Yükleniyor..

Final Tıbbi Terminoloji Final Ders Özeti

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
553
169
43
#1

ÜNİTE 8 SİNDİRİM SİSTEMİ

Sindirim sistemi ağız boşluğu ile başlar anüs ile biter . Sindirim işlemini yerine getirmek üzere biraraya gelen organlar topluluğu sindirim sistemini oluşturur. Her birinin konumu ve yaptığı iş birbirinin devamı şeklindedir.
Sindirimin aşamaları;

Yeme,
İlerletme,
Mekanik sindirim,
Kimyasal sindirim,
Emilim,
Dışkılamad ır.
Sindirim sistemindeki organlar iki grupta toplanır:

Sindirim kanalı (canalis alimentarius):

Ağız boşluğu (cavitas oris)
Yutak (pharynx)
Yemek borusu (oesophagus),
Mide (gaster) İnce barsaklar (intestinum tenue)
Kalın bağırsaklar (intestinum crassum)
Sindirime yardımcı organlar ve bezler:
Dişler (dentes)
Dil (lingua)
Tükrük bezleri (glandulae salivariae)
Karaciğer (hepar)
Pankreas (pancreas)
Safra kesesi (vesica fellea, vesica biliaris)
Sindirim kanalına ait içi boş organlar histolojik olarak dört tabakadan oluşan, ortak bir duvar yapısına sahiptirler. Birbiri nin devamı olan bu dört tabaka :

1. Tunica mucosa
a) lamina epithelialis
b) lamina propria mucosae
c) lamina muscularis mucosae
2. Tela submucosa
3. Tunica muscularis
4. Tunica serosa

CAVITAS ORIS (AĞIZ BOŞLUĞU)
Sindirim kanal ının başlangıc kısmıdır. Ağ ız boşluğu önde üst dudak (labium superius) ve alt dudak (labium inferius), yanlarda yanaklar (buccae), üstte sert damak (palatum durum) ve yumuşak damak (palatum molle), altta dil (lingua) ve dilin oturduğu ağız döşeme si (diaphragma oris) ve arkada boğaz geçidi (isthmus faucium) ile çevrilidir. Önde dudaklar ve yanlarda yanaklar ile arkada, üstte üst dişlerin kavsi (arcus dentalis superior) ve arkada, altta alt dişlerin kavsi (arcus dentalis inferior) arasında kalan bölüme ağzın girişi (vestibulum oris) d enir. Aç ıklı ğ ı arkaya bakan at nalı şeklindedir.
DUDAKLAR (LABIA ORIS)
Ağız boşluğunun ön tarafında bulunur. Dış yüzü deri, iç yüzü mukoza ile örtülüdür. Deri ve mukoza arasında m. orbicularis oris, arter, ven sinir, bağ ve yağ dokusu ve glandulae labiales bulunur. İki dudak arasındaki yarığa rima oris denir. Üst ve alt dudağın birleşme yerlerine commissura labiorum denir.
YANAKLAR (BUCCAE)
Ağız boşluğunun yan duvarlarını oluştururlar. Önde sulcus nasolabialis, üstte arcus zygomaticus ve altta basis mandibulae ’ye kadar uzanırlar. Dış yüzü deri, iç yüzü mukoza ile örtülüdür. Arada mimik kaslar, yağ dokusu (corpus adiposum buccae) ve yanak bezl eri (glandulae buccales) bulunur. Parotis bezinin kanalı ductus parotideus üst 2. molar diş hizasında yanağın iç yüzüne açılır.
DAMAK (PALATUM)
Ağız boşluğunun tavanını oluşturur. İki kısm ı vardır; 2/3 ön kısm ını sert damak (palatum durum), 1/3 arka kısmını yumuşak damak (palatum molle) denir.
Palatum durum: Önde maxilla’nın processus palatinus’ları ve arkada os palatinum ’un lamina horizontalis’leri tarafından oluşturulur. Sert damağı örten mukozada glandulae palatinae denilen çok sayıda tükrük bezi bulunur.
Palatum molle: Sert damağın arka kenarından asılı hareketli, sarkık kısımdır. Oropharynx ’i nasopharynx’den ayırır. Arka kenarın orta kısmından aşağıya uzanan, koni şeklindeki uzantıya küçük dil (uvula palatina) denir. Sağda ve solda uvula’dan başlayan önde d ile, arkada yutağa uzanan iki çift arcus bulunur. Bunlar arcus palatoglossus ve arcus palatopharyngeus’dur. Bu arcus’lar kendi isimleriyle aynı olan yumuşak damak kaslarını bulundururlar. Bu arcus’lar arasında bademcik (tonsilla palatina) yer alır.

DİŞLER (DENTES)
İnsanlardaki dişler iki gruba ayrıl ır. 6. ayda başlayıp 3 yaş civarında tamamlanan süt dişleri (dentes decidui) ve 6. yaşta başlayıp 20 - 30’lu yaşlarda tamamlanan daimi dişler (dentes permanentes)’dir . Süt di şleri, her bir yarım çenede 5 tane olmak üzere 20 tanedir. Bu beş dişin


ikisi kesici (dentes incisivi), biri köpek dişi (dens caninus) ve ikisi süt azı di şleri (dentes molares)’dir. Daimi dişler her bir çenede 8 tane olmak üzere toplam 32 tanedir. Bu 8 tane di şin; 2 tanesi kesici dişler (dentes incisivi), 1 tanesi köpek dişi (dens caninus), 2 tanesi küçük azı di şleri (dentes premolares) ve 3 tanesi azı di şleri (dentes molares)’dir.
Di şler şekil ve yaptığı iş bakımından üçe ayrılır : Kesici, parçalayıcı ve azı dişler. Kesici dişlerin dışarıdan görünen kısmı keskin bir kenara sahiptir. Parçalayıcı dişlerin dışarıdan görünen kısmı koni şeklindedir. Azı dişlerin dışarıdan görünen kısmı küp şeklindedir.
Bir dişin üç kısmı vardır. Dı şarıdan görünen beyaz renkli kısmına kron veya taç (corona dentis), çene kemiklerindeki alveolus içine gömülü olan kısmına kök (radix dentis) ve bu ikisinin arasında bulunan kısmı na boyun (collum dentis) denir.

DİL (LINGUA)
Dil mukoza ile örtülü, kastan yapılmış bir organdır. Tat duyusunun alınması, çiğneme, yutma ve konuşma fonksiyonlarında rol oynar. Dilin mukazası çok sayıda kabartılar içerir. Bunlara dil papillaları (papillae ling uales) denir. Dilin uç kısm ı tatl ıya, uca yakın yan kısımlar ı tuzluya, arkaya yakın yan kısımları ekşiye ve özellikle vallat papilla ’ların olduğu arka kısmı acıya duyarlıdır.
Musculi linguae (Dilin kasları): Dilin kendine ait iç kasları ve başka bir yerden başlayıp dilde sonlanan dış kasları vardır.
TÜKÜRÜK BEZLERİ (GLANDULAE SALIVARIAE)
Tükrük bezleri; büyük tükrük bezleri ve küçük tükrük bezleri olmak üzere iki gruba ayrılır.
Büyük tükrük bezleri (glandulae salivariae majores):

Kulak altı bezi (glandula parotidea)
Çene altı bezi (glandula submandibularis)
Dil altı bezi (glandula sublingualis)
Küçük tükrük bezleri (glandulae salivariae minores): Ağız içinde, dudak ve damakta çok sayıda küçük tükrük bezi vardır.

YUTAK (PHARYNX)
Yutak hem solunum hem de sindirim sisteminin bir parçası olarak rol oynar. Önünde yer alan yakın ilişkili boşluklara göre üç bölüme
ayrılır. Yukarıdan a şağıya doğru sırasıyla burun boşluğu ile ilişkili bölümüne pars nasalis pharyngis (burun parçası), ağız boşluğu ile ilişkili bölümüne pars oralis pharyngis (ağ ız parçası) ve larynx ile ili şkili bölümüne pars laryngea pharyngis (gırtlak parçası) adı veril ir.

YEMEK BORUSU (OESOPHAGUS)
Yutak ile mide arasında yerleşmiş bir borudur. İstirahat hâlinde kapalıd ır, içinden lokma geçerken aç ılır. Geçtiği bölgelere göre üç kısma ayrılır; boyun (cervical), göğüs (torakal) ve karın (abdominal). Boyunda başlar, göğüs boşluğunu geçer ve karın boşluğunda mide ile
birleşir. Yaklaşık 25 cm uzunluğundadır . Yemek borusunun dört darlığı vardır. Birincisi özofagus’un başlangıç yeridir. İkincisi arcus
aortae’yı çaprazladığı yerdir. Üçüncüsü sol ana bronş hizasındadır. Dördüncüsü diyafragmayı geçtiği yerdir. Yemek borusunun e n dar yeri, girişindeki darlığıd ır.

