Yükleniyor..

Vize Ata Aöf Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Ders Notu

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
532
166
43
#1
AMAÇ VE KAVRAMLAR


İnkılap: İnkılap köklü bir değişimi ifade eder: Türk hukuk lügatinde ise inkılap; “Bir milletin sahip olduğu siyasi, sosyal, askerî alanlardaki kurumların devlet eliyle makul ve ölçülü metotlarla köklü bir şekilde değiştirilerek yenileştirilmesidir”.
İsyan : Kavram olarak ise, toplum içinde belirli bir grubun veya herhangi bir teşkilatın sınırlı amaç ve hedefini gerçekleştirmek üzere devlete karşı başkaldırma hareketidir. İsyanlar gelişme gösterebilirse ihtilale, ihtilal gelişme gösterebilirse inkılâba dönüşebilir.
İhtilal : İhtilal bir devletin mevcut siyasal yapısını, iktidar düzenini ortadan kaldırmak için bu konudaki hukuk
kurallarına başvurmaksızın yapılan geniş bir harekettir.



OSMANLI DEVLETİNİN ÇÖKÜŞ SÜREÇİ
- Padişahlar; “Bey”, “Gazi”, “Sultan”, “Han”, “Hüdavendigâr”, “Emir”, “Hünkâr”, “Hakan” gibi hem İslamî, hem de
eski Türk Devlet geleneklerinden gelen sıfatları kullanmışlardı.
- Ulema, Osmanlı Devlet modelinde yargı, eğitim-öğretim, dinî hizmetlerin yönetimi n gibi önemli görevler üstlenmişti. Osmanlıda ulema “din bürokrasisi” ni oluştururdu. Bir de ulema olmayıp ama askerî yöneticiler olarak bilinen bir sınıf vardır ki bunlar da “devşirme-kul bürokrasisi”ni oluştururdu. Divan-ı Hümayun’da görevli reisülküttaplar, divan kâtipleri, hazinede görevli olanlar bu zümreden sayılırlardı.

- Osmanlı toplum düzeninde ikinci sınıf ise yönetilenler yani “reaya” idi. Bu sınıf Osmanlı Devleti’nde üretim faaliyetlerini yürütürdü

- Kentliler arasında sanatla uğraşanlar “Lonca Esnafı”, ticaretle uğraşanlar da “Tüccar ve Sarraf” olarak ifade edilmişti.
O hâlde Osmanlı Devleti’ni çağının en itibarlı devleti yapan sebepleri özetlemek gerekirse;

  • Osmanlı devlet felsefesi,
  • Hukuk devleti olması,
  • Farklı din, mezhep ve ırklara karşı engin hoşgörülü olması,
  • Güçlü ekonomiye sahip olması,
  • Güçlü askerî teşkilatının olması,
  • Kapıkulu sisteminin iyi işlemesi,
  • Osmanlı Devleti’nin Çöküş Süreci
  • Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 6
  • İlmiye sınıfının önemsenmesi,
  • Osmanlı devlet teşkilatında görev yapan devlet adamlarının liyakatli ve donanımlı olmaları,
  • Rüşvet, suiistimal, israf, zulüm gibi kötülüklere fırsat verilmemesi şeklinde sıralanabilir.
  • Dış Sebepler
  • Rönesans ve Reform hareketleri
Avrupa’nın çehresini değiştiren Rönesans’ın sonuçlarını ise şöyle ifade etmek mümkündür:

  • Bilimde sanatta, edebiyatta özgün düşünce önem kazanmıştır.
  • Avrupa’da skolastik düşünce yerini akla bırakmıştır.
  • Avrupa’da reform hareketleri ivme kazanmıştır.
  • Bu mücadele sonucunda kilisenin otoritesi sarsılmıştır.
  • Aydınlanma çağı ortaya çıkmıştır.
  • İslam dünyası ve Osmanlı; bilim, sanat ve edebiyatta Avrupa’ya göre geri kalmıştır.
  • Avrupa’da bireycilik yaklaşımları ortaya çıkmaya başlamıştır.
  • Rönesans’ın Önemli Öncüleri
  • William Shakespeare (1546-1616)
  • Edmund Spenser (1552-1599)
  • François Rabelais (1494-1553)
  • Michel Montaigne (1533-1592)
  • Miguel de Cervantes (1547-1616)
  • Leonardo da Vinci (1452-1519)
  • Raffaello (1483-1520)
  • Micheangelo (1475-1594)

Kapitülasyonlar
Kapitülasyon bir ülkede yabancı devletlerin tüccarlarının tabi olacağı şartları gösteren resmî belgelerin adıdır.

  • İmtiyazı veren devlet, yabancı tüccarların kendi ülkesinde rahatça hareket edebilmesine müsaade eder.
  • Yabancı tüccarın can ve mal güvenliği sağlanır.
  • Ölüm hâlinde terekesinin, tüccarın varislerine verileceğini garanti eder.
  • Hukuki anlaşmazlıklar yabancı tüccarların kendi aralarında ise kendi hukuki kurallarına göre, yerli tüccarlarla ise yerli mahkemeler bakar.
  • Başkasının borcu için tüccarların kovuşturulamayacağını garanti eder.
  • Malını en uygun fiyatla istediği yerde satabilmesini sağlar.
  • Gümrüklerde yol boyunca geçit vergilerinden muafiyeti sağlar.
Osmanlının Çöküş Nedenleri
  • Cograsi Keşifler
  • 19 yy da baslayan sanayi devrimi
  • Ekonominin sadece tarıma dayalı olması
  • Askeri alanda yapılmayan yenilikler sonucunda kaybedilen savaslar
  • Fransız İhtilali sonucu ortaya cıkan Milliyetcilik akımı
  • Dinsel bir nitelik gösteren Osmanlı Devletin’de otoritelerini kaybetmek istemeyen din adamları devlet işlerine karışmış ve yenilik hareketlerine engel olmaları. Herkes yeteneksız devlet adamlarının devletın basına gecmesı dıyecektır ama sonucta osmanlı yıkılma surecını bıle uzun zamanda yasamıs yanı anıden yok olmamıs.buda guclu ve oturmus bı yonetım sisteminin oldugunu gosterıyor. Butun mesele parada sonuclanıyor.Malıye cokunce devlette beraberınde cokuse gecmıs ve kırım savasıyla bırlıkte dıs borc alınmaya baslayınca artık ipler tamamen elden gıdıyor..
TRABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)

Sebepleri:
Siyasi birliğini geç kuran İtalya’nın sömürgecilik faaliyetlerine girişmesi
İtalya’nın Habeşistan’a saldırması ve başarılı olamaması.
İtalya’nın Habeşistan yenilgisi üzerine yeni yerlere göz dikmesi.
İtalya’nın diğer Avrupa devletleri ile anlaşması.
Trablusgarp’ın İtalya’ya yakın ve savunmasız olması.
Trablusgarp’ın ticaret yolları üzerinde bulunması ve zengin maden yataklarına sahip olması.
Gelişimi:
İtalya, Rusya ile Racconigi Antlaşması’nı yapmış, Rusya boğazlara karşılık İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal etmesini desteklemiştir (1909).
İtalya, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı gelişmişlikte geri bıraktığı ve bölgedeki İtalyanlara kötü davrandığı iddiasıyla Osmanlı’ya ültimatom çekmiştir.
Osmanlı Devleti’nin görüşme isteğine rağmen İtalya, Trablusgarp’ı işgal etmiştir.
Mustafa Kemal Trablusgarp ve Derne’de, Enver Bey de Bingazi’de başarılar kazanmıştır.
Savaşın uzun sürmesi İtalya’yı maddi sıkıntıya sokmuş, savaşın bitmesini isteyen halkın tepkisi üzerine İtalya, Osmanlı’yı barışa zorlamak için Oniki Ada’yı işgal etmiştir.
Bu sırada I.Balkan Savaşı başlaması, Osmanlı’yı zor durumda bırakmış ve Osmanlı Devleti İtalya ile Uşi Antlaşması’nı imzalanmıştır

Uşi Antlaşması
Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakılacak.
Oniki Ada, Balkan Savaşı’ndan sonra geri alınmak üzere geçici olarak İtalya’ya bırakılacak.
İtalya, kapitülasyonların kaldırılması konusunda Osmanlı’ya yardım edecek.
Trablusgarp ve Bingazi’nin Duyun-u Umumiye İdaresi’ne ödediği borçları İtalya ödeyecek.
Trablusgarp ve Bingazi dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacak.

Sonuçları:
Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da toprağı kalmamıştır.
İtalya Ege Denizi’ne yerleşmiştir.
İtalya Doğu Akdeniz’de önemli bir güç olmuştur.
Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı anlaşılmıştır.
Oniki Ada geri alınamamış.
NOT: Mustafa Kemal ilk defa sömürgeciliğe karşı savaştı. Uşi İsviçre’de bir kenttir.
Önemi: Mustafa Kemal'in ilk askeri başarısıdır.

