Final İletişim Bilgi Final Ders Özeti

serkankacan69

Active member
12 Eyl 2018
152
56
28
#1
İletişim Bilgi 5.Ünite Ders Özeti
GRUP KAVRAMI
Ortak amaç, ve hedefi olan insanların hedeflerine ulaşmak için birbirleriyle etkileşimli, birbirine bağımlı, birbirlerinin farkında olan ve kendilerini bir grup olarak gören en az 3 kişiden oluşan insan topluluklarıdır.Bir oluşumu grup olarak nitelendirmek için 4 temel konsepte başvurulur.
• Grup üyelerinin sayısı : En az 3 kişiden oluşması gerekir. 7 kişiden sonrası için grubun alt gruplara ayrılacağı ve grupta bir lider ihtiyacının doğacağına dair görüşler vardır.
• Etkileşim : Grup üyeleri arasında ki ilişki iletişim yani etkileşim grubu topluluktan ayrılan temel bir özelliktir.
• Ortak Amaç : Bir çok alanda ortaklıklar üzerine kurulur.
• Birbirine Bağımlılık : Kişilerin iş birliği ve dayanışma içinde olmaları gerekir.
Amaç birliği, etkileşim ve birbirine bağımlılık, grup olmanın temek koşuludur.
1- Grubun ortak değer ve normları vardır.
2- Her bireyin, öteki insanlara göre belli bir yeri (statü) bu yerin gerektirdiği bir işi (rolü) vardır.
3- Grup, ortak amaçlarını gerçekleştirdiklerinde dağılabilir yada yeni ortak amaçlar için yeni gruplar oluşturabilirler.
4- Grubun, kendine özgü bir kimliği vardır.Bu grup bilincini oluşturur.
5- Grup üyelerinde aidiyet duygusu vardır.
GRUBA KATILIM NEDENLERİ

Maslow’un kuramına göre bu ihtiyaçlar şunlardır :
– Fizyolojik ihtiyaçlar : Yemek, içmek,uyumak, solumak gibi ihtiyaçlar bu kategoridedir.
– Güvenlik İhtiyaçları : Hayatını devam ettirmek için gerekli olan mali konular, sigortalı bir iş araması, sosyal çevre oluşturması gereklidir.
– Sevgi ve aidiyet ihtiyacı : İnsanlar sevmek sevilmek dışında saygı duyulmasını isterler. Tanınma, sosyal statü , başarı elde etme, takdir edilme vb. ihtiyaçlar aşağılık duygusundan kurtulmasını sağlar.
– Kendini gerçekleştirme ihtiyacı : Birey son aşamada ideallerini ve yeteneklerini gerçekleştirme ihtiyacı duyar.
GRUP OLUŞUMUN AŞAMALARI

Caple tarafından geliştirilen ‘’ GRUP GELİŞİM MODELİ’ne göre 5 gelişim aşamasından geçmektedir.
a) Oryantasyon ve uyum sağlama aşaması : Bir belirsizlik vardır.
b) Çatışma Aşaması : Grup için de bir anlaşmazlık vardır.
c) Bütünleme Aşaması : Kutuplaşmalar yerini ortak noktalarda uzlaşmaya bırakır.
d) Başarı Aşaması : Grup iyi işlemeye başlar.
e) Düzenleme Aşaması : Grup yaşantısından doyum sağladıkları bir aşamadır.
Grup oluşum ve gelişim aşamalarına ilişkin bir diğer bakış açısına göre grup oluşum süreci altı aşamadan oluşmaktadır.
1. AŞAMA : Dahil olma – Sınırları Belirleme – Bağımlılık : Ben bu gurubun üyesi miyim? Kimler üye, kimler değil? Lidere nasıl ve ne kadar bağlıyız?
2. AŞAMA : Otorite : Grubu etkim altına nasıl alabilirim?
3. AŞAMA : Güven – Yapı – Samimiyet, Yakınlık : Birbirimize güvenebilir miyiz? Uymamız gereken normlar ve rollerimiz nelerdir?
