Final Çağdaş Türk Edebiyatları 2 Final Ders Özeti

serkankacan69

Active member
12 Eyl 2018
152
59
28
#1
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATLARI

5. ÜNİTE ÖZETİ

KIRGIZ SOZLU EDEBlYATI



KIRGIZ SOZLU EDEBİYATI

XX. yüzyıla kadar yazılı edebiyatları olmayan Kırgız Türklerinin çok zengin bir halk edebiyatı vardır. Halk edebiyatına nazım türleri hâkimdir. Halk edebiyatı türleri içerisinde destan ve halk hikâyeleri önemli bir yer tutar.

Kırgız destanları : Manas, Kurmanbek, Er Tabıldı, Kedeykan, Olcobay Menen Kişimcan

gibi destanların yanı sıra, eski âdetlerle hayat pratikleri hakkındaki şiirler, bilmeceler, atasözleri, kahramanlık destanları, hikâye ve masallar, efsaneler, dini ve lirik şarkılar zengin Kırgız Folklorunun önemli türleridir.

Destanlar arasında, Manas Destanı Kırgız sözlü edebiyatının şaheseri ve aynı zamanda dünya edebiyatının en uzun destanıdır. 500.000 beyitten fazla olan bu destan, bugüne kadar sözlü olarak manasçılar tarafından getirilmiştir.

Manasçılar: Keldibek, Maymanbay, Timsek, Sagımbay Orazbakoğlu, Sayakbay Karalayoğlu önemli manasçılardır.

Bu destanın ilk nüshalarını yazıya geçiren Kazak araştırmacı Şokan Velîhanov’dur.

Bir başka önemli Manas araştırmacısı ise Alman asıllı Türkolog Radlov Vasiliy Vasiliyeviç’dir.

Kırgız sözlü edebiyatında musikiyle iç içe girmiş bir şiir geleneği vardır.

Kırgız halk şairlerine “akın" denir.

Bu şiirlerden, defin törenlerinde okunanlara “koşok”;

hasret ve şikâyet konulu olanlara “koştoşu”;

medhiyelere “maktoo”;

taşlamalara “korgoo” ;

kızın güzelliğinin anlatıldığı şiire "seketbay" denir.

Bunların dışında emgek (emek), beşik, oyun, aşk, nasihat, aytış şiirleri ve didaktik eserler (atasözleri, vecizeler, bulmacalar, yalan ve abartmalar), mit ve masallar Kırgız edebiyatının zenginlikleridir.

Emek şiirleri: Opmayda, Çalgıcı, Bekbekey, Şırıldan

XX. YÜZYILDA KIRGIZ YAZILI EDEBİYATI

Kırgızlarda yazılı edebiyat 1920'lerden sonra gelişmeye başlamıştır. Ekim 1917’deki Bolşevik İhtilâlinden sonra alınan önemli kararlarla Orta Asya coğrafyasında okullaşmaya önem verilmiş ve halkın eğitimden geçirilmesi kararlaştırılmıştır.

Kırgız Türkçesi ile yazılan ilk eser 1911 de çıkan Moldo Kılıç Şamırkanuulu’nun Zilzala adlı cırlar kitabıdır.

Moldo Kılıç Şamırkanoğlu, büyük tartışmalar ve zıtlıklar getiren en büyük eseri “Zar Zaman” dır.

Toktogul Satılganov ve Togolok Moldo, Sovyet Kırgız Edebiyatı’nın ilk şairleridir.

Kırgız akınlarmın en ünlü ve büyüğü olan Toktogul Satılganov’dur. Satılganov, sadece bir akın değil aynı zamanda bir aytışçı yani ozan atışmalarına katılan bir şair idi. Çok zeki olması, hızlı ve güzel cevaplar verebilmesi, üstün kabiliyeti sayesinde Naymanbay ve Arzımat gibi büyük akınları aytışlarda yenmeyi başarmıştır.

SOVYETLER BİRLİĞİNİN İLK YILLARINDA KIRGIZ EDEBİYATI

*

1920*11 ve 1930'lu yıllarda Kırgız Edebiyatı, Sovyet rejimine uygun bir edebiyat meydana getirir. Aalı Tokombayev, Coomart Bökönbayev ve Kubanıçbek Malikov bu dönemin önde gelen edipleridir. Halkların kardeşliği, Ekim ihtilâlinden sonra Kırgız Türklerinin siyasi ve sosyal alanda kaydettiği gelişmeler, toplum yararı için fedakârlık gösterme, feodal bâğlardan ve burjuva geleneklerinden kurtuluş belli başlı temalardır.

II. DÜNYA SAVAŞI VE SONRASINDA KIRGIZ EDEBİYATI

II. Dünya Savaşı yıllarında ve sonraları Sovyet topraklarının korunması, kahramanlık ve fedakârlık temaları revaç bulup, daha çok savaş konuları işlenir. Süyünbay Eraliyev, E. Uzakbayev, Sooronbay Cusuyev ve Rusya’yı. Rus insanını anlatan şiirleri ile dikkati çeken A. Osmanov bu dönemin belli başlı isimleridir. 1950’li yıllarda gelenekçilik ve yenilikçilik konuları tartışılmaya başlanır. Bazı yazarlar ve eserler tenkit edilir. Altmışlı ve yetmişli yıllarda ideolojiye ve Lenine duyulan hayranlık yeniden işlenir. Seksenli ve doksanlı yıllarda Sovyet temaları, Kırgız Türklerinin edebiyatından çıkar, geçmişteki yanlışlıklar eleştirilmeye başlanır.