1569263998660.png
1569264005507.png

1. Sorunun Cevap: C
3. Sorunun Cevap: B

Balkan savaşları

Birinci Balkan Savaşı (1912)

Birinci balkan savaşının nedenleri

Topraklarını büyütme hesapları yapan Balkan devletleri (Bulgaristan,Yunanistan,Sırbistanve Karadağ) Trablusgarp savaşını fırsat bilerek aralarında anlaşama yaparak Osmanlı devletine savaş açmaya karar vermişlerdir. Osmanlı devleti zaten bir çok bölgede savaşırken Balkan savaşı Osmanlı devletinin çökmesine yol açmış olup, Balkan devletleri de bundan fırsat bularak savaşı başlatmış ve Osmanlı devleti bu savaştan yenik ayrılmıştır.

Birinci Balkan Savaşı’nın Nedenleri:

Fransız ihtilalinden sonra yayılan ve tüm ülkeyi etkisi altına alan milliyetçilik akımının Balkan devletleri üzerindeki etkisi Rusya’nın savaşı kazanmak için yanına çektiği Slav milletinin fazla toprak kazanacağı düşüncesi Balkan devletlerini savaşa sokmuştur Osmanlı devletinin Almanya’ya duyduğu hayranlık ve Almanya’nın yanında savaşa girerse kaybettiği toprakları geri alacağı ümidi İngiltere’yi Reval görüşmeleri sonrasında Rusyayı balkanlarda serbest bırakması Balkanların topraklarını kaybetme korkusu yaşatmıştır. Avrupa devletlerinin balkan devletlerini Osmanlının savaştan çok toprak parçası alacağını söylemeleri balkan devletlerini Osmanlı devletine karşı kışkırtmıştır. Osmanlı devleti savaşlardan yenik, yorgun ve bitkin ayrıldığı için balkan devletlerin savaşı kolay kazanacağına inanmış olması
Osmanlı devletinde ki bazı yöneticilerin Balkan devletleriyle birleşmesi de savaşı başlatmalarına sebep olmuştur.
Bu nedenler sonucun da Osmanlı devleti ile Balkan devletleri arasında Londra Barış Antlaşması imzanlanmıştır. ( 30 mayıs 1913) antlaşmanın maddeleri şöyledir ;

  • Trakya da Osmanlı Bulgaristan sınırı Midye-Enez olmuştur
  • Trakya ve Edirne Bulgaristana , Güney Makedonya ,Selanik ve Girit Yunanistana ,Silistre Romanya’ya, Kuzey ve Orta Makedonya ise Sırbistana verilmiştir
  • Arnavutluk devletinin bağımsızlığı kabul edilmiştir.
Birinci Balkan Savaşı’nın sonuçları
  • Balkanlarda ki ve Ege denizinde ki Osmanlı hakimiyeti son bulmuştur
  • İmzalanan Londra antlaşması ile Bulgaristan Ege denizin de kıyı sahibi olmuştur
  • Osmanlı devletinin balkan devletleriyle imzaladığı Londra antlaşmasından dolayı sadece Bulgaristan ile sınır komşuluğu kalmıştır.
Birinci Balkan Savaşı’nın kaybedilmesinin nedenleri
  • Osmanlı devleti savaşlardan yenik ve bitkin bir halde çıktığı için sanayi alanında ilerleme kaydedememiştir.
  • Osmanlı devletinin ordusunun sayısı savaşlarda yeterli olmamıştır.
  • Osmanlı devleti dört cephede savaşmak zorunda kaldığı için mühimmat ve askerlerini kaybetmiştir
  • En önemli sebep ise orduda görev yapan 65.000 askerin gençleştirme politikası adı altında terhis ettirilmesi
İkinci Balkan Savaşı (1913)

İkinci Balkan Savaşı’nın Nedenleri

Osmanlı devleti savaştan yorgun ve bitkini çıktığı için otoritesini kaybetmiştir ve balkan devletlerine bir fırsat sunmuştur. Osmanlı devletinin kalan topraklarını balkan devletleri kendi aralarında paylaşamamış olması tekrar toprak kazanma hevesiyle savaşın başlamasına neden olmuştur

1.balkan savaşı sonrasında Osmanlı devletinden kazandıkları toprakların büyük bir kısmını alan Bulgaristana karşı aralarında ittifak yapan Yunanistan Romanya Sırbistan ve Karadağ Bulgaristana saldırmıştır. Bu saldırıyı fırsat bilen Osmanlı devleti kaybettikleri toprakları geri almak için Bulgaristana savaş açmıştır. Osmanlı devleti savaşarak Edirne ve Kırklareliyi geri almıştır. Bulgaristan savaştan yenik çıktığı için Osmanlı devleti ve Balkan devletleriyle barış imzalamak zorunda kalmıştır

İkinci balkan savaşının sonuçları

  • Balkan savaşlarında yaşayan binlerce Türk Anadolu ya göç etmek zorunda kalmıştır
  • Savaştan yenik çıkan ve bir çok toprak kaybeden Osmanlı devleti Almanya dan yeni silahlar almıştır
  • Osmanlı devleti askerlerinin eğitimi için Almanya dan subaylar getirmiş ve buda Almanya-Osmanlı devleti arasında ki bağı kuvvetlendirmiştir.
  • Batı Trakya Türkleri sorunun çıkmasına neden olmuştur.
Balkan Savaşları’nı Bitiren Antlaşmalar
  • Bükreş Antlaşması (10 Ağustos 1913)
  • İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913)
  • Atina Antlaşması (14 Kasım 1913)
  • İstanbul Antlaşması (13 Mart 1914)
II. MEŞRUTİYET’İN

Nedenleri;

Amacı : Anayasanın yürürlüğe konulmasını ve Osmanlı Mebuslar Meclisinin açılmasını sağlamaktı. Böylece mecliste azınlıklarında temsilcisi bulunacak ve azınlıklar kendi haklarını kendileri koruyabilecekti. Bunun sonucunda Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışması önlenmiş olacaktı.

Önemli Gelişmeleri : II. Meşrutiyetin ilanıyla birlikte 1876 Anayasa'sı Kanûn-ı Esâsî’de de bazı değişiklikler yapıldı.Bu yeniliklerden bazıları şunlardır:

  • Osmanlı Hükümeti daha önce olduğu gibi padişaha değil; Meclis-i Mebusan’a karşı sorumlu olacaktır.
  • Padişahın Meclis-i Mebusan’ı dağıtma yetkisi kaldırılmıştır.
  • Padişaha, tahta çıktığı zaman, Anayasaya, vatana ve millete sadakat göstereceğine dair yemin kuralı getirilmiştir.
  • Padişahın tek başına karar alma yetkisi kaldırılmış, kararlarda başbakan ve ilgili bakanın imzası şartı getirilmiştir.
  • Padişahın sürgüne gönderme yetkisi kaldırılmıştır.
  • Kişi özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
  • Basına özgürlük getirilmiş ve sansür kaldırılmıştır.
  • Antlaşmaların Meclis’te onaylanması esası getirilmiştir.
  • Derneklerin ve siyasi partilerin kurulmasına izin verilmiştir.








31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909) :
II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti, konumunu daha da güçlendirdi. Diğer taraftan Cemiyetten aradıklarını bulamayanlar ve yeni rejimi istemeyenlerin de sayısı küçümsenmeyecek derecede artmaktaydı. Mesela Prens Sebahattin grubu, Ahrar Fırkası, İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti, Arnavutlar gibi muhalif kanat, sert politikalar takip etmeye başladı. Derviş Vahdeti’nin Volkan gazetesinde “din elden gidiyor” propagandası da buna eklenince 13 Nisan (31 Mart) 1909’da İstanbul’daki Avcı Taburları isyan çıkardı. Bu isyan kısa sürede büyük şiddet hareketlerine dönüştü. Dahası İstanbul’daki ordu birliklerinin denetimi elden çıktı.

Sonuçları

  • Bulgaristan bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Bosna-Hersek'i topraklarına katmıştır.
  • Girit, Yunanistan'a bağlanma kararı almıştır
  • Osmanlı Devleti'nde ilk siyasi partiler kurulmuştur
  • İttihat ve Terakki Partisi - Hürriyet ve İtilaf Partisi - Ahrar (Hürler) Partisi
  • Osmanlı'da ilk kez parlamenter sistemin denemeleri yapılmıştır
  • Meşrutiyete karşı olan İstanbul'daki avcı taburları 31 Mart Olayı'nı çıkarmışlardır (13 Nisan 1909).
  • İsyancılar sadrazamın ve meclis başkanının istifa etmesini istemişler, bazı -İttihatçıları öldürmüş ve gazete binalarını bastırmışlardır.
  • II.Abdülhamid isyanı bastırmakta başarılı olamamıştır
  • Basına uygulanan sansür kaldırıldı.
  • İlk kez kızlar için yükseköğrenim kurumları açılmıştır.
  • II.Abdülhamid tahttan indirilmiş, V.Mehmet Reşat tahta çıkarılmıştır (1909).
  • Kanun-i Esasi'de değişiklikler yapılmıştır
  • I.Balkan Savaşı sonucu Londra Görüşmeleri devam ederken İttihatçılar, Bâb-ı Âlî Baskını'nı gerçekleştirmiş ve yönetime hakim olmuşlardır (1913).