4. AŞAMA : Üretkenlik : Amacımıza ulaşabilecek miyiz?
5. AŞAMA : Adalet – Kalite : Herkes üstüne düşeni layıkıyla yerine getirebiliyor mu? Yapmamız gerekenleri hala iyi bir şekilde yerine getirebiliyor muyuz?
6. Ayrılma ve Bitiş aşaması : Grup olarak varlığımıza devam edecek miyiz? Deneyimlerimiz hakkında neler hissediyoruz?
GRUP TÜRLERİ

AÇIK – KAPALI VE KOŞULA BAĞLI GRUPLAR :
Açık Gruplar; Üyelerin katılımın serbest olduğuKapalı Gruplar ; Giriş çıkışın serbest olmadığı Örn. Aile ve UlusKoşula Bağlı : Üyelerin girişinin bir koşula bağlı olduğu gruplardır. Örn. Kooperatifler – Sendikalar
UZUN SÜRELİ – KISA SÜRELİ – PERİYODİK GRUPLAR :
Uzun süreli : Grubun ömrünün insan ömründen uzun olduğu gruplar. Örn. Köy.Kısa Süreli : Bir amaçla kurulan ve amaç gerçekleşince dağılan gruplardır. Periyodik gruplar : Belirli sürelerde bir araya gelen gruplardır.
TEK GÖREVLİ – ÇOK GÖREVLİ GRUPLAR :
Tek Görevli : tek işlevi gerçekleştiren gruplardır. Örn. Futbol takımıÇok Görevli : Çok sayıda işlevi gerçekleştiren gruplardır. Örn. Belediyeler.
MEKANİK VE ORGANİK DAYANIŞMANIN EGEMEN OLDUĞU GRUPLAR :
Mekanik , Küçük ve düzenli gruplardır. Organik , Resmi, kuralcı ve akılcı gruplardır.
BİRİNCİL VE İKİNCİL GRUPLAR :Birincil , Yüz yüze ilişkilerin, yardımlaşma dayanışmanın yoğun olarak yaşandığı gruplardır.
İkincil , Yapı olarak daha büyük yazılı normlara dayalı olarak kurulan gruplardır.
GRUP İLETİŞİMİ
Birincil Gruplarda İletişim ; Aile, arkadaşlar, akranlar, komşular gibi oluşan gruplara birincil gruplar denir. İlişkiler içten, yakın, kişiseldir.
İkincil Gruplarda İletişim : İlişkiler, resmi ve yarar sağlamayı ön plana alan bir nitelik taşımaktadırlar. İş grupları, sendikalar, dernekler, resmi devlet daireleri bu gruba örnektir.İkincil gruplarda iletişim yapısı 5 farklı modelle açıklanır :
1 – Merkezi Model : Otorite ve karar alma insiyatifinin örgütün en üst yöneticisinde toplanmasını temel alan modeldir.
2 – Y Modeli : Merkezi modelden sonra merkezileşme derecesi en yüksek grup modelidir.
3 – Zincir Modeli : Üyelerin birbirine yakınlık derecesine göre işlendiğinden gurubun bazı üyeleri izole durumunda kalabilir. Uçtaki iki üye sadece bir kişiyle diğerleri ise yanlarında iki kişiyle haberleşir.
4 – Daire Modeli : Grupta belirgin bir lider yoktur. Üyelerin birbiriyle iletişim olanakları bir hayli fazladır.
5 – Serbest Model : Tüm haberleşme kanallarının her zaman ve herkese açık olduğu herkesin herkese kısıtlama olmadan iletişimde olduğu demokrotik bir modeldir.
ÖRGÜT KAVRAMI
Bir gurup insanın, bir iş bölümü içerisinde, otorite ve sorumluluk hiyerarşisi altında, belirli bir ortak amacı gerçekleştirmek amacıyla oluşturdukları, akılcı, planlı ve eşgüdümlü bir yapılanmadır.
ÖNEMİ ;
• Yönetime karar almada ihtiyaç duyulan bilgiyi elde etme imkanı sunar.
• Yöneticilerin aldığı kararların çalışanlar tarafından algılanması ve uygulamaya dönüştürülmesini sağlar.
• Çalışanların örgüte bağlılığını artırarak, müşteri hizmetlerinin iyileşmesini sağlar.
