aracı ve kolaylaştırıcılara devreder. Uluslararası işletmecilikteki aracılar, KDZ’lerin bir parçası olarak; hem ana hem de diğer ülkelerdeki uluslararası işletmelere çeşitli lojistik (malların fiziksel hareketi) ve pazarlama hizmetleri (reklam, satış, müşteri hizmetleri vb.) sunan uzmanlaşmış işletmelerdir. Aracılar, büyük işletmelerden küçük ama yüksek düzeyde uzmanlaşmış işletmelere kadar çeşitli türlerde olabilirler. İki çeşit aracı uluslararası işletmecilikte rol üstlenir:

  • Yabancı pazardaki aracılar
  • Ana ülkedeki aracılar
  • Yabancı dağıtımcı,
  • ihracatçının ürününü satın alan ve depolama, satış, özendirme ve satış sonrası hizmetler gibi pazarlama işlevlerini üstlenen; zaman zaman parasal destek sağlayabilen; ihracatçının ismiyle ihracatçının ürünlerini ulusal bir pazar ya da bir bölgede dağıtan yabancı pazardaki aracıdır.
  • İmalatçı temsilcisi, belli bir ülke ya da bölgede ihracatçıyı temsil etmek ve ihracatçının ürünlerinin tamamını satmak üzere ihracatçıyla anlaşan ve acenteye göre daha fazla güce sahip olan aracıdır
  • . Acente, uluslararası işletmecilik işlemlerindeki ürünleri satın alma ve satma amaçlı siparişleri bir komisyon karşılığında işleyen aracıdır.
Bazı aracılar, ana ülkede faaliyet gösterirler. Ana ülkedeki aracılar şunlardır:

  • Ticaret şirketi, çeşitli işletmelerin ürünlerinin ithalat ve ihracatına girişen, ürünlere sahip olmayan ve kâr payıyla çalışan büyük bir aracıdır.
  • İhracat yönetim şirketi, genellikle deneyimsiz bir müşteri işletme için çalışan, ticaret şirketinden daha küçük ve daha fazla uzmanlaşmış bir aracıdır.
Kolaylaştırıcıların arasında lojistik hizmet sağlayıcıları, nakliye komisyoncuları, gümrük komisyoncuları, tedarik zinciri yönetimi uzmanları, bankalar, uluslararası ticaret avukatları ve danışmanlar gibi aktörler yer almaktadır.



  • Lojistik hizmet sağlayıcısı, uluslararası işletme için ürünlerin fiziksel dağıtımını ve depolanmasını düzenleyen ve ürünlerin ilk hareket noktası ile tüketim noktası arasındaki bilgisini koordine eden kolaylaştırıcıdır.
  • Yük ileticisi, ihracatçı işletmeler adına uluslararası nakliyeyi düzenleyen; taşıma yöntemleri, uluslararası ticaret için gereken belgeler ve ana ve yabancı ülkelerdeki ihracat kuralları ve düzenlemeleri üzerinde uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.
  • Gümrük komisyoncusu, ithalatçı işletme adına gümrükten mal çeken uzmanlaşmış bir kolaylaştırıcıdır.


ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 2 :Uluslararası İşletmecilik ve Çevresel Güçler

İşletme Çevresi Kavramı İşletmeler amaçlarına ulaşmak için çevrelerinden birtakım girdileri alır, onları dönüştürür ve çıktılar halinde çevreye sunarlar. Örneğin tedarikçilerden hammadde, yardımcı madde, yarı mamul gibi girdileri, işgücü piyasasından insan kaynaklarını tedarik ederler.

  • Fırsatların ve tehditlerin belirlenmesi
  • Büyüme yönünün belirlenmesi,
  • Sürekli öğrenme,
  • İmaj Geliştirme,
  • Rekabetle başa çıkma
İşletme Çevresinin Sınıflandırılması

İşletme çevresinin nasıl sınıflandırılacağına dair farklı yaklaşımlar vardır. Bir yaklaşıma göre işletme çevresi:

  • İç çevre
  • Dış çevre şeklinde sınıflandırılabilir.
İç çevre, işletme ve işletme faaliyetleri üzerinde doğrudan etkisi olan faktörlerden oluşan çevredir. İç çevre unsurları arasında aşağıdakiler sayılabilir:

