Vize Profesyonel Yaşamda İmaj Ve İtibar Yönetimi Vize Ders Özeti

serkankacan69

Active member
12 Eyl 2018
152
57
28
#1
Ünite 1 (Profesyonel Yaşamda Kişisel İtibar Ve Kariyer Yönetimi) 1_ Bir İnsanın Mesleki Kimliğini Ne Gösterir? “kim” ve “ne olduğu”.
2_Mesleki Kimliğin Oluşumuna Etki Eden Süreç Ve Faktörler Arasında Neler Vardır? Erken yetişme dönemi, kişilik, meslek seçim süreci, yaşam evreleri, çalışma yaşamında bulunulan görevler ve bunlardan tatmin olma düzeyi öne çıkmaktadır
3_ Mesleki Kimlik Nedir? Sosyal inşa sürecidir ve bu süreç içerisinde birey çevre ile etkileşim hâlindedir
4_ Başarılı Bir Kişisel İtibar Oluşturma Ve Kariyer Yönetimi İçin Şu Üç Konuda Farkındalığın Artırılması Ve Hassas Davranılması Önemlidir:
Bireyin kişiliği, karakteri ve değerler sistemi,  Bireyin kendisini nasıl gördüğü ve nasıl algıladığı,  Diğer insanların kişi ile ilgili algılamaları.
5_Profesyonel Yaşam Dikkate Alındığında Kişisel İtibar Ve Başarılı Bir Kariyer Yönetimi İçin Bazı Sosyal Ve Mesleki Beceriler Gerekmektedir Bu Beceriler Nedir?
Profesyonel Yaşamda,
İtibar Yönetimi,
İş Ahlakı Konusunda Farkındalık,
Kültürler Arası Farklılıkları Anlama Ve Buna Uygun Davranabilme,
Sözlü Ve Sözsüz İletişim,
İkna Becerisi,
Sosyal Davranış Kuralları Ve
Protokol İle Giyim Kültürü Bu Beceriler Arasında Öne Çıkmaktadır
6_ Profesyonel Yaşamda Başarı İçin Kişilerde Şu Üç Özelliğin Birlikte Bulunması Önemlidir:
Kendi olmak (özgünlük)
İyi bir kişisel itibar
Doğru insanlar tarafından keşfedilmek
7_ Profesyonel Yaşam Kavramı Nerde Kullanılmaktadır? Gündelik dilde daha çok iş ve çalışma yaşamı anlamında kullanılmaktadır
8_ Profesyonel Kişi, Belli Bir Ücret Karşılığı Uzma Raelin’e Göre Profesyonel Kişiler Aşağıdaki ÖzellikLere Sahiptir:
Çalışma alanı ve mesleğiyle ile ilgili akademik bir kurumda uzun bir süre uzmanlık eğitimi alır.
Çalışma alanı ve mesleğiyle ilgili problemleri inceleme ve çözüm bulma konusunda gerekli deneyim, bilgi ve beceriye sahiptir.
Çalışma alanı ve mesleğine kendini adar ve mesleğini yürütürken mesleki kurallara ilgi ve bağlılık gösterir.
Çalışma alanı ve mesleğiyle ilgili kurum ve kuruluşlarla ilişki hÉlinde olur, faaliyetlerine katılır ve mesleki aidiyet hisseder.  Çalışma ve meslek ahlakına sahip olup mesleki ilke ve kuralları kendi çıkarının önüne koyar.
9_Çalışma Yaşamında Bir Profesyonelin Mesleki Gelişimi Belli Aşamalardan Geçerek İlerler. Bu Aşamalar Nedir? Tarihte özgün bir meslek örgütlenmesi olan Ahi kültüründe yamak, çırak, kalfa ve usta (üstad) olarak sıralanmıştır 10_ Çalışma Yaşamında Yakın Dönem Akademik Çalışmalardan Birisinde İse, çıraklık, meslektaşlık, akıl hocalığı (mentorlük) ve himayecilik olarak birbirini izleyen aşamalara ayrılmıştır.
11_ Profesyonel Yaşam Kaç Aşamadan Meydana Gelir? Çıraklık, meslektaşlık, akıl hocalığı ve himayecilik olmak üzere 4 aşamadan meydana gelmektedir
12_ İş Dünyasında Profesyonel Çalışmaya Yeni Başlayan Çıraklık Aşamasındaki Kişiler İçin Ne Kullanılır? “Asistan” ya da “uzman yardımcısı” gibi unvanlar kullanılmaktadır
13_ Meslektaş Statüsü Ne Zaman Kazanılır? İkinci aşamada, kişi kendi başına mesleği yürütecek yeterliliğe ulaşır ve meslektaş statüsü kazanır.
14_ Uzman Ne Zaman Kullanılmaya Başlar? Kişi artık mesleki bilgi, beceri ve deneyim yanında, meslek ahlakı ve meslek standartlarınına bağlı bir biçimde çalışmaya hazır hale gelir. İş yaşamında bu aşama için genellikle “uzman” unvanı kullanılmaktadır.
15_ Profesyonel Yaşamın İlerleyen Aşamalarında (Üçüncü Aşama) İşini Yapmanın Yanında, çalışmaya yeni başlayan kişilere rehberlik etme (mentorluk) rolü de üstlenilir. Bu aşamayı “kıdemli uzman” unvanı ile tanımlayabiliriz.
16_ Profesyonel Kariyerin Dört Aşaması Tablo 1.1’de Görülmektedir

AŞAMA I
AŞAMA II
AŞAMA III
AŞAMA IV

MERKEZÎ FAALİYET
Yardım etme Öğrenme
Yönlendirmeleri izleme
Bağımsız katkı sağlayıcı
Eğitim
Örgütün yönünü şekillendirme
BİRİNCİL İLİŞKİ
Çırak
Meslektaş
Akıl hocası
Himayeci
TEMEL PSİKOLOJİK KONULAR
Bağımlılık
Bağımsızlık
Başkaları için sorumluluk alma
Güç uygulama