• İş tatmini, motivasyon, örgütsel bağlılık gibi çalışanların davranışları üzerinde olumlu etkiler yaratarak örgütsel performansı arttırır.
• Çalışanların paylaşım duygusunu arttırır.
• İş ortamındaki sürtüşme ve baskıları azaltır.
• Örgütsel faaliyetlerin istikrar ve iş birliği içinde gerçekleşmesine katkıda bulunur.
• Örgütsel değişime karşı güven oluşturur ve değişim sürecini hızlandırır.
• Daha az hata yapılmasına ve sonuçta giderlerin azalmasına imkân tanır.
• Karlılığı ve etkinliği artırır.
• Stratejik planların etkin bir şekilde uygulanabilmesinde önemli bir faktördür.
ÖRGÜT İÇİ İLETİŞİM BİÇİMLERİ
1. Bürokratik İletişim: Bu iletişim biçiminde örgütler hedef gruplarına bilgi vermedikleri gibi onlardan da bilgi almamaktadırlar.
2. Manipülatif İletişim: Hedef grupla bilgi alış verişi yapıldığı gibi bir görünüm yansıtılmaya çalışılmaktadır. Bir çeşit propagandadır.
3. Demokratik İletişim: Açıklığa dayanan bir iletişim biçimidir.
4. Orantısız İletişim: Örgüt bilgilendirmeye hazır olduğu halde, kamuoyu hakkında hiç bilgi alamadığı ya da yoğun biçimde kamuoyu araştırılmasına rağmen elde edilen bilgilerin değerlendirilip bir sonuca varılamadığı durumlarda gerçekleşmektedir.
BİÇİMSEL İLETİŞİM
Dikey İletişim: Yönetenler ve astlar arasında kurulan iletişim biçimidir.
Yatay İletişim: Aynı kademedeki yönetici ve meslektaşlar arasındaki iletişimi içermektedir.
Çapraz İletişim: Farklı fonksiyonel birimlerde çalışan ast ve üstler arasında gelişen bilgi içerikli iletişimdir.
BİÇİMSEL OLMAYAN İLETİŞİM
Örgüt lehine ya da aleyhine olsun, resmi olmayan iletişimin oldukça etkilidir. Bu nedenle yöneticiler, resmi olmayan iletişimin etkililiğini örgüt lehine çevirerek kullanmak durumundadırlar. Yöneticilerin bu konuda yapabilecekleri şu şekilde özetlenebilir.
* iş ortamında çalışanlarla sıcak ilişkiler kurmasına bağlıdır. Çalışanlardan bilgi topluyor havasıyaratmaması ve samimi olması önemlidir.
* Yöneticiler, çalışma saatleri dışında kokteyl, akşam çayı, piknik vb. sosyal aktiviteler tertip ederek, resmi olmayan olarak zaten konuşulmakta ve tartışılmakta olan işle ilgili konuların daha rahat konuşabileceği bir ortam oluşturmalıdır.
* Yöneticilerin, zaman zaman çalışanlar arasına karışarak bizzat onlarla konuşmalıdır.
* Yöneticiler, güvendiği kimseleri kullanarak resmi olmayan iletişim kanalları vasıtasıyla bilgi toplama ve istedikleri mesajları iletme şansına da sahiptir.
* Yine bir kısım laf taşıyan kimseler vasıtasıyla yöneticiler, oluşturduğu karşıt görüşlerinyayılmasını sağlayabilir.
* Yöneticiler, ileride yapmayı planladıkları konuları ortaya atarak resmi olmayan kanallarda tartışılmasını sağlayabilir.
* Yöneticinin resmi olmayan iletişimi kullanamaya çalışırken hareket noktası, bu kanalları kontrol altına almak ve örgüt için zararlı ve kötü sonuçlar doğurmasını engellemek olmalıdır.
Olumsuz bir söylenti ortaya atıldığında örgütün zarar görmemesi veya en az zararla durumu atlatabilmesi için izlenebilecek stratejiler şunlardır ;
• Söylenti tamamıyla asılsızsa reddetmek gerekir, çünkü bir süre sonra kendiliğinden unutulacaktır.