Cengiz Aytmatov (1928-2008)

Kırgız edebiyatının en böyük ismi, Cengiz Aytmatov'dur. Aytmatov’un eserleri pekçok ülke diline çevrilmiştir. “Cemile" adlı hikâyesiyle ünlenen Aytmatov’un; Yüzyüze, Selvi Boylum, İlk Öğretmen, Deve Gözü, Toprak Ana, Gülsan, Beyaz Gemi, Gün Olur Asra Bedel, Dişi Kurdun Rüyalan gibi hepsi şaheser niteliğinde olan birçok roman ve hikâyesi bulunmaktadır.​

Kırgızca yayınlanan "Gazetçik Dzüyo" (Gazeteci Cüyo) (1952), "Ak Caan” (Beyaz Yağmur) (1954), Tûnkü Sugat” (Gece Sulaması* (1955), "Asma Köpürö" (Asma Köprü) (1955) adlı öyküleri Aytmatov'un edebiyat sahasına attığı ilk adımlar olarak kayda geçti.

"Toprak Ana” öyküsünde kocasını ve üç oğlunu cepheye gönderen, gelini Aliman ile cephe gerisinde yaşanan güçlükleri göğüslemeye çalışan Tolganay’ın toprak ile dertleşmesi söz konusudur.​

"Al yazmalım Selvi Boylum" hikâyesi de Aytmatov'un Türkiye'de en çok okunan ve bilinen eseridir.​

Yazann Gülsan isimli eseri Türkiye'de Elveda Gülsan, Kopar Zincirlerini Gülsan gibi değişik isimlerde yayınlanmıştır. Eserde asıl kahraman durumunda olan Gülsan *ya yazar sembolik bir anlam yükleyerek Kırgızların temsilcisi olarak betimlemiştir.

Aytmatov'un en önemli eseri olan Ak Keme yani Beyaz Gemi’de de ağır bir eleştiriye uğrayan orman koruma muhafızı olarak rejimi temsil eden Orozkul vardır. Hiçbir inancı olmayan bu devlet memuru, Kırgız halkının inançlanna da değerlerine de ehemmiyet vermez, onlarla alay eder.

Gün Olur Asra Bedel romanı Aytmatov'un en çok ilgi uyandıran eseridir. Bunun en önemli sebebi de yazann eserde anlattığı Nayman Ana efsanesidir. Efsanede Nayman Ana, oğlu Colaman'ı savaşta yitirmiş bir ana olarak betimlenir.

Tölögön Kasımbekov, Kırgız edebiyatının son yıllarda öne çıkan ve tarihî romanları ile dikkat çeken bir yazar olmuştu.

İlk öyküsü "Cılkıçtnın uulu" yani "Çobanın oğlu" 1952'de Sovettik Kırgızistan, bugünkü Ala Too dergisinde basıldı. Kendi hayatını anlatan "Adam bolgum keler yani "İnsan olmak istiyorum” adlı hikâyesi 1960'da yayınlandı. Yazann tercüme edilerek Türkiye'de de basılan önemli eseri Sıngan Kılıç yani Kırılan Kılıç adlı tarihî romanı üzerine pek çok olumlu tepki aldı.

Kırgızlann 19. Yüzyılda Ruslar tarafından tamamen yok edilmeye çalışıldığı dönemi kaleme alan yazar, Sovyet döneminde de "Sovyetleştirme” politikasını tecrübe etmiş halkı uyandırabilmek için "Bozkurt” adlı hikâyesini yayınlattı.


Ebulgazi Bahadır Han'ın, Şecere'i Türk adlı eserinde Uygur adının, “itaat edici' anlamına geldiği ve uy kökünden geliştiği belirtilir.

8. yüzyılın ilk yıllarında Köktürk Devleti'nln hâkimiyeti altında yaşamaya başlayan Uygurlar, 745 yılında Köktürk Kağanlığı'na son vererek ötûken Uygur Kağanlığı'nı kurarlar.

Türkçe kaynaklarda Uygur adı ilk defa Bilge Kağan yazıtında, Uygur llteberl’nln adında geçmektedir.

Uygurlar, Çin Halk Cumhuriyetinin 1 milyon 660 bin km2 İlk bir alanını kapsayan Doğu Türklstan/ŞIncan Uygur Özerk Bölgesl'nde yaşamaktadırlar ve bu bölgedeki en kalabalık nüfusu teşkil etmektedirler.

Doğu Türkistan'da en yaygın din, Islamiyettir. Bu bölgede yaşayan Uygur, Kırgız, Kaz.ık, Döngon, Tacik, Özbek, Tatar, Salar halkları İslam dinine mensuptur.

Yeni Uygur Türkçesi ve Alfabe

Bugünkü Uygur Türkçesi, Eski Uygur, Karahanlı ve Çağatay Türkçesinden gelişmlştir. Yeni Uygur Türk* çesi, 15. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden Çağatay Türkçesinln modern devamı niteliğindedir.

Uygurlar, Eski Uygurca döneminde Köktürk, Brahml, Tibet, Sogd ve Mani alfabeleriyle birlikte daha çok Sogd yazısından geliştirilen Uygur alfabesini kullanmışlardır. Uygur yazısı, Karahanlılar döneminde, hatta,15. yüzyılın sonlarına kadar kullanılmıştır.

Bugün Doğu Türkistan/Şincan Uygur özerk Bölgesi'nde Yeni Uygurcanın fonetik özelliğine göre geliştiriien Arap harfli esaslı Uygur-Arap alfabesi; Kazakistan'da ise Kiril esaslı Uygur-Kiril alfabesi kullanılmaktadır.