  • Liderlik ve yönetim
  • Örgüt kültürü
  • İnsan kaynakları
  • Örgüt yapısı
  • İşletmenin varlıkları
  • Finansal güç
  • Operasyonel ve yönetsel süreçler
Dış çevre, işletmeyi ve faaliyetlerini dolaylı yoldan etkileyen çevresel faktörlerden oluşan çevredir ve işletme yönetiminin bu faktörleri kontrol etme konusunda yapabilecekleri kısıtlıdır. İkinci bir yaklaşıma göre işletme çevresi:

  • Genel çevre
  • İş çevresi olarak sınıflandırılabilir


Genel Çevre

Genel çevre faktörleri, işletmenin kontrolü altında olmayan güçlerden oluşur ve işletme üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Genel çevre denildiğinde genellikle altı unsurun işletme üzerindeki etkisinden bahsedilir:

  • Politik faktörler
  • Ekonomik faktörler
  • Sosyo-kültürel faktörler
  • Teknolojik faktörler
  • Yasal (Legal) faktörler
  • Ekolojik (Çevresel) faktörler
Politik faktörler, işletmelerin faaliyet gösterdiği ortamlardaki yasal ve düzenleyici değişkenleri ifade eder. Siyasi kuruluşlar ve özel çıkar grupları yerel, ulusal veya uluslararası olayları yönlendirilebilirler.



  • Ekoloji/çevre
  • Ticaret politikaları
  • Düzenleyici kurumlar ve süreçler
  • Savaşlar ve karışıklıklar
  • Hükümet politikaları
  • Ticaret politikaları
  • Hükümet dönemleri ve değişiklikleri
  • Hazine yardımları
Ekonomik faktörler, işletmenin içinde faaliyet gösterdiği ekonominin yapısı, yönü ve durumu ilgili olan ve işletmenin başarısı ve ayakta kalması için yaşamsal öneme sahip faktörlerdir.

  • Ekonomik eğilimler
  • Denizaşırı ekonomiler
  • Vergilendirme
  • Piyasa/ticaret döngüleri
  • Mevsimsellik konuları
  • Belirli ürün/hizmetlere yönelik vergilendirme
  • Spesifik sektör koşulları
  • Piyasanın yönelimiyle ilgili eğilimler
  • Dağıtım eğilimleri
  • Müşteri/son kullanıcı güdüleri
  • Faiz/döviz kurları
  • Uluslararası ticaret ve parasal konular
İşletmelerin sosyo-kültürel çevresi gelenek ve görenekler, değerler, inançlar, açlık, okuryazarlık oranı, ortalama yaşam süresi gibi faktörlerden oluşur. Bir toplumun benimsediği sosyal yapı ve değerler işletmelerin işlevlerini yerine getirmesinde önemli bir etkiye sahiptir. İşletmeleri etkileyen sosyo-kültürel faktörleri anlamak açısından demografi kavramını bilmekte fayda vardır. Demografi (Nüfusbilim), nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.

  • Yaşam tarzı trendleri
  • Demografik özellikler
  • Tüketici fikirleri ve görüşleri
  • Medyadaki görüşler ve fikirler
  • Tüketici satın alma kalıpları
  • Marka, şirket, teknoloji imajı
  • Sosyal faktörleri etkileyen yasal değişmeler
  • Önemli sosyal olaylar ve etkileri
  • Satın alma erişimi ve eğilimleri
  • Etnik/dini faktörler
  • Reklam ve tanıtım
  • Etik konular
  • Moda ve rol modelleri
Teknolojik faktörler, işletmenin faaliyet alanındaki makineleri, malzemeleri, işlevleri, süreçleri ve yönetim biçimlerini etkileyen teknolojilerin değişimi ve gelişimi ile ilgili unsurlardan oluşur. Bilimsel ve teknolojik gelişimlerin işletmeler, ürünleri, stratejileri ve rekabet özellikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır. Teknolojik değişimler, işletmelere yeni fırsatlar sunduğu gibi onların iş yaşamından silinmesine de yol açabilecek tehlikeleri de içermektedir.