Önemi: 31 Mart Olayı Osmanlı devlet düzenini değiştirmeye yönelik bir isyandır.
Not: İlk medeni kanun olan Ahmet Cevdet Paşa'nın hazırlamış olduğu MECELLE bu dönemde hazırlanmıştır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti
5 Kasım 1918’de İttihat ve Terakki adı tarih oldu. Yerine Teceddüd Fırkası kuruldu. Yeni fırka/parti de varlık gösterememiş, ancak ideolojisi ve kadrosu Milli Mücadele yıllarında Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin kurulmasında büyük roller oynamıştı. Cumhuriyet Döneminde ise siyasi hayatta kimi gayretlerin içinde olmalarına rağmen istenilen sonucu alamamışlardır. Her şeye rağmen Türk siyasi ve fikir hayatına büyük katkılar sağlamışlardır.

Komutanlığını Mahmut Şevket Paşa'nın, Kurmay Başkanlığı'nı Mustafa -Kemal'in yaptığı Hareket Ordusu Selanik'ten İstanbul'a gelerek, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırmıştır.

OSMANLI DAĞILMA DÖNEMİ
  • Osmanlı İmparatorluğu XIX. yüzyılda gücünü tamamen kaybetmiştir. Kendi varlığını kendi gücüyle koruma imkanını kaybetti. Bu nedenle çeşitli devletlerle sürekli değişen ittifaklar içine girdi. Çağın güçlü devletleri de Osmanlı toprakları üzerinde çeşitli pazarlıklar yapmaktaydılar.
  • Rusya; XVIII. yüzyılda olduğu gibi, Boğazlar ve Balkanlar yoluyla sıcak denizlere inme idealindeydi.
  • İngiltere; Uzak Doğudaki sömürgelerine giden yolları, yani Doğu Akdeniz’i ele geçirme amacındadır.
  • Fransa ise İngiltere’yi güçsüz düşürmek amacıyla Mısır’ı almak istemektedir.
Bu üç devlet arasındaki çıkar çatışmaları Osmanlı İmparatorluğunun varlığını korumasında etkili oldu. Herhangi bir saldırı anında çıkarları elden giden devletler Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar.Bu dönemde Osmanlı Devleti, iyice gücünü kaybetmiş, ekonomisi çökmüş, Rusya ile yapılan savaşlarda yenilmiş, isyanları bastıramaz hale gelmiş, Mısır İsyanında olduğu gibi kendi Valisine bile söz dinletemez bir duruma gelmiş, bu nedenle de Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından istifade ederek “Denge Politikası” ile varlığını devam ettirme gayreti içerisine düşmüş, içeride yapılan yenilik ve ıslahatlar devleti kurtarmaya yetmemiştir.Avrupalı Devletlerin kışkırtmaları sonucu isyan eden Balkan Milletleri Osmanlıdan ayrılarak bağımsız olmuşlar, Osmanlı Devletini ilgilendiren her olay bir Avrupa meselesi haline getirilerek devletin iç işlerine müdahale edilmiş, alınan borçlar ödenemeyince de Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kurularak devletin gelirlerine el konulmuştur.Tüm bu dış baskılar yanında içeride de Osmanlı İdaresine ve Saltanatına karşı yerli ve yabancı unsurlar tarafından “daha fazla özgürlük” adı altında başlatılan hareketler ve kurulan siyasi örgütlenmelerle de devlet içeriden çökertilmiştir.

Milliyetçilik Hareketleri
Sırp İsyanı (1804)
Nedenleri:

  • Osmanlı Devleti’nde merkezi otoritenin zayıflaması
  • Rusya ve Avusturya’nın kışkırtması.
  • 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan “ulusçuluk” akımlarının Sırplar arasında yayılması.
  • XVIII. yüzyılda Osmanlı-Avusturya, Rusya arasında çıkan savaşların Sırp topraklarında yapılması
  • 1812’de imzalanan Bükreş Antlaşması ile Sırplara ayrıcalık verildi.
  • 1829’da Edirne Antlaşması ile Özerk Sırbistan Prensliği kuruldu.
  • 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsızlığını elde etti.
UYARI: Sırp Ayaklanması, Fransız Devrimi’nin getirdiği ulusçuluk akımının Osmanlı Devleti’nde görülen ilk etkisidir.
1789 Fransız İhtilali

Yalnız Fransa’da değil bütün dünyada etkileri görülen Fransız İhtilali, Dünya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı olmuştur. Avrupa’da mutlakıyet idarelerinin yıkılışını başlatan bu olay, Fransa’nın XVIII. yüzyılın başlarından itibaren sürüklendiği ekonomik ve sosyal bunalımların doğal bir sonucu idi. 14 Temmuz 1789 tarihinde Fransız Kralı XVI. Lui‘nin meclisi dağıtmak istemesi üzerine halk ayaklandı ve Bastille Hapishanesi’ni bastı. Mahkûmlar serbest bırakıldı ve isyan giderek büyüyerek bütün Avrupa’ya yayıldı.
Bükreş Antlaşması (1812)
  • Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı.
  • Osmanlı Devleti, Sırbistan’a ayrıcalık verildi.
  • Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi.
Edirne Antlaşması:
  • Yunanistan bağımsız olacaktır.
  • Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir.
  • Sırbistan Prensliği kurulacaktır.
  • Rus ticaret gemileri Boğazlardan serbestçe geçecektir.
Antlaşmanın Önemi:
  • Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir.
  • İlk defa Osmanlı Devleti’ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. (Yunanlılar).
  • Bugünkü Romanya’nın temelleri atılmıştır.
  • Mısır Sorunu’nun başlamasına neden olmuştur.
Not: Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya’ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü.

Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878)
  • Sırbistan, Karadağ ve Romanya’ya bağımsızlık verilecektir.
  • Bulgaristan 3 Bölüme ayrılacak; Makedonya Osmanlı Devleti’ne verilecek, Doğu Trakya özerkleştirilecek, Bulgaristan Prensliği kurulacak. Böylece, Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesi ve Balkanlar üzerinden Akdeniz’e inmesi engellendi.
  • Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya verilecek, Doğu Beyazıt Osmanlı Devleti’ne kalacaktır.(Kars, Ardahan ve Batum Brest Litowsk Antlaşması ile Osmanlı Devleti’ne geri verildi.)
  • Bosna Hersek, Osmanlı Devleti’ne bağlı olacak, Avusturya tarafından yönetilecektir. (1908’de Avusturya, Bosna Hersek’i işgal etti.)
Antlaşmanın önemi:

  • Osmanlılara bağlı pek çok ulus bağımsızlığını kazandı.
  • Osmanlılarda çöküş dönemi başladı.
  • Osmanlı Devleti’nin egemenlik hakları zedelendi.
  • Ermeni sorunu başladı.
  • Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesi ve Akdeniz’e inmesi engellendi.
  • İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti’ni korumaktan vazgeçtiği anlaşıldı.
  • Osmanlı-Alman yakınlaşması başladı.





Yunan İsyanı (1820–1829)
Nedenleri:

  • Osmanlı Devleti’nde merkezi otoritenin zayıflaması
  • 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan “ulusçuluk” akımlarının Yunanlılar arasında yayılması.İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devleti’nin Yunanistan’a bağımsızlık vermesi için 1827’de Navarin’de Osmanlı donanmasını yaktı.
  • 1829’da Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını elde etti.
UYARI: Ulusçuluk akımının etkisiyle Osmanlılardan bağımsızlığını elde eden ilk ulus Yunanlılar (Rumlar) olmuştur.
Etnik-i Eterya Cemiyeti
Bu cemiyet 1814’te Odessa’da ikisi Rum, biri Bulgar üç kişi tarafından kurulmuştur. Cemiyetin asıl amacı eski Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaktı. İstanbul Patriği ile Rus Çarı’nın da desteklediği bu derneğin başında Rus Çarı’nın yaveri olan Aleksandr Ipsillanti bulunuyordu. Cemiyet kısa sürede güçlenmiş, Yunanistan ve İstanbul’da şubeler açmıştır.

Eflak-Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek İsyanları (1875–1878)
Nedenleri:

  • 1789 Fransız İhtilali’nin getirdiği ulusçuluk akımı
  • Rusya’nın Panislavizm politikası.
  • İlk ayaklanma 1875 yılında Bosna ve Hersek’te meydana geldi.
  • Aynı yıl Bulgarlar da ayaklandı.
  • Kargaşadan yararlanan Sırplar ve Karadağlılar da Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
  • Avrupa devletleri Balkanlardaki barışı sağlama amacıyla İstanbul’da bir konferans düzenledi.
  • Osmanlı Devleti, Avrupa’nın iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla 1876 yılında Kanun-ı Esasiyi ilan etti.
Osmanlı-Rus Savaşları;
1807–1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması;

Nedeni: 1804 Sırp isyanında Rusya’nın Sırpları kışkırtması ve çıkan isyanı desteklemesi.
  • Osmanlı Devleti, 1806 tarihinde Boğazları Rusya’ya karşı kapattı.
  • 1806 tarihinde Rusya Eflak ve Boğdan’ı işgal etti.
  • 1807 tarihinde de Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş ilan etti.
  • Fransa’ya güvenerek bu savaşa giren Osmanlı Devleti, Fransa’nın iki yüzlü politikası sonucu 1812’de Bükreş Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekildi.