XIX. YÜZYIL UYGUR EDEBİYATI

Uygur Türklerinin XIX. yüzyıla kadar meydana getirdiği edobî eserler, müşterek Orta Asya edebi dilinin mahsulleridir. Köktürk, Uygur, Karahanlı ve Altın Orda dönemine ait edebî eserler, Uygur edebiyatının kaynağını teşkil etmektedir.

Uygurlar, zengin bir sözlü edebiyata da sahip olmuşlardır. Tahir İle Zöhre, Yusuf ve Ahrned, Oguzname, Çın Temir, Nazugum gibi destanlar bunlardan bazılarıdır.

19. yüzyılın başlarında Uygur Türkleri arasında yeni bir edebiyat gelişir ve halkın bağımsızlık mü* cadelesinl dile getiren pek çok yazar ve şair yetişir.

Abdurehim Nlzarly, Turdi Gerlbly, Noruzahun Zlyayiy, Nazugum, Bilal Nazım, Sadlr Pehlivan, Molla Şakir ve Seyltmuhammed Kaşly bu şahsiyetlerden bazılarıdır.

20. YÜZYIL UYGUR EDEBİYATI

Yakup Bey’ln ölümünden sonra otuz üç yıl (1878-1911) Çin yönetiminin baskısı altında kalan Uygurlar, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında dünyada meydana gelen gelişmelerden etkilenerek tekrar bağımsızlık mücadelesine girmişler ve bu mücadele sonucunda çağdaş Uygur edebiyatının temelini atmışlardır. 20. yüzyıl, bu millî mücadeleyi konu alan eserlerin yoğunlaştığı bir dönemdir.

Abdurrahman Han Goca Destanı, Uygur halkının o yıllarda maruz kaldığı bu baskı ve şiddeti anlatan en başarılı örneklerden biridir.

Bu yüzyılın başlarında Uygur halkının içinde Çin yönetiminin ve zengin Uygur beylerinin zulüm ve balkılarına baş kaldıran ve bu baskıyı şiirlerinde dile getiren halk şairleri artmaya başlar. Seyit Noçl, bu şairlerden biridir. Noçl’nln, Dihkannly Ahi “Çiftçinin Ahi", Cey Kllayli Halaylk “Savaşalım Halkım", Lonln Hikmeti “Lenln Hikmeti” adlı şiirleri Uygur halkının maruz kaldığı haksızlığı dile getirir.

1930-1940’lı Yıllarda Uygur Edebiyatı

1930'lu yıllarda Çin'deki siyasî gelişmeler sonucunda "Cedltçlllk" hareketi zayıflamaya başlar. Bunn tepki olarak 1930'da Kumulda meydana gelen halk ayaklanması, pek çok şair ve yazarın İsmini öne çıkarmıştır. Abduhalik Uygur (1901-1933), Armiya Nlmşehit (1906-1972), Zunun Kadiri (1912-1989) EhrnetJ Ziyai (1913*1989) çağdaş Uygur edebiyatının İlk ve önde gelen temsilcileridir. 1940'lı yıllarda Çağdaş Uygur edebiyatı Lutpulla Mutelllp (1922-1945), Abdurehim Ötkür (1923*1995) gibi şair ve yazarları kazanır.

Kültür Devrimi Döneminde Uygur Edebiyatı

1930-1940'Ii yıllarda çağdaş Uygur edebiyatında halkı bilgisizlik ve esaretten kurtarma, halka hürriyet için mücadele ruhu aşılama amacıyla pek çok eser yazılmış; hürriyet/vatanperverlik, millî ruhu-güçlendirma, millî birlik ve beraberlik duygusu bütün eserlere hâkim olmuştur. Bu duygular bazen doğrudan doğruya bazen de temsilî İfadelerle okuyucuya verilmiştir.

1949 yılından itibaren Çin’de meydana gelen bazı siyasî olaylara paralel olarak Şincan Uygur Özerk Bolgesi'ndeki Uygur edebiyatında yeni gelişmeler dikkat çeker. “Ceditçilik" akımıyla hızla gelişen Doğu Türkistan Uygur edebiyatı, Komünist Çin'in 1949 yılında yönetime gelmesiyle duraklama dönemine girer.

Mao Zedong ve Dörtlü Çete döneminde devam eden baskıcı politika, Mao’nun ölümünden sonra azalmış ve Doğu Türkistan halkına uygulanan kültür politikasında değişiklikler meydana gelmiştir. 1966-1976 yılları arasından hizmetten mahrum edilen bazı bilimsel kuruluşlar, bu tarihten itibaren faaliyetlerine devam etmiştir. Şair ve yazarlara konan yasaklar, 1976’dan sonra kaldırılmıştır. Bu yeniden canlanma sonucunda Şincan Halk Neşriyatı, Pekin Milletler Neşriyatı, Şincan ve Öspürümler Neşriyatı gibi yayınevleri kurulur ve edebiyat mecmualarının sayısı artmaya başlar. Tarım, Şincan, Miras, Bulak, Çolpan, Kaşgar Edebiyatı, Turpan, Kumul Edebiyatı, Aksu Edebiyatı, İli Deryasi, Bostan, Teyri Taği gibi yerli ve millî dergiler bu gayretle çıkarılan yayınlardır. Yazar ve şair Abdulla Talib’ln Lutpulla Mutellip’in hayatına yer verdiği Kaynam Örkişi (1981) ve Çala Tekken Ok “Eğreti Değen Ok" (1986) adlı romanları; Abdurehim Ötkür’ün hürriyet ve mücadele konulu şiirlerinin yer aldığı Ömür Menzillin (1988), Keşker Keçisi (1980/1983) adlı şiir kitapları, 1907’deki Kumul Çiftçiler Ayaklanması ve 1912’deki Timur Helpe (Timur Halife) İsyanı sırasında yaşanan sıkıntıları aniatan İz (1985) ve 1931 'de Hoca Niyaz Hacı liderliğinde gerçekleşen Kumul ayaklanmasına yer verilen Oyğanğan Zemin (1988-1989) adlı tarihî romanları; Turdi Samsak’ın Ahirettin Kelgenler “Ahiretten Gelenler* (1986) adlı romanı mühim eserlerdendir.