MİDE (GASTER; VENTRICULUS)
Sindirim kanalının asimetrik olarak genişlediği yerdir. G ıdalar midede hem mekanik hem de kimyasal sindirime maruz kalırlar. Midenin girişine kardia, ç ıkışına pilor adı verilir. Midenin üç kısm ı vardır; fundus, corpus ve pars pylorica . Mide sindirim kanalındaki diğer or ganlar gibi dört tabakalıdır: Mukoza, submukoza, müskülaris ve seroza.
İNCE BAĞIRSAKLAR (INTESTINUM TENUE)
İnce bağ ırsaklar, midenin pilor ’undan ba şlar, kalın bağırsakların valva ilealis’ine kadar uzan ır. Yaklaşık uzunluğu 6 -7 metre kadardır . Karın boşluğunun orta ve alt kısımlarını doldurur. Sindirilmiş besinlerin asıl emildiği yerdir. Üç kısmı vardır; duodenum, jejunum ve ileum. Sindirim kanalının diğer bölümleri gibi dört tabakadan oluşur: Mukoza, submukoza, müskülaris ve seroza
KALIN BAĞIRSAKLAR (INTESTINUM CRASSUM)
Kal ın ba ğ ırsaklar valva ilealis ile ba şlar, anus’e kadar uzan ır. Yaklaşık olarak bir buçuk metre uzunluğundadır. Kalın bağırsaklar sekum (kör barsak), çıkan kolon, enine kolon, inen kolon ve rektum’dan oluşur. Bu boğumlara haustra coli denir. Kalın bağırsak mukozasının yüzeyi genişletmek için oluşturduğu yarımay şeklindeki katlantılarına plicae semilunares coli denir. Sindirim kanalın ın diğer bölümleri gibi dört tabakadan oluşur: Mukoza, submukoza, müskülaris ve seroza.
KARACİĞER (HEPAR)
Vücudumuzdaki en büyük bezdir. Diyafragmanın altında, karnın sağ üst kadranında yerleşir. Yaklaşık 1500 gram ağırlığındad ır. Diyafragmaya bakan yüzüne facies diaphragmatica, iç organlara bakan yüzüne facies visceralis denir. Dört lobu vardır: Lobus d exter, lobus sinister, lobus caudatus ve lobus quadratus. Visseral yüzde karaciğere giren ve ç ıkan yapıların bulunduğu bir açıklık vardır. B uraya karaciğerin kapısı (porta hepatis) denir.
PANKREAS (PANCREAS)
Pankreas karın bo şluğunda bulunur. 70-100 gram a ğırlığ ında, 12 -15 cm uzunluğunda hem iç salgı (endocrin) hem de d ış salgı (exocrin) görevi olan bir bezdir. İç salgı bezi olarak insülin salgılayarak kan şekerini düzenler. Dış salgı bezi olarak protein, karbonhidrat ve ya ğların sindirimine yardımcı enzimleri vardır. Dı ş salgısını ince barsakların duodenum parçasına boşalt ır. Baş, boyun, gövde ve kuyruk kısımları vardır. Ba ş kısm ı duodenum’un oluşturduğu kavis içerisinde bulunur.


ÜNİTE 9 ÜR İNER S İSTEM
Üriner Sistem Organları

Böbrekler (Renes)

Böbrekler karın arka duvarında, bel bölgesinin sağ ve sol tarafında yer alan iki organdır. Her birinin ağırlığ ı yakla ş ık olarak 150 gram kadardır. Böbrekleri dı ştan içe doğru saran yapılar:
Fascia renalis
Capsula adiposa
Capsula fibrosa
Böbreklerin şekli fasulyeye benzer. İki yüzü, iki kenarı ve iki ucu vardır. Ön yüzüne facies anterior , arka yüzüne facies posterior denir. İçe bakan kenarı margo medialis , dışa bakan tarafı da margo lateralis olarak adlandırılır. Böbreklerin iki ucu olup üst ucuna extremitas superior, alt ucuna extremitas inferior denir.

Sağ tarafta;
Sağ böbreküstü bezi
Karaciğer
Duodenum
Flexura coli dextra
İncebağırsak kıvrımları ile komşudur.
Sol tarafta;

Sol böbreküstü bezi
Dalak
Mide
Pancreas
Jejunum
Flexura coli sinistra ile komşudur.
Arka tarafta;

Diaphragma
N. subcostalis
N. iliohypogastricus
N. ilioinguinalis
M. psoas major
M. quadratus lumborum
M. tansversus abdominis ile komşudur.
Ureter
Böbrek tarafından süzülen idrar sırasıyla calices renalis minores, calices renalis majores, pelvis renalis'ten geçtikten sonr a ureter'e ulaşır. Ureter, böbrek tarafından oluşturulan idrarı mesaneye taşır. Ureter’in uzunluğu yaklaşık olarak 25 -30 cm, ortalama çap ı 3 mm (1 -10 mm de olabilir)'dir. Ureter ön tarafta periton tarafından örtülüdür.
Ureter’in bölümleri:
Pars abdominalis: Ureter’in pelvis renalis ile linea terminalis arasında kalan bölümüdür.
Pars pelvica: Ureter’in linea terminalis ile mesaneye kadar uzanan bölümüdür.
Pars intramuralis: Ureter’in mesane duvarı içinde yer alan 2 -2.5 cm’lik bölümüdür.

Ureter'in darlıkları;
Birinci darlık: Başlangıç bölümündedir. Bu darlık ureter’in pelvis renalis ile birleştiği yerde bulunur.
İkinci darlık: Ureter’in Linea terminalis’i geçtikten sonra pelvis boşluğuna (pelvis minor’e girdiği yer) girdiği yerdedir.
Üçüncü darlık : Mesane duvarında yer alır. En dar olan bölümdür. Böbrek taşlar ı en çok bu bölümde takılır.

Mesane
Mesane; pelvis boşluğunda yer alan, duvarında düz kasların bulunduğu torba şeklindeki bir organdır. İdrarın depolandığı yerdir. Ortalama hacmi 350-500 cc kadardır. Mesane, symphy sis pubica’nın arka tarafında bulunur. Boş durumda iken pelvis minor içerisinde yer
alır.Mesanenin üç yüzü, dört bölümü vardır.
Mesanenin;

Üst yüzüne facies superior,
Ön ve yanlarda bulunan yüzüne facies inferolateralis,
Arka yüzüne de facies posteri or denir.
Mesanenin;

Alt tarafta bulunan, arkaya ve aşa ğıya bakan taban bölümüne fundus vesicae,
Mesanenin en alt bölümünde, fundus ile facies inferolateralis’in birleşim yerine cervix vesicae,
Symphysis pubica’nın yukarısında öne doğru uzanan tepe bölümüne apex vesicae,
Fundus ile apex arasında kalan bölümüne de corpus vesicae denir.
Mesanenin tabakaları:


Tunica serosa: Mesanenin üzerini örten periton tabakasıdır. Erkeklerde üst yüzün tamamı, arka yüzün üst bölümü peritonla örtülüdür. Kadınlarda ise mesane ile uterus arasındaki excavatio vesicouterina olarak adlandırılan bölüm dışında kalan üst yüz peritonludur. Tunica muscularis: Mesane duvarında bulunan düz kas tabakasıdır. Bu düz kas tabakasına m. detrusor vesicae denir.
Tunica submucosa: Tunica mucosa ’yı tunica muscularis’e gevşek olarak bağlayan tabakadır.
Tunica mucosa: Mesane’nin iç yüzünü örter. Tunica submucosa vasıtasıyla tunica muscularis’ e gevşek olarak tutunur.

Urethra
Urethra, mesanedeki idrarın d ışarıya atılmasını sa ğlayan bir kanaldır. Urethra'n ın uzunluğu erkeklerde 15-20 cm, kadınlarda ise 3 -5 cm kadard ır. Erkeklerde urethra, prostat bezinin ve penis'in içinden geçerek dış ortama açılır. Ayrıca sperm kanalları da prostat bezi içerisinde urethra'ya açılmaktadır. Prostat bezi hipertrofisi (prostat büyümesi), idrar yapma güçlüğüne sebep olmaktadır.


ÜNİTE 10 ÜREME SİSTEMİ
KADIN GENİTAL ORGAN LARI

Kad ın Dış Genital Organları (Vulva)
Mons pubis (mons veneris): Pubis tümseği
Labium majus pudenda: Pudendum ’un büyük dudağı
Labium minus pudenda: Pudendum ’un küçük dudağ ı
Clitoris: Bızır
Vestibulum vaginae: Vagina vestibülü
Bulbus vestibuli: Vestibül şişkinliği
Glandula vestibularis major (Bartolini): Büyük vestibüler bez
Glandulae vestibulares minores: Küçük vestibüler bezler

Kadın İç Genital Organları
Ovarium: Yumurtalık
Tuba uterine (salpinx, fallopian tüpü): Uterus borusu
Uterus (metra, hystera): Döl yatağ ı, rahim
Vagina (colpos): Döl yolu, hazne, kadın çiftleşme organı
Kad ın D ış Genital Organları
Kadın dış genital organlarının ortak adı vulva’dır.
Mons Pubis (Mons Veneris)
Symphysis pubica’nın ön tarafında, cilt altı yağ dokusunun yaptığ ı kabarıklıktır. Pubertede pubes adı verilen kıllarla örtülüdür. Labıum Majus Pudendı
Mons pubis’den perineum’a uzanan, altı yağ dokusu ile dolu, deri kıvrımıdır. İki labium majus pudendi arasındaki açıklığa rim a pudendi denir.
Labıum M ınus Pudenda (Nympha)
Büyük dudakların medialinde yerleşen, erektil doku içeren, iki ince deri kıvrımıdır. Önde clitoris’e yaklaşınca ikiye ayrılır
Clıtorıs Erkekteki penise karşılık gelir. Erektil bir organdır. Clitoris’in glans clitoridis, corpus clitoridis ve crus clitoridis olmak üzere üç bölümü vardır.
Vestıbulum Vagınae


Labium minus pudendi’ler arasındaki boşluktur. Ostium urethrae externum ve ostium vaginae buraya açılır. Ostium vagina, hymen (k ızl ık zarı) ad ı verilen müköz membranla kısmen kapatıl ır. En sık görülen formu hymen anularis’tir. İlk cinsel temasta hymen yırtılır (deflorasyon).
Bulbus Vestıbulı
Bulbus penis’in homologu ve erektil dokudur. Labia mojora’nın altında, m. bulbospongiosus ile örtülüdür.
Glandula Vestıbularıs Major
Ostium vaginae’nin iki yan ında, bulbus vestibuli’nin arkasında yerleşir. Kanalı nympholabialis’e açılır. Sadece coitus (cinsel birleşme)
sıras ında salgı yapar. Vaginanın ıslaklık ve kayganlığını artırır.