17_ Profesyonel Kariyerin Özellikle 4. Aşaması neyi Temsil Etmektedir? Daha fazla yönetim kademelerini temsil etmektedir 18_Yöneticiliğe Uygun Olmayan Bir Uzmanı/Çalışanı Yönetici Yapmak İki Yönlü Bir Kayba Sebep Olmaktadır.
Birincisi kıymetli bir uzman kaybedilmekte,
İkincisi performansı düşük bir yöneticiye sahip olunmaktadır
19_ Yönetici Olarak Kariyerine Devam Etmek İsteyen Profesyonellerin Teknik Özellikleri YaNında, Aşağıda Genel Başlıklar Olarak Sıralanan Yöneticilikle İlgili Yetkinlikleri Kazanmaları Yönetim Pozisyonuna Hazırlıklı Gelmelerine Yardımcı Olacaktır:
Planlama ve organizasyon yetkinliği
Liderlik ve takım yönetimi
Kişilerarası ilişkiler ve iletişim yetkinliği
Karar verme ve problem çözme yetkinliği
Çatışma yönetimi yetkinliği
Kaynak dağıtımı ve öncelik belirleme
Sonuç odaklılık
Belirsizlik ve stresle baş edebilme
20_ İnsanlar Diğer Kişiler Tarafından Nasıl Göründüklerini Hep Merak Ederler Ve Zihinlerini Aşağıdaki Sorular Zaman Zaman Meşgul Eder:
İnsanlar hakkımda ne düşünüyor
olumlu bir kanaate sahipler mi
Mesleğimde beni nasıl görüyorlar
Yetenek ve kabiliyetlerim hakkında ne düşünüyorlar
Beni doğru tanıyorlar mı
Kendimi doğru anlatabiliyor muyum
Bana güveniyorlar mı
21_ İtibar Kavramı Şu Şekilde Tanımlanmıştır? Doğrudan gözlemlenebilen veya yazılı dokümanlarda (ikincil kaynaklar) yer alan, insanların belirgin kişilik özellikleri, başarıları ve davranışları ile bir süre amaçlı olarak sundukları imajlarının kompleks bir biçimdeki karışımını yansıtan algısal bir kimliktir
22_ Kişisel İtibarın Unsurları Arasında Ne Vardır? Kişilik, kimlik ve algılama bulunmaktadır
23_Kişisel İtibarın Aşağıdaki Özelliklere Sahip Olduğu İfade Edilebilir:
Belli bir bağlamda başka insanların algılamasıdır.
Eksik bilgi olduğu zamanlarda karar vermede kullanılır.
İtibar sahibi ve algılayanın her ikisinin de fark ettiği bir değeri vardır.
Kişi, ortam ve hedefin etkileşiminden çıkan bir üründür.
Planlı veya tesadüfen gelişen olaylardan etkilenir.  Süreklilik gösterir
24_Kişisel İtibarın Oluşumunda Öncelikle Kişilerin Kendileri Hakkındaki FarkındaLıklarının Artması Gerekir Bunlar Nedir? Kişilerin
“kim” ve “ne oldukları” konusunda kişisel farkındalıklarını anlaması bu sürecin başlangıç aşamasıdır
25_Gerçek İtibara Sahip Kişilerin, Yola Öncelikle İtibar Elde Etmek İçin Çıkmadıkları Görülmektedir. İşlerini düzgün, standartlara uygun ve kaliteli yapmak bu kişilerin öncelikli amacı olmuştur. Yani gerçek itibar sahibi kişiler “itibar sahibi olmak” veya “itibar sahibi görünmekw için bunu yapmış değillerdir
26_ Kişisel Markalama (Personal Branding)Nerde Tanıtıldı? İlk defa Erving Goffman'ın 1959 yılında yazdığı “Gündelik yaşamda benliğin sunumu” adlı kitapta dolaylı olarak tanıtılmıştır. Kavram 5om Peters'in 1997'deki makalesi The brand called you ile popüler hale gelmiştir.
27_ Kişisel Marka, Bir İnsanı Diğerlerinden Ayıran Ve Kendine Özgü Kılan Bir Takım ÖzellikLeri Kapsar
Bu özellikler bir kişinin değerleri, kişiliği, ilgileri, becerileri, istekleri ile motivasyonunu sağlayan faktörler ve güçlü yönlerinden oluşur 28_ İnsanlar Kişisel Marka Oluşturarak Diğer İnsanların Kendilerini Olumlu Yönde Algılamasını Sağlamaya Çalışır. Bu Süreçte Kişiler Hedef Kitleye Aşağıdaki Dört Mesajı Sunar:
Kim olduğu
Ne yaptığı
Kendisini farklı kılan şeyler  Onlara ne katacağı
29_Kişisel Marka Pek Çok Faktörden Etkilenir. Bu Faktörlerin Başlıcaları eğitim, meslek, oturulan yer, komşular, arkadaşlar, yaşam tarzı, giyinme biçimi, konuşma tarzı, oturma ve kalkma şekli, karar verme tarzı, insanlarla iletişim kurma biçimi olarak sıralanabilir. Bunların her biri tek tek etkili olmakla beraber tümünün bir araya gelerek oluşturduğu bütüncül yapı, kişisel markayı oluşturur 30_ Kişisel Markanın İletişiminde Kullanılabilecek Başlıca Kanallar Şu Şekilde Sıralanabilir:
Sosyal medya
Müşteriler
Meslek örgütleri
İlişkiler
Seminer ve konferanslar
31_ Kişisel İmaj Nedir? Benlik algısını ifade etmektedir
32_ Çerçevede Kişisel İmaj Üç Alana Odaklanır:  İnsanların ikendisini nasıl gördüğü,
başkalarının kişiyi nasıl gördüğü” ve
“kişinin kendisini başkalarına nasıl göstermek istediği”.
33_ Kişisel İmajı Oluşturan Öğeler Şunlardır:
Görüntü
Sözlü iletişim
Sözsüz iletişim
Diğer iletişim özellikleri
Karakter
Yeterlilikler
Davranış ve tavırlar
34_ Kişisel İmajı Oluşturan Öğeler Arasında Neler Vardır? Görüntü, sözlü ve sözsüz iletişim, karakter gibi unsurlar yer almaktadır
35_ Kariyer Ne Anlamlar Gelir? İlerleme, beceri kazanma, yükselme gibi anlamlara gelmektedir
36_ Kariyer Kavramı Günlük Yaşamda Nedir? İlerlemek, meslek, iş yaşamı, başarı ve tatmin olma gibi anlamlarda kullanılmaktadır 37_ Genel Anlamda Kariyer Nedir? Bir kişinin çalışma yaşamı boyunca bir iş/meslek alanında ilerlemesi, deneyim ve beceri kazanması olarak yaygın biçimde tanımlanmaktadır.
38_ Kariyerin Dört Farklı Anlamından Bahsedilmekte Ve Aşağıdaki Gibi Sıralanmaktadır:
Örgütsel hiyerarşi içerisinde yükselmek,
Bir mesleği ifade etmektedir. Bazı meslekler, kariyer meslekleri olarak adlandırılır ve bu mesleklere sahip olmak bir saygınlık göstergesidir,
Yaşam boyunca yerine getirdiğimiz meslek/meslekler ve her bir mesleği yerine getirirken kazanılan deneyimler ve bu mesleklerden duyulan içsel tatmin,
Kişilerin yaşamları boyunca yaptığı iş ve mesleklerin ardışık bir niteliğe sahip olması ve bu iş ve mesleklerin bireyin gelişimine ve tatmin olmasına katkı sağlaması.
39_ Bireyler Profesyonel Yaşamda Kariyerlerine Genel Olarak Üç Temel Alanda Devam Ederler:
Uzmanlık
Yöneticilik
Girişimcilik
40_ Kariyer Yönetimi Olarak Tanımlanan Bu Süreç Şu Temel Aşamalardan Oluşmaktadır:
Kendini analiz ve keşfetme
İş dünyasını analiz ve keşfetme
Gelişim alanlarının belirlenmesi  Kariyer planı geliştirme
41_Kişi Kendisi Ve İş Dünyasını Analiz Ettikten Sonra, Kariyer Planı Geliştirme İle İlgili Aşağıdaki Soruları Kendisine Sormalı Ve Soruların Cevabı İçin Hazırlık Yapmalıdır:
Nerede olmak istiyorsunuz
? Bu soru çerçevesinde şu hususlara dikkat edilmelidir: Gelecekte severek yapacağınız faaliyetleri ve hangi işlerin bu faaliyetleri yapmaya imkÉn vereceğini spesifik olarak belirleyiniz. Kariyer hedeflerinizi, 1 yıllık, 3 yıllık ve 5 yıllık gibi zaman dilimlerine göre hazırlayınız. Kariyer hedeflerini belirlerken, kişisel amaçlarınızı, ailenizi ve içinde bulunduğunuz toplumu dikkate alınız. Kariyer hedeflerine ulaşıp ulaşmadığınızı nasıl ölçeceğinizi tespit ediniz.
Şimdi neredesiniz? Hedeflerinizle ilişkili olarak, bilgi, beceri ve deneyimlerinizi dikkate alarak şu anda nerede olduğunuzu tanımlayınız. 0lduğunuz yer ile olmak istediğiniz yer arasındaki farkı ortaya koyunuz. Geliştirilmesi gereken becerilerinizi belirleyiniz.
Kişisel güçlü yönleriniz ve sahip olduğunuz imkânlar/kaynaklar nelerdir? Bunlar hedeflerinize ulaştırabilir mi? Şimdiye kadarki hayatınızda kazandığınız becerilerinizi ve güçlü yönlerinizi listeleyiniz. 4ahip olduğunuz ama test etmediğiniz becerilerinizle ilgili ayrı bir liste oluşturunuz.
Hedefinize ulaşmayı kısıtlayan ve gelişmesi gereken yönleriniz nelerdir? İyi yapamadığınız faaliyetleri sıralayınız. Şu anda sahip olmadığınız ama gelecekte size gerekli olacak becerileri belirleyiniz
Gelişmesi gereken yönlerinizi nasıl geliştirebilirsiniz? Gelecekte gerekli olacak becerileri nasıl kazanacağınızı planlayınız.
Hayattaki diğer meşguliyetlerinizi de dikkate alarak gelişim planlarınızı oldukça spesifik hâle getiriniz.
Gelişmesi gereken yönleriniz için kimlerden yardım alabilirsiniz? Kariyer hedeflerinize ulaşabilmek ve gelişim sağlayabilmek için kariyer danışmanlığı, bilgi ve destek alabileceğiniz kişileri belirleyiniz.
Çevrenizde ne tür imkân ve kaynaklar mevcut? Kariyerinize olumlu katkı sağlayacak, iş, kişi ve proKe gibi fırsatlar nelerdir Bu konuda ulaşabileceğiniz imkan ve kaynakları listeleyiniz. Bunlardan nasıl yararlanabileceğinizi belirleyiniz.
Hedefinize ulaşmayı kısıtlayan dış engeller nelerdir? Hedeflerinize ulaşmayı engelleyecek faktörler nelerdir Bunlardan hangisinin daha fazla engel oluşturacağını belirleyiniz.
Çevrenizdeki dış engellerin üstesinden nasıl gelebilirsiniz? Yüz yüze geldiğiniz engellerin üstesinden gelmek için bir plan hazırlayınız. Dış engelleri ortadan kaldırabilmek için bilgi ve yardım alınabilecek kişileri belirleyiniz.
42_Günümüzde Kariyer Planlama Sırasında Şu İlkelere Dikkat Edilmelidir:
Kariyer planı, belli aralarla gözden geçirilmeli ve gerekirse güncellenmelidir.
Kariyer planı, bireyin önüne çıkabilecek engeller dikkate alınarak, alternatifli hazırlanmalıdır.
Yeni nitelikler kazandıkça kariyer planı güncellenmelidir.
Kariyer planı yaparken, somut bilgileri veri olarak kullanmak ve benzer işlerdeki kişilerin kariyerlerinde nasıl ilerlediklerini izlemek gerekir.
Kariyer planı gerçekçi ve pratik olmalıdır. Daha deneyimli kişilerle görüşülerek planın uygulanabilirliği artırılmalıdır 43_Kariyer Çıpaları? Kişilerin kendilerini değerlendirebilecekleri ve kariyerlerine hangi yoldan devam edeceklerine karar vermeleri için “kariyer çıpaları” bir yaklaşım olarak kullanılabilir
44_ Kariyer Çıpası Kavramı Kim Tarafından Geliştirildi? Edgar Schein tarafından geliştirilmiştir
45_ Kariyer Çıpaları (Career Anchors )Nedir? bir bireyin kendi kendine algıladığı yetenek, kabiliyet, temel değerler, güdüler ve ihtiyaçlardan oluşan bir benlik kavramıdır
46_schein'in Ortaya Koyduğu Sekiz Kariyer Çıpası Şunlardır:
Özerklik/Otonomi
: Bu çıpanın baskın olduğu kişilerin kariyerlerinde temel belirleyici serbest hareket edebilmektir. Başkalarına bağımlı olmak yerine tek başına çalışmayı tercih ederler. Örgütsel sınırlamalar altında çalışmaktan hoşlanmazlar.
Güvenlik/İstikrar: Bu çıpanın baskın olduğu kişiler örgütte kalma ve istikrar konularında güven arayışı içindedir. Bu kişiler için iş ve istihdam güvenliği kariyer seçiminde belirleyici bir etkiye sahiptir.
Teknik/Fonksiyonel yetkinlikler: Bu çıpanın baskın olduğu kişiler işe ve göreve yöneliktir. Teknik becerilerini göstermek isterler. Bu kişilerde uzmanlık alanında derinleşme ve büyüme örgütte yükselmekten daha önemlidir.
Genel Yönetsel yetkinlikler: Bu çıpanın baskın olduğu kişiler diğer kişilerin ve fonksiyonların organizasyonu ve yönetilmesine yönelik istekli ve beceriklidir.
Girişimci yaratıcılık: Bu çıpanın baskın olduğu kişilerde yeni ürün veya hizmet üretmek, bilgi ve becerilerini bu amaç için kullanmak veya yeni işletmeler kurmak istek ve becerisi yüksektir.
Hizmet veya bir olaya kendini adamak: Bu çıpanın baskın olduğu kişilerde belli bireysel ve sosyal değerlere saygılı davranma, başkalarına yardım etme ve başarıya adanmışlık yüksektir.
Saf meydan okuma: Bu çıpanın baskın olduğu kişiler zor problemlerle uğraşmayı sever, rekabetten ve kazanmaktan hoşlanırlar.