  • Rekabetçi teknoloji geliştirme
  • Araştırmalara yönelik fonlar
  • İlişkili/bağımlı teknolojiler
  • İkame teknolojiler/çözümler
  • Teknolojinin olgunlaşması
  • Bilgi ve iletişim
  • Küresel iletişim
  • Teknolojiye ilişkin yasalar
  • Yenilik potansiyeli
  • Teknolojiye erişim, lisanslama, patentler • Fikri mülkiyet haklarına ilişkin konular
  • Üretim olgunluğu ve kapasitesi
  • Tüketici satın alma mekanizmaları/teknoloji
İşletmeler ve faaliyetlerini etkileyen yasa ve düzenlemeler yasal faktörler olarak ele alınmaktadır. Her işletme yasalar ve yasal düzenlemeler içinde faaliyetini devam ettirmelidir. İşletmelerle ilgili en önemli yasa ve düzenlemeler aşağıdaki alanlardadır:

  • Ticaret
  • Vergi
  • Tüketiciler
  • İstihdam
  • Rekabet
  • Sağlık ve güvenlik
  • Ürün ve hizmetler
  • Tekel oluşumu
Ekoloji (Çevrebilim), insan, diğer canlılar ve bunların ihtiyaç duyduğu toprak, hava, su arasındaki ilişkiler olarak tanımlanmaktadır. Ekolojik faktörler işletmelerin faaliyetlerini etkileyen çevresel (ekolojik) faktörleri ifade etmek için kullanılmaktadır





ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 3: Uluslararası İşletmecilik Faaliyetleri

Uluslararası Bağlam Ve Uluslararası İşletmecilik Faaliyetleri

Hem küreselleşme hem de yerelleşme baskısının yoğun olarak yaşandığı ortamlar uluslarüstü çevre olarak anılmakta ve bu şekilde etkinlik gösteren işletmelerin genellikle “küresel düşün, yerel davran” felsefesiyle hareket ettikleri belirtilmektedir. Bilgisayar, otomotiv ve ilaç üretimi gibi sektörleri uluslarüstü çevrede etkinlik göstermektedir. Hem küreselleşme hem de yerelleşme baskısının düşük olarak hissedildiği ortamlar uluslararası çevre olarak anılmaktadır. Tekstil, kâğıt, demir-çelik gibi sektörler bu şekilde betimlenen ortamlardır.



Uluslararası İşletmecilikte Yabancı Pazar Analizi

Yabancı pazar alternatiflerinin değerlendirilmesinde, piyasa potansiyeli, rekabet yoğunluğu, yasal ve siyasal çevre ile sosyo-kültürel etkenler analiz edilmektedir. Yabancı pazara ilişkin gerekli olan bilgiler, öznel ve elde edilmesi daha zor olan bilgilerdendir. Bunlar daha çok ülkedeki bireylerin sahip olduğu değerler, iş yapış tarzı, bürokrasi ile ilgili bilgilerdir. Öznel bilgilerin elde edilmesi, yabancı ülkenin ziyaret edilmesini, ülkede faaliyet gösteren büyükelçilik çalışanları, ticaret ataşeleri ve diğer uzmanlarla görüşülmesini veya profesyonel bir danışmanlık firmasından bu konuda destek alınmasını gerekli kılabilir.



Yabancı Pazara Giriş Yöntemleri

İhracat faaliyetleri dolaylı ihracat, doğrudan ihracat ve kurum içi transferler olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Dolaylı ihracat, işletmenin ürünlerini yerel bir müşteriye satması ve o müşterinin ürünü orijinal haliyle veya geliştirerek başka bir ülkeye ihraç etmesi anlamına gelmektedir. Doğrudan ihracat, yabancı ülkedeki, gerek dağıtımcılara gerekse de müşterilere yönelik olarak aracısız satış yapmak anlamına gelmektedir. Kurum içi transfer ise bir işletmenin başka ülkede faaliyet gösteren bağlı kuruluşuna yönelik olarak gerçekleştirdiği ihracattır.



Stratejik işbirlikleri ise sözleşmeye dayalı giriş yöntemlerinden daha fazla, doğrudan yabancı yatırım stratejilerinden daha az sorumluluk, risk, yatırım anlamına gelen ara bir giriş yöntemidir.