1827–1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması;
Savaşın Nedenleri:

  • Rusya’nın 1820 tarihindeki Yunan isyanını desteklemesi
  • 1827 yılında da Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakılması olayına katılması.
  • 1827’de Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
  • Osmanlı Devleti’nin savaşa hazır olmaması nedeniyle, Rusya, Batı’da Edirne’yi, Doğu’da da Erzurum’u ele geçirdi.
  • Osmanlı Devleti, 1829 tarihinde Edirne Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekildi.
Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması
Savaşın Nedenleri
:
  • Rusya’nın Akdeniz’e inme emelleri.
  • Rusya’nın, Eflak ve Boğdan’ı işgal edip, Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakması.
  • 1853 yılında İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya’ya savaş ilan etti.
  • 1856’da Kırım’ın Sivastopol ve Malakof şehirleri ele geçirildi.
  • 1856 yılında Paris Antlaşması imzalandı.
Paris Antlaşması (1856)
  • Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır.
  • Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir.
  • Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz’de savaş gemisi bulundurmayacaktır.
  • Eflak ve Boğdan’a özerklik verilecek, Avrupa devletleri’nin garantisinde olacaktır.
  • Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir.
  • Boğazlar, 1841 Londra Senedi’ne göre düzenlenecektir.
Antlaşmanın Önemi:
  • Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır.
  • Osmanlı Devleti’nin kendi toprak bütünlüğünü koruyamayacağı anlaşıldı.
  • Osmanlı Devleti, bir Avrupa devleti olmanın diyetini Islahat Fermanı ile ödedi.
  • Osmanlı Devleti, savaşı kazanan devlet olmasına rağmen yenik devlet durumuna düşürüldü.
  • Karadeniz tarafsız bir deniz haline getirildi.
  • Rusya’nın Akdeniz’e inmesini engelleyerek İngiltere ve Fransa Akdeniz’de güvenliklerini sağladı.
  • Rusya’nın Balkanlar’da egemenlik kurması engellendi.
  • Rusya, 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile elde ettiği haklarını kaybetti, bundan sonra Pan-Slavizm politikasını ortaya attı.
1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Ayastefanos Antlaşması
Nedenleri:

  • Paris Konferansı’nda çıkarları zedelenen Rusya’nın Pan-Slavizm politikasına ağırlık vermesi
  • Rusya’nın Balkan uluslarını Osmanlı’ya karşı ayaklanmaya kışkırtması
  • Osmanlı Devleti, 1876’da toplanan Berlin, İstanbul ve Londra konferanslarında alınan, kendi aleyhindeki kararları kabul etmedi. Bunun üzerine 1877’de Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
  • Ruslar, Doğu’da Kars, Ardahan, Batum ve Erzurum’u, Batı’da da Edirne’yi aldı.
  • Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenilince, 1878’de Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması imzalandı.
UYARI: Ayastefanos Antlaşması, İngiltere ve Avusturya karşı çıktığı için uygulanmadı. İngiltere, Rusya’nın Doğu Akdeniz’de; Avusturya da, Rusya’nın Balkanlar’da güçlenmesini istemediğinden, bu antlaşmaya karşı çıktı.




Ayastefanos Antlaşması (3 Mart 1878) :
  • Sırbistan, Karadağ ve Romanya’ya bağımsızlık verilecektir.
  • Büyük Bulgaristan Krallığı kurulacaktır.
  • Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Bayezıt Rusya’ya bırakılacaktır.
  • Bosna ve Hersek özerkleştirilecektir.
  • Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılacaktır.
  • Teselya, Yunanistan’a bırakılacaktır.
  • Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecektir.
Mısır Sorunu ve Mehmet Ali Paşa İsyanı
Kavalalı Mehmet Ali Paşa;

  • 1769’da Kavala’da doğdu. 1799’da Fransızları Mısır’dan çıkarmak üzere gönderilen orduda bayraktar olarak görev aldı. Kısa sürede “başıbozuk alayı” komutanlığına atandı. Mısır’da çıkan Kölemen ayaklanmalarını bastırdı. 1805’te Mısır valiliğine atandı. Mısır’da Avrupalı uzmanların denetiminde kuvvetli bir ordu kurdu. Ayrıca Batı eğitim sistemine dayalı bir eğitim sistemi ve toprak reformunu gerçekleştirdi. Bu arada İstanbul ile iyi geçinmeye de dikkat etti. Hicaz’da çıkan Vahhabi İsyanı’nı bastırdı. 1820’de Sudan’ı ele geçirdi. 1824’te Mora ayaklanmasının bastırılmasında Osmanlı ordusuna çok yardımı oldu. Oğlu için istediği Suriye valiliği yerine Girit valiliği verilince devlete karşı ilk Müslüman isyanı başlattı. 1841’de Suriye elinden alındıysa da Mısır’da kendi hanedanını kurdu.
  • Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Napolyon’un Mısır’ı işgali sırasında Kahire’ye geldi.
  • 1804 yılında Mısır valiliğine getirildi.
  • Mısır’da birçok ıslahatlar yaptı.
  • 1821’de Mora’da ortaya çıkan Rum isyanını bastırdı.
  • Mora valiliği isteği reddedilince, Suriye ve Çukurova’ya girerek Kütahya’ya kadar ilerledi.
  • Bunun üzerine II. Mahmut, Rusya’dan yardım istedi.
UYARI: Osmanlı Devleti, ilk defa kendi valisi ile savaştı. Mısır sorunu bir iç sorunken zamanla uluslar arası bir sorun haline geldi.

  • 1833 yılında Rus donanması İstanbul’a geldi.
  • 1833 yılında Kütahya Antlaşması imzalandı.
  • Osmanlı Devleti, 1833’de Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı imzaladı.
Kütahya Antlaşması (1833) :
  • Mehmet Ali Paşa’ya Girit Valiliğine ek olarak Suriye Valiliği verilecektir.
  • Oğlu İbrahim Paşa’ya Cidde Valiliğine ek olarak Adana Valiliği verilecektir.
  • Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti’ne vergi ödeyecektir.
Hünkâr İskelesi Antlaşması (1833)
Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalandı.

  • Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya savaş durumunda birbirlerine yardım edecektir.
  • Osmanlı İmparatorluğu’na saldırı olursa, Rusya asker gönderecek, masrafları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktır.
  • Rusya’ya saldırı olursa Osmanlı Devleti Boğazları kapatacaktır.
Önemi:
  • Osmanlı Devleti ile Rusya arasında ittifak kuruldu.
  • Rusya, Karadeniz’de güvenliğini sağladı.
  • Osmanlı Devleti, Boğazlardaki egemenlik haklarını kendi isteği doğrultusunda son kez kullandı.
  • Boğazlar sorunu başladı.
Nizip Savaşı (1839)
  • Kütahya Antlaşması, ne Osmanlı Devleti’ni, ne de Mehmet Ali Paşa’yı memnun etmişti.
  • 1839 yılında Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti’ne ödemesi gereken vergiyi ödemedi.
  • Mehmet Ali Paşa, aynı yıl bağımsızlığını ilan etti.
  • 1839 yılında Osmanlı ve Mısır orduları Nizip’te karşılaştı ve Osmanlı ordusu yenildi.
  • Avrupa ülkeleri, 1840 yılında, Londra’da bir konferans topladı.
  • Konferans’ta Osmanlı Devleti’nin Mehmet Ali paşa’ya karşı korunması kararı alındı.
Londra Antlaşması (1840)
  • 1840 yılında Londra’da Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya delegeleri bir araya gelerek Mısır Sorununu halletmek üzere bir mukavele imzaladılar. Bu mukaveleye göre:
  • Mısır eyaleti hukuk bakımından Osmanlı Devleti’ne bağlı olmakla beraber, yönetim açısından Mehmet Ali Paşa’ya bırakıldı.
  • Mısır’ın Osmanlı Devleti’ne yılda 80 bin kese altın vermesi kararlaştırıldı.
  • Suriye, Adana ve Girit Osmanlı Devleti’ne geri verilecek.
Berlin Konferansı’ndan Sonra Osmanlı-Avrupa ve Osmanlı-Balkan İlişkileri
İngiltere’nin Kıbrıs’ı Alışı (1878)