Yaşam tarzı: Bu çıpanın baskın olduğu kişiler kariyeri daha geniş olan yaşam alanının bir parçası olarak görürler, iş aile ve kendi yaşam tarzı arasında denge kurmaya önem verir
47_ Kariyer Aşamaları Geleneksel Olarak Nedir? Keşif, ilerleme, sürdürme ve düşüş olmak üzere dört aşama olarak kabul edilmektedir
48_ Kariyer Patikası Nedir? Bireyin eğitim, deneyim ve sorumluluklarından oluşmaktadır
49_Kariyer Aşamaları Yetişkin Gelişimi İle Yakından İlişkilidir. Kariyer Aşamalarını Yetişkin Gelişimi İle İlişkilendirmek Üç Açıdan Yararlıdır:
Kişi kendi yaşamında meydana gelecek değişiklikleri tahmin ederek bunlara daha iyi hazırlanabilir,
Yaşamın farklı aşamalarında karşılaşılacağı problemlerle baş edebilecek değişik becerileri kazanabilir,
Bir aşamadan diğer bir aşamaya geçiş zor ve sancılı olduğundan, geçişlerin farkında olmak, süreçteki zorluğu azaltabilir 50_ Örgüt Açısından Kariyer Patikası İse Nedir? B ir kişinin bir görev veya pozisyondan diğer görev ya da pozisyonlara nasıl gidebileceğini gösteren örgüt içi yollardır.
51_ Örgütlerdeki Kariyer Patikalarını Bilmek Çalışanlara Şu Faydaları Sağlar:
Kariyer patikasının başlangıç seviyesinde kişilerden beklenen güçlü yönlerin neler olduğunu öğrenmek,  Kariyer patikasındaki işlerle ilgili performans ve ödüllerin neler olduğunu öğrenmek,  Kariyer patikasındaki işlerin gerektirdiği eğitim ve geliştirme türlerini öğrenmek.
52_Kariyer Başarısı Kavramı Nedir? Yaşanılan iş deneyimlerinin sonucunda ulaşılan olumlu sonuçlardır. Kariyer başarısı ücret, terfi, statü gibi maddi ve somut unsurlar olabileceği gibi psikolojik ve iş tatmini ile ilişkili de olabilir
54_ Kariyer Başarısı Kaça Ayrılır? Dışsal kariyer başarı ve içsel kariyer başarı şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
55_Dışsal Kariyer Başarısı Kriterleri Nedir? Ücret, ücret artış oranı, örgütte sahip olunan hiyerarşik seviye, yönetime yakınlık ve alınan terfi sayısı gibi dışsal bir bakış ile elde edilebilecek ve üzerinde uzlaşı sağlanmış unsurları içermektedir. İçsel (subKektif) kariyer başarısı ise, bireyin kendi kariyerine ilişkin içsel algılama ve değerlendirmeleridir. İçsel kariyer başarısı kriterleri ise, kariyer tatmini, iş tatmini, yaşam tatmini ve istihdama ilişkin bireyin inanç ve algılamalarını içermektedir
56_ Kariyer Yetkinlikleri Yaklaşımıdır. Bilme Yolları (Knowing ways) Olarak Adlandırılan Bu Yetkinlikler De fİllippi Ve Arthur Tarafından Üç Başlıkta Toplanmaktadır
Niçini bilme (knowing Xhy): Kim olduğumuz, değerlerimiz, bizi motive eden şeyler vb. kariyer amacımızla ilgili farkındalığımız,
Nasılı bilme (knowing how): sahip olduğumuz bilgi, beceri, kabiliyet ve deneyimler,
Kimi bilmek (knowing whom): sahip olduğumuz ilişkiler ve sosyal çevremiz
57_ Profesyonel Yaşamda Kişileri Başarılı Yapan Yetkinlikler Çerçevesinde stephan covey'in etkili İnsanların 7 Alışkanlığı Kitabı Önemli Bir Kaynak Olarak Dikkat Çekmektedir. Bu Kitapta Dile Getirilen 7 Alışkanlık Şunlardır:
Proaktif olmak
sonu düşünerek işe başlamak
Öncelikli işleri öne almak
Kazan kazan diye düşünmek
Önce anlamaya çalışmak sonra anlaşılmaya
sinerji yaratmak
Baltayı bilemek (Kendini yenileme)
58_Profesyonel Yaşamda Öne ÇıKan Bu Temel Yetkinlikler Aşağıdaki Başlıklarda Sıralanabilir:
Kişisel bütünlük ve dürüstlük
Kişisel farkındalık
İletişim becerisi
takım çalışmasına yatkınlık
Problem çözme
zaman yönetimi
Yenilikçilik
esneklik
Duygusal zeka
Müşteri/ hizmet alan odaklılık
ticari duyarlılık
Belirsizlik altında çalışabilmek
Girişimcilik
Bilişim okuryazarlığı
Ünite 2 (Sözsüz İletişim)
59_ İletişim Kavramı Nereden Gelmektedir? Latince’deki ‘communicare’ kelimesinden türetilmiş olup ortaklık ve paylaşma anlamına gelmektedir 60_ İletişime İlişkin Yapılan Tanımlarda İki Temel Bakış Açısı Ortaya Çıkmaktadır.
Bu bakış açılarından ilki iletişim sürecini taraflar arasında ileti alışverişi olarak ele almaktadır (Fiske, 1996). Klasik anlamda Kaynak – Mesaj – Kanal – Alıcı modelinde yer aldığı şekliyle taraflar arasında fikir, duygu, tutum vb. gibi unsurların nasıl aktarıldığına odaklanılmaktadır.
Diğer bakış açısı ise taraflar arasında anlam paylaşımını, birlikte algılamayı ve karşılıklılığı esas almaktadır 61_ İletişim Sürecinin Kesintiye Uğraması Neyle İfade Edilir? “Gürültü” kavramıyla ifade edilmektedir.
62_ İletişim Süreci Neye Dayanmaktadır? Anlatma ve anlaşılma esasına dayanmaktadır
63_ İletişim Sürecinin Sağlıklı Gerçekleşebilmesi Ve Tarafların Anlatma Ve Anlamaya Dayalı Anlam Paylaşımı Sağlamaları İçin Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Noktalar Bulunmaktadır.
İletişimde başlangıç önemlidir
: İletişim sürecinde taraflar arasındaki etkileşimin başlangıcı sürecin önemli bir belirleyicisidir.
Taraflar birbirleri hakkında olumlu veya olumsuz olarak bireysel özellikleri ve toplumsal normlar bağlamında bir karara varırlar. Bu kararın oluşumunda beden dilinden konuşma biçimine kadar çeşitli unsurlar rol oynar.
İletişim yalnızca bilgi alışverişi değildir: Bireylerarasındaki duygu ve düşüncelerin bilgi verici biçimde aktarılmasında bilginin nasıl verildiği, içeriğin hangi yolla aktarıldığı önem taşımaktadır. Bu süreçte bir konu veya durum hakkında bilgi sahibi olmak, konu veya durumun içeriğini öğrenmek tarafların birbirini anladığı sonucuna bizi götürmemelidir. Bir çalışanın önemli bir satış görüşmesinin neden olumsuz sonuçlandığını patronuna aktarırken çalışanın satışı gerçekleştirmek için ne yaptığını patronun öğrenmesi mümkündür fakat çalışanın neler yaşadığını ve görüşmenin neden olumsuz sonuçlandığını anlaması için iletişimdeki sözel ögelerin yanında sözsüz iletişim unsurlarını da birlikte değerlendirmesi gerekmektedir.
İletişim kişiyle yapılır: İletişim sürecinde tarafların her ikisinin de etkin oluşu iletişimin gerçekleşmesi açısından önemlidir. Alıcının iletileri almaya hazır olmadığı durumlarda iletişim süreci kesintiye uğramaktadır. İletişim tanımında yer alan ortak anlam paylaşımı bu noktaya işaret etmektedir. Örneğin işletmenin yeni bir ürünü piyasaya sunmak için pazarlama ve üretim bölümü yöneticilerinin yaptığı bir toplantıda pazarlama yöneticisinin o an aklında başka bir sorun varsa anlama ve anlaşmaya yönelik bir iletişimden söz etmek mümkün değildir.
İletişim bir bütündür: İletişim süreci içinde yer alan unsurları birbirinden ayrı değerlendirmek veya bu sürecin bir bölümüne odaklanmak yaptığımız değerlendirmenin hatalı olmasına yol açacaktır. Sözel iletişimin içeriğini veya beden dilini ayrı değerlendirmek yerine bütüncül bir bakış açısına sahip olmak herhangi bir durum veya konu hakkında doğru karar vermemize de katkı sağlayacaktır. Kollarını kavuşturmuş bir kişi için iletişime kapalı demek diğer işaretlere dikkat edilmeden yapıldığı için eksik bir değerlendirme olacaktır. Ortamın soğuk olmasından dolayı üşüyen bir kişi de aynı harekette bulunabilir. İnsan kaynakları bölümünün personel seçiminde adaylarla yaptığı görüşmelerde adayların oturma biçimleri farklı şekilde değerlendirilebilir. Bacakların üst üste atılmasını bir gerginlik işareti olarak değerlendirmenin yanında bu durumu adayın kendine duyduğu güvenden de kaynaklanabileceği şeklinde yorumlamak da mümkündür.
64_ Günümüzde Sözsüz İletişimin Etkisini Anlatmada Klasik Hâline Gelen Bir Araştırmada Nasıl Olmuştur? Sosyal psikolog Albert Mehrabian bir mesajın toplam etkisinin % 7 kullanılan kelimelere, % 38 ses tonuna, % 55 yüz ifadesi, el hareketleri, beden duruşu ile diğer sözsüz iletişim biçimlerine dayandığını ortaya koymuştur
65_ Sözsüz İletişim Nasıl Gerçekleşmektdir? Jestler, alan kullanımı veya konuşmanın sözsüz unsurları gibi sunumsal kodlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir
66_ Sunumsal Kodlarla Ne Olur? Enformasyon taşımak ve bireylerarası etkileşimi yönetmek için kullanılmaktadır. Sunumsal kodlar yoluyla iletişim sürecindeki taraflar birbirleri hakkında bilgi edinir ve birbirlerini tanıma fırsatı bulur. Tarafların tutumları, duyguları, toplumsal konumu gibi özellikler bu sayede öğrenilir
67_ Sözsüz İletişim Ve Beden Dili İle İlgili Bilimsel Araştırmaların Yapıldığı Bilim Dalı Nedir? Kinezik (kinesic) olarak adlandırılmakta ve görece yeni bir bilim dalı olarak kabul edilmektedir
68_ Kinezik Nedir? İletişim sürecinde bireylerin beden hareketlerini ve eylemlerini incelemektedir
69_ Sözsüz İletişim Genel Olarak Şu Unsurlardan Oluşmaktadır
Jestler ve mimikler
Yüz ifadeleri ve baş hareketleri
Bireylerarası mesafe, bedensel temas ve alan kullanımı
Yönelme ve duruş
Giyim ve görünüm
Konuşmanın sözsüz görünümü
70_ Jestler Ve Mimikler Nedir? iletişim sürecinde taraflara görsel mesajlar gönderen hareketlerimizdir. Yüz kaslarının anlatım amaçlı kullanımı mimikleri; baş, el, kol, ayak, bacak ve bedenin kullanımı da Kestleri oluşturur
71_ Jestler Kaça Ayrılır? Anlatım jestleri, sosyal jestler ve mimik jestleri olarak ayrılmaktadır
72_ Anlatım Jestleri Nedir? Gündelik yaşamımızda iletişim sürecinin temel işaretlerini oluşturmaktadır 73_ Sosyal Jestler Nedir? Olandan daha çok olması gerekeni ortaya koymaktadır.
74_ Mimik Jestler Nedir? Taklit etme ve tanımlama amacıyla kullanılır
Sahne sanatlarında kullanılan tiyatroya özgü jestler,
Doğaya veya hayvanlara özgü seslerin çıkarılmasında kullanılan taklit jestler,
Sus işareti gibi kısaltma ve özetlemeye ilişkin şematik jestler,
Belirli bir meslek grubunun kendi arasında kullandığı jestler olarak ayrılmaktadır 75_ Dünya Genelinde Tanınan Ve Anlaşılan Altı Yüz İfadesi Bulunmaktadır. Bunlar Nedir?
Sevinç, üzüntü, şaşkınlık, korku, tiksinme (iğrenme) ve öfkedir
76_ Yüz Kasları Bireylerin Duygusal İfadelerini Yansıtmaları Açısından Üç Grupta Ele Alınmaktadır Bunlar :
(1) Alın kasları (2) Göz kapakları ve çevresi kasları (3) Ağız bölgesi, dudaklar ve çene kasları
77_Sözsüz İletişim İçerisinde Gözler Bedenin Diğer Uzuvlarından Daha Fazla Mesaj Verebilmektedir Bunlar Nedir? Utanma, can sıkıntısı, öfke ve sevgi gibi bireyin duygusal durumunu anlatan hisler farklı bakışlarla karşımızdakine aktarılabilir
78_ Göz Temasından Kaçınmak Genellikle Ne Olarak Tanımlanmaktadır? Nezaketsizlik ve samimiyetsizlik olarak algılanmaktadır
79_İletişim Sürecinde Kişisel Alan Sınırları Ve Bu Sınırların Nasıl Kullanılacağını İnceleyen Bilim Dalı Nedir? proksemi (proxemics) bilim dalı tarafından incelenmektedir
80_ Kişisel Mekân Kullanımı Aslında Nedir? psikolojik bir mekân algısını yansıtmak ve bireyin kendini görülmeyen bir sınırla korumasına dayanmaktadır
81_ Bireylerarası İletişimin Düzeyini De Tanımlayan Dört Farklı Alan Ve Mesafe Biçimi Ortaya Çıkmaktadır. Bu Alanlar;
Mahrem alan,
Kişisel alan,
sosyal alan,
Genel alan olarak isimlendirilmektedir
82_ Mesafe Kullanımında Toplumsal Farklılıklar