Çağdaş Uygur Edebiyatının Önemli Temsilcileri

Ziya Semediy

En önemli romanları: Mayimhan (1965), Jillar Siri MI. (1967, 1969), Ehmet Ependi (1995). Bazı hikâyeleri: BirTal Papiros “Bir Dal Sigara" (1970), Örük Gülligen Çağda “Erik Çiçek Açtığında” (1976), Geni Batur (1978).

Abduhalik Uygur

1927 yılında Akartiş Birleşmişi "Eğitim Derneği" adı altında eğitim ve öğretim derneğini kurar ve okul açar. 1928 yılında Har “Diken”, Gezep ve Zar “Öfke ve Çığlık", Açil “Açıl”, Ozülmes Ümid “Kesilmez Ümit”, Körüngen Tağ YirakEmes “Görünen Dağ Uzak Değil", Köyül Hahişi “Gönül İsteği" gibi şiirlerinde hiç korkmadan halkın hürriyet isteğini dile getirir. Lenet Saya Zalimlar “Lanet Sana Zalimler”, Muzlidi “Buzlandı" şiirlerinde galibiyetle sonuçlanan çiftçiler ayaklanmasına katılan halkı över ve bu iradeye ilham vererek destek olur. 1933 yılında Şeng Şisey hükümeti tarafından tutuklanır.

Abduhalik Uygur’un sanat hayatı çok kısa olmasına rağmen onun, yaşadığı dönemdeki haksızlıkları ve tezatları isyankâr ve millî bir ruhla ifade ettiği lirik şiirleri, Uygur klasik edebiyatından modern edebiyata geçişi temsil eden başarılı örneklerdir. Sosyal gerçekçiliği aksettiren şiirleri, halk arasında geniş yankı uyandırmış ve derin tesir bırakmıştır.

Lutpulla Mutellip

Şiir yazmaya 1936 yılında başlar ve ilk şiirleri İli gazetesinde Lutun mahlasıyla çıkar. İlk edebî faaliyetleri, 1937‘deki Çin-Japon savaşına rastlar. Bu yıllarda Helkimge “Halkıma”, Bu Meniy Yaş Gunçe Gülüm Eçilatti “Bu Benim Genç Gonca Gülüm Açılırdı", Biz Şincan Oğul Kizliri “Biz Şincan Oğul Kızları”, Küreş “Mücadele", Küre Dolkunliri “Mücadele Dalgaları” vb. şiirleri Şincan gazetesinde çıkar. 1940’lı yıllar, Uygur edebiyatının fikir bakımından şekillendiği bir dönemdir ve Mutallip bu yıllarda yazdığı Çimengül, Küreş Kizi, Çiy Moden (A. Ötkür ile birlikte) gibi tiyatro.eserleriyle Uygur tiyatro tarihine de büyük ölçüde katkı sağlamıştır. Yılîarğa Cavap “Yıllara Cevap", Hoş “Elveda”, Şair Toğrisida Muveşşeh “Şair Hakkında Muvaşşah”, Bahar Hekkide Muveşşeh “Bahar Hakkında Muvaşşah”, Hiyalçan Tılek “Hülyalı Dilek”, Muhebbet hem Nep- ret “Muhabbet ve Nefret", Peryat “Feryat", Oğlum Hekkide Mersiye “Oğlum Hakkında Mersiye”, Veten Ela, Helik Ela “Vatan Âlâ Halk Âlâ" başlığı altında yazdığı şiirler ve Samsak Akay Kaynaydu “Sarımsak Ağabeyin Öfkeleniyor”, Küreş Kizi “Mücadele Kızı”, Borandın Keyinki Aptap “Fırtınadan Sonraki Güneş”, Çiy Moden, Çimengül adlı tiyatro eserleriyle halkının cehaletten ve esaretten kurtulması için mücadele eder.

Abdurehim Tıleşup Ötkür

  1. Şiir kitapları: Tarim Boylari, Ömür Menzilliri, Keşker Keçisi, Oygangan Zemin
  2. Tiyatro eserleri: Tamçe Kandin Milyon Çeçekler, Çin Maden
BALKANLARDA TÜRK EDEBİYATI
Balkanlarda Türk Varlığı