  • Kıbrıs, 1570 yılında Sokullu devrinde Osmanlı topraklarına katıldı.
  • Ada, İngiltere tarafından 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, güya adayı Rus saldırılarına karşı korumak amacıyla, işgal edildi.
Tunus’un Fransızlar Tarafından İşgali (1881)
  • Fransızlar, 1830’da Cezayir’i işgal etti.
  • Fransızlar, Berlin Konferansı’nda Tunus’a yerleşme arzularını bildirdi.
  • Fransa, 1881 yılında Tunus’u işgal etti.
Mısır’ın İngilizler Tarafından İşgali (1882)
  • Mısır, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı.
  • 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılması ile Mısır’ın stratejik ve ekonomik önemi iyice arttı.
  • 1881’de Fransızların Tunus’u işgali üzerine İngilizler harekete geçti.
  • İngiltere 1882 yılında Mısır’da çıkan isyanı bahane ederek Mısır’ı işgal etti.
Girit Sorunu ve Osmanlı-Yunan Savaşı (1897)
  • 1878 Berlin Antlaşması’nda Girit’e imtiyaz verilmesine rağmen, adada bulunan Rumlar ile İstanbul arasındaki anlaşmazlıklar devam etti. 1896 yılında Girit’te çıkan isyan sonunda, Yunanistan adaya asker çıkardı. Ertesi yıl Osmanlı-Yunan savaşı başladı.
  • 1897 yılında Yunanistan ile bir antlaşma imzalandı.
  • Bu antlaşma ile; Girit’e muhtariyet verilmesi Yunanistan krallık soyundan bir prensin Girit’e vali olarak tayin edilmesi kararlaştırıldı. 1908’de Venizelos, Girit’i Yunan Krallığı adına yönettiğini ilan etti.
  • Balkan Savaşları sonunda Osmanlı Devleti, Girit’in Yunanistan’a ait olduğunu kabul etti.
Doğu Rumeli ve Bosna-Hersek
  • 1878 Berlin Konferansı ile Bulgaristan üç kısıma ayrıldı.
  • 1885 yılında Filibe’de, Doğu Rumeli’yi, Bulgaristan’a bağlamak amacıyla bir isyan çıktı.
  • 1897’de Bulgaristan Prensi, Osmanlı Devleti tarafından, Doğu Rumeli Valisi olarak kabul edildi.
  • 1908’de (II. Meşrutiyet’in ilan edildiği sırada) Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.
  • Aynı yıl Avusturya Bosna-Hersek’i topraklarına kattığını belirtti.
DAGILMA DÖNEMİNDE İÇ MESELELER VE ISLAHATLAR
III. Selim’in Tahttan İndirilmesi (1807)

III. Selim’in giriştiği Nizam-ı Cedit ıslahatı yeniçerilerin ve çıkarları elden giden çevrelerin işine gelmedi. Osmanlı-Rus Savaşı dolayısıyla ordunun Tuna boylarına gitmesinden yararlanan muhalifler harekete geçtiler. Boğaziçi’ndeki topçu yamaklarına Nizam-ı Cedit elbisesi giydirilmesi konusunu istismar ederek isyan çıkardılar. Kabakçı Mustafa İsyanı adıyla tarihe geçen isyan sonunda III. Selim tahttan indirildi. IV. Mustafa padişah oldu (1807).
II. Mahmut’un Padişah Olması (1808)
IV. Mustafa’nın padişah olmasıyla yönetim Kabakçı Mustafa ve adamlarının eline geçti. Nizam-ı Cedit ocağı kaldırıldı, taraftarları izlendi. III. Selim devrinde yapılan ıslahatlar bir anda yok edildi. Nizam-ı Cedit taraftarları ise Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa’nın yanına gittiler. III. Selim taraftarı olan Alemdar, III. Selim’i yeniden hükümdar yapmak amacıyla İstanbul’a yürüdü. Alemdar’ın İstanbul’a gelmesiyle önce Kabakçı Mustafa ortadan kaldırıldı. Nizam-ı Cedit taraftarlarının saraya saldırması üzerine IV. Mustafa, III. Selim’i öldürttü. Bunun üzerine Alemdar Mustafa Paşa, IV. Mustafa’yı tahttan indirerek II. Mahmut’u padişah yaptı (1808).
Alemdar Mustafa Paşa Dönemi
II. Mahmut kendisine sadrazam olarak Alemdar Mustafa Paşa’yı seçti. Alemdar Mustafa Paşa yönetime egemen oldu.
  • Nizam-ı Cedit taraftarlarını işbaşına getirerek yenilik hareketlerini başlattı.
  • III. Selim’in ölümünde etkili olan kişiler cezalandırıldı.
  • Olaylara karışan ulema İstanbul’dan sürüldü.
  • İstanbul’un asayişi sağlandı.
Sened-i İttifak (1808)
XIX. Yüzyıl başında Anadolu ve Rumeli’de ayanlar türemişti. Alemdar sarsılan devlet düzenini yeniden kurabilmek amacıyla bütün ayanları İstanbul’da topladı. Ayanların ve devlet adamlarının katılımıyla büyük bir toplantı yapıldı. Yapılan görüşmeler sonunda hükümet ile ayanlar arasında “Sened-i İttifak” yapıldı (1808).
  • Devlet, ayanların varlığını kabul etti.
  • Ayanlar devlet otoritesini kabul edecekler, verilen emirlere uyacaklardı.
  • Ayanlar yapılan ıslahatlara bağlı kalacaklardı.
  • Ayanlar kendi bölgelerindeki halka adaletli davranacaklardı.
  • İstanbul’da isyan çıkaracak olursa ayanlar, İstanbul’a gelerek isyanı bastıracaklardı.
Önemi:
  • Sened-i İttifak, Osmanlı tarihinde başka örneği olmayan bir belgedir.
  • Osmanlı Devleti ayanların varlıklarını tanıyarak onları hukuki hale getirmiştir.
  • Bu belge, Osmanlı Devleti’nin ayanlara söz geçiremeyecek kadar zayıf duruma düştüğünü göstermektedir.
  • Osmanlı tarihinde ilk defa padişah kendi otoritesi dışında bir güç olarak ayanları kabul etmiştir.
  • Alemdar, Nizam-ı Cedit’in yerine Sekban-ı Cedit adlı yeni bir ocak kurdu.,
  • Yeniçeri Ocağı ıslah edilerek eğitim yapmaları sağlandı.
  • Birçok kimsenin geçim kaynağı olan ulufe alım satımı yasaklandı.
Alemdar Mustafa Paşa’nın sadrazamlığı ancak dört ay sürdü. Kendisinin ve etrafındaki kişilerin olumsuz davranışları halk üzerindeki etkinliğini azalttı. Yenilik hareketleri sonunda çıkarları bozulan Yeniçeriler aleyhte faaliyetlere başladılar. Padişah da Sened-i İttifak’tan dolayı kendisine cephe aldı. Sonuçta Yeniçeriler ayaklanarak Alemdar’ın ölümüne neden oldular. İsyancılar IV. Mustafa’yı padişah yapmak istedilerse de II. Mahmut onu öldürttü. Bunun üzerine Yeniçeriler Sekban-ı Cedit’in kaldırılmasını istediler. Bu isteğin kabulüyle isyan sona erdi.