Mahrem Alan
Kişisel Alan
Sosyal Alan
Genel Alan
Türkiye
0 o 25 cm
25 o 100 cm
100 o 250 cm
250 cm y
ABD
0 o 46 cm
46 o 120 cm
120 o 350 cm
350 cm y

83_ Mahrem Alan Nedir? Bireyin duygusal ilişkide olduğu bireylerle paylaştığı alandır Bu alan aile fertlerine ve yakın arkadaşlara ayrılmıştır. Birey mahrem mesafesine girmesine izin verdiği kişilere güven duyduğu ve bir yakını olarak gördüğü mesajını verir
84_ Mahrem Mesafenin İhlal Edilmesi Ve İstenmeyen Kişilerin Bu Alana Girmesi Bireyin İki Farklı Tepki Göstermesine Yol Açmaktadır:
Sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk hâli
Saldırganlık eğiliminde artış. Zorunlu olmadıkça bireyler başkalarının mahrem alanını ihlal etmek istemezler.
85_ Kişisel Alan Nedir? Bireylerin tanıdığı ve yakın ilişkide olduğu kişileri tutmak istediği alandır
86_Sosyal Alan Nedir? Tanıdığımız kişilerle ve alışveriş yaptığımız perakende mağaza gibi yerlerdeki bireylerle aramızda oluşan mesafedir.
87_ Profesyonel Yaşamda İş İlişkisi İçerisinde Olan Bireylerarasında En Uygun Mesafe kullanımı sosyal alandır
88_ Genel Alan Nedir? birbirini tanımayan insanların halka açık mekânlarda korumaya çalıştıkları alandır
89_İnandırıcılığın Daha Da Artırılmasını Sağlamak Ve Etkili Bir İletişim Gerçekleştirmek İçin Aşağıdaki Noktalara Dikkat Etmek Hem Gündelik Yaşamda Hem De İş Hayatında Fayda Sağlayabilecektir (Goman, 2008):
El sıkışırken doğrudan muhatabınızın gözlerinin içine bakın ve ona gülümseyin.
Biriyle tanıştırılırken ve ona elinizi uzatırken ayağa kalkmayı ihmal etmeyin.
Gerektiği zaman tokalaşmak için sağ elinizin sürekli serbest olduğundan emin olun.
Muhatabınızı selamlamadan önce çantanızı, dosyalarınızı, cep telefonunuzu ve diğer eşyalarınızı sol elinize doğru geçirip hazır bekleyin. Böylece tokalaşacağınız eliniz ve siz hazır olursunuz.
Muhatabınızın avuç içi ve parmaklarıyla sizinkilerin temas etmesini sağlayın. satış elemanlarıyla gerçekleştirilen araştırmalarda müşterilerin bu tür bir temas olmadığında karşıdaki kişinin bir şeyler sakladığı izlenimine kapıldığını göstermektedir.
Elinizi uzatırken yan durmasına dikkat edin. Bir kişi elini avuç içi yukarıya doğru dönük şekilde uzatırsa bu, bir alçak gönüllülük hareketi olarak algılanmaktadır. Tokalaşırken elin içi aşağıya doğru dönük olduğunda veya aşağıya doğru çevrildiğinde üstünlük algısı oluşturulmaya çalışıldığı düşünülmektedir. El yanlamasına uzatıldığında ise eşitlik ve güven mesajı verilmektedir.
Tokalaşmanın sıkı ve sağlam bir biçimde yapılması güvenli ve kendinden emin olarak algılanmaktadır. İş hayatında kadınların buna dikkat etmesi daha iyi bir izlenim bırakmada etkili olabilmektedir.
Muhatabınızın elini normal olarak tuttuğunuz süreden biraz daha fazla tutmak dikkati üzerinizde toplamak ve daha samimi olunduğunu gösterme imkânı sağlayabilecektir.
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum gibi ifadeler kullanmadan önce biraz konuşmak uygun olacaktır.
Tokalaştığınız kişinin yanından ayrılırken yere değil onun yüzüne doğru hafifçe tebessüm ederek bakın. Yere doğru bakmak lüzumsuz tevazu göstermek şeklinde algılanabilmektedir
90_ Bireylerarası İlişkilerde arkadaşlık, samimiyet, hoşlanmama veya üstünlük duyguları duruşla gösterilebilir
91_ Grup İçerisinde Bireylerin Bedenlerinin Aldığı Duruşlar Üçe Ayrılmaktadır
Kabul eden – dışlayan duruş,  Yüz yüze veya paralel duruş,  Uyumlu – uyumsuz duruş.
92_ Kabul Eden Veya Dışlayan Duruş Biçimi Nedir? Bir grubun kişi veya kişilere karşı takındığı tavrı tanımlamaktadır
93_ Yüz Yüze (Paralel) Duruş Nedir Neyi Göstermektedir? Tarafların yüz yüze veya yan yana oldukları duruş pozisyonunu ifade etmektedir Yüz yüze duruş biçimi taraflar arasında bir etkileşim olduğunu göstermektedir
94_ Uyumlu Ve Uyumsuz Duruş Biçimi Nedir? Grup üyelerinin birbirlerini taklit edebilme yeteneklerini ifade etmektedir
95_Sözsüz İletişimde Bireyin Duruş Biçimlerini Açık Ve Kapalı Duruş Olmak Üzere İkili Bir Genel Sınıflandırmaya Da Tabi Tutmak Mümkündür.
Kapalı beden duruşunda, kollar kıvrılmış, bacaklar çapraz biçimde ve beden ters dönüktür. Bedenin üst kısmını ters yöne doğru döndürmek ve elleri gizlemek de kapalı duruşun işaretleri olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta kapalı duruşa ait beden dili hareketleri mutlak doğruluk anlamı taşımamaktadır.
Açık beden duruşunda genelde bacaklar iki yana doğru açık ve kollar avuç içini gösterecek biçimde açılmaktadır. Kollar bedenin yanında rahat bir biçimde duruyorsa açık olma ve etkileşime girme mesajını verebilmektedir
96_ İletişimde Giyim Ve Görünüm Nedir? İletişim sürecinde özellikle ilk izlenimin oluşumunda dış görünüş çeşitli mesajlar verebilmektedir. Giyim ve görünüm bireyin kişiliği, toplumsal statü ve topluma uyum sağlama konusunda mesajlar göndermektedir.
97_Bireyin Görünümü Kontrol Edilebilen Ve Sınırlı Olarak Kontrol Altında Tutulan Görünüm Biçimleri Olarak İkiye Ayrılmaktadır.
Elbiseler, saç şekli, cilt bakımı, aksesuarlar ve makyaj kontrol edilebilen görünüm biçimleridir.
Bireyin kilosu ve boyu gibi görünüme ait unsurlar ise genetik faktörler ile çevresel değişkenlerin neden olduğu daha az kontrol altında tutulabilen görünüm biçimleridir
98_ Statü İlişkisi Nedir? Bireyin yaşadığı çevrede daha fazla hak sahibi olmak istemesi ve saygınlık kazanma çabasıyla ilişkilidir
99_ Sözsüz İletişim Ögeleri Sözel Mesajlara Göre Ne Kadar Etkilidir? ilk izlenimde dört kat daha etkilidir
100_Hem Gündelik İlişkilerimizde Hem De İş Yaşamında Olumlu Bir İlk İzlenim Bırakmak İçin Basit Fakat Etkili Olabilecek Unsurlara Dikkat Etmek İletişim Sürecinin Etkinliğini Artıracaktır (Goman, 2008).
Tutumun Ayarlanması: Bireyler karşılarındaki kişinin öncelikle tutumunu algılamaktadırlar. Biriyle selamlaşmadan, iş görüşmesine girmeden ya da bir sunuma başlamadan önce nasıl bir tutum sergileneceği hakkında düşünüp o doğrultuda hareket etmek önemlidir. Başkalarına çekici gelen tutumlar arasında ilgi, mutluluk ve sabır yer almaktadır. Genelde başkalarına itici gelen tutumlar arasında öfke, küstahlık ve sabırsızlık sayılabilir.
Tebessüm: İletişim sürecinde tarafların birbirine tebessüm etmesi bir davetiye ve
karşılama işareti olarak algılanmaktadır. Tarafların birbirini cana yakın ve yaklaşılabilir olarak değerlendirmesini sağlamaktadır.
Göz Teması Kurmak: Biriyle tanışma esnasında göz teması kurmak ilgi ve açıklığı
göstermektedir. Muhatabınızdan gözlerinizi kaçırmak olumsuz anlamlara gelebileceği için bu durumdan kaçınmak gerekmektedir.
Kaşları Kaldırmak: Kaşların hafifçe kaldırılıp gözlerin normalden biraz daha fazla açılması doğrulama ve kabul etmenin işareti sayılmaktadır.
Tokalaşmak: Tokalaşmak bireylerarasında uyum sağlamanın hızlı ve etkili bir yoludur. Tokalaşma ile sağlanan uyumu yakalamak için ortalama üç saat süren bir etkileşim gerekmektedir. Bu nedenle tokalaşmanın etkisini hafife almamak ve daha önce bahsedilen tokalaşma tekniğini uygulamak ilk izlenimde önemlidir.
Öne Doğru Hafifçe Eğilmek: Bireyin karşısındaki kişinin alanına saygılı olması koşuluyla hafifçe öne doğru eğilmesi ilgi ve
merakın göstergesidir. Genelde iş ortamında muhatabınızla ortalama 60 cm mesafeyi koruyarak gerçekleştirilebilir 101_ İletişim Sürecinde Konuşmanın Sözsüz Biçimleri İki Kategoride İncelenmektedir.
Bunlardan ilki kullandığımız sözcüklerin anlamını etkileyen, sözcüklerin yükseltme, alçaltma veya vurgulama biçimleriyle birlikte büründüğü anlamı kazanma durumudur (prosodic).
Diğeri ise konuşmacı hakkında alıcıya enformasyon aktaran ve bir şeyin söylenme tarzını ifade eden durumdur (paralinguistic)
102_ Sesin Niteliğini Oluşturan Unsurlar Nedir?
Mesajın içeriğini de belirlemektedir. Sesin niteliğin oluşturan ton, şiddet, hız ve rezonans bireyin içinde bulunduğu durumu yansıtmaktadır
103_ Kültür Nedir? Bir grup insan tarafından sahip olunan ve paylaşılan ortak değerler bütünüdür
104_ Sözsüz İletişim Biçimleri İçerisinde Yer Alan Bütün Sunumsal Kodlar Neye Bağlıdır? Kültüre bağlı olarak anlam kazanmaktadır 105_ Sözsüz İletişim Biçimleri Kaç Boyutta İncelenir? içgüdüsel ve edinilmiş olmak üzere iki alt boyutta değerlendirilebilir
Ünite 3 (Sözel İletişim Ve Retorik)