Balkanlardaki Türk varlığı çok eskiye dayanmaktadır. Milattan sonra IV. yüzyıl sonunda Hunlar Balkan lara inerek bu bölgenin kaderinde önemli rol oynadılar.
XIII. yy ortalarında Moğol İstilasından kaçan Anadolu Türklerinden Sarı Saltuk ile sonra onun adı İle anılan diğer Türkmen aşiretleri de Balkanlara geçerek Dobruca. Babadağ ve Deliorman bölgelerine yerleştiler ve ilk Müslüman Türk cemaatlerini meydana getirdiler. Süleyman Paşanın 1354 yılında Çanakkale boğazını geçip Gelibolu’ya ayak basmasıyla başlayan fotih hareketi başladı. Devamla Edirne 1361, FiHbe 1363, Alına. ve Bükreş 1521 yılında Belgrad'ın fethi ile Mohaç savaşından sonra Macaristan’ı da topraklarına katmış oldular. Balkanlarda Osmanlı hâkimiyeti XIII yy başından itibaren, Karlofça anlaşmasından sonra zayıflamaya başladı. Osmanlı hâkimiyeti zamanında Balkan şehirleri: Silistre, Priştine, Prizren, Filibe, Üsküp, Sofya, Kırcali, Varna, Burgaz, Saraybosna, Serez, Manastır, Selanik, Belgrad, Şumnu, Bükreş, Köstence ve Razgrat önemli kültür merkezi haline geldiler, bilim, kültür ve sanatın alt yapıları, açılan mekteplerde, medreselerde ve tekkelerde şekillendi.
1912 yılı itibarıyla Makedonya, Batı Trakya ve Bulgaristan’ın bazı bölgelerinden çekilmek zorunda kalınca Türklerin Balkanlardaki hâkimiyeti sona erdi.
Bulgaristan Türk Edebiyatı
1877-1878 yılları arasında cereyan eden Osmanlı imparatorluğu ile Çarlık Rusya arasında yapılan 93 savaşından sonra 3 Mart 1878 tarihinde Berlin antlaşması lié Osmanlı imparatorluğu topraklarından koparılan topraklar üzerine Bulgaristan adı altında yeni bir Balkan devleti yaratıldı.
Bulgaristan Türklerinin edebiyatı Balkanlarda Türkçe yaratılan edebiyatın en büyük dalıdır. Bulgaristan Türklerinin edebiyatının gelişmesi, Bulgar devletinin Türklere yönelik izlediği politikaya bağlıdır. Tanhl süreç İçinde Bulgaristan Türklerinin edebiyatını Üç büyük döneme ayırıyoruz.
  1. Birinci dönem 1878-1944 (Bulgar Krallığı Dönemi)
  2. İkinci dönem 1944-1989 (Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Dönemi)
  3. Üçüncü Dönem 1989'dan günümüze kadar (Bulgaristan Cumhuriyeti)
Birinci dönem Abdullah Meçik, Mehmet B. Perim, Mustafa Alyanak, Muharrem Yumuk, Mehmet Fikri, Mustafa Oğuz, Osman Sungur-Keskloğlu.
İkinci dönem: 1944-1960 yılları arasında: Mehmet Müzekka Con. Aliosman Ayrantok, Hüseyin Oğuz, Rasim Bilazeroğlu, Ahmet Şerif, Sabahattin Bayram, Hatan Karahûseyin, Niyazi Hüseyin, Mefküre Molla. Lütfi Demir, Recep Küpçü, Latif Ali, Mülazım Çavuş. Mehmet Çavuş, Mehmet Davut, Nazmi Nuri, AH Pir. Ali Bayram
Üçüncü dönem: Mustafa Çete, Ali Tiryaki, Hüseyin Köse, Haşirn Akif, Nakn Bakoğlu. Nevzat Yakup, Nurten Remzi, Fehim Hüseyin, Durhan Mahmut, Saffet Mustafa, Mukaddes Akman, Neftse Habtp, Fatma Hüseyin, Haşim Semerci, Habil Kurt, Haşan Üzeyir, Resmiye Mümûn, Kamil Topçu ve Osman Solak
Makedonya ve Kosova Türk Edebiyatı (Eski Yugoslavya)
Makedonya Türk Edebiyatı

Hüseyin Süleyman, Şükrü Ramo, Abdülfettah Rauf, Mahmut Kıratlı, Lütfi Seyfutlah, Mustafa Kamsan. Necati Zekerya, Fahri Kaya, Nusret Dişo, İlhamı Emin, Enver Tuzcu, Recep Murat Bugartç, Sabit Yusuf, Fahri Ali, Esat Bayram, Selma Ahmet, Avni Engüllü, Suat EngüllO.
Kosova Türk Edebiyatı
Süreyya Yusuf, Zeynel Beksaç, Nimetullah Hafız, Haşan Mercan, Nakn Şaban, Altay Suroy, İskender Muzbeg, Sadık Tanyol, Hüseyin Aslan, Agim Yeşeren, Mehmet Bütüç, Fahri Mermer, Reşit Handan, Etem Baymak, Raif Kırkul, Cemali Tunalıgil, Arif Bozacı, Arif Bütüç, özcan Mlcalar. Osman Baymak. Enver Baki, Vahit Ergin, Ahmet iğciler, Suphi Mazrek, Bayram İbrahim, Burhan Salt, Raif Vırmiça, Atuş Nuş, Fikri Şişko, R.SulçevsI, Birsen Şufto, Taner Güçlütürk, Leyla Leskovçalı, Esin Muzbeg ve Rezzan Zborça v b.
Romanya Türk Edebiyatı
Mehmet Niyazi, İsa Halim Yusuf, Nevzat Yusuf, Yaşar Memedemtn, Altay Kerim, İsmail 23yaedd$nt İsmail Davut, Gülten Abdullah, Enver Mahmut, Emel Emin, Güner Akmoila, Neriman İbrahim, Necibe Şükûri, İon Arion, Cevat Reşit, Acıemln Baubek, Fatma Sadık, Ahmet Hacı Cemal, Mustafa AH Mehmet, ind Emin ve irfan Mehmet. Türk şairleri arasında Romence de şiirler yazan Fatma Sadık Romen şiirine Şark imgeleri taşıyan ilk şair olarak Romen edebiyatında da önemli yer tutmaktadır.