• Söylentide doğruluk payı varsa doğru olan kısmı kabul etmek gerekir.
• Mutlaka yorum yapmak gerekir, “yorumsuz” yanıtı her zaman evet olarak algılanır.
• Söylenti reddedilecekse bu doğru bir temele dayandırılmalıdır. Eğer doğru reddedilirse çok büyük bir tepki alınabilir.
• Söylenti hakkında açıklama yapmaya gereksinim duyulduğunda, gerekli açıklamaları yapmak amacıyla konuşan örgüt yetkilileri tutarlı olmalıdırlar. Bir yetkilinin söylediğini diğeri reddetmemelidir.
• Son olarak çalışanların desteğini alacak söylentiyle ilgili görüşmeler yapılabilir. Açık bir tartışma ortamı yıkıcı söylentileri ve dedikoduları engelleyebilir

Aöf İletişim Bilgisi Dersi 6.Ünite Ders Notları
KİTLE KAVRAMI VE KİTLE TOPLUMU

Kitle kavramı ‘’ Sanayi Devrimi ‘’ ile ortaya çıkar. Kitle kavramı sanayi toplumları öncesinde görülmez sanayi toplumlarında var olur. Kitle toplumu mkavramını ilk ortaya atan kişi Alexis de Tosqueville ‘dir.’’ Amerika’da Demokrasi ‘’ adlı çalışması vardır.
Üretim ilişkileri ve toplumsal düzen arasında ki bağı ortaya koyan bir diğer sosyolog da Ferdinand Tönnies’dir. Tönnies bağı açıklamak için
• Gemeinschafty ( CEMAAT )
VE
• Gesellschaft ( TOPLULUK ) kavramlarını geliştirmiştir.
Kitle toplumunu oluşturan nedenleri ve toplumsal yapı özelliklerini aşağıdaki gibi maddeleştirmek mümkündür:
• Kapitalist işbölümünün geliştiği bir üretim sistemine sahiptir,
• Büyük çaplı fabrikalarda meta üretimi yapılmaktadır,
• Nüfusun şehirlerde yoğunlaştığı görülmektedir,
• Karar alma mekanizması merkezileşmektedir,
• Biçimsel eşitlik sağlanmıştır,
• Bireycilik ön plandadır,
• Geleneksel bağ kurumları ya çözülmeye başlamış ya da tamamen ortadan kalkmıştır,
• Yukarıdan yönetilen bir kitle ortaya çıkmıştır.
KİTLE İLETİŞİMİ
Günümüzde ise kitle iletişimi dediğimiz anda aklımıza ilk gelen olgu medya olgusudur. Bu algı son derece doğrudur; çünkü medya ekonomi, siyaset, kültür, eğlence, bilgi gibi gündelik yaşamımızın ayrılmaz parçalarını içinde bulundurur.Medyanın toplum ile bağını ortaya koyan başlıca üç geleneksel düşünce sistemi bulunmaktadır.
İlk düşünsel gelenek Frankfurt Okulu’ndan gelmektedir. Okulun üyelerinden Jurgen Habermas, basılı medyanın, gazetelerin ve dergilerin, Modern Avrupa’nın kurulmasında son derece etkili olduğunu söylemektedir.
İkinci düşünsel gelenek ise Harold Innis ve Marshall McLuhan’ın çalışmalarında ortaya çıkmaktadır. Medya iletişimi ve gücün dünyevi ve dünyevi olmayan kuruluşlarla arasındaki ilişkiyi sistematik bir biçimde ortaya koyan ilk kuramcılardandır. McLuhan “ileti, iletişim aracının kendisidir” saptamasını buradan yola çıkarak temellendirir. Herhangi bir iletişim aracının bireysel veya toplumsal etkileri ya da her yeni teknolojik gelişmenin, insanoğlunun işlerine katılan yeni bir ölçeğin sonucu olarak ortaya çıktığını vurgulamaktadır. Düşüncesini elektrik lambası örneği ile açıklar.
Kitle iletişimine maruz kalan kitlenin temel özelliklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• Heterojen, • Anonim, • Birbirinden ayrı, • Aralarında sıkı bağlar olmayan.