106_ Dilin, Etkili Ve Güzel Bir Şekilde Kullanılması Sanatına Ne Denir? Batı kültüründe retorik, Türk-İslam kültüründe ise belagat adı verilmiştir. Belagati oluşturan bileşenler: Meani, Beyan ve Bedi’dir
107_Belagatin Üç Bileşeni Vardır:
Meani
: Sözün yerinde kullanılmasını, muhatabın hâline uygun düşmesini içeren kısımdır.
Beyan: Anlamın farklı üsluplarla, çeşitli yollarla ifade edilmesidir.  Bedi: Anlamın süslenmesidir
108_Söz Söyleme Sanatının Günümüzde De Geçerliliğini Sürdüren Yasalarıyla Kurallarını Kim Saptamış? MÖ 336’da Aristoteles saptamıştır. Aristoteles söz söyleme sanatını, sözel iletişimi; insana, yorum, denetim, değiştirim yapma olanağı kazandıran ve çevresine uymayı sağlayan etkili bir araç, toplumsal bir güç olarak görmüştür
109_ Aristo Ve Ondan Sonra Gelen Klasik Yazarlar, İnandırıcı Konuşmada Şu Beş Temel Kuralın Bulunduğunu İleri Sürmüşlerdir: Buluş (İcat): Konuşmayı oluşturan düşüncelerin kaynağı ve özü.
Düzenleme: Konuşmanın kuruluşu ve akışı.
Uslup: Konuşmanın konusuna, gereğine ve dinleyenlerin niteliğine göre kullanılan dil.
Bellek: Konuşanın, bilgilerini zihninde tutma ve anımsama gücü.
Deyiş: Konuşmanın ses ve fiziksel yansıması.
110_ Aristo Bir Konuşmada Kaç Bileşen Olduğunu Söyler? Ethos, Pathos Ve Logos Olmak Üzere Üç Bileşen Olduğunu Söyler
Ethos:
Hatibin konuşmasıyla olan uyumu ve kişisel karakterini ifade eder
Pathos: Dinleyiciyi belli bir ruh hâline sokma durumudur
Logos: Aristoteles’e göre iyi bir konuşma, sadece konuşmacının karakterine veya dinleyicilerinin duygularına yönelmiş olmamalıdır
111_ Antik Yunan’da Güzel Ve Etkili Konuşma Sanatını Öğretenlere Ne Denir? sofist denilmekteydi
112_ Sofistler, Bu Pratik Amaca Yönelmiş Öğretim Faaliyeti Çerçevesi İçerisinde, Konuşma Sanatını Destekleyip Geliştirecek Olan Şu Üç İlmi Geliştirmişlerdir:
Gramer:
Dilin kuruluşundaki doğruluğun teorisi.
Retorik: Konuşmayı, etkili olabilecek tarzda şekillendirebilme yolu.  Diyalektik: Karşılıklı tartışmada zihnî kıvraklık.
113_ Standart Dil Nedir? Yerel ve sosyal tabakalara ait izler taşımayan, ağızlar üstü, norm oluşturucu bir yapıyı ifade eder
114_Sözlü İletişim ‘Dil’ Ve ‘Dil Ötesi’ Olmak Üzere İki Ayrı Kategoride Değerlendirilebilir. Dil kategorisinde olan iletişimde kişiler bilgilerini birbirlerine ileterek anlamlandırırlar. İnsanların karşılıklı konuşmalarını, dil ile iletişim olarak kabul edebiliriz. Dil ötesi iletişim ise sesin niteliği ile ilgili olan ses tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi kelimenin vurgulandığı, duraklamalar... vb. gibi özellikleri kapsamaktadır
115_ Varyasyon Araştırmalarına Göre Nedir? “standart dil, yerel ağızlar, sosyal ağızlar, farklı yaş ve cinsiyet gruplarının jargonu, meslek dilleri” kısaca dilin her tür gerçekleşme biçimi bir varyanttır.
116_ Sosyal Etkenler Dilde Önemli Bir Çeşitlenme Nedendir? Meslek, toplumsal statü, yaş, cinsiyet gibi dil dışı etkenler burada belirleyici bir rol oynamaktadırlar
117_ Sözlü Anlatım Biçimleri Nedir? Açıklama, Öyküleme, Betimleme Ve Tartışmadır
Açıklama:
Bilgi vermek amacı ile kullanılan anlatım tekniğidir
Öyküleme: Tasarlanmış veya yaşanmış bir olayın başkalarına anlatıldığı anlatım biçimine öyküleme (hikaye etme) denir
Betimleme: Varlıkların dinleyicinin gözünde, zihninde canlanacak şekilde ayırt edici nitelikleriyle resim çizer gibi anlatılmasına betimleyici anlatım (tasvir etme) denir
Tartışma: Konuşmacının kendi doğrularına dinleyicileri inandırmak, onu kendi gibi düşündürmek için kullandığı anlatım tekniğine tartışma denir.
118_ Metafor; Nedir? bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme” olarak tanımlanmaktadır
119_ Hitabette Anlatımı Güçlendirmek, canlı kılmak için yararlanılan söz sanatlarından biri, “benzetme”dir
120_ Yönetici Astlarına Emir Verirken Şu Hususlara Dikkat Etmelidir:
Açık ve anlaşılır olmalı, kullanılan kelimeler astlar tarafından biliniyor olmalı ve yanlış anlamaya, yoruma açık olmamalı,  Astların bilgi, yetenek ve uzmanlık alanlarına uygun olmalı,
Hiyerarşik düzene ve ilişkilere uygun bir şekilde; her ast tek bir üstten emir alacak şekilde düzenlenmeli,
Emir, astın organizasyon için beklediği çıkarlara aykırı olmamalı,
Şu işi yapınız şekli yerine astı, müşterek bir çabaya davet biçiminde iHaydi, şu işi yapalım” şeklinde olmalı. Emir vermek yerine, “bunu yapmanızın nedeni şudur” şeklinde emrin hedeflediği amaç belirtilmeli, astlar cesaretlendirilmeli ve çalışmaya aktif olarak katılımları sağlanmalı,
Emir, emri veren amirin daha üst bir yöneticisi tarafından gerekirse kontrol edilip asta kendi amirlerinin üstündeki yöneticiye müracaat hakkı tanınmalıdır.
121_ Etkili Konuşmalar Ne Yapmaktadır? Güçlü bir organizasyon yaratmakta, açıklık, güven, rekabet, büyüme, hızlı değişimlere ayak uydurma yeteneğini köklü bir biçimde artırmaktadır.
122_ Zayıf İletişim Ne Neden Olmaktadır? Ardı arkası kesilmeyen fırsat kayıplarına ve düşük performansa neden olmaktadır
123_Ferris'in (2005) Yöneticilere Samimiyet Testi Oluşturduğu Çalışmasında Üç Tane Kritik Nokta Bulunmaktadır.  Bu araştırmaya göre yöneticilerin hitabet esnasında “yaptıkları ve söylediklerinin tutarlı olması,
diğer insanları samimi bir şekilde dinlemesi ve
bir yönetici konuşurken, dinleyenlerin onun samimiyetine inanması” gerekmektedir
124_ İletişimin Bir Sanat, Beceri Ve Disiplin Olarak Görülmesi Ve İletişimin Bir Model Çerçevesinde İlk Olarak Açıklanması MÖ 5. ve 4. yüzyıllarda Aristo ve Platon'a kadar uzanmaktadır
125_ Aristo, Kişilerarası İletişimin, Üç Temel Unsurunun Olduğunu İleri Sürmüştür. Bunları; “konuşmacı”, “mesaj” ve “dinleyici” olarak açıklamıştır
126_ Kaynak Nedir? İletişimi başlatan, mesajı örgütleyip hedefleyen, alıcıya doğru gönderen kişi, kurum ya da aygıt olarak tanımlanmaktadır
127_Etkili Bir İletişim İçin Kaynağın Taşıması Gereken Bazı Özellikler Vardır. Bu Özellikler Kısaca Şu Şekilde Sıralanabilir:  Bilgili olmalıdır.
Mesajını uygun bir şekilde göndermelidir.
Alıcı tarafından tanınmalıdır çünkü alıcı, aldığı mesaKı kaynağın özelliğine ve statüsüne göre değerlendirmektedir
128_ Başarılı Ve Başarısız Konuşmacıların Özellikleri
Başarılı Bir Konuşmacının Özellikleri
Başarısız Bir Konuşmacının Özellikleri

Genİş bİr bİlgİ bİrİkİmİ İle kültüre sahİp olmak
Bağıra-çağıra konuşmak
Konuşma dİlİnİn İncelİklerİnİ ve kurallarını İyİ bİlmek
Çekİngen ve cılız konuşmak
İyİ bİr gözlemcİ ve araştırmacı olmak
Keskİn İfadelerle çok sert konuşmak
Konuşmaları mantık süzgecİnden geçİrmek
Tekdüze konuşmak
Kullanılacak sözcüklerİnİn seçİmİne özen göstermek
Cümle kuramamak
Sesİ İyİ kullanmak
Emİr verİcİ şekİlde konuşmak
Konuşma ortamını ve dİnleyİcİlerİn durumlarını göz önünde bulundurmak
Uyarmak
Karşıdakİnİn konuşmasına saygılı davranmak
Vaaz verİr gİbİ ahlâk dersİ vermek
Konuşmalarla davranışların uyumuna dİkkat etmek
Öğüt vermek
Uygun bİr konu belİrlemek, konuya sadık kalmaktır.
Yargılamak
Sıkıcı ayrıntılardan kaçınmak
Utandırmak
Konuşulan kİşİlerİn yüzlerİne bakmak
Sınamak
Öfkelendİrmeden karşı çıkmak
Oyalamak
Kİmsenİn sözünü kesmemek
Konu saptırmak
Sİnİrlendİrİcİ ve rahatsız eden kİşİlere karşı hoşgörülü ve anlayışlı olmak
Kıyaslamak
Muhataplara pozİtİf bİr enerKİ vermek
Abartmak

Ağız açıp, dudak yalamak

Beden dİlİnİ söz dİlİnİn tersİne kullanmak.

129_ Mesaj Nedir? Göndericinin fikir, düşünce, istek ve verilerini belirten sembollerdir
130_ Kargon Nedir? Uzman olmayan kişiler arasındaki iletişimde, özel deyimlere ve teknik terimlere (Kargon) yer verilmemelidir 131_Mesajın Etkin İletişimi Sağlayabilmesi İçin Taşıması Gereken Bazı Özellikleri Vardır. Sözlü Veya Sözsüz Mesajların Taşıması Gereken Özellikleri Şunlardır:

Anlaşılır olmalıdır

Açık olmalıdır

Doğru zamanda iletilmelidir

Uygun kanalı izlemelidir

Kaynak ve alıcı arasında kalmalıdır

132_ Bilimsel Araştırmalara Göre Dinleyicinin Dikkati Ne Kadardır? 15-20 dakika ile sınırlıdır.

133_ Dinleyici Nedir? Bildirimi alıp çözümleyen taraftır

134_Karşıdakini Dinlemeyi Bilmek Ve Başkalarına Kendilerinden Bahsetme İmkânı Vermek İletişimde Önemli Kurallardan Birisidir.

Etkin Dinlemede;

Hitap edilen kişiyle göz temasını koparmamak,

söylenilen şeylere ilgi duyulduğunu beden dili ya da kısa onay kelimeleriyle pekiştirmek,

söylenenleri doğru anlayıp anlamadığını kontrol etmek, doğru anlaşıldığından

emin olduktan sonra yargıda bulunmak,

Konuşulan kişinin sözünü bitirmesini beklemek gerekir

135_ Onay Ya Da Kontrol Cümleleri Kurmaya İhtiyaç Duyulabilir. Bu Cümleler Genellikle Şu Şekilde Kullanılır:

Anladığıma görey.. demek istiyorsunuz.

Kastettiğiniz yy mı

Yanılmıyorsamy olduğunu iddia ediyorsunuz.

Yanlışsa lütfen düzeltin. söylediklerinizden şunları anlıyorumyyyy.