Yunanistan-Batı Trakya Türk Edebiyatı

Halen Batı Trakya'da •Heri", “Balkan Postası”, “Birlik", “öğretmenin Sesi", "Gerçek", "Şafak* "Yuvamız“, "Rodop Rüzgan“, "Atılım", "Adalet*, "Yeni Dönem*, "Mihenk*, "Genç Kalemler", "Çocuk Dünyası*, gibi gazele ve dergiler yayınlanmaktadır.

Batı Trakya Türk edebiyatının önde gelen şak ve yazarian da şunlardır Mehmet Hilmi, Mehmet Arif, A6- nza Saraçoğlu, Hüseyin Mahmutoğlu, Rahmi Ali, Mehmet Çolak, Mücahit Mümin. Naim Kazım, Safih Hafif. Reşit Salim, Şükran Raif, Hüseyin Mazlum, Afiriza Saraçoğlu. Mehmet Hilmi, Güften Mustafa. Abdurrahim Dede, Ercan Caneri, Mehmet Dükancı, Haşan Ahmet Füsun Suka. Sema lahsanoğlu, Hülya Emin, İbrahim Battalı, Mustafa Çolak vb.

Moldova-Gagavuz Yeri Gagavuz Edebiyatı

önde ^eien Gagavuz yazar ver şairleri şunlardır. Dimitıiy Kara Çoban, S telan Bulgar. Mma Köse, Gavril Gaydarcı, Stefan Kuruoğlu, Todur Zanel, Petır Yalana, Nikolay Baboğlu. Diyonîs Tanaso$tu, Nikolay Arabacı, Oigs Radova, Lüdmüa Karanfil, ivan Topal. Georği Genov, Tudorka Amaut, Una Sürme v.b

KARAKALPAK EDEBİYATI

Karakaipaklar

Asır Karakalpak Edebiyatı

Bu asırda Özbek edebiyatı Mukimi ve Furkaftn, Kazak edebiyatı Abay ve AJbnsarinln. Türkmen edebiyatı Mahtumkulu ve Kemine*nin adlan He meşhur olurken, Karakalpak edebiyatına Kûnhoja. Ejiniyaz (Hacıniyaz), Berdak ve öteş gibi söz ustalan damgasın! vurdu.

YÜZYIL KARAKALPAK EDEBİYATI

Karakalpak Sovyet edebiyatının ortaya çıkışı ve gelişmesi devri. Karakalpak haftanın hayatındaki en Önemli Ur hî olgulardan biridir. Sovyet Komünist Partisi siyasetinin bir sonucu olarak Karakalpak hafta, kendi tarih nde ilk kez özerk ülke oldu.

Karak&lpak Sovyet edebiyatını temsil eden yazartann eserlerinde Rus Sovyet edebiyatçılarının (M. Gorki, K Mtyakovskı ve diğerlerinin) fikir ve sanat anlayışlarının etkisi açıkça görülür. Bunun sonucu olarak Karakalpak Sovyet edebiyatında siyasî lirik şttrierie sosyal manzumeler geftşlp ço$altr; drama ve tiyatro sanatı teşekkül edip gelişir.

Karakalpak Sovyet şiirinin ortaya çıkışı, XX yy. başlarına denk geNr. Ekim devrimin! ve yeni yaşam tarzını terennüm eden Karakalpak şairleri, Ayapbergen Muvsayev, SeyfuÇabft Meffcov, Kasım Evezov. Ka- rabay Ermanov, Hojamet Ahmetov. Aytbay Metyakubov, Joimurza Aymurzsyev, Asan Begimov dur.

19201i yıların ortalarında ve 301u ytibinn başlarında Karakavak edebiyatında yeni ve genç Karakalpak drama sanatçı lan ortaya çıkar, Karakalpak Sovyet ehrama sanatının öncüleri. Kasan Evezov, SeyM0abit Mejitov ve A ötepov olmuştur.

Karakalpak edebi tenkidiyle edebiyat araştırmalarının ortaya çıkış* da bu ytftara tesadüf eder* Yatılı basında Hk kaz edebî tenkit makaleleri görünmeye başlar.

Karakalpak Sovyet edebiyatı, gelişmesinin ftdnd basamağı sayılan 901u yıftarda biraz daha gûçlanlr Yazarlar listesine yetenekli yeni yazarlar eklenir. Bunlar Mırza$afty Deribeyev, Oaft Nazbergenov. Ne0m Devkarayev. Amel Şafnuratov, Bayniyaz Kayıpnazarov gfci genç yetenekler kJL

Birind Dünya Savaşı yıltannda Karakalpak yazarian, ateşi mısra ve ssbrtarie hafta düşmanla savaşmaya çağırır. Savaşın bMnd yılında Karakalpak şairlerinin. "Vstan Uşm* (Vatan İçm). Duşpandı Kıyratarmz* (Düşmanı Ezeüm) ve ^tan Hakkında Koaıktar* (Vatan Hakkında Şftfter) adıyla Oç ayn şlr Idtabı yayımlanır.

Savaştan sonraki devirde edebî tenkit ve edebiyat arıytırmslan alanında da büyük galfmaler yaşanır Edebiyat araştırmaiaıt alanında genç biöm adamlan Ne0m Devkarayev. M. Nurmuhammedov, KaH Aymv* betov. Kabil Makseto* S. Ahmetov ve daha başkalan ortaya çıkar. Bu İsimler. E. Bertala» 8.P. Tolsıov. A.K. Borovkov. MA BaskaNov gibi ünlü Rus büm adamlarının bümaal tsrb+yeeinds ysaşmişlsrtar.