Uluslararası İşletmecilik, İnternet ve E-Ticaret Bir yabancı pazara girerken işletmelerin çoğu internet ve e-ticareti, uluslararası işletmecilik faaliyetlerini genişletmek amacıyla kullanmaktadır. E-ticaretin uluslararası işletmecilik alanında sağladığı faydalar arasında en önemlisi yabancı ülke pazarlarına girişi ve çıkışı hızlandırmasıdır.



Kobi’ler Ve Uluslararası İşletmecilik Faaliyetleri

Zayıf yönlerini geliştirip güçlü yönlerini öne çıkarak yabancı pazarlara giriş yapabilen özel bir KOBİ türü, mikro-çokuluslu işletmeler olarak anılan KOBİ’lerdir.



ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 4: Uluslararası İşletmelerde Strateji ve Örgütsel Yapılanma

Uluslararası İşletme Stratejilerinin Kavramsal Temelleri

Uluslararası işletme stratejilerinin geliştirilmesi süreci, işletmenin güçlü yönlerinin, zayıf yönlerinin ve işletmeyi ilgilendiren tehditlerin ve fırsatların analiz edilmesi ile başlar. İşletmenin iç ve dış çevre koşullarının detaylı olarak değerlendirmeye ve izlemeye tabi tutulduğu bu analiz SWOT analizi olarak adlandırılmaktadır. İşletmeler bu analizin etkili bir şekilde gerçekleştirilmesinin ardından stratejilerini belirlemeye dönük daha sağlam adımlar atabilirler.



Etkinlik, esneklik ve öğrenme kavramlarından her biri uluslararası işletmelerin küresel ölçekte rekabet gücü elde edebilmesi için son derece önemli kavramlardır. Etkinlik, genel olarak örgütün hedefine ulaşırken kaynaklarını nasıl kullandığı ile ilgili bir kavramdır. Örgütsel faaliyetler yerine getirilirken kaynaklar boşa sarf ediliyor ya da atıl kalıyorsa, bu durumda örgütün yönetsel anlamda etkinliğinin düşük olduğu söylenebilir. Etkinlik kavramı bağlamında uluslararası işletmeleri yerel işletmelerden ayıran en temel fark, uluslararası işletmelerin söz konusu kaynakları farklı ülkelerden temin etmeleri ve yine bu kaynakları farklı ülkelerde kullanıyor olmalarıdır. Bu nedenle uluslararası işletmeler için etkinlik arayışı, küresel ölçekte bir çabadır. Esneklik kavramı, faaliyet alanından ve büyüklüğünden bağımsız olarak tüm işletmeler için büyük önem taşımaktadır. Esneklik kavramı, maliyet, kalite ve inovasyona ek olarak göz önüne alınması gereken stratejik önceliklerden biridir. Stratejik esneklik, işletmenin bilgi ve becerilerini kullanarak örgütsel amaçlarını sürekli olarak optimize ederek çevresel belirsizliklerle başa çıkabilme becerisidir. Bazı çevresel belirsizlikler pek çok işletme için tehdit oluşturabilir. Daha yüksek stratejik esnekliğe sahip olan işletmeler için bu belirsizliklerin fırsata dönüştürülmesi, daha olasıdır. Çevresel koşulların değişkenliği ve çeşitliliği, özellikle uluslararası işletmeler için önemli deneyimlerin yaşanmasına neden olmaktadır.



Odaklanma stratejilerini benimseyen bir işletme, ürün ve hizmetlerini belli bir pazarda vermeyi seçer. Bu strateji, odaklanmış düşük maliyet stratejisi ve odaklanmış farklılaşma stratejisi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Her iki alt strateji de belirli bir pazara odaklanılmasını esas alsa da, yaklaşımları farklıdır. Odaklanmış düşük maliyet liderliği stratejisinde belirli dar bir pazarda fiyat üzerinden rekabet edilmesi esastır. İkinci alt strateji olan odaklanmış farklılaşma stratejisinde ise işletme, dar ve tanımlanmış bir pazara benzersiz ürün ve hizmetler sunarak rekabet üstünlüğü elde etmeye çabalar.



Küresel Örgütsel Yapılanma Sistemleri

Bu sistemler, ürün temeline göre bölümlere ayırma, coğrafi temele göre bölümlere ayırma, fonksiyonlara göre bölümlere ayırma ve matriks yapı olarak dörde ayrılmaktadır.

Matriks yapının en önemli zayıflığı yetki karmaşası yaratma olasılığıdır. Matriks yapı içerisinde gözlemlenebilen ikili yetki gerek çalısanlar için gerekse de yöneticiler açısından sorun teşkil edebilir. Bir astın birden fazla üste bağlı olması bu soruna neden olabilmektedir.





ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 5: Uluslararası İnsan Kaynakları Yönetimi

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Uluslararası İşletmelerde İnsan Kaynakları Yönetimi

İnsanın geliştirilebilir bir varlık olması özelliğiyle diğer üretim faktörlerinden farklılaşan insan kaynakları yönetimi, çalışanların işe alınması, işten çıkarılması, ücret verilmesi, performanslarının saptanması, eğitim verilmesi, iş analizlerinin yapılması, işlerle ilgili kayıtların tutulması gibi çok sayıda faaliyeti kapsar. İşletmelerin uluslararası boyutta faaliyet göstermeleri sürecinde yerel insan kaynaklarının yetersiz kalabilmektedir. Böylelikle farklı kültürlerden çalışanlara sahip olan, farklı bölgelerde faaliyet yürüten bu işletmeler insan kaynakları yönetimini de uluslararası perspektiften ele almalıdırlar.

  • İşe alma: boş pozisyonlara nitelikli insanları yerleştirmek için bu kişileri belirleme, çekme ve seçme sürecidir.
  • Eğitim ve geliştirme: çalışanların şimdi ve gelecekte başarılı olmaları için gereken bilgi, beceri ve yetenekleri öğrenme sürecidir.
  • Performans değerleme: performansın ölçüm ve değerlendirilmesinin örgüt tarafından sistemli şekilde yapılmasıdır.
  • Ücret ödeme: finansal ödüller ve manevi ödülleri içeren ödül paketidir.
  • Çalışma ilişkileri: çalışma örgütlerini temsil eden çalışan ile işveren arasındaki daimi ilişkidir.
Bununla birlikte expatriateler kendi işletmelerinin “yurt dışı faaliyetlerinde” (evsahibi ülkede ya da üçüncü ülkede) görevlendirilen uzman veya diğer çalışanları tanımlamaktayken, inpatriateler ise, “merkezde” görevlendirilen yatırım yapılan ülke ya da üçüncü bir ülkeden gelen çalışanları ifade etmektedir.



Tüm bu unsurlar bağlamında işletmeler insan kaynağı sağlamada, ana ülkeden görevlendirme (etnosentrizm), ev sahibi ülkeden görevlendirme (polisentrizm), üçüncü ülkeden görevlendirme (geosentrizm) ve bölgesel görevlendirme (regiosentrizm) şeklinde dört farklı politika uygulayabilmektedirler.

  • Ana Ülkeden Görevlendirme (Etnosentrizm): Etnosentrizm, uluslararası işletmelerin, bağlı kuruluşlarında ve ana işletmede ana ülkeden yönetici görevlendirmesidir. Başlangıç aşamasında riskleri en aza indirgemesi sebebiyle uluslararası işletmelerin gelişmelerinde ilk kullandıkları yaklaşım olmaktadır.
  • Ev Sahibi Ülkeden Görevlendirme (Polisentrizm): Polisentrizm, uluslararası işletmenin ülke dışı faaliyetlerinde (bağlı kuruluşlarında) ev sahibi ülke uyruklu (yerel) yönetici görevlendirmesidir.
  • Üçüncü Ülkeden Görevlendirme (Geosentrizm): Geosentrizm, uluslararası bir işletmenin yöneticilerini ana ülke ve ev sahibi ülke dışında üçüncü bir ülkeden (ki bu ülke dünyanın herhangi bir yerinden olabilir) sağlamasıdır.
  • Bölgesel Görevlendirme (Regiosentrizm): Bağlı kuruluşlarını bölgesel olarak ele alıp, yöneticilerini bu bölgeden sağlamasıdır. Bu politikada bölge kavramı coğrafi bir bölgeden yönetici sağlanması ve ekonomik bir bölgeden yönetici sağlanması şeklinde iki açıdan değerlendirilebilmektedir.