Glandulae Vestıbulares Mınores
Vestibulum vaginae’de bulunur ve buraya açıl ır.
Kadın İç Genital Organları
Ovarıum
Kad ın cinsiyet hücresi ovum’un yapıldı ğı yerdir. Erkeklerdeki testis’in karşılığıdır. Ovarium hem üreme organı hem de endokrin bezdir. Ovarium ’lar pelvis yan duvarında fossa ovarica’da oturur. İki kenarı, iki yüzü ve iki ucu vardır.
Tuba Uterına
Ovum (yumurta)’u ovarium’dan uterus’a ileten tüplerdir. Ligamentum latum uteri’nin serbest kenarında bulunur. İki ucu dolayıs ıyla iki açıklığı vardır. Fertilization (döllenme) tüp içinde olur.
Tuba uterinanın dört kısmı vardır .
Infundibulum tubae uterinae : Infundibulum ’un parmak şeklindeki uzantılarına fimbriae tubae uterinae denir. Bunlardan bir tanesi
diğerlerinden daha uzun olup fimbria ovarica adını alır.
Ampulla tubae uterinae : Fertilizasyonun oldu ğu yerdir.
Isthmus tubae uterinae : Tüpün en dar yeridir. Pars uterina (intramural veya interstisyel parça): Uterus duvarı içinde bulunur.

Uterus
Pelvis boşluğu içerisinde, önde mesane, arkada rectum arasında, baş a şağı armut şeklinde, kalın duvarlı, önden arkaya yassı, içi boş, kas yap ısında bir organdır.
Uterus üç alt bölümde incelenir.

Corpus uteri
Istmus uteri
Cervix (collum) uteri
Uterusun d ıştan içe doğru tabakaları:
Perimetrium (tunica serosa): Peritonun oluşturduğu tabakad ır. Periton yaprakları arasında, myometrium ’un dı şında kalan bağ dokusu parametrium olarak bilinir.
Myometrium (tunica muscularis): Uterus’un büyük bir kısm ını oluşturur. Düz kas liflerinden yapılmı ş kas tabakasıdır.
Endometrium (tunica mucosa): Mukoza tabakasıdır. En içteki glandüler tabakadır.

Uterus bağları:
Lig.latum uteri
Lig.teres uteri
Lig.cardinale (lig. transversum cervicis): Uterus’u yerinde tutan en kuvvetli bağdır.
Vagina
Uterus’dan vestibulum vaginae’ye kadar uzanan, kadın çiftleşme organıdır. Vagina, cervix uteri’yi çevreleyerek, halka şeklinde bir ç ıkmaz yapar. Buna fornix vaginae denir. Fornix vaginae’nin; pars anterior, pars posterior ve iki de pars lateralis olmak üzere dört parçası vardır. ERKEK GENİTAL ORGANLARI
Erkek Dış Genital Organları
Penis: Kamış. Erkeklerde idrar çıkarma ve çiftleşme organı. Phallus.
Scrotum: Testisleri içinde bulunduran torba, husye torbası, haya (testis) torbası, skrotum.
Erkek İç Genital Organları

Testis: Er bezi. Erkek cinsiyet hücresi spermin yapıldığı erkek cinsiyet bezi.
Epididymis: Erbezi üstü, epididim.
Ductus deferens: Sperma kanalı. Meni yollarına dahil olan ve epididimisten, ductus ejaculatorius'a kadar meniyi ileten kana l. Ductus ejaculatorius: Ejakülasyon kanalı.
Vesicula seminalis: Seminal bez. Meni keseciği.
Prostate: Prostat bezi.
Gl. Bulbourethralis (Cowper bezi): Bulboüretral bez.
Erkek Dış Genital Organlar ı
Penis
Penis’in yüzeyel ve derin olmak üzere iki fasyas ı vard ır.

Fascia penis superficialis (Colles fasyası)
Fascia penis profunda (Buck fasyası)

Scrotum
Testis, epididymis, funiculus spermaticus’u içinde barınd ıran fibromüsküler bir kesedir.
Scrotumun tabakaları:


Deri
Tunica dartos
Fascia spermatica externa
Fascia cremasterica ve m.cremaster
Fascia spermatica interna
Tunica vaginalis testis’in parietal yaprağı (periorchium)

Funiculus Spermatıcus
Funiculus spermaticus’un içinde bulunan yap ılar:

testicularis
vv. testiculares (plexus pampiniformis)
ductus deferentis
lenf damarları
ductus deferens
plexus testicularis (sempatik sinir pleksusu)
cremasterica
v. cremasterica
m. cremaster
n. genitofemoralis’in genital dalı

Erkek İç Genital Organları
Testis (Orchıs)
Scrotum içerisinde yer alır, erkek üreme hücresi spermium ’un yapıldığı yerdir.
Test isin tabakaları (Testiküler kapsül):

Tunica vaginalis testis’in visseral yapraği (epiorchium)
Tunica albuginea
Tunica vasculosa
Epididymis
Spermium ’ların olgunlaşt ığı ve depolandığı yer olan epididymis; caput epididymidis, corpus epididymidis ve cauda epididymidis olmak üzere üç kısımdan oluşur. Ductus epididymis denilen tek bir kanalın oluşturduğu yumaktır.
Ductus Deferens (Vas Deferens)
Epididymis’in kuyruğundan, müsküler tüp olarak başlar.Dört parçası vardır.
Glandula Seminalis (Vesicula Seminalis, Glandula Vesiculosa)
Ejakulat (semen) oluşumuna en fazla katkıda bulunan bezdir.
Glandula Prostatica (Prostata)
Prostatın mesane boynuyla komşuluk yapan geniş, üst parçasına basis prostatae, aşağ ıda diaphragma urogenitale üzerine oturan dar, alt kısmına apex prostatae denir. Symphsis pubica’ya bakan ön yüzüne facies anterior, rectum ile komşuluk yapan arka yüzüne facies posterior denir.
Glandula Bulbourethralis (Cowper Bezleri)
Urethra’nın pars membranacea’sının her iki yanında, derin perine aralığında, bezelyeye benzer bir çift bezdir. Ductus glandulae bulbourethralis, urethra’nın pars spongiosa’sına açılır.
Ejakulat (Semen, Meni, Er Suyu)
Erkek cinsiyet hücresi spermium ile erkek genital bezlerinin karışımından oluşan sıvıya semen denir. Semen’in %10 ’unu spermium,
%60’nı vesicula seminalis’in salgısı, %20’sini glandula prostatica’n ın salgısı ve %10’nu da diğer bezlerin salgısından oluşur .




ÜNİTE 11 ENDOKRİN SİSTEM
İç salgı bezleri, endokrin bezler (glandulae endocrinae) olarak tanımlan ır. Bu bezlerin oluşturdukları sisteme de Endokrin Sistem adı verilir. Endokrin sistemi oluşturan organlar
Glandulae hypophysis (hipofiz bezi)
Glandulae thyroidea (tiroid bezi)
Glandulae suprarenalis (böbreküstü bezi)
Glandulea parathyroidea (paratiroid bezler)
Glandulae pinealis (epifiz bezi)
Thymus


Endokrin sistem organlarının salgılarına hormon denir. Endokrin bezlerin salgıladığ ı hormonlar kan yolu ile organlara ulaşır . Her hormonun vücutta meydana getirdiği etkiler farklıdır. Hormonun etkilediği organa ya da hücreye hedef organ (target organ) den ir. Hormon, hedef organdaki hücreler üzerinde uyarıcı veya inhibe edici etki gösterir.
GLANDULAE HYPOPHYSIS: Hipofiz bezi, beynin alt tarafında yer alır. Ağırlığı yaklaşık 500 mg. dır. İki bölümden meydana gelir.
Adenohypophysis (adenohipofiz)
Neurohypophysis (nörohipofiz)
Adenohypophysis (adenohipofiz): Hipofiz'in ön bölümüdür.Bu bölümden salgılanan hormonlar:
ACTH (Adrenokortikotropik hormon): Böbreküstü bezinin kortex bölümünden steroid hormonların salgılanmasını uyarır.
TSH (Tiroid stimüle edici hormon ): Tirotropin de denir. Tiroid bezinden tiroid hormonlarının salg ılanmasını uyarır.
FSH (Follikül stimüle edici hormon): Erkeklerde sperm üretiminde, kadınlarda ise ovarium folliküllerinin matürasyonunda ve östrojen salgılanmasında görev alır.
LH (Lüteinize edici hormon): Kadınlarda progesteron salgılanmasında fonksiyonu vardır.
GH (Growth hormon=Büyüme hormonu): Büyüme hormonuna somatotropin (STH) de denir. Büyüme ve gelişmede fonksiyonu vardır. Prolactin (Süt salgılatıcı hormon): Kad ınlarda hem memelerin büyümesinde hem de memelerden süt salgılanmasında fonksiyonu vardır. Melanosit stimule edici hormon (MSH): Deri üzerindeki pigment hücreleri olan melanositlere etki ederek derinin normal pigmentasyonunu sağlar.
Neurohypophysis (nörohipofiz): Hipofiz'in arka bölümüdür.
Oksitosin: Uterus düz kasları üzerine etkilidir.
Vazopressin (ADH): Vücutta suyun tutulumunu sağlar.
GLANDULAE THYROIDEA: Tiroid bezinin lobus dexter ve lobus sinister olarak adlandırılan bölümleri boynun iki yan tarafında yer alır . Tiroid bezini d ıştan saran ba ğ dokusuna capsula fibrosa denir. Damar y önünden zengin olduğu için rengi kırmızı -kahverengindedir. Tiroid bezinin ağırlığı 25 gr. kadardır .
Tiroid bezinin salgıladığı hormonlar;

T3 (triiyodotironin)
T4 (tiroksin)
Thyrocalcitonin
Tiroid hormonlarından T3 ve T4, vücudun metabolik faaliyetlerini ve vücut ısısını düzenler. Ayrıca çocukların fiziksel ve mental gelişimine de yardımc ı olur.Thyrocalcitonin ise kan kalsiyum seviyesini düşürür.
Tiroid bezinin a şırı çal ı şmasına hipertiroidi, yetersiz çal ı şmasına ise hipotiroidi denir.