XX yüzyıl, hatta XXI yüzyılda yaşayan günümüz şair ve yazarian, güçlü ve deQeri eaerier ortaya koymuşlar ve koymaya devam etmekteeftrier. Bunlar arasında yukarıda İsmi geçen Kaaım Evazov, Ne- Jkn Devkarayev, Ebdtavnan ötepov. Asan Bagimov. Mln«Qafty Deribeyeve Bave olarak tîfîassr Fazılov, Joimurza Aymurzaye* Emet Şamuralov. breyim Yüsupov. TOlepberpen Kayıpbergenov. Oûftslan Şamu- ratova, Gülistan Matyubova, Sagınbay tbraglmov, Neblyra Töreşova. Saytavbey Jumaguiov. Orazbay Ebtirahmanov, Sarıgöl Bahadırova, Patlyma Mtrzabayeva. Bahtiyar Osnjemuratov gtt lelmlar sayılabilir.

BAŞKURT EDEBİYATI

XIX. Yüzyılda Başkurt Edebiyatı

Başkurt edebiyatının XIX. yüzyıl öncesine ait edebî eserleri, dönemin genel Kıpçak edebiyatı ve dönemin ortak Türk edebiyatı geleneğine bağlıdır ve onun içindedir.

XIX. yüzyılda Başkurt yazılı edebiyatının temel kaynağını sözlü edebî gelenekteki konu ve duygular oluşturmaktadır. Ayrıca bunlar Doğu edebiyatından esinlenilen çeşitli konular ve biçim özellikleri İle de daha zengin bir yazılı edebiyatın ilk örneklerini oluşturmuştur.

XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Başkurt Edebiyatı

Bu dönem içerisinde Özellikle dört isim öne çıkmaktadır: Ebilmelih Kargalı, Hüsniyar, Şemsettin Zeki, Geli [Ali] Sokoroy

XIX. Yüzyılın İkinci Yarısında Başkurt Edebiyatı

XIX. yüzyılın ikinci yarısına girildiğinde Başkurt halkı yaklaşık üç yüz yıldır Rus egemenliği altında kalmış oluyordu. Bu dönem Başkurt halkının ekonomisinde, kültüründe ve sosyal düşüncesinin gelişmesinde derin izler bırakmıştır.

XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki eğitim ve kültür değişmeleri neticesinde de Başkurt edebiyatı farklı konular ve farklı üsluplar doğurur. Artık dinî ve ahlakî öğretiler bir kenara bırakılır ve özgürlük, eğitim, çağdaşlaşma, ilerleme gibi düşünceler halka aşılanmaya başlar. Miftahettin Akmulla ve Möhemmetselim Ömötbayev gibi Başkurt edebiyat tarihi ve Başkurt modernleşmesindeki bu iki isim, dönemin en dikkate değer isimleri olarak zikredilebilir.

XIX. Yüzyılda Başkurt Edebiyatı

Bu yüzyıl içerisinde Başkurt edebiyatının milli yüzü daha da belirgin hale geldi. Akmulla, Ömötbayevln yanı sıra Kayyum Nasırî, Şihabettin Mercanî’nin fikirleri daha ileriye taşınarak dile getirilmeye başlandı. Halkta millî bilincin uyanışına, millî kültür ve edebiyatın gelişmesine 1905 yılındaki Rus meşrutiyeti daha da büyük bir katkı sağladı.

1917 Devrimi Öncesinde Başkurt Edebiyatı

Bu döneme adını ilk yazdıran Mecit Gafuri’dir. Onun şiirlerinin en önemli özelliği, toplumcu yönünün ağır basmasıdır. O, toplumcu bir edebiyat için mücadele verdi. Yoksullar, ezilenler, muhtaçlar onun eserlerinin temel kahramanları olarak ortaya çıktı.

Şeyhzade Babiç de genç Başkurt edebiyatının genç dili olmuştur.

Şiirlerinde genel olarak halk sevgisi, vatan temasını işler. 1916 ve 1917 yıllannda yazdığı şiirlerde genel olarak siyasi konular işlenir. Hür yaşamın yaratıcılığına inanan Babiç, insanları gelecekteki özgür günlere davet eder. Babiç’in çağdaşı olan Seyfi Kudaş da eserleri ile Başkurt edebiyatında adını duyurmaya başlar. İlk şiirlerinde Tukay’ın etkisi hissedilmektedir. 1917-1918 yıllarından sonra şiirlerinde hür-riyet teması ağır basmaktadır. Sovyet Devriminden sonraki yıllarda da işçi sınıfı övdüğü, özgürlük meşalesini işçilerin taşıdığını ifade ettiği şiirleri görülmektedir.

Sovyet Dönemi Başkurt Edebiyatı (Başkurt Sovyet Edebiyatı)

Nazar Nejmi ve Mostay Kerim isimleri öne çıkar.

KARAÇAY-MALKAR EDEBİYATI Karaçay-Malkar Türklerl

Rusya Federasyonu’nun Kafkasya bölgesinde, Karaçay-Çerkes ve Kabardin-Balkar adlı iki farklı cumhuriyetin sınırları içinde yaşamakta olan Karaçay-Malkar Türkleri, Sovyetler Birliği döneminde tabi tutuldukları suni ayrıma rağmen aynı etnogeneze sahip ve tarih boyunca aynı dili ve kültürü paylaşmış olan bir Türk boyudur.

Karaçay-Malkar Yazılı Edebiyatı (XIX. yy. Sonu)

Karaçay-Malkar yazılı edebiyatının temelini aslında bir halk şairi olan Kâzım Meçi atmıştır.

Karaçay-Malkar yazılı edebiyatının Sovyet öncesi dönemdeki kurucuları arasında sayılabilecek en önemli edebî şahsiyetlerden biri de İslam Kırımşavhal'dır.