Uluslararası İşletmelerde Temel İnsan Kaynakları Yönetimi Fonksiyonları

Dış görevlendirmede başarıyı sağlayan unsurlar ise, kişisel uyum, diğerlerine uyum, algılama kabiliyeti, kültürel zorluklar olarak sıralanmaktadır. Başka bir ülkede görev yapan yöneticilerin başarısızlıklarının sebepleri de kariyer engeli, kültür çatışması, kültürler arası eğitim eksikliği, teknik konular üzerine fazla yoğunlaşmak ve problem yaratan çalışanlardan kurtulma eğilimi ve ailevi sorunlardır. Diğer yandan yurtdışında başarısız olan yöneticilerin dönüşlerinde de birtakım zorluklarla karşılaşılmaktadır.



ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 6: Uluslararası Pazarlama ve Tedarik Zinciri Yönetimi



Uluslararası Pazarlama Çevresi

  • Ekonomik Çevre Faktörleri: Ülkenin kalkınma düzeyi, enflasyon oranı, kişi başına düşen gelir, sektörel üretim endeksleri, tüketim kalıpları, harcama yapıları, tüketici güven endeksi vb. konularda dış pazarlar tanımlanmaya çalışılmaktadır
  • Yasal ve Politik Çevre Faktörleri (AmbargoYaptırımlar, İhracat Denetimi, İthalat Denetimi): Uluslararası pazarlama faaliyetleri yürütülürken kanun, mahkeme, avukat, yasal gelenek ve uygulamalardan oluşan yasal çevreyi devletlerin kendilerine bağlayıcı olarak dikkate aldıkları kurallar ve ilkeler bütünü olan uluslararası hukuku da göz önünde bulundurmaları gerekir.
  • Demografik Çevre Faktörleri: Ürünlerin talebi üzerinde etkili olan ve dış satım tahminlerinde kullanılan, müşterilerin sayısı, nüfus ve nüfusun yaş ortalaması, mesleklere ve cinsiyete göre dağılımları, istihdam oranı, göç, şehirleşme oranları gibi değişkenlerdir.
  • Kültürel Faktörler: Toplumun bireyleri tarafından bilinen ve paylaşılan tüm öğrenilmiş davranışsal özelliklerin bütünleşik toplamı olan ve nesilden nesile aktarılan kültür, uluslararası pazarlamacılar tarafından öncelikle anlaşılmalı ve sonrasında öğrenilenler pazarlama planlaması süreciyle birleştirilmelidir.
  • Doğal Çevre Faktörleri: İklim, ısı, nem, arazi özellikleri gibi faktörler göz önünde bulundurularak ürünlerin standardizasyonu, ambalajı vb. konularda coğrafi koşullara uyum sağlanmalıdır.


  • Teknolojik Çevre Faktörleri: Ulaştırma, iletişim, enerji sistemlerinde meydana gelen gelişmeler, ülkeler arası karşılaştırmalı üstünlükleri de değiştirmektedir. Teknoloji düzeyi düşük ülkeler, gelişmiş ülkelerden teknoloji transferi yaparken, gelişmekte olan ülkeler teknolojinin çok geliştiği ülkelere basit teknolojiye dayalı (daha çok emek yoğun) ürünler pazarlayabilirler.


Uluslararası Pazarlarda Pazarlama Araştırması

Pazarlama araştırması, belirli bir pazarlama problemini çözmede kullanılabilecek bilgilerin toplanması, analiz edilmesi, yorumlanması ve analiz edilmesidir. Uluslararası pazarlamada başarı için gerekli temel bilgilerin türü, girilecek pazarın kendine özgü özelliklerine göre tanımlanabilir. Makro düzeyde de olsa, tüm pazarlar için genel bir demografi niteliği olan temel bilgi türleri şu şekilde sıralanabilir: pazarın coğrafi konumu, pazarın ekonomik yapısı, pazardaki tüketicilerin satın alma gücü ve tüketim/harcama yapısı, nüfus ve özellikleri, pazardaki ticaret politikası ve dağıtım alt yapısı, pazardaki rekabet koşulları, pazardaki sektörel gelişim, pazardaki belirgin kültürel tanımlamalar, kodlar vb.



ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 7: Uluslararası Piyasalar ve Finansal Yönetim

Uluslararası Finansal Sistem

Uluslararası para piyasaları, yabancı para cinsinden borçlanan hükümetlerin, işletmelerin ve yatırımcıların yapmış oldukları kısa vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamaları ve bununla birlikte bu birimlerin fon fazlalarını değerlendirmeleri amacıyla ortaya çıkmıştır. Uluslararası para piyasası tüm ülkelerdeki büyük bankaların oluşturduğu bir piyasadır. Bu piyasanın iki önemli bileşeni, Avrupa para piyasası ve Asya para piyasasıdır.

Uluslararası Para Piyasaları

Uluslararası para piyasalarının temel işlevi, fon ihtiyacı içerisinde olan birimlere kredi sağlayarak kaldıraç görevini yerine getirmektir. Bu piyasalarda borçlanma aracı olarak Euro krediler ve Sendikasyon kredileri ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Sendikasyon kredileri, genel olarak “bir grup finansal kurumun, ortak vade ve koşullarda özelliği olan bir borçluya fon sunması” şeklinde tanımlanabilir



  • Vadeli Borç
  • Rotatif Kredi
  • Stand-by Kredi - Kullanıma Hazır Kredi d. Stand-by Kredi Mektubu e. Karma İşlemler
Döviz Piyasaları

Ağırlıklı olarak işlem yapan katılımcılar ticari bankalar olmak üzere, finansal işlem yapan kamu kurumları, merkez bankaları, uluslararası şirketler, portföy yönetim firmaları, sigorta şirketleri, korunma fonları ve bireysel yatırımcılar, katılımcıları oluşturmaktadır. Amaçları, yabancı para üzerinden yükümlülüklerinin riskini önlemek, farklı ülkelerdeki yatırım fonları ve diğer finansal araçlara yatırım yapmak ve başka bir ülkedeki satın alma gücünü diğer bir ülkedeki kullanıcıya yönlendirmektir.

Uluslararası Tahvil Piyasaları

Uluslararası tahviller genel olarak ikiye ayrılıp incelenebilir. Bunlar, yabancı tahviller ve euro tahvillerdir. Yabancı tahviller: Bir devletin, kamu kuruluşunun veya bir işletmenin, yabancı bir ülkede satılmak üzere o yabancı ülkenin parası cinsinden ihraç ettikleri tahvillerdir. Yabancı tahviller bazı piyasalarda çeşitli isimler adı altında anılırlar. Örneğin yabancı tahvil ABD piyasasına ihraç edilmişse “Yankee Tahvilleri”, Japonya Piyasasına ihraç edilmişse “Samurai Tahvilleri”, İngiltere piyasasına ihraç edilmişse “Bulldog Tahvilleri”, İspanya piyasasına ihraç edilmişse “Matador Tahvilleri” olarak adlandırılırlar. Euro tahvil: Çıkarıldığı para cinsinin dolanımda bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde satılan uluslararası bir tahvildir.



Sermaye Bütçelemesi Kararları

Alternatif yatırım projelerinin değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler, ulusal bazda yapılacak değerlendirmelerde kullanılan yöntemlerden çok farklı değildir. Bu yöntemler:

  • Net Bugünkü Değer (NBD) Yöntemi
  • Fayda Maliyet Oranı (Kârlılık Endeksi) Yöntemi
  • İç Kârlılık Oranı Yöntemi
  • Geri Ödeme Süresi (GÖS) Yöntemi
  • Reel Opsiyon Yöntemi


ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

Ünite 8: Uluslararası İşletmecilikte Güncel Tartışmalar

Sosyal Yönelimli İşletmecilik

Sosyal kâr amacını öncelikl tiutan üç yaklaşım öne çıkmaktadır. Bunlar;

  • Sosyal sorumluluk
  • Sosyal işletmecilik
  • Sosyal girişimciliktir
Sosyal işletmecilik; ilk çalışmaların 1976 yılında başlamasının ardından, 1983 yılında kurulan Grameen Bankası’yla kurumsallaşan mikro krediler yoluyla, dünya çapında kapitalizmin yoksullaştırıcı etkilerini önlemek amacıyla tasarlanmış yeni bir işletmecilik modelidir. Grameen Bankası, 2010 yılı itibariyle %97’si kadınlardan oluşan 7,5 milyon kişiye kredi veren kısa süre içinde 30 işletmeye sahip bir kuruluş haline gelmiştir.