BİÇİMSEL KURULUŞLAR
Eşik Bekçileri (Gatekeeper) : Eşik bekçileri; kitleye ulaşan iletişim içeriğinin üzerinde kontrolü olan kişi ya da gruplardır.
Harcamaların Yönetilmesi : Bir kitle iletişim kuruluşunu oluşturmak ve onun devamlılığını sağlamak çok büyük miktarda paranın yönetilmesini gerektirmektedir.
Rekabet : Kitle iletişim kuruluşları kâr amaçlı kuruluşlardır. Kamusal yayıncılık yapan kuruluşların dışındaki tüm kuruluşların amacı kârlarını arttırmaktır.
KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI
19. yüzyılda telgrafın icadı ile başlayan iletişim devrimini, sinema, radyo ve televizyon izlemiştir. Marshall McLuhan’ın 1960’lı yıllarda kitle iletişim araçları için yaptığı tasvir son derece önemlidir. McLuhan’ın tasvirinden yola çıkarak bu ilişkiler bütününü incelemeye çalışalım. 1- GAZETE : Roma İmparatorluğu’nda Senato kararları balmumu tabletlere yazılarak şehir meydanına asılmaktaydı. Fethedilen topraklar, toplumsal olaylar, senato kararları, gladyatör dövüşlerinin sonuçları gibi konular bu tablette yazmaktaydı.Kitle gazetelerinin ortaya çıkabilmesi için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekmekteydi:
• Gazetelerin çok kısa zamanda, büyük miktarlarda ve düşük maliyetlerde basılması için matbaanın icat edilmesi gerekmekteydi,
• Basını desteklemesi için yeterli sayıda insanın okuma bilmesi gerekmekteydi,
• Kitle izleyicisi ortaya çıkmak zorundaydı.
Gazete Zaman Çizelgesi
MÖ 100 Acta Duirna
1600-1620 Avrupa’da il gazete üretimi
1620 İlk İngilizce gazete: The Courat (Amsterdam)
1729 Benjamin Franklin’in gazetesi: Pennyslvania Gazete
1795 Türkiye’de ilk gazete: Bulletin de Nouvelle
1831 İlk resmi Türkçe gazete: Tercüman-ı Ahval
1840 Ceride-i Havadis
1860 Türkiye’de ilk özel gazete: Tercüman-ı Ahval
2 – RADYO : Radyonun elektromanyetik dalgalar aracılığıyla sesi yayması 1920’lere dayanır.Radyonun teknik yapısıyla ilgili ilk icat, 1860 yılında telsizin babası olarak bilinen Maxwell tarafından yapılmıştır. Işık dalgalarına ek olarak elektromanyetik dalgaların varlığını ilk fark eden Maxwell’dir. Radyo yayınlarında program çeşitlemelerine gidilerek, müzik, spor, sohbet, haber ve yarışma gibi halkın ilgisi çekilmeye başlanarak; radyo bir kitle iletişim aracı olarak gündelik yaşamımızdaki yerini almaya başladı.
Radyo Zaman Çizelgesi
1864 Maxwell radyo dalgaları varsayımını ortaya attı
1817 Henrich Hertz labratuarda radyo dalgalaryla deney yaptı
1888 Marconi telsiz telgrafı icad etti
1901 Marconi ilk telsiz sinyalini Atlantik Okyanus’u üzerinden yolladı
1912 Radyo yayınları başladı
1920 İlk radyo istasyonu KDKD Pitsburgh’da kuruldu
1922 İlk radyo reklamı New York’ta üretildi.