1877 yılında Karaçay köylerinden Oğan Teberdi'de doğan İsmail Akbay da Karaçay- Malkar yazılı ede* biyatınm temelini atan aydınlardan biridir.

Sovyet Dönemi Karaçay-Malkar Edebiyatı (XX: yy.)

1930’lu yıllarda Karaçay edebiyatına Haşan Bostan, Mahamet Orus, Osman Hubiy, Tohtar Boriak gibi Sovyet ihtilali yıllarında doğmuş ve Sovyet rejiminde yetişmiş genç edebiyatçılar katıldılar.

1930’lu yıllar Karaçay-Malkar edebiyatında ilk tiyatro eserlerinin yazılmaya ve sahne-lenmeye başladığı yıllar oldu.

Karaçay-Malkar edebiyatının ilk romanı da 1930‘lu yıllarda kaleme alındı. Haşan Appa tarafından yazılan "Kara Kubur" (Kara Sandık) adlı eser Karaçay-Malkar edebiyatında roman tarzının en güzel örneklerinden biri olma özelliğini günümüze kadar sürdürdü.

1970'li yıllarda Karaçay-Malkar edebiyatçıları ikinci Dünya Savaşı konusuna eserlerinde ağırlık vermeye başladılar.

Göçler, sürgünler, soykırımlar gibi zor hayat şartları altında doğup gelişen Karaçay- Malkar edebiyatı Sovyetler Birliği’nin yıkılışının ardından kendisine yeni bir yol çizerek ilerleyişini sürdürmektedir.

ÇUVAŞ EDEBİYATI

“Çuvaş" adının kökeni ile ilgili olarak farklı birtakım düşünceler söz konusudur. M. R. Fedotov, yazdığı Çuvaşçanın etimolojik sözlüğünde bu görüşleri bir araya toplamaya ça-lışmıştır: N. İ. Zolotniskiy sözün “sesiz, sakin” anlamına gelen yivaş kelimesi ile ilgili görürken A. P. Kovalevski suvaz~çuvaş ilişkisini düşünmüştür. G. V. Yusupov ise komşu kavimlerin “nehrin karşı tarafı” anlamındaki suvas sözü ile Çuvaşları adlandırdıklarını belirterek, Çuvaş adını bu söz ile ilgili görmüştür.

Çuvaşça ve Lehçe Tasniflerindeki Yeri

Türklük bilimi araştırmacılarınca Çuvaşça, İdil Bulgar Türkçesinin bir devamı ve Ana Bulgarcanın günümüzdeki tek temsilcisi olarak kabul edilmektedir.

KUZEYDOĞU TÜRK LEHÇELERİ EDEBİYATLARI (SİBİRYA TÜRK EDEBİYATLARI)

Günümüzde Sibirya’nın Kuzeyinde ve Güneyinde, Rusya Federasyonu içerisinde halkı Türk soylu olan dört cumhuriyet bulunmaktadır. Bunlardan Saha (Yakut) Cumhuriyeti Kuzey ve orta Sibirya’da, Tuva, Altay ve Hakas Cumhuriyetleri Güney Sibirya’dadır.

Ekim devriminden önce bölgede yaşayan çeşitli Türk boylan kendi adlarıyla anılıyordu. Bugün Altay olarak bildiğimiz Türkler; Teleüt, Telengit, Tuba, Kumandu, Çalkandu gibi çeşitli Türk boylarını içinde barındırır. Aynı şekilde eski Kırgızların torunları olan Hakaslar Bolşevik İhtilaline kadar; Sagay, Koybal, Kızıl, Beltir, Kaçin, Şor olarak bilinen boylar birleştirilerek oluşturulmuşlardır. Tuvalar Ekim devrimine kadar Ur- yanhay, Soyon.

Hakas Cumhuriyetinde yaşayanlara Hakas adının verilmesi Bolşevik ihtilalinden sonra olmuştur. Günümüzde Hakaslar kendilerini 'Tadar" olarak adlandırır. Adları ne olursa olsun günümüz Hakas Türkleri eski Yenisey Kırgızlarının torunlarıdır.

Modern Altay Edebiyatı

Rusya Federasyonu içinde 93 bin km2 toprağı bulunan Altay Cumhuriyetinde yaklaşık 65 bin Altay Türkü yaşamaktadır.

Altay Türkçesinin ilk yazı dili bölgeye gelen misyonerler tarafından Teleüt ağzı esas alınarak, oluşturulmuştur.

"N. M. Kindikova Altay Edebiyatını;

  1. 1. Bolşevik ihtilali Öncesi Altay Edebiyatı
  2. 2. 1930-1940’lı Yıllardaki Altay Edebiyatı
  3. 3. 1950-1960'lı Yıllardaki Altay Edebiyatı
  4. 4. 1970-1990'lı yıllardaki Altay Edebiyatı şeklinde tasnif etmektedir.
Modern Saha (Yakut) Edebiyatı

Rusya Federasyonu içerisinde Saha Cumhuriyeti 3.100.000 km2 yüzölçümü ile bütün Rusya Federasyonunun topraklarının beşte birini oluşturmaktadır.

Çağdaş Saha Edebiyatının tasnifi şu şekilde yapılmaktadır:

  1. 1. Saha edebiyatının kaynakları: Folklor
  2. 2. Saha yazılı edebiyatının doğuşu
  3. 3. 20’li yıllarda Saha Sovyet edebiyatı
  4. 4. 30'lu yıllarda Saha Sovyet edebiyatı
  5. 5. II. Dünya Savaşı sırasında Saha edebiyatı
  6. 6. Savaştan sonraki on yılda Saha edebiyatı
  7. 7. Çağdaş dönemde Saha edebiyatı