II. MAHMUT DÖNEMİ ISLAHATLARI

  • İdari Alandaki Islahatlar
  • Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri devlet ve merkez yönetiminin temeli olan “Divan-ı Hümayun” kaldırıldı.
  • Divan örgütünün yerine bugünkü anlamda “bakanlıklar” kuruldu.
  • Devlet memurları Dâhiliye ve Hariciye olarak ikiye ayrıldı.
  • Memurlar için Rütbe ve Nişan sistemi kabul edildi.
  • Müsadere yöntemi kaldırılarak mülkiyet hakkı tanındı.
  • Sened-i İttifak ile ayanların varlığı kabul edildi.
  • II. Mahmut devletçe din ve mezhep ayrımı yapılmayacağını Tebaamdan Müslümanları ancak camide, Hıristiyanları kilisede, Musevileri de havrada tanımak isterim” diyerek ifade etmiştir.
  • İller, merkeze bağlandı.
  • Ayanlık kaldırılarak, ayanlarla mücadele edildi.
  • Askeri amaçlı olarak ilk defa Anadolu ve Rumeli’de nüfus sayımı yapıldı.
  • Askeri işleri düzenlemek için “Dar-ı Şurayı Askeri”, adalet işlerini düzenlemek için “Meclis-i Valâ-yı Ahkâm-ı Adliye”, devlet memurlarını (bürokrasi) düzenlemek için “Dar-ı Şuray-ı Babıâli” gibi meclisler kuruldu.
  • Tımar ve zeamet kaldırılarak, devlet memurları maaşa bağlandı.
  • Köy ve mahallelere “muhtarlar” tayin edildi.
  • Askeri Alandaki Islahatlar
  • III. Selim döneminde kurulan III. Selim’in tahttan indirilmesiyle dağıtılan Nizam-ı Cedit ordusu yerine aynı özellikte “Sekban-ı Cedit” adıyla yeni bir ordu kuruldu. Fakat yeniçeriler bu ordudan da kuşkulandılar. Alemdar Mustafa Paşa’nın sadrazamlığı döneminde kurulan bu ordu, Alemdar’ın ölümüyle sonuçlanan olayla ortadan kaldırıldı.
  • II. Mahmut, Sekban-ı Cedit’in yerine her yeniçeri ortasından 150 kişi alarak “Eşkinci Ocağı”nı kurdu. Ocağa kaydedilen yeniçerilerin “Biz talim istemeyiz” diyerek ayaklanmaları üzerine bu ocak kaldırıldı.
  • Bu olaya “Vakay-ı Hayriye” denildi.
  • Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla:
  • Padişahlar, devlet üzerindeki otoritelerini yeniden kurdular.
  • Yeniliklere engel olan önemli bir kurum ortadan kaldırıldı.
  • Yeniçeri teşkilatının kaldırmamasından sonra Bektaşilik tarikatı yasaklandı.
  • Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra yerine “Asâkir-i Mansure-i Muhammediye” adıyla yeni bir ordu kuruldu. Günümüz ordularının temelini oluşturan bu ordu, Avrupa usulünde düzenlendi. Tümen, tabur ve bölüklere ayrıldı.
  • Kültürel Alandaki Islahatlar
  • Medreselerin yanı sıra, yeni tarz eğitim kurumları açıldı. Yüksek öğretime öğrenci yetiştirmek için “Rüşdiye (ortaokul)”, “Mekteb-i Ulüm-u Edebiye” gibi orta dereceli okullar açıldı. Devlet memurları için “Mekteb-i Maarif-i Adliye”, askeriye için “Mekteb-i Harbiye” açıldı. Yine bu dönemde “Mekteb-i Tıbbiye”, “Mızıka-yı Hümayun” gibi yüksek okullar açıldı.
  • Medreselerin yanında bu okulların açılması, toplumda kültür çatışmasına neden oldu.
  • İlk defa Avrupa’ya öğrenci gönderildi.
  • Takvim-i Vekayi adıyla ilk defa gazete çıkanldı.
  • II. Mahmut bir fermanla ilköğretimin mecbur olduğunu ilân etti.
  • Memurlara fes ve pantolon giyme şartı getirildi.
  • Posta, polis ve karantina teşkilatları kuruldu.
  • Avrupai tarz müzik serbest bırakıldı.
  • II. Mahmut, Avrupa hükümdarları gibi seyahate çıkarak denetimde bulundu.
  • Yurtdışına çıkışta pasaport uygulaması başladı.
  • Ekonomi Alanındaki Islahatlar
  • Ekonomik kalkınma açısından önem taşıyan yol yapımına önem verildi.
  • Yerli malların kullanılması teşvik edildi.
  • Bir çuha fabrikası kuruldu.
  • Osmanlı tüccarının Avrupa mallarıyla rekabet edebilmesini sağlamak için gümrük kolaylıkları getirildi.
Not: Ekonomi alanındaki ıslahatlara en büyük darbe, 1838 yılında yapılan Balta Limanı Ticaret Antlaşması oldu. Bu antlaşma ile Osmanlı ülkesinde Tekel sistemi ve iç gümrük yöntemi kaldırıldı. Diğer devletlere de bu imtiyazlardan yararlanma hakkı tanındı. İngilizlere verilen bu imtiyazlardan daha sonra diğer devletlerin de yararlanması Osmanlı ekonomisinin çöküşünü hızlandırdı.

  • Tanzimat Dönemi
  • Tanzimat Fermanı (3 Kasım 1839)
  • II. Mahmut’un 1839’da vefatı üzerine yerine oğlu Abdülmecit geçti. Bu sırada Osmanlı Devleti’nin durumu hiç iç açıcı değildi. Osmanlı ordusu Nizip’te Mehmet Ali Paşa’ya yenilmiş, donanma Mısır’a götürülmüştü. Mısır sorunu bir Avrupa sorunu haline gelmişti. Bu durumda devlet ya Mehmet Ali Paşa’nın eline geçecek, ya da Rusya Hünkâr İskelesi Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’ni himaye altına alacaktı.
  • Abdülmecit, Mustafa Reşit Paşa’yı II. Mahmut zamanında kararlaştırılan Tanzimat Fermanı’nı hazırlamakla görevlendirdi. Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane bahçesinde okundu. Bu yüzden “Tanzimat-ı Hayriye Fermanı’na, “Gülhane Hatt-ı Hümayunu” da denilmiştir.
  • Tanzimat Fermanı’nın başlıca esasları şunlardı:
  • Müslüman ve Hıristiyan bütün halkın ırz, namus, can ve malı devlet garantisi altında bulunacak.
  • Vergiler herkesin gelirine göre, düzenli bir şekilde alınacak.
  • Askerlik işleri düzene konulacak.
  • Mahkemeler açık olacak. Hiç kimse mahkeme edilmeden cezalandırılmayacak.
  • Herkes malına sahip olup, miras bırakılabilecektir.
  • Her türlü rüşvet ve iltimas kalkacaktı.
  • Herkes kanun önünde eşit olacak.
Yorum:
  • Padişah; bu fermanı ilân ederek bizzat kendisi kendi yetkilerini sınırlandırmıştır.
  • Fermanın getirdiği en büyük yenilik, her gücün üstünde kanun kuvvetinin bulunduğu düşüncesinin ortaya çıkmasıdır..
  • Tanzimat Fermanı; Osmanlı Devleti’nde anayasacılığın başlangıcıdır.
  • Vatandaşın mülkiyet hakkı, devlet garantisi altına alınmıştır.
  • Tanzimat Fermanı’nı ilânı ile Osmanlı ülkesinde Avrupai tarz hukuk kuralları geçerli olmaya başlamıştır.
  • Askerlik vatan hizmetine dönüşmüştür.
  • Batılılaşma, hareketleri bundan sonra daha da yoğunlaştı.
  • Tanzimat döneminde Batıyı daha iyi anlayan aydınlar yetişti.
Sonuçlar:
  • Tanzimat Fermanı’nın halk tarafından anlaşılması için Anadolu ve Rumeli’ye memurlar gönderildi.
  • Hukuk alanında ıslahatlar ile yeni ticaret, ceza kanunları ve mahkemeler meydana .getirildi. Fakat bu haklardan Türkler ve Müslüman’lardan daha çok Avrupalılar ve gayrimüslimler yararlandılar.
  • Kılık, kıyafet, yaşayış ve sosyal alanda “Batılılaşma” denilen yenilikler yapıldı.
  • Tanzimat Fermanı, anayasanın Osmanlı ülkesinde başlangıcı oldu. Osmanlı Devleti bu fermanı ilân ederken Avrupalı devletlerin desteğini sağlamayı amaçlamıştı. Tanzimat’ın hemen sonrasında Mısır meselesi, onların yardımı ile halledildi. Rusya ve Hünkâr İskelesi meselesi ve boğazların durumu çözümlendi.
  • Ordu ve eğitim alanında batı örneklerine göre çalışmalar yapıldı.
  • Tanzimat Fermanı, halk iradesiyle değil, padişahın tek taraflı iradesiyle ortaya çıkmıştı. Bu nedenle halk tarafından tam olarak anlaşılamadı. Ancak bu dönemde ilk Osmanlı aydın kadrosu yetişti.


Cevap: E


  • Tanzimat Dönemi Yenilikleri Nelerdir?
  • Islahat Fermanı ilan edilmiştir (1856)
  • İl genel meclisleri kurulmuştur.
  • İltizam yolu ile aşar vergisi toplama usulü kaldırılmış, maliye bakanlığı tarafından toplanması kararlaştırılmıştır.
  • Cizye miktarının belirlenmesi işi patrikhaneye verilmiştir.
  • İlk kağıt para basılmıştır. (Kaime – 1844)
  • İlk dış borç İngiltere’den alınmıştır. (Kırım Harbi esnasında – 1854)
  • İlk demiryolu hattı kurulmuştur. (İzmir – Aydın hattı)
  • İlk telgraf okulu açılmıştır.
  • Eğitim bakanlığı kurulmuş, okullar ilk, orta, lise ve yüksekokul diye kısımlara ayrılmıştır.
  • Öğretmen okulları ve mülkiye mektebi açılmıştır.
  • Kız öğrenciler ilk kez okullara alındı.
  • Şer’i kanunların yanında Avrupai tarz kanunlar yapılmış bu da hukukta ikilik ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
  • Islahat Fermanı (1856)
Tanzimat Fermanı’nı tamamlayıcı karakterde bir fermandır. Tanzimat Fermanı’yla vaat edilen yenilikler bir kez daha belirtilmiştir. Islahat Fermanı’nın Tanzimat Fermanı’ndan en büyük farkı, Hıristiyan ve Musevilere (Azınlıklara) Müslümanlardan ayrı olarak hak ve imtiyazlar verilmesidir. Buna göre:
  • Din ve Mezhep özgürlüğü tanınacak. Okul, kilise vb. tamiri ve yeniden inşası yapılabilecektir.
  • Hıristiyan ve Musevilere küçük düşürücü sözler ve deyimler kullanılmayacaktır.
  • Hıristiyanlar da Müslümanlar gibi devlet memurluklarına atanabilecekler ve devlet memuru olabileceklerdir.
  • Vergiler herkesten gelirine göre alınacaktır.
  • Mahkemeler açık olarak yapılacak, herkes kendi dinine göre yemin edecek. Hapishaneler ıslah edilecek ve kanunlarda azınlıkların dillerine yer verilecek.
  • Azınlıklar il meclislerine üye olabilecekler.
  • Tarım ve ticaret yeniden düzenlenecek. Herkes şirket ve banka gibi ticari kurumlar açabilecek.
  • Askerlik için nakdi bedel kabul edilecekti. Hıristiyanların askerlik işleri yeniden düzenlenecekti.
  • Yabancı uyruklu olan kimseler, vergilerini vermek şartıyla, mal ve mülk sahibi olabilecekler.