GLANDULAE SUPRARENALIS: Adrenal bez olarak da adlandırılırlar. Her birinin ağ ırlığı 5 gr. kadardır
Glandula suprarenalis'in:

Kortex bölümünden salg ılanan hormonlar ve etkileri:
Glukokortikoidler (kortizol): Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizması üzerine etkilidir.
Mineralokortikoidler (aldosteron): Vücudun sıvı ve elektrolit dengesi üzerine etkileri vardır.
Sex hormonları (östrojen ve testosteron): Erkekte ses kalınla şması, kıllanma ve kaslar üzerinde etkilidir. Kad ında ise cinsiyet içgüdüsünün meydana gelmesinde fonksiyonları vardır.

Medulla bölümünden salgılanan hormonlar ve etkileri:
Adrenalin (epinefrin),
Noradrenalin (norepinefrin)
GLANDULAE PARATHYROIDEA: Paratiroid bezleri, tiroid bezinin loblarının arka kısm ında ikisi sağda, ikisi de solda olmak üzere yer alır. Mercimek tanesi büyüklüğündedirler. Paratiroid bezler, salgılad ıkları parathormon sayesinde kanda kalsiyum ve fosfor metabolizmasını düzenler. Parathormon, kemiklerdeki kalsiyumun kana geçmesini sağlar . Bezlerin çıkarılması kan kalsiyum seviyesinin dü şmesine ve kaslarda spazm oluşmasına sebep olur . Ayrıca parathormon, böbreklerden fosfor emilimini azaltarak kan fosfor seviyesini düşürür. GLANDULAE PINEALIS: Epifiz bezi, beynin arka ve orta bölümünde bulunur.
Glandulae pinealis'in salgıları:

Serotonin
Melatonin
Norepinefrin
Işık, bezin aktivitesini azaltır. Bu durum bezden melatonin salınmasını inhibe eder. Melatonin salgısının inhibe olması, "jet -lag" ve “work shift sendromu" gibi uyku düzensizliklerinin ortaya çıkmasına neden olmaktad ır. Jet -lag, gece ve gündüz saatlerinin de ğiştiği uzun mesafeli uçak yolculuklarında görülür. Work shift sendromu ise vardiyalı çalışan kişilerde çalışma saatlerinin de ği şmesine ba ğlı olarak ortaya ç ıkar.

THYMUS: Timus, thorax boşluğunda kalbin ön ve üst tarafında bulunur. Sağ ve sol iki lobdan meydana gelir. Endokrin bir bez olmasının yanı sıra primer lenfoid organlardandır.
Endokrin Sistem İle İlgili Terimler
Addison hastalığ ı:
Böbreküstü bezi kortex kısmının yetmezliğine bağlı meydana gelen bir hastalıktır. Bu hastalıkta güçsüzlük, kan basıncı düşüklüğü ve bazen de derinin renginde koyulaşma görülür.
Adenohipofiz: Hipofiz bezinin ön lobudur.
Adrenalektomi: Böbreküstü bezinin ameliyatla çıkarılmasıdır.
Adrenocorticotropin (ACTH): Böbreküstübezinin kortex'inden steroid hormon salgılanmasını uyaran hormondur.
Akromegali: Yetişkinlerde büyüme hormonu artışına bağlı el ve ayakların aşırı büyümesidir.


Aldosteron: Böbreküstü bezinin kortex'inden salgılanan, kanda sodyum ve potasyum dengesini ayarlayan hormondur.
Androjen: Erkeğe özgü vücut gelişimini sağlayan hormondur.
Cushing hastalığı : Aşırı kortizol hormonu salınım ına bağlı gelişen bir hastalıktır.
Diabetes insipidus (şekersiz şeker hastalığı): ADH (Antidiüretik hormon) yetersizliği veya ADH reseptör bozukluğuna bağlı ortaya çıkan, aşırı idrar ç ıkarma ile belirgin bir hastalıktır.
Diabetes mellitus : Şeker hastalığıd ır.
Follikül stimule edici hormon (FSH): Kad ınlarda folliküllerin geli şmesini ve östrojen salgılanmasını, erkeklerde ise sperm üretilmesini
sağlar.

Glandula endocrinae : Endokrin sistemi meydana getiren bezlerin tümüne verilen addır.
Glandulae pinealis: Epifiz bezi; beynin arka ve orta tarafında bulunan bezdir.
Glandulae hypophysialis: Beynin alt tarafında yer alan bezdir.
Glandulae parathyroidea: Tiroid bezinin arka tarafında bulunan bezlerdir.
Glandulae suprarenalis: Sağ ve sol böbreklerinüst kısımlarında yer alan bezdir.
Glandulae thyroidea: Boynun her iki yan tarafında b ulunan bezdir.
Growth hormone : Büyüme ve gelişme hormonudur.
Guatr: Tiroid bezinin büyümesidir.
Hipofizektomi: Hipofiz bezinin ameliyatla çıkarılmasıdır.
Hipertiroidi (Tirotoksikoz): Tiroid hormonun ihtiyaçtan fazla salgılanması sonucu ortaya çıkan klinik tablodur.
Hipotiroidi: Tiroid bezinin organizmanın ihtiyac ını karşılayacak miktarda hormon salgılayamamasıdır.
Luteinize edici hormon (LH): Kadınlarda progesteron hormonu salgılanmasını sağlar.
Nörohipofiz: Hipofiz bezinin arka lobudur.
Parathormon: Vücutta kalsiyum ve fosfor metabolizmasının düzenlenmesinde rol alan hormondur.
Serotonin: İnsana mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir hormon.
Thymus: Thorax boşluğunda kalbin ön ve üst tarafında bulunan bez
Tiroidektom i: Tiroid bezinin ameliyatla çıkarılması
Tiroid ultrasonografisi : Tiroid bezinin anatomik yapısının ara ştırılmasında kullanılan tanı yöntemidir.
Tirokalsitonin:Kan kalsiyum seviyesinin düşmesini sağlayan hormondur.
Tiroksin (T4): Tiroid bezinden salgılanan, vücut bazal metabolizma h ız ını artıran hormondur.
Tirotropin (TSH): Tiroid hormonlarının salgılanmasını uyaran hormondur.
Triiyodothyronine (T3): Tiroid bezinden salgılanan, vücuttaki kimyasal etkinliklerin h ızını kontrol eden hormondur.

ÜNİTE 12 SİNİR SİSTEMİ
Sinir sistemi (systema nervosum) organizmanın hem dış hem de iç ortamla denge içinde yaşamasını sağlayan en temel ve en karma şık sistemidir. Vücut ağ ırlığın ın yaklaşık % 2’sini oluşturur. Tüm beynin ağırlığı ortalama 1300- 1400 gramdır. Organizmanın dışından ve içinden gelen uyarılar reseptörler aracılığıyla alınır. Al ınan bilgi sinirler yoluyla merkeze iletilir. İç ve dış ortamdan gelen bilgile ri merkeze taşıyan nöronlara duyu nöronları denir. Merkeze gelen bilgi, daha önceki bilgilerle karşılaştırılarak, değerlendirilir ve organizmanın ne yapacağına karar verilir. Bu işleme entegrasyon (bütünleştirme) denir. Bunu yapan sinir sistemi bölümüne sa ntral sinir sistemi denir. Alınan kararları efektör organlara (kaslar ve bezler) götüren nöronlara motor nöronlar denir. Duyu nöronları ve motor nöronların oluşturduğu sinir sistemi bölümüne periferik sinir sistemi denir.
Sinir sisteminin görevleri:
İç ortamın dengede tutulması,
Dışarıdan gelen uyarılara cevap verme,
Reflekslerin oluşturulması,
İstemli çalışan çizgili kasları kontrol etme,
İstem dı şı çalışan düzkasları, kalp kası ve salgı bezlerini kontrol etme,
Duygularımız, algılarımız, kişilik, hafıza ve öğrenme gibi fonksiyonları yerine getirme.

Anatomik olarak sinir sistemi santral sinir sistemi (systema nervosum centrale) ve periferik sinir sistemi (systema nervosum perifericum) olarak iki kısma ayrılır.
Santral kısım beyin (encephalon) ve omurilik (medulla spinalis)’ten oluşur.
Periferik kısım kafa sinirleri (nervi craniales) ve omurilik sinirleri (nevri spinales)‘nden meydana gelir.
Sinir dokusu esas olarak iki hücreden oluşur : neuron ve neuroglia.