1927 Türkiye’de radyo yayınları başladı.
1949 DJ’ler ortaya çıktı.
1983 CD tantıldı.
1987 MP3 icad edildi.
2001 Uydu üzerinde radyo yayını başladı
2002 Sayısal radyo
3 – TELEVİZYON : Televizyon şu işlevlere sahiptir:
• Enformasyon, bilgi edinme ve uzlaşım elde etme isteği,
• Duygusal ve zevke dayalı ihtiyaçların karşılanması,
• Güven ve güvenirliğin güçlenmesi gibi kişisel ihtiyaçlar,
• Aile ve arkadaşlarla irtibat kurma gibi sosyal ihtiyaçlar,
• Oyalanma, kaçış gibi rahatlama ihtiyaçları
Televizyon Zaman Çizelgesi
1923 Zworykin iconoskop’u icat etti
1927 Fransforth ilk tlevizyon patentini aldı
1939 New York Dünya Fuarı’nda, Sarnoff ticari televizyonu tanıttı
1950 Nielsen şirketi ilk televizyon izleme ölçümünü yaptı
1966 ABD’de büyük televizyon şebekeleri tamamen renkli yayına geçti
1967 Ankara’da deneme yayınları başladı
1977 VCR (Video) tanıtıldı
1981 Ev kayıt cihazları çıktı
1989 Türkiye’de ilk özel televizyon kanalı yayına başladı
1996 DVD tanıtıldı.
1998 İlk sayısal televizyon yayını
4 – İNTERNET
İnternet Zaman Çizelgesi
1642 Pascal hesap makinesini yaptı
1885 Babbage bilgisayarı tasarladı
1946 Neumann bilgisayar parçalarını anlatan yazısını yazdı
1951 İlk ticari Bilgisayar: UNIVAC
1953 IBM Model 650’yi yaptı
1969 ARPA NET İLK AĞ
1977 Jobs ve Wozniak Apple II’yi geliştirdi
1990 http geliştirildi
2004 Kablosuz ağ erişimi
Hayatımızın her alanında etkili olan internet ile ilgili tartışmalar genel olarak olumlu ve olumsuz etkiler üzerine yapılmaktadır. Bu tartışmaların ana noktalarını özetleyelim:
A) Gözetim B) Daha az eşik bekçisiC) İfade ÖzgürlüğüD) Telif HakkıE) Mahremiyet
KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ İŞLEVLERİ
1 – Tolumsal ufkunu gözetler 2 – Dikkati Odaklaştırır.

Aöf İletişim Bilgisi Dersi 7.Ünite Ders Notları
ÇEVRİMİÇİ İLETİŞİM NEDİR?
Çevrimiçi iletişim, çeşitli küresel ya da yerel bilgisayarlar arası ağları kullanarak, insanlara yer ve zaman sınırlıkları olmaksızın, ev ya da iş yerlerinden, birbirleriyle kolay iletişim kurma, görsel ve işitsel veri dosyalarını transfer etme olanağı sağlamakla birlikte, dünyada var olan herhangi bir veri bankasındaki bilgileri elde etmelerine yardımcı olan bir iletişim sistemidir.
Bilgisayarın bireylerarasında bir iletişim aracı olarak kullanılması düşüncesi ilk kez Licklider ve Taylor tarafından dile getirilmiştir. Taylor ve Licklider’in 1968’de yayınladıkları “bir iletişim aracı olarak bilgisayar” adlı makalede, insanların kısa bir süre sonra, makinalar aracılığıyla yüz yüze ortamlarda kurduklarından çok daha etkili bir şekilde iletişim kurabileceklerini dile getirmiş, bunun gerekçesi sıralanırken bilgisayarın, etkileşim ve eşzamanlı iletişim kurabilme özelliklerini vurgulamışlardır.
Newhagen ve Rafaeli (1996) çevrimiçi iletişimi diğer iletişim biçimlerinden ayıran temel özelliklerini; paket-değişim, çokluortam, etkileşim,eşzamanlılık ve bağlantılı metin (hypertextuality) şeklinde sıralamaktadırlar.
NASIL ÇEVRİMİÇİ İLETİŞİM KURABİLİRİZ?
Çevrimiçi iletişimi, eşzamanlı ya da eşzamansız olmak üzere iki grupta sınıflandırabiliriz.
Eşzamanlı iletişime en iyi örnek yüz yüze iletişimdir. Bu süreçte kaynak ve alıcı aynı yer ve zamanda bir aradadır.