Sosyal işletmecilik, sosyal işletmeler kurarak, refah düzeyi düşük kişilerin istihdam edilmesi ve küçük girişimler yaratmalarını amaçlamaktadır. Yunus Muhammed, uluslararası işletmelerle ortaklıklar kurarak, Bangladeş’te yoksullara yönelik gıda üretimi, enerji, sağlık ve diğer alanlarda kâr etmeyen işletmeler kurarak kapitalizmin eşitsiz gelişimine karşı “insan temelli” bir işletmecilik anlayışı önermektedir.

Farklılıkların Yönetimi

Farklılıkların sınıflandırılması ve tanımlanmasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bunlardan biri, işgücü farklılıklarını; sosyal kategori farklılığı, bilgi farklılığı ve değer farklılığı olmak üzere üç grupta incelemeyi önermektedir. Sosyal kategori farklılığı, yaş ve ırk gibi demografik özelliklere bağlı olarak ortaya çıkan farklılıktır. Bilgi farklılığı; bilgi, eğitim, deneyim, hizmet süresi ve mesleki geçmişe bağlı farklılıkları ifade etmektedir. Farklılıkları sınıflandırmaya yönelik bir diğer yaklaşım ise; farklılıkları; birincil (içsel), ikincil (dışsal) ve kişilik özellikleri olarak üç boyutta incelemektedir. Birincil (içsel) karakteristik özellikler, bireylerin doğuştan sahip olduğu yaş, cinsiyet, etnik köken, zekâ gibi zaman içinde değişim göstermeyen karakteristik özelliklerdir. İkincil (dışsal) karakteristik özellikler; meslek, kültür, ulus bilinci, din, anadil, politik inançlar vb. gibi bireylerin öğrenilmiş, kazanılmış, edinilmiş ve sosyal unsurlara bağlı olarak tercih edilmiş ve benimsenmiş özelliklerdir. Bu bakımdan değiştirilebilir ve denetlenebilir olma özelliği göstermektedir.





Barak, farklılıkların yönetimi paradigmasını iki başlık altında toplamaktadır. Birincisi, farklılıkların yönetiminde insan kaynakları paradigması; ikincisi, çok kültürlü örgüt paradigmasıdır. İnsan kaynakları paradigması, işe seçim ve işe alımdan, eğitime, ödüllendirmeye ve emekliliğe kadar her bir aşamada insan kaynağını yönetmede, farklılıkların yönetiminin rol oynadığını belirtmektedir. Çok kültürlü örgüt paradigması ise, örgütleri, monolitik yekpare), plüralist (çoğulcu) ve çok kültürlü (multicultural) olarak sınıflandırmaktadır.

Monolitik örgüt; az sayıda kadın, azınlık ya da çoğunluktan farklılaşan diğer grupları işe alan bu yüzden de homojen bir çalışan nüfusuna sahip olan düşük düzeyde yapısal bütünleşme gösteren bir örgüttür. Çoğulcu örgüt; göreli olarak daha fazla farklı çalışan nüfusuna sahip ve farklı cinsiyet, ırk ve kültürlerden gelen kişileri içermeye çalışan örgüttür. Çok kültürlü örgüt ise kültürel farklılıklara değer veren ve bu farklılıkları teşvik ederek yararlanmaya çalışan örgüt olarak tanımlanmaktadır.

İşletmelerin kurumsal sosyal sorumlulukları kapsamında yapılan sosyal girişimler ise, “sosyal amaçları desteklemek ve kurumsal sosyal sorumluluk yükümlülüklerini tamamlamak için bir kurum tarafından üstlenilmiş büyük çaplı faaliyetler” olarak tanımlanmaktadır. Bu faaliyetler altı grupta toplanmaktadır:

  • Sosyal amaç teşvikleri
  • Sosyal amaç bağlantılı pazarlama
  • Kurumsal sosyal pazarlama