Neuron, sinir sisteminin fonksiyonel hücres idir.
Neuroglia, sinir sisteminin destekleyici hücreleridir. Neuroglial hücreler; astrosit, oligodendrosit, microglia ve ependim hücrelerinden oluşur.
Tipik bir nöron aşağıdaki kısımlardan oluşur:

Hücre gövdesi (corpus neurale, perikaryon, soma)
Akson (axon)
Dendritler (Dendritum)
Presinaptik uçlar (presinaptik terminaller)


Nöronlar şekillerine göre aşağıdaki gibi gruplandırılır:
Unipolar (tek kutuplu nöronlar): Bu tip nöronların bir tane uzantıları vardır.
Bipolar (iki kutuplu nöronlar): Bu tip nöronların karşılıklı kutuplardan çıkan iki uzantısı vardır. Biri dentrit, diğeri akson görevini yapar.
Multipolar (çok kutuplu nöronlar): Bu tip nöronların gövdesinden çok sayıda uzantı çıkar. Biri akson, diğerleri dentrittir. Nöronlar fonksiyonlarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır:
Motor nöronlar: Somatik ve visseral motor nöronlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Somatik motor nöronlar, istemli çalışan çizgili kasları innerve eder. Visseral motor nöronlar, istem dışı çalışan düz kasları innerve eder.
Duyu nöronları: Özel duyu nöronları, somatik duyu nöronları, visseral duyu nöronları olmak üzere üç grupta incelenir. Özel duyu nöronları özelleşmiş organlardan gelen duyuları alırlar. Somatik duyu nöronları cilt, ciltaltı dokuları ve hareket sisteminden gelen duyuları alırlar. Visseral duyu nöronları iç organlar, salgı bezleri ve damarlardan gelen duyuları alırlar.
İnternöronlar: Santral sinir sistemi içerisinde bir nörondan aldığ ı uyarıyı bir başka nörona iletirler. Golgi tip I ve Golgi tip II olmak üzere iki tipi vardır.

SANTRAL SİN İR SİSTEMİ
Merkezî sinir sistemi olarak da bilinir. Tüm beyin ve omurilikten oluşur. Tüm beyin kısaca beyin olarak kullanılır. Beyin, cranium adı verilen kemik yap ı içerisinde, omurilik ise columna vertebralis denilen kemik yap ı içerisinde korunur.
Kısımlar ı
Prosencephalon : Ön beyin
Mesencephalon: Orta beyin
Rombencephalon: Arka beyin

5.Haftada ön ve arka beyin ikiye ayrılır ve yeni kısımlar oluşur. Ön beyin’den telencephalon ve diencephalon gelişir. Arka beyinden metencephalon ve myelencephalon gelişir.
PROSENCEPHALON
Telencephalon (Hemispherium cerebri; Cerebrum): Beyin yarım küreleri
Diencephalon: Ara beyin
Telencephalon (Hemispherium cerebri; Cerebrum)
Tüm beynin en büyük ve en karmaşık parçasıdır . Girinti ve çıkıntılardan oluşur. Girintili yap ılara sulcus, ç ıkıntılı yapılara gyrus denir. Beyin yarım kürelerinin gri maddeden oluşan kabuk bölümüne cortex cerebri denir. Sağ beyin yarım küresindeki merkezleri sol beyin yarım küresindeki merkezlere bağlayan, beyaz maddeden oluşan ana yapıya
corpus callosum denir. Sağ yarım küre vücudun sol, sol yarım küre vücudun sağ tarafını kontrol eder. Beyin yarım küreleri, isimlerini temasta bulundukları kemiklerden alarak, loblara ayrılır.

Serebral korteksin başlıca fonksiyonlar ı:
Duyuların alınması,
Karmaşık hareketlerin organizasyonu,
Kazanılan tecrübelerin hafızada korunması.
Beyin yarım kürelerinin tabanında gri maddeden oluşan çekirdekler bulunur. Bunlara bazal ganglionlar (Ganglia basales) denir.
Bazal ganglionlar:

Nucleus caudatus
Putamen
Globus pallidus
Substantia nigra
Nucleus subthalamicus
Motor hareketlerin koordinasyonu, mental ve emosyonel fonksiyonlarda rol oynar.

Diencephalon: Ara beyin Üçüncü ventrikül çevresindeki yapıların oluşturduğu bölüme diencephalon denir. Diencephalon’un thalamus, hypothalamus, epithalamus ve subthalamus olmak üzere dört bölümü vardır.
Thalamus (Dorsal thalamus): Diencephalon’un en büyük parçasıdır. İçteki bölüm anlamındadır. Önemsiz uyarıları zayıflatarak, önemli uyarıları güçlendirerek, kişinin konsantrasyonunu sağlamaktadır.
Subthalamus (ventral thalamus): Subthalamus içerisinde aşa ğıdaki oluşumlar yer alır. Motor aktiviteyi düzenler
Nucleus subthalamicus (corpus Luysii, Luys çekirdeği): Bazal çekirdektir.
Nuclei campi perizonalis
Zona incerta
Ansa lenticularis
Fasciculus subthalamicus
Epithalamus: Diencephalon’un arka -üst bölümüdür. Burada melatonin hormonunu salgılayan pineal bez bulunur.İçerisinde:


Habenula
Glandula pinealis
Stria medullaris thalami
Commissura posterior
Tela choroidea ventriculi tertii
Hypothalamus: Hem endokrin sistemin hem de otonom sinir sisteminin fonksiyonlarını düzenler. Ayrıca;
Gıda alınımını düzenler, açlık ve tokluk merkezi buradad ır.
S ıvı alınım ını düzenler, susama merkezi buradadır.
Biyolojik ritmi düzenler. Uyku ve uyanıklık halini ayarlar.
Emosyonel (Duysusal) davranışları kontrol eder.
Seksüel davranışları kontrol eder .
Vücut sıcaklığını ayarlayan merkez buradadır (termoregülasyon).
MESENCEPHALON
Tüm beyin içerisinde en küçük kısmı oluşturur. Ekstrapiramidal sistemde yer alan bazı çekirdekler mezensefalonda bulunur. Çeş itli reflekslerin merkezlerini içerir. Üç kısımda incelenir:
Crus cerebri
Tegmentum
Tectum
Mezensefalonda yerleşen önemli çekirdekler :

3. kafa sinirinin çekirdeği
4. kafa sinirinin çekirdeği
Nucleus ruber
Substantia nigra
METENCEPHALON (PONS VE CEREBELLUM)
Pons ve cerebellum (beyincik) oluşturur.
Pons :Kelime anlamı köprü demektir. Mesencephalon ve myelencephalon arasında uzanır. İçerisinde 5, 6, 7 v e 8. kafa sinirlerinin çekirdekleri bulunur. Ayrıca solunum ile ilgili çekirdekler bulunur.
Cerebellum: Beyincik, tüm beyinin telencephalon’dan sonraki ikinci büyük kısm ıdır. Yaklaşık 150 gram ağırlığındadır. Tüm beynin yaklaşık 1/10’unu oluşturmasına rağmen, sinir sayısı itibarıyla santral sinir sisteminde bulunan sinirlerin yarıdan fazlası beyincikte bulunur.Beyinciğin 4 çekirdeği vardır:
Serebellum denge, kas tonusu ve kasların koordineli hareketlerinden sorumludur .
Myelencephalon (Bulbus; Medulla Oblongata)
Solunum ve dolaşımı düzenleyen hayati merkezler burada bulunur. 9, 10, 11 ve 12. kafa sinirlerinin çekirdekleri de burada bulunur. Ayrıca kusma, yutma, öksürme ve hapş ırma ile ilgili merkezler de burada yer alır.
Beyin sapı (truncus encephali)
Mesencephalon, pons ve bulbus (medulla oblangata; myelencephalon) beyin sapını oluşturur. Beyin sap ı, beyin ve omurilik arasındaki bağlantıyı sa ğlar.
Limbik Sistem
Emosyonel (Duygusal) davranışların kontrolü, hafıza ve öğrenme limbik sistem tarafından yürütülür.
Formatio Reticularis
Beyin sapında, mesencephalon ve bulbus arasında dağılmış çok sayıda nöron ve bunların oluşturdukları ağlar retiküler formasyo nu
oluşturur. Hem duyusal hem de motor fonksiyonları vardır. İskelet kaslarının tonusunu ayarlayan üst merkezlerden uyarılar alır.

OMURİLİK (MEDULLA SPİNALİS)
Columna vertebralis içinde bulunur. 1. servikal vertebranın üst kısmından başlar, 1. lumbal vertebranın alt kısmına kadar uzanır. Yaklaşık 1 cm çap ında ve 40 -50 cm uzunluğundadır. Omuriliğin servikal, torakal, lumbal ve sakral kısımları vard ır. Servikal ve lumbal bölgelerde, kol ve bacaklara giden sinirlerin oluşturdu ğu iki şişkinlik bulunur. Omurilik temel olarak vücuttan gelen uyarıları beyine ulaştırırken, santral sisnir sisteminde değerlendirme sonucu oluşan cevapları, beyinden efektör organlara ulaştırır.
PERİFER İK SİNİR SİSTEMİ
Çevresel sinir sistemi olarak da bilinir. Santral sini r sistemi ve vücut arasındaki bağlantıyı sağlar. Beyinden ç ıkan 12 kafa siniri (nervi craniales) ve omurilikten çıkan 31 omurilik siniri (nervi spinales)’nden oluşur. Organizman ın dış ve iç ortamından bilgileri merkeze taşır. Bu bilgiler merkezde değerlendirildikten sonra alınan kararları efektör organlara (kaslar ve bezler) taşır.
Kafa sinirlerinin numaraları ve adları:
1.Kafa çifti (N. Olfactorius ): Koku almayı sağlar.
2. Kafa çifti (N. Opticus): Görmeyi sağlar.
3.Kafa çifti (N. Oculomotorius): Göz küresini hareket ettiren kasları kontrol eder.
4.Kafa çifti (N. Trochlearis): Göz küresini hareket ettiren kasları kontrol eder.
5.Kafa çifti (N. Trigeminus): Alın, üst çene ve alt çene bölgelerinin duyusunu alır. Çiğneme kaslarını kontrol eder.
6.Kafa çifti (N. Abducens): Göz küresini hareket ettiren kasları kontrol eder.
7.Kafa çifti (N. Facialis): Yüzün mimik kaslarını kontrol eder, tat duyusunu alır.
8.Kafa çifti (N. Vestibulo -cochlearis): İ şitme duyusunu sağlar.
9. Kafa çifti (N. Glossopharyngeus): Dil ve yutak kaslarını kontrol eder, tat duyusunu alır.
10. Kafa çifti (N. Vagus): Larinks ve farinks kaslarını kontrol eder, tat duyusunu alır.