  • Islahat Fermanı’nın görünürdeki amacı bütün toplulukları din, dil, ırk farkı gözetmeksizin kaynaştırmak bir Osmanlı toplumu meydana getirmektir.
  • Islahat Fermanı gayr-ı Müslimlerin haklarını ve imtiyazlarını genişletmekten başka bir şey yapmamış, Müslümanlara yeni bir şey getirmemiştir.
  • Islahat Fermanı’nın ilân edilmesinde Kırım Savaşı sonrasında Paris Konferansı’nda büyük devletlerin içişlerimize karışmasını önlemek istenmesi ve Avrupalı devletlerin baskısı etkili olmuştur.
  • Birinci Meşrutiyet (1876)
Tanzimat Devrinde Avrupa ile yakın ilişkiler kurulmuştu. Avrupa ülkelerini gören, onların dillerini konuşan ve Osmanlı Devleti hakkındaki görüşlerini öğrenen bir çok kişi yetişti. “Genç Osmanlılar” adını alan bu kişiler Tanzimat hareketlerinin ülkeyi kurtaracağına inanmıyorlardı. Başlarında da Namık Kemal, Ziya Paşa, Mithat Paşa ve Hüseyin Avni Paşa gibi kişiler vardı.
Genç Osmanlılar, devrin padişahı Abdülaziz’i tahttan indirmeye karar verdiler. Balkan bunalımının ortaya çıktığı bir sırada Abdülaziz tahttan indirilerek V. Murat padişahlığa getirildi (1876). V. Murat’ın rahatsızlığının devam etmesi üzerine Meşrutiyet yönetimine kabul edeceğini açıklayan II. Abdülhamit padişah yapıldı (1876).
II. Abdülhamit padişah olunca, Mithat Paşa’yı kendisine sadrazam yaptı. Mithat Paşa’nın başkanlığında toplanan bir encümen Kanun-u Esasi’yi hazırladı. İstanbul Konferansı’nın Balkan bunalımını görüşmek için toplandığı gün, Meşrutiyet ilân edildi (23 Aralık 1876).
  • Kanun-u Esasi’nin Özellikleri
  • 119 maddeden oluşan 1876 Kanun-u Esasi’si Belçika Anayasasından etkilenmiştir.
  • Anayasada kişi özgürlüğü, din özgürlüğü, basın özgürlüğü, her türlü ortaklık kurma hakkı, öğretim ve öğrenim özgürlüğü, mülkiyet hakkı, konut dokunulmazlığı, dilekçe hakkı, Osmanlıların yasal eşitliği, vergi eşitliği gibi temel haklar düzenlenmiştir.
  • Yürütme gücü başında padişahın bulunduğu nazırlardan meydana gelen Heyet-i Vekile’ye (Bakanlar Kurulu) aittir.
  • Yasama görevi; Ayan Meclisi ile Mebusan Meclisi’ne verilmiştir.
  • Ayan Meclisi’nin üyeleri padişah tarafından ölünceye kadar tayin edilebilecekti. Mebusan Meclisi’nin üyeleri elli bin Osmanlı’nın seçeceği milletvekillerinden meydana gelecekti. Milletvekilleri dört yılda bir seçilecekti.
  • Kanun teklifini sadece hükümet yapabilecekti. Meclis açmak ve kapamak yetkisi padişaha aitti.
  • Hükümet, meclise değil Padişaha karşı sorumludur.
  • Padişah, devlet emniyetini bozduğu gerekçesi ile ve bir polis araştırması sonucu istediğini sürgüne gönderebilir.

  • 1876 yılında ilan edilen Kanun-u Esasi, Türk tarihinin ilk anayasasıdır.
  • Tarihimizde ilk defa 20 Mart 1877’de açılan Meclis, 28 Haziran 1877’ye kadar devam etti. 1878 yılı Ocak ayında açılan ikinci Meclis, 14 Şubat 1878’de tatil edilmiştir.
  • l. Meşrutiyetle Osmanlı tarihinde ilk defa halk, padişahın yanında yönetime ortak oldu.
  • Halk ilk defa seçme-seçilme ve temsil hakkını kullandı.
  • Devlet idaresinin otoriter bir şekilde yapılması gerektiğine inanan II. Abdülhamit, Osmanlı-Rus savaşını ileri sürerek 14 Şubat 1878 tarihinde Meclisi süresiz tatil etti. Osmanlı ülkesi bundan sonra, 1908 yılında II. Meşrutiyetin ilanına kadar, II. Abdülhamit’in otoriter idaresi altında yaşadı.
  • II. Meşrutiyet (1908)

II. Abdülhamit’in ülke yönetimine tek başına egemen olması üzerine İttihat ve Terakki Cemiyeti kuruldu (1889). Yurt içinde ve dışında genişleyen cemiyet, Jön Türklerin Paris grubunu da içine aldı.
İttihat ve Terakki’nin amacı 1876 Kanun-u Esasi’nin (Anayasasının) yürürlüğe koyulmasını, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın açılmasını sağlamaktı. Cemiyet, 1908’de Rumeli’de büyük bir silahlı ayaklanma hareketine girişti. Ayaklanma bastırılamadığı gibi 23 Temmuz 1908’de, Manastır, Selanik ve Rumeli’de hürriyet ilân edilmiş, bunun sonucu olarak II. Abdülhamit, Kanun-u Esasi’yi yürürlüğe koymuştur.
1908 yılından itibaren böylece II. Meşrutiyet dönemi başlamıştır. Ancak yeni kurulan rejim içte ve dışta bir takım olaylarla karşılaştı. Bulgaristan bağımsızlığını ilân ederken Avusturya, Bosna-Hersek’i ülkesine kattığını, Giritte Yunanistan’a katıldığını açıkladı.
Balkanlardaki bu bunalımlar sırasında ortaya çıkan hürriyet ortamına karşı 31 Mart (13 Nisan 1909) olayı meydana geldi. 31 Mart olayı üzerine, Selanik ve Edirne’deki birlikler “Hareket Ordusu” adıyla İstanbul’a yürüdü. Hareket Ordusu, isyanı bastırdı ve ardından II. Abdülhamit tahttan indirilerek, yerine V. Mehmet Reşat getirildi.
1909’dan itibaren İttihat ve Terakki yönetime egemen oldu. Türkçülük politikası izleyen İttihatçılar, XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’ne yakınlaşan Almanya ile dostça ilişkiler kurdular.

  • 1. DÜNYA SAVAŞI'NIN SONA ERMESİ
  • Balfour Deklarasyonu
Rusya’nın Bolşevik Devrimi’yle I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılması ve yeni bir rejimin ilanı, İtilaf bloğunun durumunu sarsmış ve Almanya ve müttefiklerini ise bir adım öne çıkarmıştı. Gelinen bu aşamadan rahatsız olan İngiliz hükümeti,
ABD’nin desteğini alabilmek için orada yaşayan Yahudileri kazanma politikasıgütmeye başladı. Bu maksatla 2 Kasım 1917’de İngiliz Dış işleri Bakanı Lord ArthurJames Balfour, uluslararası siyonizm hareketinin liderlerinden Lord Rothschild’e birmektupla müracaat ederek Filistin topraklarında bir Yahudi Devleti’nin kurulmasın destekleyeceğine dair taahhütte bulundu. Bu teklif uluslararası arenada destek bulmakta gecikmedi.




  • OSMANLI DEVLETİ’NİN I. DÜNYA SAVAŞI’NDA SAVAŞTIĞI CEPHELER
1569264058436.png


Birinci Dereceden Cepheler

  • Kafkasya Cephesi (1914-1918), Rusya'ya karşı.
  • Sina ve Filistin Cephesi (1914-1918), Büyük Britanya'ya karşı.
  • Irak Cephesi (1914-1918), Büyük Britanya'ya karşı.
  • Hicaz-Yemen Cephesi, Büyük Britanya'ya ve Araplara karşı.
  • Çanakkale Cephesi (1915), Büyük Britanya'ya ve Fransa'ya karşı.