Bakalım ne demek istediğinizi doğru anlamış mıyım 136_Dinleyicinin Yapmaması Gerekenler:

Dinleyici sürekli olarak kendini karşısındakiyle kıyaslamamalıdır,

Karşısındaki insanın gerçekten ne düşündüğünü bulmak için zihnini okumaya çalışmalıdır,

sadece bazı konuları dinleyip, diğer önemsiz bulduğu konuları göz ardı etmemelidir,

Karşıdaki daha sözünü tamamlamadan, konuşmasını sıkıcı, çocukça, yanlış, “saldırganca” gibi ön yargı ile karşılamamalıdır ve sonunu beklemelidir,

Karşıdakini dinlemek yerine kendi tecrübelerini hatırlayıp üzerinde düşünmeye başlamamalıdır,

Karşıdaki konuşmasını tamamlamadan ya da tam olarak ne söylediğini anlamadan hemen kişiye tavsiyede bulunmamalı ya da ne yapması gerektiğini söylemeye başlamamalıdır,

Her konuşmayı karşıdaki kişinin yetersizliğini ortaya koyacak, entelektüel bir tartışmaya çevirmemelidir,

Her zaman haklı olduğuna ve her şeyi bildiğine inanarak dinlemeye gerek duymazlık yapmamalıdır,

Karşıdakinin her sözünü otomatik olarak onaylayıp onunla aynı fikirdeymiş gibi davranmamalıdır

137_ Kanal Nedir? Alıcı ve kaynak arasındaki bağdır

138_ İletişimde Geri Besleme Nedir? Alıcının, kendisine gönderilen mesaj veya enformasyona ilişkin olarak ortaya koyduğu tepki, literatürde geri besleme (feedback) olarak adlandırılmaktadır

139_ Gürültü Nedir? kaynağın amaçladığı mesajı bozan, alıcının mesajı kaynağın alınmasını istediği biçimde almasına müdahale eden faktörlerdir

140_ Başlıca Üç Tür Gürültü Vardır.

Fiziksel gürültü, sinyal ya da mesaKın fiziksel iletimine müdahale eden gürültü türüne yoldan geçen araç sesleri, havalandırma ya da bilgisayarların çalışırken çıkardığı ses örnek verilebilir.

PsikoloKik gürültü, bir müdahale tipi olup, göndericiler ile alıcılarda bilginin alım ve işlenme süreçlerinde bozulmalara yol açan tarafgirlik ve ön yargıları içerir. Bu gürültü tipi bazı kaynaklarda iletişim engeli olarak tanımlanmaktadır.

Anlamsal gürültü, göndericinin amaçladığı anlamları alıcının kavrayamaması nedeniyle ortaya çıkan müdahale biçimleridir 141_ Sözlü Anlatımı Güçlendirmek Ne Yapmalı?

Güven verici ve içten olmak,

Canlı ve doğal olmak,

Ölçülü olmak,

Dili iyi bilmek ve kullanmak gerekmektedir

142_Söylev (Nutuk, Hitabet) Nedir? Bir Topluluğa Heyecan Vermek, Belli Bir Düşünceyi, Bir Duyguyu Aşılamak İçin Yapılan Uzunca, Coşkulu Konuşmalardır.

Kalabalık önünde bu tür konuşmaları yapan kişiye hatip,

bu tür konuşmalara hitabe,

nutuk söyleme sanatına da hitabet adı verilir.

Hitabet, konularına göre siyasi, askerî, dinî, hukuki, iktisadi, akademik vb. gibi adlar almaktadır. Hatip, inandığı gerçekleri dinleyici topluluğuna kabul ettiren, bunun için de ikna yönü güçlü olan kimsedir. Nitelikleri sebebiyle, hemen hemen yalnızca siyasilerin tercih ettiği mitinglere dönüşmüş durumdadır

143_Konferans Nedir? Bilim ve sanat konularında bilim adamlarının, yazarların, düşünür ve sanatçıların dinleyicilerine karşı düşüncelerini, bilgilerini açıklamak ve bir şeyler öğretmek amacıyla yaptıkları konuşmalardır

144_ Demeç Nedir? Yetkili bir kişinin, yetki alanına giren konularda kamuoyuna duyurulmak üzere kitle iletişim araçları aracılığıyla yaptığı açıklamalara denir

145_ Açık Oturum Nedir? Belli bir konunun değişik görüşlerdeki 3-5 kişiden oluşan bir konuşmacı grubu tarafından dinleyiciler önünde tartışılmasıdır

146_ Panel Nedir? Bir konunun, küçük bir topluluk önünde sohbet havası içinde birkaç kişi tarafından tartışılmasına panel denir

Panel tartışmalarının başarıya ulaşabilmesi için üye sayısının en az 3, en fazla 6 olması gerekmektedir

147_ Forum Nedir? Bu konuşma türünün diğerlerinden farkı, dinleyicilerin daha etkin bir şekilde tartışmaya katılabilmeleridir. Panelin ardından forum yapılacaksa başkan önceden bunu seyircilere duyurmalıdır

148_Seminer nedir? Seminerde konuşmacılar sempozyumlarda olduğu gibi hazırladıkları bildirileri sunarak konularına ilişkin araştırma, inceleme ve görüşlerini aktarmaktadırlar. Bu tür toplantılar çoğunlukla bilimsel bir nitelik taşıdığından dinleyicileri de sınırlı olmaktadır

149_Sempozyum (Bilgi Şöleni) nedir? Bir konunun çeşitli yönlerinin, aynı ortamda, alanlarında uzman olan değişik konuşmacılar tarafından sırayla ortaya konduğu tartışmalı toplu konuşmalardır. 3-6 kişiden oluşan konuşmacılar, 5-20 dakika süreyle konuşurlar

150_ Münazara Nedir? Münazara, bir cümle hâlinde ifade edilen bir tezle antitezin, iki ekip arasında ve bir jüri huzurunda tartışılmasıdır. Münazaralar, fikir ve söz yarışmasıdır.

151_Yuvarlak Masa Toplantısı Nedir? Belli bir konunun bir grup tartışmacı tarafından yuvarlak bir masa çevresinde irdelenip tartışıldığı konuşma biçimidir. “Yuvarlak masa” konuşmacıların hiçbirinin ötekine üstün olmadığının, hepsinin eşit olduğunun simgesel göstergesidir

152_ Komisyon Görüşmesi Nedir? Görüşme, belli bir amaç için iki ya da daha fazla kişi arasında gerçekleştirilen bir sözel iletişim ortamı olarak tanımlanmıştır

153_Sunum Yapma Nedir? Sunum, ‘’biçimsel’’ ve ‘’biçimsel olmayan’’ sunum şeklinde ikiye ayrılmaktadır.

Biçimsel sunumların şekli belirlenmiş, zaman sınırları saptanmıştır.

Biçimsel olmayan sunumlarda genellikle sunum yapan kişi, bilgilerini örgütleme konusunda yeterli imkân veya zamana sahip olmadığı için birtakım yazılı veya görsel destek unsurlarından yararlanmak suretiyle konuşmasını doğaçlama olarak yapmaktadır

154_ Telefon Görüşmelerinde Uyulması Gereken Sosyal Davranış Kuralları Kapsamında Öncelikle Genel Kurallara Bakalım.

Ses doğru kullanılmalıdır. Yüksek sesle bağırarak veya tam tersi kısık sesle konuşulmamalıdır.

Konuşmalar açık ve anlaşılır olmalıdır. Bu anlamda sözcükler tane tane ve dikkatle söylenmeli; her sözcüğe gerekli ses verilmelidir.

Konuşurken doğal ve içten olunmalıdır.

Konuşurken hafifçe gülümsenmelidir. Bu ses tonuna sıcaklık katar ve karşıdaki kişi tarafından olumlu algılanır.

Sesin açık ve berrak olarak iletilmesi için dudaklar ahizeye değdirilmemelidir.

Açık olan radyo, müzikçalar, TV ve benzeri sesli cihazlar kapatılmalı veya sesi kısılmalıdır.

Telefonla görüşmesi sırasında bir yandan da odadaki başka birisiyle konuşulmamalıdır.

Çok zorunlu olmadıkça başkalarının telefonu kullanılmamalıdır. Mutlaka kullanılması gerektiğinde ise, telefon sahibinin masasındaki eşyalar karıştırılmamalı, masasındaki kâğıtlara not alınmamalıdır.

İş yeri telefonlarıyla özel konuşmalar yapılmamalıdır.

Görüşme yapılan kişinin ruh hali ve duyguları kavranarak aynı tonda konuşulmalıdır.

Telefonun yanında kağıt ve kalem bulundurulmalı, not alma gerektiren durumlarda karşı taraf bekletilmemelidir. § Aynı anda iki telefon görüşmesi yapılmamalıdır.

Gizlilik derecesi yüksek konular telefonda konuşulmamalıdır.

Görüşme sırasında karşı tarafın sözünü kesilmemelidir.

telefonla konuşurken bir şeyler yenmemeli, sakız çiğnenmemeli ve sigara içilmemelidir.

Konuşma esnasında hı, ha, şey, ya gibi anlamı olmayan ve yoruma dayanan kelimeler kullanılmamalıdır. Dikkatle dinlediğini göstermek için “evet” ifadesini kullanmak doğru olacaktır.

Konuşma esnasında öksürmekten veya hapşırmaktan kaçınılmalı ve Afedersiniz denilerek ahize elle kapatılmalıdır.

Resmi görüşmelerde telefon konuşmaları olabildiğince kısa tutulmalıdır.

Telefonla konuşma esnasında odaya yönetici ya da amirin girmesi durumunda telefon görüşmesi yapılan kişiye “Bir dakika.” denilerek ayağa kalkılmalı; yönetici/ amir dinlendikten sonra yöneticinin/amirin izniyle konuşmaya devam edilmelidir § Konuşmaya telefonu eden kişi son vermelidir.

Tekrar görüşmek gerektiğinde tekrar dönmek gibi ifadeler yerine Sizi tekrar arayacağım” ifadesi tercih edilmelidir

Telefonu kapatmadan önce Hoşça kalın veya günün saatine göre karşılıklı iyi gün dilekleri söylenerek telefon kapatılmalıdır.

155_ Telefonla Arama Yaparken Ve Cevaplarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Arama yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar
Cevap verirken dikkat edilmesi gereken hususlar

Olağanüstü durumlar hariç, hafta içi sabah saat 9.00'dan önce ve akşam saat 21.00'den sonra, hafta sonlarında ise 12.00'den önce ve yemek saatlerinde arama yapılmamalı.
En geç üçüncü çalışta telefona cevap verilmeye gayret edilmelidir.
Uluslararası görüşmelerde ülkeler arası saat farkına dikkat edilmesi oldukça önemlidir.
Ahize kaldırılır kaldırılmaz cevap verilmelidir. Bir yandan başkası ile konuşularak telefondaki kişi bekletilmemelidir.
Beşinci çalışta da cevap alınmazsa telefon kapatılmalıdır.
Telefona cevap verirken iAloi ve iEveti demek yerine en kestirme yol hemen adınızı söyleyerek kendinizi tanıtmaktır.
Telefon açılmadığı takdirde 10 dakika geçmeden ikinci kez arama yapılmamalıdır.
Karşı taraf kendini tanıtmadığı takdirde iKiminle görüşüyorum i benzeri sorularla kişinin kendini tanıtması istenmelidir.
Telesekreter çıkarsa kısa ve anlaşılır şekilde mutlaka isim, soyadı ve telefon numarasını içerecek şekilde mesaK bırakılmalıdır.
Karşı tarafın yanlış numarayı aradığı düşünülüyorsa kibar bir şekilde durum bildirilmelidir.
Karşı taraf telefonu açtığı takdirde önce iyi günler dilenmelidir. Sonrasında arayan kişi nereden aradığını, kim olduğunu ve kiminle görüşmek istediğini söylemelidir. Gerektiği durumda ikiminle görüşüyorumi ifadesi ile karşı tarafın kim olduğu öğrenilmelidir.
Arayan kişi, herhangi bir nedenle bekletilecekse nedeni ve bekletilme süresi, uygun bir biçimde söylenmelidir.
Doğru telefon numarasının arandığından emin olunmalıdır. Yanlış numaranın arandığı düşünülüyorsa, iOrası neresi i, iSen kimsin w demek yerine iBen, .... numaralı telefonu aramıştım.w veya i İyi günler .... Şirketi mi w şeklinde sorular yöneltilmelidir.