11. Kafa çifti (N. Accessorius): M. trapezius ve M. sternocleidomastoideus kaslarını kontrol eder.
12. Kafa çifti (N. Hypoglossus): Dil kaslarını kontrol eder.
31 omuilik siniri, omurilikten foramen intervertebrale yoluyla ç ıkarlar. Omuriliğin ön boynuzundan çıkan ve arka boynuzundan giren sinirler spinal sinirleri (nervi spinales) oluştururlar. Foramen intervertebrale’den ç ıktıktan sonra ikiye ayrılırlar. Arkaya giden dallar derin sırt kaslarını uyarırken, öne gelen dallar birbirleriyle biraraya gelerek ağlar (plexus) oluştururlar. Bunlar;

Plexus Cervicalis (Boyun bölgesinde)
Plexus Brachialis (Kol bölgesinde)
Plexu s Lumbalis (Bel bölgesinde)
Plexus Sacralis (Sakrum bölgesinde)
Plexus Pudendalis (Genital bölgede)
Plexus Coccygeus (Koksiks bölgesinde)
OTONOM S İNİR SİSTEMİ
Beyinde hipotalamus tarafından kontrol edilir . İç organların fonksiyonlarını düzenler. İstem d ışı çalışır . Beyin ve omurilikte yerleşir. Birbirinin zıtt ı etkiye sahip iki alt bölümü vardır. Sempatik ve parasempatik bölümler. Parasempatik bölüm ile ilgili çekirde kler beyin sapı ve sakral bölgede bulunur. Sempatik bölüm ile ilgili çekirdekler torakal ve lumbal bölgelerde bulunur. Otonom sinir sistemine ait sinir lifleri, periferde yerle şen hedef organlara gitmeden önce bir ganglion’a uğrayarak sinaps yaparlar. Bu ganglionlara otonomik ganglionlar denir.
SANTRAL SİNİR SİSTEM İNİN ZARLARI (MENINGES)
Beyin ve omurilik dışarıda kemik çatı, içerde bağ dokusundan oluşmuş üç tabaka ile sarılır. Bu üç tabaka ile beyin ve omurili k koruma altına alınm ıştır.Bunlar;
Dura Mater,
Arachnoidea Mater ve
Pia Mater ’dir.
BEYİN VENTRİKÜLLERİ (VENTRICULI CEREBRI) VE BEYİN -OMURİLİK SIVISI (BOS) (LIQOUR CEREBROSPINALIS)
Beyinde birbiriyle bağlantılı, iç leri beyin-omurilik sıvısıyla dolu dört tane beyin ventrikülü vardır.
Ventriculi laterales: Lateral ventiküller. Ventriküllerin numaralandırılmasında sağdaki birinci, soldaki ikinci ventrikül olarak kabul edilir.
Ventriculus tertius : Üçüncü ventrikül.
Ventriculus quartus: Dördüncü ventrikül.


ÜNİTE 13 DUYU ORGANLARI (GÖZ ve KULAK)
Göz Anatomisi:
Göz küresi (bulbus oculi) ve gözün yardımc ı oluşumları cavitas orbitalis denilen boşluk içinde yer alır. Cavitas orbita içinde yer alan oluşumlar:
Göz küresi (Bulbus oculi)


Gözün yardımcı oluşumları
Göz kasları (musculi bulbi)
Gözya şı sistemi (apparatus lacrimalis)
Göz kapakları (palpebrae)
Kaşlar (supercilium)
Corpus adiposum orbitae
Göz küresi (Bulbus oculi): Göz küresi önden arkaya çapı 24 mm, yukarıdan aşağ ıya olan mesafesi ise 23.5 mm'lik bir boyuta sahiptir.Üç tabakadan meydana gelmiştir.
Tunica fibrosa bulbi (Tunica externa)
Tunica vasculosa bulbi (Tunica media)
Tunica nervosa bulbi (Tunica interna)
Tunica fibrosa bulbi: Göz küresinin en dı ş tabakasıdır. İki bölümü bulunmaktadır.
Cornea: Cornea, ışığ ı en çok kıran göz bölümüdür. Gözün dış tabakasının ön bölümünde yer alır. Tunica fibrosa bulbi'nin 1/6'lık bölümünü oluşturur. Cornea tabakalardan meydana gelmiştir. Şeffaftır, kan damar ı bulunmaz. Beslenmesi humor aquosus, gözyaşı ve çevredeki dokulardan sağlan ır. Cornea, sinir bakımından çok zengindir.
Sclera: Tunica fibrosa bulbi'nin 5/6'lık arka kısmını meydana getirir. Sclera, genişleme kabiliyeti olmayan sağlam bir yapıya sahiptir. Beyaz renklidir.
Tunica vasculosa bulbi: Gözün orta tabakasını meydana getirmektedir. Damar bakımından zengindir. Üç bölümü bulunmaktadır. Choroidea : Orta tabakanın en arkada bulunan bölümüdür. Gözün tabakalarını besleyen damarların bir kısm ı burada bulunur.
Corpus ciliare: Choroidea'nın ön tarafında yer alır. Bu bölümün yapısında m. ciliaris ve processus ciliaris bulunur. Ayrıca corpus ciliaris'ten lensin çevresine tutunan lig. suspensorium lentis (fibrae zonulares) dene n bağlar vardır.
İris: Orta tabakanın en ön bölümüdür. Gözün görünen renkli bölümüdür. Yap ısında bağ dokusu ve düz kaslar bulunur. Burada bulunan hücrelerde ne kadar fazla pigment (kahverengi göz rengi) bulunursa gözün rengi o kadar koyulaşır.
İris ile cornea arasında bulunan boşluğa
ön kamera (camera anterior) , iris ile lens arasında kalan bölüme ise arka kamera (camera posterior) denir. İris'in orta bölümü deliktir ve pupilla olarak adlandırılmıştır.
Tunica nervosa bulbi: Göz küresinin en içte yer alan bölümüdür. İki tabakadan meydana gelmiştir.
Stratum pigmentosum : Retina'nın dış tarafında yer alır. Bu tabaka retina'yı geçen ışınları absorbe eder. Böylece objelerin net görülmesi sağlan ır.
Stratum nervosum (retina): Gözün görme ile ilgili esas bölümü retina'd ır. Retina'da görme ile ilgili duyuları alan özel hücreler bulunur. Retina'nın ön bölümü iris ve corpus ciliae'nin iç yüzlerini örter. Bu bölüme pars caeca retina denir ve görme duyusuna hassas özel hücreler bulunmaz. Retina'nın arka bölümüne ise pars optica retina denir. Pars optica retina, görme duyusuna hassas özel hücrelerin yer aldığı bölümdür. Pars optica retina ve pars caeca retina'yı birbirinden ayıran çizgiye ora serrata adı verilir.
Gözün ışığı kıran oluşumları: Bu yap ılar önden arkaya doğru:
Cornea
Humor aquosus
Lens
Corpus vitreum
Corpus vitreum, lens'in arka tarafında yer alan göz bölümünü dolduran jöle kıvam ında şeffaf, renksiz bir yapıya sahiptir . Corpus vitreum, gözün şeklinin korunmasında ve ışığın kırılmasına yardımcı olur. Ayrıca gözün tabakalarının birbirlerine yakın mesafelerini koruyarak beslenmelerini en iyi şekilde sağlar.
Gözün yardımcı oluşumlar ı:
Göz kasları (musculi bulbi ): Kaslar, bulbus oculi'nin dı ş tarafında bulunur. İsteğimize bağlı olarak göz küresinin hareketini sağlarlar. Gözya şı sistemi (apparatus lacrimalis):
Glandulae lacrimalis (gözyaş ı bezi): Orbitanın üst -dı ş tarafında lokalizedir. Salgıladığı gözyaşı adı verilen sıvı ile cornea'nın ıslak kalmasını ve oksijen almasını sağlar.
Göz kapakları (palpebrae): Göz kapakları gözü fazla ışıktan, kurumaktan, yabancı cisimlerden ve travmalardan korur. Göz kapaklarının (palpebrae superior ve palpebrae inferior ) iskeletini tarsus'lar oluşturur..
Kaşlar (supercilium): Orbita üst kenarı boyunca yer alan kaşlar, alından gelen teri dış tarafa doğru yönlendirerek göze akmasını önler. Corpus adiposum orbita: Üst ve alt göz kapakları (palpebrae superior ve palpebra inferior) aracılığı ile gözün kapatılması sağlanmış olur.
Göz İle İlgili Terimler
Astigmatisma:
Cisimlerden göze gelen ışınların tek bir nokta üzerinde birleşememesi nedeniyle görüntünün bulanık ve çarpık olması. Blefarit: Göz kapaklarının iki taraflı inflamasyonu.
Bulbus oculi: Göz küresi.
Conjunctiva : Göz kapaklarının arka yüzleri ile sclera'nın görünen kısmını örten mukozaya verilen isim.
Conjunctivit: Konjunktivanın enflamasyonu.
Cornea: Tunica fibrosa bulbi’nin ön tabakası.
Daltonizm: Renk körlüğü.
Diplopi: Çift görme.
Glandulae lacrimalis: Gözya şı bezi.
Glokom: Göz içi basınc ının artmasıyla karakterize hastalık, Karasu hastalığı.
Hipermetropi: Göz küresinin ön-arka çap ının azalması sonucu görüntünün retinanın arka tarafına düşmesi sonucu yakını görememe. Hordeolum: Arpacık.