Eşzamansız (asenkron) iletişimde ise iletişim sürecindeki bireylerin aynı yer ve aynı zamanda bir arada olmasını gerektirmeyen iletişim türüdür. İnternetin sağladığı en önemli üstünlüklerden biri olarak eşzamanlı olmayan (asenkron) iletişimi hızlandırması gösterilebilir.Eskiden günlerce hatta haftalarca sürebilen mektupla mesajlaşmanın hızı, İnternetin eposta uygulamasıyla birkaç saniyeye kadar düşmüştür.
Elektronik Posta (ePosta)Epostayı, en yaygın kullanılan çevrimiçi iletişim aracı olarak tanıtmak yanlış olmaz. Geleneksel posta hizmetine benzer bir iletişim sistemidir. Ancak en önemli farkı daha önce belirtildiği gibi eşzamansız iletişimin hızını bir kaç saniyeye kadar düşürmüş olmasıdır.
Sohbet (Chat) Sohbet, daha önce açıklanan çevrimiçi iletişim araçlarından farklı olarak kullanıcılarının eşzamanlı iletişim kurmasına imkân verir. Örneğin Skype yazılımı, hem görsel hem işitsel hem de yazılı iletişime izin veren bir sohbet yazılımı olarak değerlendirilebilir.
Web KonferansıTemel amacı farklımekanlarda bulunan birden fazla kullanıcının bir araya gelerek görsel-işitsel iletişim kurmasına imkan sağlamaktır.
Web 2.0 Araçları ve Sosyal Medya
Web 2.0 kullanacıların iletişim kurabildiği, deneyimlerini paylaşabildiği, bilgi üretebildiği, işbirliği yapabildiği bir ortam anlamına gelmektedir. Web 2.0 ve sosyal medaya araçları arasında iletişim acısından en dikkat çekenleri Web Günlükleri (Blog), Wikiler ve sosyal etkileşim araçlarıdır.
Web Günlükleri, yazılanların kronolojik sırada, en son yayınlanan yazının en başta görüntülendiği bir web yayın sistemi olarak tanımlanabilir. Bu sistemleri kullanarak bireyler görüşlerini, deneyimlerini,duygularını serbestçe yazarak yayınlayabilmektedir.
Wiki, kelime anlamı olarak Havaii dilinde ‘çabuk’, ‘hızlı’ anlamına gelmektedir. Herhangi bir Web tarama aracını (Explorer, Firefox, Safari, vb.) kullanarak websitesi oluturmaya yardımcı olan araçlardır.
Sosyal bağ (etkileşim) araçları, aynı ilgilere, hobilere, deneyimlere, işlere sahip kişilerin arasında sosyal etkileşim kurulmasını kolaylaştıran çevrimiçi ortamlardır.
ÇEVRİMİÇİ İLETİŞİM HAYATIMIZI NASIL ETKİLİYOR?
a) Bir çok bireyin sağlık konusunda ilk danıştıkları yerin çevrimiçi iletişim ortamları olduğunu ortaya koymaktadır.
b) Çevrimiçi iletişim alışveriş alışkanlıklarını da etkilemektedir.
c) Birçok üretici, bu tür ortamları takip etmek amacıyla sosyal medya takip uzmanı ünvanıçalışanlar istihdam etmişlerdir.
d) Çevrimiçi iletişim iş yaşamında da temel iletişim ortamı olarak kullanılmaktadır. Özellikle eposta kurum içi ve kurum dışı iletişim için tercih edilmektedir. Eş zamansız iletişim tabanlı olması ve telefon maliyetlerini azaltması epostanın tercih edilmesinde rol oynayan önemli etkenler olarak gösterilmektedir.
e) Çevrimiçi iletişimin önemli bir etkiye sahip olduğu alanlardan biri de eğitimdir. Çevrimiçi iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve bu teknolojileri kullananların sayısındaki artış eğitim kurumlarını çevrimiçi ders ve programlar sunma konusunda yüreklendirmiştir.
ÇEVRİMİÇİ İLETİŞİM KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Çevrimiçi iletişim ortamı olan E-POSTAYI kullanarak iletişim kurarken aşağıdaki kurallara uymalıyız:
• ePosta mesajlarının öncelikle kimden geldiğine bakmalıyız. Eğer tanımadığımız birinden gelmişse Konu bölümünü incelemeliyiz.