Aranılan yer yanlış ise nazikçe özür dilenmelidir.
Aranılan yer doğru ise önce karşıdaki kişinin konuşmak için uygun olup olmadığı sorulmalıdır. Karşı taraf uygun değilse daha sonra bir zaman için anlaşılmalı ya da ne zaman uygun olacağı belli değilse uygun olduğunda araması rica edilmelidir. Karşı taraf uygunsa zaman kaybetmeden konuya geçilmelidir.

Konuşma süresi mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır.

Sorulacak sorular açık ve anlaşılır biçimde sorulmalıdır.




156_Etkili Bir Müzakerecinin Olması İçin Şunlar Olmalı? § Konuyla alakalı ve kısa ifadeler kullanması,

Emir verir şekilde ve kesin doğruları sunuyormuş gibi değil, isanırım, isterim, umarım, inanıyorum ki” gibi kelimelerle düşüncelerini belirtmesi,

Diğerlerinin fikirlerini anlamak için açık sorular sorması,

Sakin, ciddi, samimi, düzgün bir ses tonuyla sorunları çözmek için yollar araması,

Duygularını kontrol etmeyi ve yüz ifadelerini yerinde kullanmayı bilmesi,

Aktif bir dinleyici olarak müzakereyi ne zaman ve nasıl keseceklerini iyi bilmesi gerekir.

Güvenilir, üzerinde konuşulacak konuda uzman, dinamik ve iyi niyetli olması gerekir. İyi bir müzakereci; mantıklı, akılcı, sabırlı ve konunun sapmaması yönünde inatçı olmalıdır

157_Bir Müzakerecinin Başarılı Olması İçin Şu Özellikleri Taşıması Gerektiği İfade Edilmektedir:

Empati Yeteneği: Kendisini başkalarının yerine koyarak yani başkalarının içinde bulunduğu duygusal durumu sezinleyerek onların ne düşündüğünü veya ne hissettiğini anlamaya çalışma ve onlara karşı anlayışlı bir tutum takınmaya empati diyoruz. Etkili müzakereciler empatik davranabilen müzakerecilerdir. Müzakerede diğer tarafın ihtiyaçlarının, menfaatlerinin ve bakış açısının doğru olarak ve yargılamadan anlaşıldığını empati kurarak gösterebiliriz.

Güven Kazanma: İnsanlarla sağlıklı bir iletişim kurmak istiyorsak güvenilir bir kişiliğe sahip olmamız gerekir. Diğer müzakereciler kendilerinin kandırıldığına dair bir his taşırlar ise müzakerenin anlaşma ile sonuçlanması mümkün olmayabilir. Bunun için bir müzakerede ilk izlenimler önemlidir. Görünüm, kılık kıyafet, vücut dili, el sıkışma ve hoşlanma duygusu müzakerecinin kredibilite notunu verir.

Yaratıcılık: Yaratıcılık kavramı yönetimsel anlamda, bilgi, uzağı görebilme, karar verebilme, atılganlık, olay ve fırsatları kavrama yeteneği, risk ve sorumluluk alabilme, inisiyatif kullanma gibi kişisel özellikleri içermektedir. Bu kavram, özgünlük, alışılmamış ve değişik olabilme niteliklerine sahip olmayı da ifade etmektedir. Etkili bir müzakereci, her zaman ve her durum için yaratıcı olmaya çalışmalı, hem kendi hem de karşısındaki diğer müzakerecilerin fikirlerini değerlendirmeli ve bu fikirleri geliştirerek karşı tarafı mümkün olduğunca tatmin etmeye çalışmalıdır.

İyi Bir Dinleyici 0lmak: Müzakerecinin iyi bir dinleyici olması muhataplarına güven verir ve işbirliğine yöneltir. İnsanları dinleyebilmek kolay gibi görülmesine rağmen pekçok kişi dinliyormuş gibi yaparak söyleyecek sözlerini zihinlerinde kurgulamaya çalışırlar. Bu ise müzakere edilenin görüşlerine değer verilmediği algısını oluşturacaktır.

Planlı 0lmak: Geleceğe yönelik olarak önceden ve arzu edilen amaçların elde edilebilmesi için gerekli olan eylemlerin belirlenmesi ve sistematik bir eylem programı hazırlama işlemidir. Ancak, insan unsurunun ön planda olduğu durumlarda planlamanın başarısı diğer kişilerin rızasına ve işbirliğine bağlıdır. Müzakereciler görüşme öncesinde mutlaka planlama yaparlar. Planlamanın tüm olasılıkları içerecek şekilde detaylı olması müzakere sürecini kolaylaştıracaktır

Sorular Sormak: Başarılı müzakereciler doğru soruları yöneltmede ustadırlar. Doğru soru demek amaca yönelik sorular yöneltmek demektir. Bu sorularla muhatapların görüş ve beklentileri anlaşılabilecek ve cevaplara göre pozisyon değişiklikleri yapmak mümkün olacaktır

158_ Anlaşmaya Doğru İlerlemeyi Kolaylaştırmak İçin Müzakerecinin Uygulayabileceği Taktiklerden Bazıları Şunlardır

Tavsiye ve Öneri: Bu konuyla ... şekilde de ilgilenebilirsiniz. 0nun dezavantajı şudur..” vb gibi..

Taahhüt: Verilecek ödünlerin karşı tarafa faydalarının altını çizmek için Siz bize .. verirseniz, biz de size ... konusunda yardımcı olabiliriz.” tarzı konuşabilir.

Tehdit: İsteklerine uyulmadığı takdirde karşı tarafın olumsuz sonuçlara maruz kalacağını belirtebilir. Örneğin: “Eğer bunu yaparsanız, biz de .... yapmak zorunda kalırız.”

Açıklama: Karşı tarafın neden belli şeyleri yapmasını istediğini belirtmek için açıklama yapabilir. Örneğin: “Örgütsel performans konusunda ve şirketteki diğer kişiler üzerindeki etkileri”

Övgü: Bence bu değerli bir düşünceydi. Ya da Açıksözlülüğünüzü takdir ediyoruz.” gibi sözlerle karşı tarafa değer verilen unsurları belirtmek ve gelecekte de bunların takdir edileceğini belirtmek için kullanılabilir. § Eleştiri: Karşı tarafın davranışından son derece memnunsuz olduğunu göstermek § için “Lütfen sözümü kesmeyin.” tarzında konuşabilir.

Yönlendirici sorular: Karşı tarafın itaati veya kabulü için onlardan beklenen davranışı yansıtan iKabul etmelisiniz ki..Siz de ... diye düşünmüyor musunuz gibi cümleler kurabilir.

Özür: Karşı tarafın edindiği tartışmayı engelleyici bir izlenimi değiştirmek için “Öncelikle .... için özür dilemeliyim.”, “Çok üzgünüm, fark etmemiştim.” gibi cümleler kurabilir.

Yansıtma: İlgili ve eleştirmeyen bir şekilde karşı tarafın fikrini ortaya çıkarmak için “... konusunda üzgün görünüyorsunuz” ya da “... nın haksızlık olduğunu düşünüyorsunuz” gibi yansıtıcı cümleler kurabilir.

Erteleme: 'azla yükselen coşkuyla baş edebilmek için tüm diğer taktiklerden daha işe yarar bir taktiktir.

Mizah/ Latife: Tansiyonu düşürmek ve taraflar arasında bir anlaşma sağlamak § amacıyla kullanılabilir.

0rtak Özet: İlerleme konusunda ortak anlaşma özeti yapmak, aşamalı bir anlaşma sağlanmasını ve daha önce yapılan tartışmalara geri dönülmemesini sağlar.

Teklif: teklifler başlangıçta farazi çözümler olarak düşünülebilir. Bu şekilde düşünmek her iki tarafın da anında kabul veya red durumunun verdiği baskıyı engeller. Unutulmamalıdır ki itibar kaybetme korkusu gelişmeyi şiddetle engelleyebilir. Yani bir kazanç-kayıp temeline oturtmaktansa karşı tarafın hareket etmesine olanak sağlamak çok daha avantajlıdır

159_ Yüz Yüze Gerçekleştirilen Müzakereler İnteraktiftir, bundan dolayı müzakerelerden iyi bir sonuç alarak ayrılmak iyi bir konuşmacı olmaktan ziyade iyi bir dinleyici olmaktan geçmektedir

160_ Bazı Kültürlerde Müzakereye Geç Kalmak Çok Sorun Olmayabilir Ama Özellikle Amerika'da Müzakereye 45 dakika geç katılmak müzakerenin daha başlamadan son bulmasına neden olabilir 161_ Farklı Ülkelerdeki Müzakere Şekilleri

Ülke
Müzakereci Sayısı
Müzakereci Sürecindeki Atmofer
Diyolog Kurma Süreci
Uygulama Metodu
Amerika
Birkaç kişi ve en azından biri avukat
Katılımcılar birbirlerine adları ile seslenir
Potansiyel münakaşalara hazırlardır
Hızlı karar verme, kesin hedefler ve kısa müzakere
Latin Amerika
Sadece gerekli müzekereciler
Bağlantı kurma olasılığı vardır
Olumludur, her zaman tartışmaya açıktır
Müzakere ederken ve karşısındakini tanırken zamandan çalar
japonya
Geniş yetki
Çatışmalar öne çıkarılmaz
Zarif ve küçük ayrıntılara önem veren
Müzakere ederken zamanı uzun kullanır ve uzlaşmaya bakar
Çin
Geniş ve bağımsız yetki
Uzak ve soğuk ilişkiler
Katı ve olgusal
Her noktaya değinilir, geçmişe ve geleceğe gidilir
Arap ülkeleri
Geniş ve hiyerarşik olarak organize edilmiş yetki
Ciddi
Karşısındakilere saygılıdır ve dürüstlük üstüne bir atmosfer yaratmak ister
Kendisine ayrıcalık tanınması için karşısındakine ayrıcalık tanır
Güney Afrika
Bazı müzakerecilerin ilgisi olmasa
bile onlara geniş yetki verilmiştir
Dominantlığın oldugu uzak ilişkiler
Göz önünde tutulması zor olan firma hedefleri
Uzlaşmaya bakarlar
Almanya
Sadece gerekli müzekereciler
Gergin olabilir
Biraz somut ve analitiktirler
AKandalarındaki her bir konu üzerinden tek tek geçerler
İngiltere
Sadece gerekli müzekereciler
İyi ilişki kurmak isterler, mizaç katabilirler
Firma ortak dili ve arkadaşça konuşma tarzı
Karışıklık yaratırlar ve uzun müzakereler yaparlar
İtalya
Genelde bireysel
Ateşli tartışmaları severler, mizaç katabilirler
Görsel ve arkadaş canlısı dil kullanırlar
Uzlaşmaya bakarlar
İspanya
Bireysel
Ciddi
Firma ortak dili
Uzlaşmalar kolaylıkla sağlanmaz





Ünite 4 (İş Yaşamında İknanın Gücü)
162_ İkna Nedir? Davranış veya tutumun değiştirilmesini amaçlayan bir eylemdir

163_ En Genel Anlamıyla İletişim Nedir? Bilgi, duygu, düşünce, tutum ve kanılarla, davranış biçimlerinin kaynak ile alıcı arasındaki bir etkileşim yoluyla bir birimden diğerine bazı kanallar kullanılarak ve değişim amacıyla aktarılması süreci olarak tanımlanmaktadır.

164_ Türk Dil Kurumu İknayı Nasıl Tanımlamıştır? “Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma” olarak tanımlamaktadır 165_Aristo İkna Konusunda Yapmış Olduğu Çalışmalar İle Günümüzdeki İkna Kavramının Temeli Oluşturmuştur.