Katarakt: Lens kapsülünün saydamlığın ı kaybederek bulanık beyaz hâle gelmesi.
Keratit: Korneanın iltihabı.
Keratoplasti : Cornea nakli.
Miyopi: Göz küresinin ön -arka çap ının büyümesi sonucu görüntünün retinanın ön tarafına düşmesi sonucu uzağı görememe.
Nervus opticus: Görme siniri.
Nictalopi: Alacakaranlıkta veya az ışıkta cisimleri net görememe, gece körlüğü.
Nistagmus : Gözlerin istemsiz olarak herhangi bir yönde hızlı ritmik titreşme hareketi.
Oftalmoloji: Gözü inceleyen bilim dalı.
Oftalmoskop: Göz dibi muayenesinde kullanılan alet.
Orbita: Göz ve gözün yardımcı oluşumlarının içinde bulunduğu boşluk.
Pitozis: Göz kapağının normal seviyesinden daha aşağıda olmas ı durumu.
Pupilla: Gözbebeği.
Strabismus : Şaşılık.
Şalazyon: Meibomius bezlerinin kronik enflamasyonu.
Tonometre : Göz içi basınc ını ölçen alet.
Kulak (Auris) Anatomisi
Kulak, temporal kemik içerisinde yer alan i şitme hem de denge organ ıdır. Üç bölümde incelenir.
Dış kulak (auris externa)
Orta kulak (auris media)
İç kulak (auris interna)
Dış kulak (auris externa): Dış kulak, sesin iletilmesi ile ilgili bölümdür.İki bölümde incelenir:
Kulak kepçesi (auricula)
Dış kulak yolu (meatus acusticus externus)

Kulak kepçesi (auricula): Kulak kepçesi, kık ırdak ve üzerini örten deriden meydana gelmiştir. Dış ortamdan topladığı ses dalgalarını dı ş kulak yoluna iletir. Kulak kepçesinin alt bölümü lobulus auricula (kulak memesi) olarak bilinir. Burada kıkırdak bulunmaz.
Dış kulak yolu (meatus acusticus externus): Dış kulak yolu "S" harfi şeklindedir. Ortalama uzunluğu 25 mm. dir. Bu yolun sonunda membrana tympanica (kulak zarı) bulunur.
Kulak kepçesinin dış ortamdan topladığı ses dalgalarını kulak zarı vasıtasıyla orta kulakta bulunan kemikçiklere iletir. Dış kulak yolunda glandulae seruminosa adlı bezler bulunur.
Bu bezlerin salgısı, hava ile bölgeye gelen toz partikülleri ve d ış kulak yolunu örten epitel döküntüleri birleşerek serumen (buşon) denilen kulak kirini meydana getirir.
Orta kulak (auris media): Orta kulak boşluğuna cavitas tympani denir. İçerisinde;
Malleus (çekiç),
incus (örs)
stapes (üzengi) adı verilen kemikçikler,

Chorda tympani, -
Tuba auditiva (Östaki borusu), -
M. tensor tympani
m. stapedius adı verilen kaslar bulunur.
Kulak Duvarları:
Üst duvar (Paries tegmentalis):
Beynin temporal lobu ile orta kulak boşluğu arasındaki kemik bölümdür. Bu duvarda b azen ince kanallar bulunur. Bazen de hiç bir kemik yap ı bulunmaz. Bu durumda orta kulakta oluşabilecek bir enfeksiyon temporal lob apsesine sebep olabilir.
Alt duvar (Paries jugularis): İnce bir kemik yap ıya sahiptir.
Ön duvar (Paries caroticus): A. carot is interna ve tuba auditiva (östaki borusu) ile komşudur. Östaki borusu, orta kulak ile nasopharynx arasında bulunur. Östaki borusu, orta kulak ve dış kulak yolu basınc ının dengede olmasını sağlar . Östaki borusunun üstünde yer alan kanal içerisinde m. tensor tympani adı verilen kas bulunur. Bu kas kulak zarının gerilmesini sağlar.
Arka duvar (Paries mastoideus): Bu duvarda cellulae mastoidea denilen boşluklar yer alır. Bu duvarda vücudun en küçük kası olan m. stapedius bulunur. M. stapedius, kulak zarının hareketi ile iç kulağa geçmiş olan stapes kemiğinin tabanını eski konumuna getirir.
İç duvar (Paries labyrinthicus): İç duvarın orta bölümünde bulunan kabarıklığa promontorium denir. Promontorium'un arka-üst
tarafında iç kulağa açılan fenestra vestibuli (oval pencere) ve arka alt tarafında ise fenestra cochlea denilen pencereler yer alır. Fenestra vestibuli denilen açıklığı stapes'in tabanı, fenestra cochlea'yı ise membrana secundaria tympani kapatır.

Dış duvarı (Paries membranaceus): Dış duvar, kulak zarı ve kemik yapılardan oluşmuştur.Kulak zarı dı ş tarafı deri, iç tarafı mucoza ve orta bölümü ise bağ dokusundan meydana gelmiştir.
İç kulak (auris interna): İşitme ve denge ile ilgili fonksiyonlar iç kulakta gerçekleşir. Denge ve işitme duyusu ile ilgili özel hücreler burada bulunur. İç kulak, kemik ve zar labirent olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir.
Labyrinthus osseus (kemik labirent ): Üç bölümden meydana gelmiştir:
Canalis semicirculares ossei (yarım daire kanalları)
Vestibulum
Cochlea


Labyrinthus membranaceus (zar labirent ): Dört bölümden meydana gelmiştir:
Ductus semicirculares membranaceus
Utriculus
Sacculus
Ductus cochlearis
Labyrinthus osseus (kemik labirent): İç kulak girintili ç ıkıntılı bir şekilde iç içe geçmiş iki labirentten oluşmuştur. Dış tarafta yer alan labyrinthus osseus , iç tarafta yer alan ise labyrinthus membranaceus olarak adlandırılır. Labyrinthus membranaceus, labyrinthus osseus içerisinde yer alır. Bu iki labirent arasında perilympha sıvısı bulunur. Labyrinthus osseus içerisinde de endolympha sıvıs ı bulunur.
Canalis semicirculares ossei (yarım daire kanalları): Üç bölümü vardır:

Canalis semicircularis anterior
Canalis semicircularis posterior
Canalis semicircularis lateralis
Vestibulum : Labyrinthus osseus'un orta bölümüne verilen addır. İçinde utriculus ve sacculus denilen zar labirent'e ait oluşumlar bulunu r. Cochlea: Salyangoza benzer bir yapısı vardır.Cochlea içerisinde bulunan işitme nöronları (ganglion spirale), reseptör organlardan aldıkları uyarıları beyinde bulunan işitme merkezlerine iletilmesinde görevi vardır.
Labyrinthus membranaceus (zar labirent):
Ductus semicirculares membranaceus:
Ductus semicircularis anterior,
Ductus semicircularis posterior,
Ductus semicircularis lateralis bölümlerinden oluşmuştur.
Bu kanalların ampulla denilen bölümlerinde bulunan reseptörlerden alınan denge duyusu, n. ampullaris ve bunların katıldığı n. vestibularis yoluyla beyinde bulunan merkezlere iletilir .

Utriculus : Statik denge ile ilgili fonksiyonu vardır.
Sacculus: Statik denge ile ilgili fonksiyonu vardır.
Ductus cochlearis : Bu bölüm içerinde endolympha sıvısı ve corti organı (organum spirale) bulunur. Corti organında duyu ve destek hücreleri yer alır..
Kulakla İlgili Terimler
Auricula: Kulak kepçesi.
Auris: Kulak.
Cavitas tympani (Cavum tympani): Orta kulak boşluğu.
Diapozon testi: Ses titreşimlerini kemiklerin iletip iletmediğini anlamak için yapılan test. İletim tipi ve sinirsel işitme kaybının ayırt edilmesini sağlar.
Glandulae seruminosa: Dış kulak yolunda serumeni salgılayan bez.
Hiperakuzi: İşitme yeteneğinin ileri derecede fazla olması.
Hipoakuzi: İşitme yeteneğinin ileri derecede azalması.
Miringotomi: Kulak zarında cerrahi olarak delik açılması.
Odyometri: İşitme yeteneğinin derecesini ölçme.
Otitis media : Orta kulak enfeksiyonu.
Oto lavage: Dış kulak yolunun yıkanması , kulak lavajı.
Otoraji : Kulaktan kan gelmesi.
Otore: Kulaktan sıvı şeklinde akıntı gelmesi.
Otoskop: Kulak zarını muayenede kullanılan alet.
Serumen: Dış kulak yolu bezlerinin salgısı, epitel hücreleri ve hava yoluyla gelen partiküllerin karışmasıyla oluşur.Kulak kiri. Bu şon. Tinnitus: Kulak çınlaması.
Tuba auditiva: Östaki borusu.
Vertigo: Baş dönmesi.

ÜNİTE 14 DERİ VE EKLERİ
Vücudun en büyük organ ıdır . Vücut ağ ırlığın ın %8’ini oluşturur. Yüzey alanı 1.8 -2.0 m 2’dir. Bütün vücudu örttükten sonra, vücudun
açıklıklarını örten mukoza ile devam eder. Göz kapaklarında 0.5 mm ’ye kadar incelirken, el içi ve ayak tabanında 6 mm’ye kadar
kalınlaşır.

Embriyolojisi
Ektodermden: Epidermis, kıl follikülleri, sebase bezler, apokrin ve ekrin ter bezleri, tırnaklar
Mezodermden: Langerhans hücreleri, makrofajlar, mast hücreleri, fibrositler, kan ve lenf damarları, erektör pili kası, platisma, ya ğ dokusu.
Nöroektodermden: Melanositler ve Merkel hücreleri köken almaktadır.Deri üç ana tabakada incelenir.

EPIDERMIS
Derinin en yüzeyel hücresel tabakasıdır . Esas olarak keratinize çok katlı yassı epitelden oluşur. Deriye dayan ıklıl ık veren tabakadır . Kan damarı yoktur. Dermis’teki kapillerler yoluyla beslenir. Tırnaklar epidermis içinde yapılır.


Epidermis’in tabakaları:
Stratum corneum
Stratum lucidum
Stratum granulosum
Stratum spinosum
Stratum basale (germinativum)
Stratum basale’de oluşan keratinositlerin yaklaşık 21 -25 günlük bir süreç içinde yapılarını değiştirip, bütün tabakaları kat ederek cansız bir keratin tabakası hâline gelmesine "derinin çevrimi (turnover) " denir. Stratum basale, epidermisin ço ğalabilme yetene ği olan tek tabakasıdır

Epidermis ’te bulunan hücreler:
Keratinositler: Keratin yaparlar. Keratin su geçirmez ve dayanıklı proteindir.
Melanositler: Melanin pigmentini yaparlar. Derinin rengini verirler.
Langerhans hücreleri : İmmün cevapta görev alan beyaz kan hücreleridir. Dendritik hücrelerde denir.
Merkel hücreleri: Kaba dokunma duyusu için duyu reseptörü olarak görev yaparlar.

DERMİS
Dermis iki ana tabakadan oluşur:
Stratum Papillare (Papilla tabakası): Gev şek bağ dokusundan oluşur. Kollojen ve elastik lifler içerir. Meissner korpüskülleri bu tabakada bulunur.
Stratum reticulare (Retiküler tabaka): Sık ı, düzensiz bağ dokusundan oluşur. Kollojen liflerinin hakimiyeti vardır. Paccinian korpüskülleri bu tabakada bulunur. Dermisin dayanıklılığın ı verir. Dermis aynı zamanda vücudun bütün bezlerinin bulunduğu alandır. Dermis ’teki kan damarları cilte rengini veren şeydir.
Dermisin hücresel elemanlar ı:
Retikülohistiyositik hücreler: Fibroblastlar, histiositler ve mast hücreleri.
Myeloid hücreler: Polimorfonükleer lökositler (PNL) ve eozinofiller.
Lenfoid hücreler: Dermatolojide özellikle T lenfositler önemlidir.
HİPODERM İS
Daha gevşek ve yağ dokusundan oluşur. Kalınlığı son derece değişkendir. Deri altı enjeksiyon (subcutan) bu tabakaya yapılır. Görevleri Yağ depolar.
Yastık görevi yaparak, darbelerden korur.
Isı izolasyonu sağlar.
Deride bulunan önemli mekanoreseptörler :
Hair follicle receptor (kıl folikülü reseptörü) —Hareketin hız ve yönünü algılar.
Meissner ’s corpuscle (Meissner cisimciği) —İki nokta ayrımında görevlidir.
Merkel’s discs (Merkel diskleri) —Saçsız deride dikey çökmeyi algılar.
Nociceptors (Nosiseptörler) —Ağrıyı algılar.
Pacinian corpuscle (Pacinian cisimciği) —Titre şim (Vibrasyon) duyusunu algılar.
Ruffini’s corpuscle (Ruffini cisimciği) —Eklem hareketleri ve germeyi algılar.
Tactile discs (Dokunsal diskler) —Saçlı deride dikey çökmeyi algılar .
DERİ EKLERİ
BEZLER

Glandula sebacea (Yağ bezi): Bütün vücutta bulunur. Sebum üretir. Salgılarını kıl foliküllerine bırakırlar. En çok saçlı deri, alın ve yüzde görülürler.
Glandula sudorifera (Terbezi): Ter bezleri ekrin ve apokrin ter bezleri olarak ikiye ayrılır. Ekrin ter bezleri bütün vücutta görülür, en yaygın olanıdır. Apokrin ter bezleri koltuk altı, meme ucu ve pubik bölgede görülür.

KIL VE KIL FOLİKÜLÜ (Pilus & Folliculus pili)
Kıllar, epidermisin bir eldiven parmağ ı gibi deri içerisine girmesinden ibaret olan kıl follikülü (folliculus pili) içerisine yerleşmişlerdi r.
Deği şik büyüklükte olurlar. Ayva tüyleri (Lanugo) el içi, ayak tabanları, glans penis ve clitoris hariç bütün vücudda bulunan kıllardır. Kısa ve sert k ıllar; ka şlar, kirpikler, d ı ş kulak yolu ve burun vestibulasında görülürler. Uzun kıllar ise saçlı deri, koltuk altları, genital bölge, erkeklerde sakal ve bıyıklarda bulunurlar.

Vücudun bazı bölgelerindeki kıllar özel isim alırlar:
Lanugo: Fetus derisindeki kıllar
Capilli: Saç
Supercilia: Kaş
Cilia: Kirpik
Barba: Sakal
Tragi: Tragus’taki kıllar
Vibrissae: Burun kılları
Hirci: Koltuk altı kılları
Pubes: Mons pubis’teki kıllar


TIRNAK (Unguis)

El ve ayakların distal falanksları üzerindeki saydam, konveks keratin oluşumlardır. Tırnağın en proksimal bölümünde, deri altındaki matriks ve bunun beyaz renkli bir yarımay şeklinde görebildiğimizkısmı olan lunula tırnağın büyümesini sağlar.Tırnak cisminin üzerinde oturduğu bölüme hiponişyum, tırnağı çepeçevre saran zara eponişyum denir. Tırnaklar hem koruma hem de duyuların parmak uçları i le alınmasında rol oynarlar.

DERİNİN GÖREVLERİ

Koruyucu fonksiyonu: Bak teriler, toksik maddelere karşı, mekanik darbelere karşı ve ultraviyole ışınlarına karşı koruyucudur. Duyu organ ı : Deri vücudun en büyük duyu organı olarak kabul edilir.

Depo fonksiyonu: Su, yağ, şeker ve klor depolar.

Sentez fonksiyonu: D vitamini sentezinde rol oynar.

Vücut sıcaklığ ının ayarlanması: Aşırı ısı deri yoluyla vücuttan atılır.

Boşalt ım fonksiyonu: Az miktarda atık maddeler ciltten boşaltılabilir.

Emilim fonksiyonu: Yağda çözünen maddeler ciltten emilir.

Salınım fonksiyonu: Tuz ve ya ğ ciltten salınır.

Su ve elektrolit dengesinin düzenlenmesi : Bu işlem terleme yoluyla su ve tuz atılarak yap ılır .

DERİ HASTALIKLARINA İLİŞKİN KL İNİK TERİMLER

Primer elemanter lezyonlar:



Makül-patch-leke: Deri yüzeyinde hiçbir değişiklik olmaksızın sadece renk değişikliği ile karekterize lekelerdir.

Papül-plak: Çapı 1 cm’ye kadar olan deriden kabarık elemanter lezyonlara papül, 2cm veya daha büyük deriden kabarık lezyonlara plak denir.

Ürtiker -kurde şen: Gelip geçici, değişik büyüklükte, deriden kabarık, eritematöz kabarıklıktır.

Nodül-Tümör : Dermis ve deri altına yerleşme e ğiliminde, genellikle kalıcı, solid lezyonlardır. Tümörler değişik boy ve şekilde olabilen, yumuşak ve sert kitlelerdir.

Vezik ül: İçi sıvı dolu, 1 -4 mm çap ında, deriden kabarık lezyonlardır.

Püstül: Derinin içi cerahat dolu lezyonlarıdır.

Bül: Çapı 1 cm’den büyük, içi sıvı dolu lezyonlardır.

Erezyon-ülser: Bazal membrana kadar olan doku kayıplarına erezyon, daha derine kadar olan doku kayıplarına ülser denir.

Tüberkül: Dermik infiltrasyonla karekterize, iz bırakan solid lezyonlardır.



Derinin damarları

Derinin kan damarlar ı: Hipodermis’ten gelen arterler hipodermis -dermis sınırında geniş bir damar ağ ı yaparlar (derin pleksus) . Buradan ç ıkan yan dallar deri eklerine ulaşarak bunların beslenmesini sağlarlar. Dermis içerisinde ilerleyen esas ana kollar, stratum papillare’de daha ince bir pleksus ağı meydana getirirler (yüzeyel pleksus). Bu son pleksustan çıkan arterioller, stratum papillare içerisinde terminal kapillerler halinde son bulurlar. Terminal kapillerler venöz kapillerlere dönüşür, venöz kanı toplayan venüller, arterlerle paralel şekilde geriye dönerler.

Lenf damarlar ı: Derinin lenf sistemi Stratum spinosum’daki hücreler arası boşluktan başlar. Stratum papillare’de ilk lenf kapillerleri

oluşur, daha büyük damarlara dönüşür ve hipodermis altında genel lenf sistemine ulaşır. Lenf damarları, kan damarları ile paralel şekilde uzanır.

Derinin sinirleri: Parasempatik lifler ter bezlerini uyarırken, sempatik lifler ter bezleri, arteriol düz kasları ve musculus arrector pili’yi uyarırlar.