İkinci Dereceden Cepheler

  • İran Cephesi (1914-1918), Rusya ve İngiltere'ye karşı.
  • Galiçya Cephesi (1916-1917), bir Osmanlı kolordusu 1916-17'de Berezhany kasabası çevresinde Rusya'ya karşı Avusturya-Macaristan safında savaşmıştır.
  • Balkan Cephesi (1916-1918), 10. ve 20. Osmanlı Kolordusu Alman, Avusturya ve Bulgar birlikleriyle beraber Büyük Britanya'ya, Fransızlara ve Sırplara karşı savaşmıştır.

Osmanlı donanmasının Rus gemi ve limanlarına saldırması üzerine 1 Kasım 1914 günü Rus ordusu Kafkasya’da sınırı geçerek Osmanlı topraklarına girdi. Hemen ardından 2 Kasım'da Rusya, 5 Kasım'da İngiltere Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etti. Osmanlı Devleti buna 14 Kasım'da Cihad-ı Ekber ilanıyla karşılık verdi.

  • Kafkasya (Doğu) Cephesi

  • Osmanlı Devleti’nin savaştığı ilk cephedir (22 Aralık 1914).
  • Bu cephede Osmanlı Devleti, Ruslar ve onları destekleyen Ermeniler’le savaştı.
  • Cephe Almanların isteği üzerine açıldı.
  • Cephenin açılma nedeni; Almanya’nın Bakü petrollerini ele geçirmek istemesi; Enver Paşa’nın Orta Asya Türkleri’ni Osmanlı Devleti çatısı altında toplamak istemesi.
  • Savaşı, kış şartlarının ağır olmasından dolayı Osmanlı Devleti kaybetti.
  • Sonuçları; Ruslar, Muş, Bitlis, Erzurum ve Erzincan’ı ele geçirdiler; İtilaf Devletleri Çanakkale’yi geçemediler ve Rusya’ya yardım gönderemediler. Bunun sonucunda Rusya’da ihtilal çıktı ve Rusya savaştan çekilmek zorunda kaldı (Brest-Litowsk Antlaşmasını imzalayıp savaştan çekildi/3 Mart 1918).
  • NOT: Daha sonra bu cepheye komutan olarak atanan M. Kemal, Rus ilerleyişini durdurdu, Muş ve Bitlis’i geri aldı.

  • Kanal Cephesi

  • Almanların isteği ile açıldı (14 Ocak 1915).
  • Bu cephede Osmanlı Devleti İngilizlerle savaştı.
  • Nedeni; Osmanlı Devleti’nin Mısır’ı geri almak istemesi; Süveyş Kanalı’nı ele geçirip, İngilizlerin Hindistan sömürgeleri ile bağlantısını kesmek istemesi.
  • Savaşı, Osmanlı Devleti kaybetti (iklim koşulları, insan ve malzeme yetersizliği nedeniyle).

  • Irak Cephesi

  • Cepheyi İngilizler açmıştır (1914–1917)
  • Nedeni; İngiltere’nin Musul (Irak) petrollerinden yararlanmak istemesi; İngiltere’nin Rusya ile birleşmek istemesi, Rusya’ya yardım etmek istemesi; sömürge yolarlının güvenliğini sağlamak istemesi.
  • Savaşı, Osmanlı Devleti kaybetti.
  • Sonucu; zengin petrol yataklarına sahip Kuzey Irak, İngiltere’nin denetimine girdi.

  • Filistin-Suriye Cephesi

Osmanlı Devleti, İngiliz ve Araplarla savaştı. Osmanlı Devleti, bu savaşı kaybetti.



  • Hicaz-Yemen Cephesi

  • Osmanlı Devleti, İngiliz ve Araplarla savaştı.
  • Nedeni; Osmanlı Devleti’nin İngiliz ve Arapların elindeki kutsal yerleri ele geçirmek istemesi.
  • Savaşı, Osmanlı Devleti kaybetti.

  • Çanakkale Cephesi

  • Cephe İtilaf Devletleri tarafından açılmıştır (1915).
  • Nedeni; Çanakkale ve İstanbul Boğazları’nı alıp İstanbul’u ele geçirmek; Rusya’ya yardım götürmek; Anadolu ve Rumeli arasındaki bağlantıyı kesmek; Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak.
  • Çarlık Rusya’sıyla Boğazlar yoluyla bağlantı kurmak, Rusya’ya silah ve malzeme yardımında bulunmak ve Rusya’nın elindeki bol miktardaki buğdaydan yararlanmak
  • Osmanlı Devleti’nin Almanya’yı desteklemesini engellemek,

  • Boğazlara yerleşerek savaşa henüz katılmamış Balkan Devletleri üzerinde caydırıcı güç olmak ve bu devletlerin kendi yanlarında savaşa katılmalarını sağlamak,
  • Savaşı kısa sürede bitirmek.

  • Çanakkale Cephesi’nin Sonuçları

  • Rusya’ya yardım gönderilemediği için ihtilal çıktı ve Rusya savaştan çekildi (Rusya’da Bolşevik İhtilali çıktı, Çarlık rejimi yıkıldı. 3 Mart 1918’de Brest-Litowsk anlaşması imzalandı ve Rusya savaştan çekildi)
  • I. Dünya Savaşı uzadı ve geniş bir alana yayıldı.
  • Bulgaristan İttifak Devletleri tarafına geçti.
  • Yaklaşık 500 bin insan öldü.
  • İtilaf Devletleri amaçlarına ulaşamadılar.
  • M. Kemal bu cephedeki başarılarından dolayı tanındı (Kurtuluş Savaşı’nda lider olarak kabul edilmesine neden oldu).
  • Türklerin bu cephedeki başarıları diğer devletlere örnek oldu ve bu devletler bağımsızlık mücadelesi başlattı.

NOT: Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’nda müttefiklerine yardım etmek amacıyla Sınırları Dışında da savaştı. Sınırlarımız Dışında Savaştığımız Cepheler: Romanya, Makedonya, Galiçya.

ABD, savaşın başında tarafsızdı. Ancak İngiltere ve Fransa’ya gemi, silah, cephane vs. satıyordu. Bunun üzerine Almanya, ABD’nin ticaret gemilerini batırmaya başladı. Ekonomik zarara uğrayan ABD böylece I. Dünya Savaşı’na girdi (1917).

NOT: ABD başkanı Wilson, I. Dünya Savaşı girerken Wilson İlkeleri’ni yayınladı. ABDnin savaşa girmesi I.Dünya Savaşının bitişini hızlandırdı

Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918): Türkleri ilgilendiren kısım;

  • Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde kesin egemenlik hakkı tanınmalıdır.
  • Türk egemenliğinde yaşayan diğer milletlere kendi kendini yönetme hakkı verilmelidir (bizim için kötü bir madde).
  • Boğazlar, bütün devletlerin gemilerine açık olmalıdır (bu da bizim için kötü bir madde).

Savaşın Sonunda İmzalanan Ateşkes Antlaşmaları

Bulgaristan = Sofya Ateşkes Antlaşması (29 Eylül 1918)

Osmanlı Devleti = Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)

Avusturya-Macaristan = Villa Gusti Ateşkes Antlaşması (3 Kasım 1918)

Almanya = Rethondes Ateşkes Antlaşması (11 Kasım 1918)

NOT: I. Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanacak barış antlaşmalarının maddeleri Paris Barış Konferansı’nda belirlendi.



I. Dünya Savaşı’nı Bitiren Barış Antlaşmaları

İtilaf Devletleri ile;

Almanya = Versay Antlaşması (28 Haziran 1919)

Avusturya = Sen Germen Barışı(10 Eylül 1919)

Macaristan = Triyanon Antlaşması (6 Haziran 1920)

Bulgaristan = Nöyyi Antlaşması (27 Kasım 1919)

Osmanlı Devleti = Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)

I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları

  • I. Dünya Savaşı’nı İtilaf Devletleri kazandı.
  • Çok uluslu devletler (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Çarlık Rusya’sı) yıkıldı.
  • Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Avusturya, Macaristan, Sovyetler Birliği, Türkiye gibi yeni devletler kuruldu.
  • Dünya barışını sağlamak, devletlerarası sorunları çözmek amacıyla "Milletler Cemiyeti" (Cemiyet-i Akvam) kuruldu.
  • Bazı ülkelerde rejim değişikliği oldu. İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizim, Rusya’da Kominizm (Sosyalizm) gibi. Cumhuriyet yaygınlaştı.
  • Sömürgecilik isim değiştirerek manda ve himaye adı ile devam etti.
  • Almanya tüm sömürgelerini kaybetti.
  • I. Dünya Savaşı’nın sonuçları II. Dünya Savaşı’na zemin hazırladı (Versay Antlaşması çok ağır şartları olan bir antlaşmaydı, şartları II. Dünya Savaşı’nın bir sebebi oldu).

NOT: I. Dünya Savaşı’ndan en kazançlı çıkan devlet İngiltere oldu. İtalya galip devlet olmasına karşın savaştan istediği kazancı sağlayamadı, büyük bir ekonomik bunalıma girdi.

NOT: I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI ve SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI imzalandı.