İknayı Ethos (Fiziksel Kanıtlar),

Pathos (Duygusal Çekicilikler) ve

Logos (Mantıksal Çekicilikler) kavramları ile açıklayan Aristo, iknacının kontrol ettiği bu üç boyutun uygun bileşimi ile etkili bir iknanın ortaya çıkarılacağını savunmaktadır

1) Ethos ikna edenin görünür olan özellikleri ile karşı tarafa yansıttığı sözlü ve sözsüz içeriktir 2) İknanın duygu boyutunu ise pathos oluşturur

3) Aristo’ya göre iknanın bir diğer boyutu da logos olarak ifade edilen mantıksal çekiciliklerdir

166_ Aristo’ya Göre Pathos’u Oluşturan Ögeler Nedir? Adalet, sağduyu, cömertlik, cesaret, ölçülü olmak, hoşgörü, nezaket ve bilgeliktir 167_ İknanın Bazı Özelliklerinden Bahsedilebilir. Bunlar

İkna sembolik bir süreçtir.

İkna, etkileme teşebbüsü içerir § İnsanlar kendilerini ikna ederler.

İkna mesaj aktarımını içerir

İkna seçme hakkına sahip olmayı gerektirir

168_ Manipülasyon Nedir? İnsanları istenilen noktaya getirmek adına hile ve kandırmaya başvurmak

169_ Baskı Nedir? İnsanların istediğinin aksine ve baskıyı yapanın istediği yönde karar vermesini zorla sağlamak

170_ Uzun Dönemli Değişim Sağlanması İçin Atılması Gereken Üç Adım Aşağıdaki Gibidir:

Motivasyon, Katılım, Ödül

171_İkna Süreci İki Farklı Teorik Yaklaşımdan Hareketle Ortaya Konulacaktır.

Bunlardan ilki Yale Yaklaşımı olarak geçen ve ikna sürecinin adımlarını tanımlayan yaklaşımdır.

İkincisi ise literatürde İknanın Detaylandırma Olasılığı Modeli olarak geçen teorik yaklaşımdır. Bu iki yaklaşımın ele alınmasının sebebi ise her ikisinin de farklı ön kabulleri ve buna bağlı olarak ikna sürecinin farklı noktalarını aydınlatıyor olması söylenebilir

172_ Yale Yaklaşımı Nedir? İkna etme niyeti olan tarafın mantıklı ve kanıtlarıyla ikna sürecini yürüttüğünü ve ikna edilmesi istenen tarafın da süreç dâhilinde öğrenerek ikna olduğunu varsaymaktadır

173_ İknanın Detaylandırma Olasılığı Modeli Kim Buldu? Petty and Cacioppo tarafından kuramsallaştırılmış

İknanın Detaylandırma Olasılığı Modeli’ne göre iknanın merkezî ve çevresel olmak üzere iki yolu bulunmaktadır

174_İkna Edici İletişimde Kullanılan Taktiklerden Bahsedilecektir. Daha önce de vurgulandığı üzere ikna; iletişimsel bir faaliyettir. Bilgi, düşünce, duygu, mantık veya savların sözlü, sözsüz veya yazılı bir mesaj vasıtasıyla alıcıya iletilmesi ile ancak bir ikna süreci gerçekleştirilebilir

175_ İkna Edici İletişim Nedir? klasik iletişim modelini takip ederek, kaynaktan alıcıya istenilen mesajın bir kanal vasıtasıyla iletilmesini içerir 176_ İkna Edici Bir Mesajın İse Aşağıdaki Dört Amaçtan Birini Taşıdığı Söylenebilir

Benimsetme:

Süreklilik:

Kesilme:

Engelleme (Caydırma):

177_İkna Edici İletişimde Kullanılan Taktiklere Dikkat Edildiğinde Manipülatif Özelliklere Sahip Oldukları Düşünülebilir. Fakat unutulmamalıdır ki; her bir taktikte ikna edilmeye çalışılan tarafın seçim hakkı mevcuttur ve sunulan farklı seçenekler bulunmaktadır 178_ Önce Küçük Sonra Büyük Rica Taktiği Nedir? İngilizcede “foot in the door” olarak adlandırılan bu taktik önce küçük sonra ise daha büyük bir istekte bulunup ikna etme çabasını niteler

179_“Önce Küçük Sonra Büyük” Rica Taktiğini Kullanarak İknayı Gerçekleştirmiş Olur. İş Ortamında Da Bu Taktik İle İknanın Gerçekleşmesi Beklenebilir. Fakat Bunun İçin Göz Önünde Bulundurulması Gereken Bazı Noktalar Vardır. Bunlar:

İlk isteğin büyüklüğü

İsteklerin olumlu olması

Harici teşviklerin sunulması

İstekleri kimin yaptığı

Benlik algısı yüksek olan bireyler

Sosyal etiket etkisi

Tutarlı olma tercihi

180_ Kişilik Nedir? Kişinin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğerlerinden onu ayıran, tutarlı ve yapılaşmış bir ilişki biçimidir 181_ Beş Büyük Kişilik Özelliği (Big Five) olarak tanımlanan kuramı ele alacağız

Bu faktörler “Açıklık, Sorumluluk, Dışa dönüklük, Uyumluluk ve Duygusal Denge”dir.

182_ Beş Büyük Kişilik Özelliği

Özellikler
Açıklamalar
Dışa dönük
Konuşkan, enerjik, sosyal, kendine güvenen
Uyumluluk
Güvenilir, iyi tabiatlı, yumuşak kalpli, iş birlikçi
Sorumluluk
Sağduyulu, organize, zamana riayet eden, ısrarcı, sistematik
Duygusal Denge
Sakİn, etkİlİ, güvenlİ, kaygısız, rahat
Açıklık
Yenİ ökİrlere yatkın, aklını kullanan, orjinal, yaratıcı, meraklı, açık görüşlü, entelektüel

183_ Kendilerini Dışa Dönük Olarak Tanımlayan Yöneticiler Genelde Hangi İkna Yöntemini Tercih Eder?

Rasyonel Ikna,

Ilham Vericilik,

Müzakere-Danışma,

Kendini Beğendirme Ve

Değişim Gibi Ikna Yöntemlerini Tercih Edebilmektedir

184_ Karizmatik, düşünür, kuşkucu, takipçi ve kontrolcü olarak tanımlanan bu yönetici tiplerinin her biri için çalışanlara farklı ikna yöntemleri önerilmektedir.

185_ Retorik Nedir? ikna etmesi gereken ya da ikna etmeyi amaçlayan argüman ve söylemlerin sergilenmesidir

186_ Liderlik Gücü Farklı Şekillerde Ortaya Çıkabilmektedir. Bunlar Aşağıda Belirtilmiştir.

Makam Gücü: Kişinin örgüt veya grup içindeki unvanından veya makamından kaynaklanan resmî otorite

Karizmatik Güç: Liderin liderlik tarzının veya karakterinden kaynaklanan karizma etkisi

İlişkilerin Gücü: Liderin hem örgüt içinde hem de dışında resmî ve resmî olmayan ilişki ağlarının liderliğine etkisi

Bilgi Gücü: Liderin yapılacak veya yapılan işlere yönelik argüman oluşturmasında ve bu bilgileri kontrol etmesinde ortaya çıkan güç

Uzmanlık Gücü: Belirli bir alanda gerekli olan bilginin iletilmesi ve geliştirilmesi neticesinde elde edilen güç

Cezalandırma Gücü: Standartları devam ettirmek veya beklentileri karşılamak adına yapılan hatalarda bireylere yaptırım uygulama gücü

Ödüllendirme Gücü: Standartlara veya beklentilere bağlı kalan bireylerin farkına varma ve onları ödüllendirmeden kaynaklanan güç

187_ Örgütsel İletişim: Örgütün unsurlarını birbirine bağlayarak aradaki uyumu sağlayan iletişim süreçlerinin tamamı

188_Örgütsel İletişimde İç Ve Dış İletişim Olarak İki Farklı Yapıdan Bahsedilebilir.

Dış iletişim örgütün paydaşlarıyla olan iletişimini nitelerken

iç iletişim örgüt içinde çalışanların ve yöneticilerin birbirleriyle iletişimi ile ilgilidir

189_Örgütsel İletişimde Üç Tür İletişim Kurulmaktadır Ve Bunlar Yukarıdan Aşağıya, Aşağıdan Yukarıya Ve Yatay İletişimlerdir.

Yukarıdan aşağıya doğru iletişim üstlerden astlara emir, karar ve görüşlerin aktarıldığı bir iletişim türüdür.

Aşağıdan yukarıya doğru iletişimde ise astların üstlere bilgi ve sonuçların iletilmesi söz konusudur.

Yatay iletişimde ise örgüt için aynı hiyerarşide bulunan farklı departmanların veya çalışanların birbirleriyle olan iletişimleri söz konusudur

190_ Aşağıdan Yukarıya İletişimde Öncelikle Hangi İkna Denenmeli? rasyonel ikna denenmelidir. Daha sonra ise koalisyon, arkadaşça yaklaşım ve pazarlık etme gelmelidir...

191_ Yukarıdan Aşağıya İletişimde İse Yine Öncelikli Olarak Hangi İkna Denenmeli? Rasyonel ikna denenmelidir. Daha sonra sırasıyla iddia etme-ısrar etme, arkadaşça yaklaşım ve koalisyon yöntemleri denenmelidir

192_ Yatay İletişimde İse Öncelikli Olarak İkna Denenmeli? arkadaşça bir yaklaşım gösterilerek ikna çabasına girilmelidir. Daha sonra ise sırasıyla rasyonelleştirme, pazarlık ve etme-ısrar etme yolları denenmelidir

193_Örgüt İçindeki İkna Ve Etkileme Taktikleri Aşağıdaki Gibidir.

Rasyonel İkna: Karşı tarafın ikna edilmesinde uygun bir üslup ile beraber ortaya çıkacak sonuçlar ve süreç ile ilgili gerçek kanıtlar ve güvenilir argümanların ortaya konulması

İlham vericilik: Karşı tarafın ideallerine, değerlerine, düşlerine uygun heyecanlar yaratacak veya işin olabilirliğine yönelik inancın artmasını sağlayacak şekilde bir ikna mesajı oluşturulması

Müzakere – Danışma: Karşı tarafın ilgileri ve önerileri ile ilgili bir mesajın oluşturulması

Kendini Beğendirmek: Karşı tarafın değişime ikna edilmesinden önce iknacı hakkında olumlu düşünmesi için iyi bir ruh hâline yöneltilmesi

Değişim: Karşı tarafa, ikna olup işin bir parçası olduğunda daha sonra yapılacak bir iş için birlikte hareket etme isteğinde olunduğunun belirtilmesi

Kişisel tekicilik: Karşı tarafın değişime ikna edilmesinden önce iknacının samimiyetiyle ve arkadaşlığıyla bir çekicilik sunması  Koalisyon: Karşı taraf ikna etmeye çalışılırken, diğerlerinin de yardımının istenmesi

Yasal Dayanak Sunmak: Karşı tarafı ikna etmek için yasal, politik veya örgüt kültürüne uygun olan sebeplerin dayanak olarak sunulması

Israr: Karşı tarafı etkilemek ve bu yolla ikna etmek amacıyla isteklerin ısrar eden hatırlatmalar şeklinde iletilmesi

194_ Yüz Yüze Gerçekleştirilen Müzakereler İnteraktiftir, bundan dolayı müzakerelerden iyi bir sonuç alarak ayrılmak iyi bir konuşmacı olmaktan ziyade iyi bir dinleyici olmaktan geçmektedir