• Birden fazla kişiye gönderilen ve zincir eposta olarak adlandırılan mesajlara dikkatli yaklaşmalıyız.
• Her ne kadar güvenli görünürse görünsün kimlik bilgilerimizi ya da siteye giriş bilgilerimizi eposta ile göndermemeliyiz.
• ePosta şifremizi kimseyle paylaşmamalıyız.
• ePosta gönderirken Kimden bölümünde adımızın olmasına dikkat etmeliyiz.
• Yine eposta gönderirken Konu bölümüne mutlaka mesajımızın içeriğini yansıtan kısa bir ifade yazmalıyız.
• Tanımadığımız kişilerden gelen eposta eklerini açmamak gelmektedir.
• ePosta ile gönderdiğimiz sorulara hemen cevap beklememeliyiz.
SOHBET aracılığıyla iletişim kurarken de aşağıdaki noktalara dikkat etmeliyiz:
• Kimseyle kullanıcı kodu ve şifremizi paylaşmamalıyız.
• Tanımadığımız kişiler başta olmak üzere kimseye ev adresimizi, telefon numaramızı, çocuklarımızın, eşimizin adını, okul ya da iş adresleri gibi kişisel bilgilerimizi vermemeliyiz.
• Kişi eklemeye yönelik gelen her mesajı hemen kabul etmemeliyiz.
• Emin olmadığımız kişilere fotoğraf ya da video gibi görüntüleri göndermemeliyiz.
• Sohbet sırasında yüz yüze sohbet ediyormuş gibi etik kurallarına uymalıyız.
• Karşımızdakilerin sorduğumuz soruya cevap vermesini beklemeden yeni bir soru ya da görüşyazmamalıyız. Bazılarımız daha yavaş yazabilir.
• HEPSİ BÜYÜK HARFLERDEN oluşan yazılar yazmamalıyız. Bu İnternette karşımızdakine bağırma ya da kızma anlamına gelmektedir.
• Kullanıcı adı olarak kendi adımızı tercih etmeliyiz.
ÇEVRİMİÇİ İLETİŞİM NASIL İNCELENMİŞTİR?
Aydın’ın 2008 tarihli çalışmasına dayalı olarak sunulmuştur. Öncelikle Aydın, uzmanların çevrimiçi iletişimi incelemede yararlandıkları bakış açılarını, kişisel olmayan (impersonal), bireylerarası (interpersonal) ve hiperkişisel (hyperpersonal) etkileşim olarak üç grupta sınıflamaktadır.
* İlk grup, çevrimiçi iletişim konusunda 1980’lerden önceki dönemde yapılan çalışmalarıkapsamaktadır ve bilgisayar ortamındaki iletişimi yetersiz bulmaktadır. Bilgisayar ortamının, iletişim kuran bireylere ilişkin sosyal ipuçlarını barındırmadığı için, bireylerarasında bireysel olmayan bir iletişim yarattığını dile getirmişlerdir.
Dayandığı temel kuramlar, sosyal bulunurluk (social presence) ve ortam zenginliği (media richness)kuramlarıdır.
A) Sosyal bulunurluk ; iletişim ortamlarına dayalı olarak gerçekleştirilen etkileşim sürecinde, bir bireyin diğerlerini gerçek birey olarak algılama süreci olarak tanımlanmaktadır.
B) Ortam zenginliği kuramına göre ise, iletişim ortamındaki belirsizliğin ortadan kaldırılabilmesi için, görevlere uygun zenginlikte ortamların kullanılması gerekmektedir.
İkinci bakış açısı, eğer iletişim kuran bireylere yeterli zaman verilirse, çevrimiçi iletişimin yüz yüze ortamlardaki kadar etkili olabileceğini söylemektedir.
Son dönemde yapılan çalışmalar ise, çevrimiçi iletişimin kişisel olabileceğini, başka bir değişle, yüz yüze ortamlara göre çok daha samimi ve içten olabileceğini ileri sürmektedir SIDE kuramına dayanan Hiperkişisel iletişim, bilgisayar ortamında gerçekleşen iletişimin yüz yüze ortamdaki iletişimden çok daha etkili olacağını ileri sürmektedir
 
Moderatör tarafında düzenlendi: