Vize Ata Aöf Ailelerle Sosyal Hizmet Vize Ders Özeti

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
382
87
28
#1
ÜNİTE 1

ÖZET
•Toplumsal yapının değişmesi, kadının eğitim durumunun yükselmesi ve gelir getiren bir işte çalışması, bireylerin küçük yerleşim yerlerinden şehirlere göç etmesi sonucunda aile yapısında da birtakım değişiklikler meydana gelmiştir.
•DPT "Türk Aile Yapısı Özel İhtisas Komisyonu" tarafından verilen aile tanımına göre aile; kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan; birey cinsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımlarının sağlandığı ve düzenlendiği temel bir toplumsal birimdir.
Aileler çeşitli özelliklerine göre farklı isimler alırlar. Büyük aile; çoğunlukla kırsal kesimde yaşayan, ekonomik ve kültürel değerlerle şekillenen, akrabalık ilişkileri oldukça güçlü olup, üye sayısı açısından da kalabalık olan aile biçimidir. Geniş aile ve birleşik aile olarak ikiye ayrılır. Küçük aileler ise ana, baba ile henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan, çekirdek ya da dar aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birliktir. Küçük aile, çekirdek aile ve parçalanmış aile olmak üzere ikiye ayrılır.
•Aile ve devlet idaresinde annenin veya anne soyundan gelen en yaşlı bir kadının hâkim olduğu toplum düzenine anaerkil düzen denir. Bu toplumlarda, çocuk anneye ve annenin ailesinin soyuna ait kabul edilir.
•Ataerkil düzen ise özellikle kırsal kesimde yaygın biçimde görülen, evin en yaşlı erkeğinin evin reisi olduğu, geniş hak ve yetkilere sahip olduğu bir düzendir. Ataerkil ailede söz ve miras hakkı erkeklerin elindedir. Erkek ekonomik gücü elveriyorsa birden çok kadınla evlenir.
•Aile işlevleri en genel anlamda, ekonomik ihtiyaçları karşılamak, statü sağlamak, çocukların eğitimini planlamak, eğitim vermek, boş zaman faaliyetlerini gerçekleştirmek, aile üyelerinin birbirini koruması ve karşılıklı sevgi ortamı yaratmaktır.
•Sağlıklı ailelerde; her çocuğun kendine özgü bir kişiliği olduğu bilinir ve kabul edilir, çocuklar kişilik özellikleri doğrultusunda desteklenir, belli bir kalıba sokulmaya çalışılmaz, sağlıklı ailenin iç yapısında ve işleyişinde esneklik vardır, aile üyeleri arasında sağlıklı bir iletişim ve diyalog vardır, aileyi ilgilendiren her konuda çocuklara bilgi verilir, bir çatışma durumunda taraf tutulmaz, aile üyeleri hem mekansal hem de psiko-sosyal yönden bir yere sahiptir ve koşulsuz sevgi vardır.
•Sağlıklı ve başarılı bir aile, tüm aile üyelerinin ihtiyaçlarının karşılandığı, üyelerin kendilerini mutlu hissettikleri bir topluluktur.







DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi ‘’aile tanımı’’ kapsamında yer almaz?
Kan, yasa ve evlilik yoluyla birbirlerine belirli derecelerde akrabalıkları bulunan hane halkı üyelerinden oluşan kurumdur.
Sadece kendi içinde gelişim gösteren, toplum tarafından etkilenmeyen bir kurumdur.
Bireylerin toplumsallaşmasında en önemli yere sahip bir kurumdur
Bireylerin kendilerine ait görev ve sorumlulukları yerine getirdikleri toplumsal bir kurumdur
Ekonomik ve toplumsal bir birliktir.

Aile duygusal bir temele dayanır
Aile şekillendirme özelliğine sahiptir.
Aile bütün sosyal ilişkiler içinde en fazla evrensellik özelliği gösteren kurumdur.
Aile sosyal kurallarla çevrilidir.
2. Yukarıda Maclver ve Page’in ‘’Society’’ eserinde belirtildiği şekilde aile ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Yalnız I
II, III, IV
I, IV
I, III, IV
I, II, III, IV






3. Evlenen tüm oğulların eş ve çocuklarıyla baba evinde birlikte yaşamaları ile oluşan aile biçimine………………… denir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıda verilen aile tiplerinden hangisi getirilmelidir?
Geniş aile
Çekirdek aile
Birleşik aile
Parçalanmış aile
Küçük aile



4. Aşağıda küçük aile ile ilgili verilen özelliklerden hangisi yanlıştır? A) Büyük aileye kıyasla akrabalık bağları daha zayıftır.
Genellikle kentsel mekanlarda görülen aile tipidir.
Geleneklere oldukça bağlı olan kalabalık aile tipidir.
Üye sayısı sınırlıdır.
Çekirdek aile ve parçalanmış aileler küçük aile içerisinde yer almaktadır.

5. Aşağıda aile tipleri ile ilgili verilen eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Geniş aile-----Birden fazla kuşağı içinde barındıran akrabalık ilişkilerinin güçlü olduğu aile biçimidir
Çekirdek aile-----Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan aile biçimidir C) Parçalanmış aile-----Ölüm, boşanma, geçici ve sürekli ayrılıklar sebebiyle bilinen aile şeklinden farklılaşmış aile tipidir
Birleşik aile-----Genellikle kentsel mekanlarda görülen üye sayısı sınırlı olan aile tipidir
Büyük aile-----Çoğunlukla kırsal kesimlerde yaşayan ve üye sayısı açısından kalabalık olan aile biçimidir




Çocuk, annenin ailesinin soyuna ait kabul edilir
Ailenin sorumluluğu birinci derecede erkeğin üzerindedir
Kadınlar avcılık, erkekler de toplayıcılık işini üstlenirler
Kadının rolü erkeğe göre daha etkindir
6. Yukarıda anaerkil aile ile ilgili verilen özelliklerden hangisi veya hangileri kesinlikle yanlıştır?
II, III
Yalnız I
Yalnız IV
I, IV
I, II, III, IV



Çocukların eğitimini planlamak
Ekonomik ihtiyaçları karşılamak
Statü sağlamak
Boş zaman faaliyetlerini gerçekleştirmek
7. Yukarıda verilen bilgilerden hangisi veya hangileri aile işlevleri arasında yer alır?
Yalnız I
II,III
II,III,IV
I,III,IV
I,II,III,IV



8. ……….. arasında ailenin ihtiyaç ve giderlerini karşılama, yer, otorite ve saygı sağlama yer almaktadır.
Yukarıdaki boşluğa ailenin gelişimsel görevlerinden hangisi getirilmelidir?
Üyelerin sosyalizasyonunu sağlama
Neslin devamını sağlama
Kuralların yeni nesle öğretilmesini sağlama
Kaynakların dağılımını sağlama
Üyelerin topluma katılımını sağlama

9. Aşağıda sağlıklı ailelerle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır? A) Sağlıklı ailenin iç yapısında esneklik vardır.
Sağlıklı ailede koşulsuz sevgi vardır.
Sağlıklı ailede kapalı iletişim vardır.
Sağlıklı ailede bir çatışma durumunda taraf tutulmaz.
Sağlıklı ailede her çocuğun kendine özgü bir kişiliği olduğu kabul edilir.

10. Aşağıda ataerkil ailelerle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Ataerkil düzende aileler bağımsız ekonomik birimler olarak oluşur.
Evlilikler duygusal bir bağın yarattığı yapılar olarak önem kazanır.
Kadının statüsü erkeğe göre daha düşüktür.
Ailede erkek geniş hak ve yetkilere sahiptir.
Söz hakkı genellikle erkeğin elindedir.






Cevap Anahtarı: 1.B, 2.E, 3.C, 4.C, 5.D, 6.A, 7.E, 8.D, 9.C, 10.B
ÜNİTE 2
ÖZET
•Sistem yaklaşımı, sistemin bir bileşeninde ortaya çıkan değişimin, diğer bileşenleri nasıl etkilediğini ve bu etkinin yine baştaki bileşene ne şekilde yansıdığını görmeye olanak verir.
•Aile Sistemleri Kuramı, hem ailelerin yapısal karmaşıklığını hem de aile içi etkileşimleri yönlendiren etkileşimsel örüntüleri anlamaya yardımcı olmaktadır.
•Bir sistem olarak aileyi anlamak için ailelerin temel özelliklerine yani bir aileyi diğerlerinden ayıran özelliklere bakmak gerekir. Bu özellikler ailenin büyüklüğü, şekli, kültürel yapısı, sosyoekonomik durumu, coğrafi yerleşimi, aile üyelerinin sağlık durumu ve özel durumlardır (Madde kullanımı, yoksulluk, hükümlü bireyin varlığı, özürlü üyenin varlığı vb.)
•Sistem temel olarak aile; belirli parçalardan (alt birimlerden, alt sistemlerden) oluşan, bu parçalar arasında belirli ilişkiler olan ve bu parçaların aynı zamanda dış çevre ile ilişkisi olan bir bütün olarak tanımlanabilir.
•Aile sistemleri yaklaşımının gelişimine en önemli katkıyı bir biyolog olan Bertalanffy (1968) tarafından geliştirilen Genel Sistemler Kuramı yapmıştır. Bu kurama göre, bir bütün oluşturmak üzere birbiriyle ilişkide olan ögelerin tümü sistem olarak adlandırılmaktadır. Her sistemde parçalar birbiriyle ilişkilidir ve işlevlerini sürdürebilmek için birbirine bağımlıdır.
•Aile Sistemleri Kuramı’na göre, aileler her zaman için denge durumunu korumak isterler. Bu dengeye kavramına da “Homeostasis” denir. Bir diğer kavram da “Morfogenesis”dir. Bu kavram da bize değişmeyi ifade eder. Sağlıklı bir aile yapısında değişim ve denge; uyum ve bütünlük içindendir ve aile için gereklidir. Morfogenesis, değişen gereksinimler karsısında, aile sisteminin kendini uyarlama, yenileme ve geliştirme becerisini tanımlamaktadır. Sağlıklı bir aile sisteminde, hem homeostasis (denge), hem morfogenesis (değişim), hem de bu ikisi arasında bir denge olması gereklidir.
•Sistem düşüncesi aile terapisinin tüm özelliklerine (değerlendirme teknikleri, terapötik yaklaşım gibi) nüfuz etmiştir. Psikopatolojik özellikleri olan psikanalizin aksine Genel Sistem Teorisi bireyi karmaşık bir varlık olarak görür. Bu sistem içinde “hasta” ya da “sağlıklı” kavramları hiçbir şey ifade etmez. Bir kişide ortaya çıkan bir semptom; o kişinin içinde bulunduğu sistemin (aile, toplum gibi) işlevsiz hale gelmesinden kaynaklanır.
•Aile, birey alt sistemi, karı-koca alt sistemi, ana-baba alt sistemi ve kardeşler alt sisteminden oluşur.
•Sistem perspektifine göre yaygın olarak dört aile biçimi üzerinde durulmaktadır. Bunlar; Kapalı Aileler, Gelişigüzel Aileler, Açık Aileler ve Eş zamanlı ailelerdir.
•Aile yapısını anlamaya çalışırken ailenin sistem olma özelliği ile aile ele alınmalıdır. Eğer ki aile sistem olma özelliği ile ele alınırsa ailelerle sosyal hizmet uygulamalarında özellikle aile değerlendirme süreci de etkili olacaktır.

















DEĞERLENDİRME SORULARI

I. Her ailenin bir kimliği vardır
II. Ailenin sesine kulak vermek gerekir
III. Ailenin hikayelerini ifade etmesine izin verilir
IV. Ailenin coğrafik yerleşimine bakmak gerekir
1. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri ailenin özellikleri ele alınırken esas olarak bakılması gereken temel unsurlardandır?
a) I,II
b) II,III
c) II,III,IV
d) I,III
e) I,II,III


’Psikopatolojik özellikleri olan psikanalizin aksine………… bireyi karmaşık bir varlık olarak görür.’’
2. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun olur?
Hümanistik yaklaşım
Ekolojik yaklaşım
Genel Sistem Teorisi
Sosyal Rol Teorisi
Feminist Yaklaşım

I. Bütünlük ve düzen (bütün parçalarının toplamından büyüktür)
II. Hiyerarşik yapı; sistemin kendi başına birer sistem olan alt sistemlerinden oluştuğunu ileri sürer
III. Homeostasis ilkesine göre, sistem, bütünlüğünü sürdürebilmek için değişen çevresel koşullara göre kendini düzenlemektedir.
IV. Sistem, içsel ve dışsal taleplere uyum sağlamak amacıyla içsel yapısında değişiklikler yapma becerisine sahiptir.
3. Aileyi sistem olarak ele alan yaklaşımlar, bu görüşten hareketle genel sistemler kuramının birkaç temel varsayımının aile için geçerli olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bu temel varsayımlardandır?
a) Yalnız IV
b) II, III, IV
c) I, III
d) I, II, III
e) I, II, III, IV


4. Aşağıda aile sistemi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

a) Aile sistemi kapalı ve durağan bir sistemdir.
b) Aile sisteminde açık ya da örtük kurallar vardır
c) Aile sistemindeki kurallar öngörülebilir, durağan ve değişime dirençli bir sistem oluştururlar
d) Aile sisteminde her ailenin ve üyenin bir sınırı vardır
e) Aile sistemi alt sistemlerden oluşur



5. Aşağıdakilerden hangisi ailedeki alt sistemlerden biri değildir?
Birey alt sistemi
Ana-baba alt sistemi
Karı-koca alt sistemi
Kardeşler alt sistemi
Akraba alt sistemi


6. Ailedeki sınırlarla ilgili olarak aşağıdakilerde hangisi yanlıştır?
Sınırlar kohezyonu sağlar
Sınırlar sistemler arasındaki bilgi akışını kontrol eder
Sınırlar sisteme üyeliğin koşullarını belirler
Sınırlar ailede tanımsızlık ve kontrolsüzlüğün oluşmasına neden olur
Sınırlar sistemler arasındaki temas noktalarını oluşturarak geçirgenlik
sağlar
Aile Sistemleri Kuramı’na göre, aileler her zaman…………. durumunu korumak isterler.
7. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Sınır
Geçirgenlik
Denge
Hiyerarşi
Esneklik
8. Aşağıdakilerden hangisi kapalı sistemlerin bir özelliği değildir?
Çevresinden etkilenmezler
Sistem ile faaliyette bulunduğu çevre arasında enerji ve bilgi alışverişi
yoktur
Entropi nedeniyle bir süre sonra faaliyetlerini durdurmak zorunda kalırlar
Sistemin iç işleyişi ile ilgili faktörler dikkate alınıp dış faktörler yok sayılır
Sürekli olarak çevrelerinden girdi alırlar


…………… yoluyla sistemler faaliyetlerini değerlendirme ve düzenleme imkânı bulurlar.
9. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Girdi
Çıktı
Geri besleme
Entropi
Homeostasis

‘’Bu ailelerde değerler karışıktır. Hem bireyselliğe hem de gruba önem verirler. Kararlar bütün aile üyeleri tarafından alınır, bilgiler paylaşılır. Sözel iletişim fazladır.’’
10. Yukarıdaki açıklama aşağıdaki aile biçimlerinden hangisini tanımlamaktadır?
Gelişigüzel aileler
Kapalı aileler
Açık aileler
Eş zamanlı aileler
Geçiş aileleri



Cevap Anahtarı: 1.E, 2.C, 3.E, 4.A, 5.E, 6.D, 7.C, 8.E, 9.C, 10.C​

ÜNİTE 3
ÖZET
•Günümüze değin aile ile ilgili birçok teori geliştirilmiş ve çeşitli araştırmalarla bu teorilerin varsayımları sınanmıştır. Bu teoriler çok farklı disiplinlerce geliştirilmiş ve aileye adapte edilerek kullanılmıştır. Her teori farklı bir pencere sunarken, bazı araştırmacı ve uygulayıcılar farklı teorilerin güçlü yönlerinden yararlanarak “eklektik bir yaklaşımı” tercih etmektedirler.
•Yapısal işlevsel yaklaşımda ailenin görevlerinin toplum tipine uygun olarak bazı evrensel fonksiyonları yerine getirdiği ve toplumun devamı açısından belli temel gereksinimleri karşılaması gerektiği savunulur. Ailede roller ve statüler ağı vardır. Bu roller ve statüler bir yandan ailenin, bir yandan da aile aracılığıyla sosyal sistemin işleyişine katkıda bulunmaktadırlar.
•Yapısal aile yaklaşımında sınırların geçirgenliği ve derecesine göre üç tür aile tanımlanmıştır. Bunlar; alt-sistemler arasında katı sınırların olduğu “kopuk” aileler; belirgin sınırların olduğu “fonksiyonel/sağlıklı” aileler ve belirsiz sınırların olduğu “içiçe” ailelerdir.
•Aile sistem teorisi öz olarak; ailenin, parçaların toplamından çok bir bütün olarak ele alındığında anlaşılabileceğini savunur. Aile içindeki her bir üyenin rolü tüm üyeler arasındaki dengeyi devam ettirmede hayati bir öneme sahiptir. Aileyi bir sistem olarak görmek için aile üyeleri arasındaki etkileşimlere ve ailenin bütününe bakmak yararlıdır. Diğer daha büyük sistemlerin bir alt-sistemi olan ailenin de kendi içinde alt-sistemleri mevcuttur. Örneğin karı-koca alt sistemi, kardeşler alt-sistemi, ebeveyn çocuk alt-sistemi gibi. Alt-sistemler yaşa, cinsiyete veya işlevlere göre oluşturulabilir.
•Gelişimsel ya da yaşam döngüsel bakış açısına sahip teorisyenler arasında en bilinenleri Freud’un kişilik teorisi, Erikson’un gelişimsel teorisi, Piaget’in sosyal öğrenme teorisi ve Kohlberg’in ahlak gelişimi teorisidir. Bu teorisyenler yaşam dönemlerini kritik gelişimsel aşamalar olarak görürler ve bu dönemlerin önemli unsurlarını anlayarak bireyleri ve aileleri anlayabileceğimizi savunurlar.
•Aile yaşam döngüsünün evreleri Carter ve Mc Goldrick tarafından beşe ayrılmıştır. Numlar; bağımsızlık evresi, eş seçimi ve evlilik, ebeveynlik: çocuğun bebekliğinden adölesanlığına (çocukluktan erişkinliğe geçiş süreci) kadar olan dönem, yetişkin çocuklara sahip aileler ile emeklilik ve yaşlılık evresindeki ailelerdir.
•Evliliğin başlamasından, eşlerin ölümüne kadar geçen bu süreçte, aile bireyleri her aşamada değişmek ve yeni roller-sorumluluklar yüklenmek durumunda kalabilirler. Aileyi etkileyen iç veya dış koşullara uyumu sağlamak için değişim gereklidir.











DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıdakilerden hangisi yapısal-işlevselciliğin savunduğu görüşlerden biri değildir?
Aile toplumun en önemli alt-sistemlerinden (kurumlarından) biridir.
Sistemlerin varlıklarını sürdürebilmeleri için statüko korunmalıdır.
Aile sistemi varlığını sürdürebilmek için sürekli değişim/dönüşüm halinde olmalıdır.
Alt-sistemlerin amacı toplumu bir arada tutmaktır.
Her toplumda ayrıcalıklı ya da güç sahibi bireyler/gruplar vardır.

2. Aşağıdakilerden hangisi yapısal-işlevselci aile teorisyenlerinden biridir?
S. Freud
S. Minuchin
V. Satir
M. Bowen
E. Erikson

3. Alt-sistemler arasında belirgin sınırların olduğu aileler hangi tür ailelerdir?
Kopuk
İç içe
Optimal/sağlıklı
Belirsiz
Hiçbiri

4. Aşağıdakilerden hangisi yapısal-işlevselci aile teorisinin eleştirilen yönlerinden biridir?
Kısa süreli ve hedef yönelimli olmaması
Düşük sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerle çalışmada etkili olmaması
Hiyerarşiyi sağlamak için basmakalıp rolleri ve statükoyu sürdürmesi



Tekniklerinin açıkça




5. Genel sistem teorisinin kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
L. v.Bertalanffy
S. Minuchin
S. Freud
T. Parsons
V. Satir

6. Aşağıdakilerden hangisi sistem yaklaşımının kullandığı kavramlardan biri değildir?
Bütüncüllük
İlişki
Denge
Geri bildirim
Yapı

7. Aile siteminin işlevlerini yerine getirebilmek ve örgütlediği aile sistemini anlamak için “bir bütün olarak aile”ye bakmak gerektiği düşüncesini anlatmak için hangi kavram kullanılmaktadır? a) Denge
Homeostasis
İİlişki
Bütüncüllük
Karşılıklı bağımlılık

8. Aşağıdakilerden hangisi aile sistem teorisine yöneltilen eleştirilerden biridir?
Aile sistemini bir bütün olarak ele alması
Aileyi etkileyen iç ve dış sistemlerin birbirini etkilediğini öngörmesi
Ailenin bir sistem olarak değişimini yararlı görmesi
Bütünü ve parçaları aynı anda değerlendirmenin güç olması
Bütünün parçaların toplamından fazla şey ifade ettiğini savunması

9. Aşağıdakilerden hangisi gelişimsel/yaşam döngüsü teorilerinin savunularından biri değildir?
Aile, yaşam döngüsünün her aşamasında (evresinde) içsel ya da dışsal çeşitli etkilere maruz kalır.
Aile, varlığını devam ettirebilmek için yeni duruma uyum sağlamak durumundadır.
Aile, yaşam döngüsünün her aşamasında kriz yaşar.
Aile, döngünün aşamalarına uyum sağlamak için yeni beceriler geliştirmek durumunda kalabilir.
e) Aile, kriz durumuyla karşılaşır ve çözebilirse bir sonraki aşamaya daha da güçlenmiş olarak geçer.
10. Aşağıdakilerden hangisi gelişimsel teorisyenlerden biri değildir?
S. Freud
J. Piaget
S. Minuchin


Cevap Anahtarı: 1.C, 2.B, 3.A, 4.C, 5.A, 6.E, 7.D, 8.D, 9.C, 10.C​
ÜNİTE4
ÖZET
• Sosyal psikolojiye daha yakın duran bir sosyoloji akımı olan sembolik etkileşimcilik toplumu bireylerin gündelik yaşamdaki sembolik etkileşimlerinin bir ürünü olarak ele alır. Sembolik etkileşimciler, aile içerisindeki davranışları anlamak için aile üyeleri arasındaki ilişkilere ve aile üyelerinin bu ilişkileri nasıl anlamlandırdığına bakarlar.
•Bilişsel-davranışsal teori, bilişsel, davranışsal ve sosyal ögrenme yaklaşımlarını birleştirmekte ve işlevselliği insan ve çevresi arasındaki karşılıklı etkileşimlerin bir ürünü olarak açıklamaktadır. Bu teorilerden faydalanılarak bilişsel-davranışçı aile danışmanlığı teknikleri geliştirilmiştir. Burada da amaç, ailedeki problemli davranışı oluşturan koşulları ve bilişsel süreçleri belirleyerek bunları istenilen yönde değiştirmektir.
•Davranışsal psikoloji ve mikro ekonomi temelli bir teori olan sosyal alışveriş teorisine göre insanların kurduğu toplumsal iletişim ve etkileşim bir alışverişe benzemektedir. Bu teorinin temel düşüncesine göre, bireyler içinde bulundukları durumu, ilişkilerini ya da davranışlarını onlara çok fazlasına mal olmadığı sürece devam ettirmekten yanadırlar. İlişkilerdeki maliyetler (kayıplar) ve yararlar (kazançlar) dinamik bir yapıdadır ve sürekli olarak çatışma ve değişim yoluyla şekil değiştirirler.
•İnsancıl/yaşantısal teorinin aile ilgili temel görüşü şudur: Aile üyeleri kendi duygularının farkında değildir. Duygularını fark ettikleri zaman ise bunları bastırırlar. Aile üyeleri duygularının farkında olup, bunu yaşayamadığında birbirlerinden uzaklaşır ve başka meşguliyetler edinirler. Aileye yardım sürecinde her bir aile üyesinin kendi potansiyelini keşfetmesine ve farkındalık geliştirmesine yardımcı olunur.
•Psikanalitik aile danışmasının amacı, aile üyelerini bilinçaltının sınırlamasından kurtararak; geçmiş yerine şu anki gerçeklerle ilgilenen bireyler olmalarını sağlamaktır. Dolayısıyla asıl amaç, sorunu acil çözmek değil; sorunun altta yatan nedenlerini ortaya çıkararak çözmektir.
•Bağlanma teorisi, anneye veya bir kişiye bağlanmanın önemine dikkat çekmiştir. Bağlanma teorisi anne-çocuk arasındaki bağlanma ilişkisine ve bununla ilişkili olarak genellikle çiftler arasındaki ilişkilerin doğasıyla ilgilenir.
•Feminist teori, kadın deneyimlerinin toplumun sosyal, politik ve ekonomik yapısından kaynaklandığı düşüncesinden hareketle, kadınlarla ilgili çalışmalarda kadın bakış açısı sunmaktadır. Feminizm, toplumdaki baskıyı azaltarak kadınların özgürleşmesi için oluşturulmuş belirli düşünme ve davranış biçimleridir.




DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Sembolik etkileşimcilikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Sembollere ve anlamlarına önem verilmektedir.
Toplumsal ve bireysel benlik kavramı kullanılmaktadır. Aile Teorileri
Bireylerin etkileşim kurabilmesi için ortak anlama sisteminin geliştirilmesi
gerektiği düşünülür.
Rol, rol oynama, rol geçişi ve rolde zorlanma kavramları kullanılmaktadır.
Bireyi, toplumsal olaylara tepki veren pasif üyeler olarak görür. etkileşimli
cevaplayabilirsiniz.
Gözlenebilen, kaydedilebilen, ölçülebilen eylem, hareket ya da yanıtlara……………….adı verilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? a) Şema
Davranış
Sembol
İçgörü
Bilinçaltı

Aşağıdakilerden hangisi bilişsel davranışçı teorinin aile çalışmalarında ulaşmak istediği amaçlardan biri olabilir?
Aile üyelerinin davranışlarının bilinçaltı nedenlerini bulma
Aile içi ilişkilerde kalıplaşmış eşitsiz, ataerkil davranış biçimlerini çözümleme
Aile üyelerinin uyumlu davranışlarının devamı, uyumsuz davranışlarında değişimini sağlamak
Aile üyelerinin kendilerini gerçekleştirmelerini sağlamak
Daha önceki bağlanma biçimleriyle bugünün bağlantısını kurmak




Aşağıdakilerden hangisi mübadele (sosyal alışveriş) teorisinin temel özelliklerinden biri değildir?
İnsanların rasyonel seçimlerde bulunduğu düşüncesi
Aile üyelerinin bir dizi ödül beklentisi olduğu
Aile üyelerinin kaçınmaya çalıştığı kayıplar ya da maliyetler olduğu
Aile üyelerinin ilişkilerinde karşılıklılık ilkesinin geçerli olması
Aile üyelerinin davranışlarını sosyalleşme yoluyla kazanarak aktarması


5. Aile üyelerinin tekliğine, duygularına, gelişme kapasitesine, seçim yapma ve kendini gerçekleştirmelerine önem vererek aileye yardım sürecinde her bir aile üyesinin kendi potansiyelini keşfetmesine ve farkındalık geliştirmesine yardımcı olan teori aşağıdakilerden hangisidir? a) Psikanalitik teori
İnsancıl teori
Bağlanma teorisi
Feminist teori
Sembolik etkileşimcilik


6. Aşağıdakilerden hangisi insancıl aile danışmanlığının öncülerindendir?
S. Freud
M. Bowen
V. Satir
N. Ackerman
J. Haley


7. Aile üyelerini bilinçaltının sınırlamasından kurtararak; geçmiş yerine şu anki gerçeklerle ilgilenen bireyler olmalarını sağlamayı amaçlayan teori aşağıdakilerden hangisidir?
Psikanalitik teori
İnsancıl teori
Bağlanma teorisi
Feminist teori
Sembolik etkileşimcilik






8. İnsanların doğal bir güdü olarak bebeklikten itibaren, başkalarıyla bağlanma ihtiyacı içinde olduğunu, bu eğilimin bebekleri ve çocukları zarar görmekten koruyarak her yönden sağlıklı bir gelişim içinde olmalarını sağladığını savunan teori aşağıdakilerden hangisidir? a) Psikanalitik teori
İnsancıl teori
Bağlanma teorisi
Feminist teori
Sembolik etkileşimcilik

9. Aşağıdakilerden hangisi bağlanma teorisyenlerinden biridir?
D. Howe
S. Freud
S. Minuchin
V. Satir
T. Parsons


10. Kadınların baskı altında ve güçsüz konumunu sınıf eşitsizliği, patriarkal sistem ve cinsiyet eşitsizliğine dayalı kapitalist sistemin etkileşimine bağlayan feminist akım aşağıdakilerden hangisidir? a) Radikal feminizm
Liberal feminizm
Sosyalist feminizm
Klasik feminizm
Geç feminizm


Cevap Anahtarı:
1.E, 2.B, 3.C, 4.E, 5.B, 6.C, 7.A, 8.C, 9.A, 10.C











ÜNİTE5
ÖZET
•Aile sistemi işlevsel bir yapıya sahip olup hem büyük toplum ve içinde yaşadığı sosyal çevreden hem de içinde barındırdığı aile üyelerinden kaynaklı pek çok sosyal soruna da maruz kalmaktadır.
•Sosyal sorunlar çeşitli olup toplumdan toplumda, zamandan zaman hatta coğrafik yerleşim özelliğine göre de değişmektedir. Aile toplumsal bir birim olarak pek çok sosyal sorundan hem etkilenir hem de kendisi de bir sosyal varlık olarak sosyal sorunlara neden olabilmektedir.
•Aile sorunları olarak yaygın olarak görülen aile içi şiddet, istismar, yoksulluk, göç ve kente uyum sorunları, suç ve adli sorunlar, evden kaçma, iletişim sorunları, kronik hastalıkla mücadele gibi sorunlardır.
•Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şiddet; fiziksel güç ya da kuvvetin, amaçlı bir şekilde kendine, başkasına, bir gruba ya da topluluğa karşı fiziksel zarara ya da fiziksel zararla sonuçlanma ihtimalini artırmasına, psikolojik zarara, ölüme, gelişim sorunlarına ya da yoksunluğa neden olacak şekilde tehdit edici biçimde ya da gerçekten kullanılmasıdır.
•Aile içi şiddet, kişinin fiziksel yaralanması, ekonomik ya da diğer kaynakların kısıtlanması, aşağılanma ve kişinin yıpranması ile gözlenebilen ve hayattan zevk alamama, ağrı, bitkinlik, sosyal içe çekilme, depresyon, korku ve özgüven eksikliği, dikkat ve üretkenlikte azalma ile sonuçlanabilen psikolojik, fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal istismarı içeren geniş bir spektrumda incelenmektedir.
•Yaşamları boyunca şiddete maruz kalan çocuklarda kaygı, özgüven eksikliği, tedirginlik, korku, depresyon, içe kapanma, isteksizlik, ümitsizlik, öfke ve mizaç problemleri, uyku/yeme bozuklukları, zayıf dürtü kontrolü, düşük akademik performans, odaklanma sorunları ve madde kullanımı gibi sorunlara rastlanabilmektedir.
•Madde kullanımı ve bağımlılığı ise günümüzde de dünyanın en önemli sağlık ve güvenlik sorunlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir. Özellikle aile içinde ergenlerin yakından etkilendiği bir sosyal sorun olarak ülkemizde de genç nüfusun yoğunluğu göz önüne alındığında aileler için önemli sorunlardan biri olmaktadır.
•Aileye olan bakış açısının toplumda giderek değişemeye başlaması, kadının eğitim düzeyinin artması ve çalışma yaşamında yer alması, yani bir anlamda ekonomik özgürlüğünün olması, ailede ve toplumda aile sorunlarına ve çözümlerine yönelik algılardaki değişimle birlikte özellikle 1990’larda boşanma giderek tüm toplumlarda yaygın olarak görülmeye başlayan bir sosyal sorun olmuştur.
•Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri çocuk ve ailenin yapısına göre büyük değişiklikler gösterebilmektedir. Boşanma sonrasında ebeveynin çocuklara karşı davranışlarında kısa süreli bir yetersizlik olması doğaldır. Ancak bu durumun uzun sürmesi, ebeveynin çocukla ilişkisini düzeltememesi ya da yeni yaşamındaki ilişkilerinin çocukla ilişkisini olumsuz etkilemesini önleyememesi çocuklarda ciddi sorunlara yol açabilmektedir.




DEĞERLENDİRME SORULARI

Kadını kontrol altında tutarlar
Çabuk sinirlenirler
Ruh hali ve davranışları sıkça değişebilir
Kendi davranışlarının sorumluluğunu reddederler
Toplumlarda ………… , gizli ve dirençli bir aile sorunu olarak kabul edilmektedir.
1. Yukarıdaki boşluğa aşağıda verilen aile sorunlarından
















hangisinin getirilmesi en uygun olur?
A) Yoksulluk
B) İşsizlik
C) Ölüm
D) Aile içi şiddet
E) Cezaevine girme


2. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri şiddet uygulayan erkeklerde gözlemlenen belirgin özellikler arasındadır?
I,II,III
II,III
II,III,IV
I,IV
I,II,III,IV


3. Aşağıdakilerden hangisi şiddet görmüş kadınların şiddet içeren ilişkide ayrılmaya isteksiz olmasının nedenlerinden biri değildir?
Daha ciddi bir şiddete uğramaktan korkmaları
Şiddeti evliliğin bir parçası olarak görmeleri
Kendilerini geçindirecek paranın olmaması
Çocuklarının yararı için aile bütünlüğünü korumak istemeleri
Çocuklarını, evini, mallarını ve ekonomik güvenliklerini kaybetmekten korkmaları

Kaygı ve özgüven eksikliği
Tedirginlik ve korku
Çocukluk şizofrenisi
Madde kullanımı


4. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yaşamları boyunca şiddete tanık olan çocuklarda sıklıkla rastlanan sorunlardandır?
Yalnız I
I,II,III
II,IV
I,II,IV
I,II,III,IV
5. Aşağıdakilerden hangisi ergenlik dönemindeki bir bireyin ailesinin boşanmasına verdiği tepkilerden biri değildir?
Regresyon
Mastürbasyon
Alkol ve ilaç kötüye kullanımı
Kayıp duygusu
Apatik
6. Boşanmayı izleyen ilk ……… içinde çocukların yoğun uyum sorunları yaşadıkları, bu dönemde yaşanan stres düzeyinin aileden birinin ölümünde yaşanabilecek kadar yüksek olduğu ortaya konmuştur.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) 4 yıl B) 3 yıl C) 2 yıl D) 5 yıl
E) 6 yıl
7. Boşanma ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
1990’lı yıllardan başlayarak boşanma oranı giderek azalmıştır.
Boşanma en temelde evlilikteki sorunların çözülememesi nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur.
Boşanma süreci özellikle çocuklarda yas ve kayıp sürecine neden olmaktadır. D) Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri çocuk ve ailenin yapısına göre değişiklikler gösterebilmektedir.
E) Boşanma, çocukların ayrılıktan kendilerini suçlamalarına neden olabilmektedir.

Ergenlik döneminde olma
Sevgi ve ilgi yoksunluğu içinde büyüme
Akademik başarının düşük olması
Yoksulluk ve göz

8. Yukarıda verilen bilgilerden hangisi veya hangileri madde bağımlısı olma riskini artıran durumlar arasında yer alır?
Yalnız II
II,III
I,III
I,II,III
I,II,III,IV
………….. birçok sosyal sorunla bağlantılı ve iç içe bir sorundur. Birçok sosyal sorunun hem nedeni hem sonucu durumundadır.

9. Yukarıdaki boşluğa ailelerin karşılaşabileceği sorunlardan hangisinin getirilmesi daha uygun olur?
Kumar
Ölüm
Madde bağımlılığı
Cezaevine girme
Terk

Kadının çalışma ve okuma hakkının elinden alınması
Kadının ev işlerine zorlanması
Kadının alaya ve hakarete maruz kalması
Kadın istemediği halde cinsel ilişkiye maruz kalması
10. Yukarıda verilen ifadelerden hangisi veya hangileri aile içi şiddet kapsamında yer alır? A) I,II
I,III
II,III,IV
I,IV
I,II,III,IV


Cevap Anahtarı:
1.D, 2.E, 3.B, 4.D, 5.E, 6.C, 7.A, 8.E, 9.C, 10.E​
ÜNİTE6
ÖZET
•Yoksulluk eski bir sorun olmasına rağmen, ekonomik politikalarda liberalleşme veya küreselleşme eğilimlerinin artması ile farklı kesimler üzerindeki etkisini daha ciddi ve yoğun bir şekilde göstermiştir.
•Ekonomik işlevleri gittikçe etkisizleşen devletin sosyal harcamaları da azalmakta ve kamu harcamaları minimize edilmektedir. Böylelikle devletin sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, konut yatırımları, adalet, sosyal hizmetler gibi
sosyal refah hizmetleri de tahribata uğramakta ve yoksulluk yaygınlaşmaktadır.
•Yoksulluğun bireysel ve toplumsal nedenleri; yüksek işsizlik oranı, olumsuz fiziksel sağlık, özürlülük, duygusal sorunlar, tıbbi harcamaların çok olması, alkol sorunu, uyuşturucu madde bağımlılığı, geniş aile, otomasyondan dolayı işten çıkarılma, iş yapabilme becerisinden yoksun olma, düşük eğitim düzeyi, kadının bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuklu aile yapısı, aile gelirinin yetersiz olması, suç işleme, kumar oynama, boşanma, terk, ayrı yaşama, düşük statülü işlerde çalışmadır.
•Aile her şeyden önce sosyokültürel bir varlıktır. Aile, toplum içindeki yaşamında toplumsal sorunlardan ve baskılardan dolayı çeşitli sosyal, ekonomik, maddi kültürel ve sağlığı ile ilgili sorunlarla karşılaşmaktadır. Yaşanan sorunlar ailenin işlevlerinde pek çok sağlıksız duruma neden olmaktadır.
•Ailenin sağlıklı ve sağlıksız olması; ailenin sosyoekonomik özelliklerine, toplumdaki hizmet ve olanaklara, aile üyelerinin genetik özelliklerine, kişiliklerine, aile içi ilişkilerin dinamiklerine bağlıdır.
•Sosyal hizmet mesleğinin temel faaliyet alanlarından birisi olan yoksulluk sorunu ve müdahale düzeyinde de bir grup olarak ve gerektiğinde de birey alt sistemiyle çalışmasında üyeler bazında yoksulluk ve aile vazgeçilmez bir alandır.
•1950’lilerden sonra kırsal kesimlerden kente doğru göç hareketi devam etmiştir. Köyden kente yoğun göç birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunların başında çarpık kentleşme, gecekondulaşma, çocuk işçiliği, madde kullanımı, suç, yoksulluk ve işsizlik gelmektedir.
Kırsal kesimlerden kente göçen kişiler genellikle kentin marjinal bölgelerine yerleşmekte ve gecekondularda yaşamaktadırlar. Kentle bütünleşemeyen kişiler zamanla kendilerine ve çevrelerine yabancılaşmaya başlamışlardır.
Kente uyum sorunları olan marjinal bölgelerde yapılacak olan sosyal hizmet uygulamalarının niteliği ağırlıklı olarak makro odaklı çalışmalardır. Yani toplumla çalışma yöntemidir. Toplumla çalışma yöntemi; sosyal refah amaçları için toplumda değişiklik yapmayı hedef alan ve bu yöndeki çalışmaların en etkili biçimde, toplumun demokratik katılımı ile gerçekleşeceğine inanan sosyal hizmet mesleğinin bir yöntemidir.









1. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Temel gereksinimler: Korunma, giyim, barınma, yiyecek v.b
Sınırlı kaynaklar: Gelir eksikliği içinde olan insanların gereksinimlerini karşılayabilecek yeterli düzeyde kaynaklara sahip olamaması
Eşitsizlik: Bireylerin toplumdaki ekonomik konumları nedeniyle kendilerine bağıntı olarak hissettikleri toplumsal gruplanmalar
Dışlanma: Toplumsal yaşamın birer parçası olan toplumsal ilişkilere katılamama durumu
Çok yönlü yoksulluk: Açlık ve evsizlik gibi uzun yıllar boyunca sınırlı kaynaklara karşın çözümlenemediği için sıkıntı yaratan acı durumu


2.
Geniş aile
Tıbbi harcamaların çok olması
Düşük eğitim düzeyi
Boşanma, terk, ayrı yaşama
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yoksulluğun bireysel ve toplumsal nedenleri arasında yer alır?
Yalnız I
II,III
I,II,III
II,III,IV
I,II,III,IV

3. Aşağıdakilerden hangisi yoksul ailelerin genel özelliklerinden biri değildir?
Dış sistemlerden etkilenirler
İş ve gelir kaynakları yeterli değildir
Toplumsal kurumlarla ilişkileri sınırlıdır
Çoğunlukla kırsal kesimlerde yaşayan ailelerdir
Sorun çözmede yardımcı olabilecek dış sistemlere kapalı olduklarında, bilgi ve beceri eksikliğinden dolayı aile içi ilişkiler konusunda sıkıntılar yaşanabilir





4. Aşağıdakilerden hangisi yoksul aileler için yapılacak mesleki müdahalede dikkate alınması gereken unsurlardan biri değildir?
Ailenin aylık toplam geliri
Nesiller arası ilişkiler
Aile içi kurallar
Ailenin etkileşim süreci
Ailenin yapısı

5. ‘’Göç etme nedeni’’ bağlamında dört değişik tipte göçten söz etmek mümkündür. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
İlkel göç
Zorlayıcı göç
Serbest göç
Ekonomik göç
Zoraki göç

6. ………..göçü, devletin çeşitli sosyal, ekonomik, güvenlik vb. konularda aldıkları kararların tatbikatı sonucunda nüfusta meydana getirdikleri mobilite oluşturmaktadır?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Zoraki
Güdümlü
Serbest
İlkel
Zorlayıcı

7.
Yabancılaşma
İşsizlik
Gecekondulaşma
Hırsızlık, gasp, anarşi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yoğun göç sonucunda ortaya çıkan sonuçlar arasındadır? A) Yalnız IV
II,III
II,IV
I,II,III
8. ‘’Sosyal bilim çevresinde gecekondu olgusu dört önemli yaklaşım ile ele alınmaktadır.’’ Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımlardan biri değildir?
Tampon kurum
Marjinal sektör
Çarpık çevre
Merkez çevre
Bağımlı kentleşme

9. Aşağıdakilerden hangisi göç olgusunun getirdiği en öncelikli ve yeni sorunlardan bir tanesidir? A) İşsizlik
İstismar
Madde kötüye kullanımı
Suçluluk
Yaşlılık

10. Kente uyum sorunları olan marjinal bölgelerde yapılacak olan sosyal hizmet uygulamalarının niteliği ağırlıklı olarak………………. çalışmalardır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Makro odaklı
Mikro odaklı
Mezzo odaklı
Mikro ve mezzo odaklı
Mikro ve makro








Cevap Anahtarı:
1.C, 2.E, 3.D, 4.A, 5.D, 6.B, 7.E, 8.C, 9.E, 10.A​




ÜNİTE7
ÖZET
•Aile içi iletişim, ailede sözlü ve sözsüz mesajların nasıl ifade edildiği ile ilgili olup, aile içinde iletişimin olabildiğince açık ve direk olması ailenin sağlıklı olduğunu gösterir. Açık ve doğrudan iletişim sağlıklı ailelerin bir göstergesidir.
•Sözlü iletişim yazılı veya yazılmamış kelimelerin söylenmesiyle oluşan bir iletişimdir. Sözsüz iletişim ise insanların farkında olarak veya olmayarak, beden dilini kullanarak kurdukları iletişimdir.
•Aile içinde pozitif iletişim özelliklerinde olması gerekenler, ilgileri ortaya çıkarma, birbirini dinleme, birbirlerinin duygularına duyarlı olma, birbirlerinin görüşlerini ortaya çıkarma ve eleştiriden kaçınmadır.
•Aile içindeki ilişki, eşler arasındaki, çocuklar arasındaki, ebeveyn-çocuk arasındaki ve eğer varsa diğer aile üyeleri arasındaki ilişkileri içerir.
•Bireylerin kişilik özelliklerinden kaynaklı olarak çiftler arasında çatışmanın olması kaçınılmazdır. Önemli olan eşlerin bu çatışmalarla nasıl başa çıktıklarıdır.
•Başarılı ve etkili iletişimde; kendini tanıma, kendini kabul ve kendini açma önemlidir. Aile içi iletişimin yönünü anlamak için, ailenin kriz öncesine ilişkisine bakmak, aile üyelerinin aile içinde iyi geçindiği ve güçlük çektiği kişileri saptamak, aile içi iletişime dair sınırları çok net tanımlamak gerekir; aile içi rol, görev ve sorumlulukları açıklığa kavuşturmak gerekir.
•Etkili iletişim becerisinde olması gerekenler, insanları rahatlatmak, görüşlere saygı duyma, yapabilirlik kapasitesi, duygu ve görüşlerini paylaşmaya açık olma; paylaşabilme becerisine sahip olma, olumlu olmak, sözlü olmayan iletişim, destekleme, soru sorma, yansıtma, açıklama, dinleme, kendini açma, saygı duymak, empatik anlayış geliştirme, etkili dinleme, ben dilini kullanma, sözel ve sözel olmayan mesajları tutarlı şekilde iletmek, uygun şekilde kendini açma, saydam olma ve somut konuşmadır.
•Ailede evlilik doyumunu etkileyen bazı unsurlar vardır. Bu unsurlar, çatışmanın yaygınlığı, sıklığı ve yarattığı gerginlik düzeyi, evlilikte mutluluk ve evliliğe ilişkin biliş düzeyi, eşlerin ilişkilerine yönelik inançları ve problem çözme becerileri, samimiyet, ev işi paylaşımı konusunda hakkaniyet algısı, evli eşlerin birbirine yönelik kontrolcülük ve bağımlılık algıları, empati, işle algılanan benzerlik algısı, cinsiyet, eğitim düzeyi ve cinsiyet rolünün etkileri, dinî inanç ve bağlanma sitilleridir.
•Çocuk ve ebeveyn arasındaki iletişim engellerinden bazıları, emir cümleleri kurma, gözdağı vererek konuşma, sürekli öğüt verme, yargılama, eleştirme, çocuğu sürekli övme, ad takma, alay etme, sürekli soru sorma, sınama, sorgulamadır.


DEĞERLENDİRME SORULARI

1. ………….. sağlıklı iletişimin göstergesi olup aile üyelerinin birbirlerine çekinmeden, tartışma ortamı açmadan her şeyi uygun bir dille söyleyebilmesidir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Kapalı iletişim
Dolaylı iletişim
Açık iletişim
Sözsüz iletişim
Sözlü iletişim



2. Aşağıda verilen iletişimin öğeleri ile ilgili eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Dönüt-----İletideki amacın yerine getirilmesidir
Kanal-----İletinin göndericiden alıcıya ulaştığı yol, araçtır
Bağlam-----Mesajın ulaştığı kişidir
Gönderici-----İletiyi hazırlayan gönderen kişidir
Alıcı-----İletinin gönderildiği kişidir



Sözsüz iletişim etkilidir
Sözsüz iletişim duyguların ifadesinde kullanılır
Sözsüz iletişim çift anlamlıdır
Sözsüz iletişim belirsizdir
3. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri sözsüz iletişimin özellikleri arasındadır? a) Yalnız IV
I,II
I,III
II,III,IV
I,II,III,IV





4. Aşağıdakilerden hangisi aktif dinlemenin temel prensiplerinden biri değildir?

Saplantılı dinleme

Cesaretlendirme

Yansıtma

Özetleme

Onaylamak



5. Aşağıdakilerden hangisi aile içinde pozitif iletişim özelliklerinde olması gerekenlerden biri değildir? a) Eleştiriden kaçınma

İlgileri ortaya çıkarma

Birbirini dinleme

Birbirlerinin görüşlerini ortaya çıkarma

Empatiyi sempatiye dönüştürme



6. Disfonksiyonel ailelerdeki iletişim niteliği aşağıda verilen unsurlardan hangisini taşımaz?

Sorumluluktan kaçma

Aşağılayıcı duygular

Açık iletişim

Başarısız dinleme

Bireyselliği kabul etmemek



Bilişsel süreçler

Duygu

Algı

Kişisel faktörler

7. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri iletişimi etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır? a) Yalnız II

II,III

I,II,III,IV

Yalnız III

Hiçbiri






Evlilik ilişkisinin anlaşılması için ele alınması gereken unsurlardan ………………… bir tarafın kendi isteklerini diğerinin engellediğini veya engellemek üzere olduğunu algılamasıyla başlayan bir süreçtir.

8. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Doyum

Çatışma

Yükleme

Güç

Evlilik doyumu



9. Aşağıdakilerden hangisi ebeveyn-çocuk ilişkisindeki iletişim engellerinden biri değildir?

Çocuğu sürekli övmek

Emir cümleleri kurmak

Sürekli sınamak, sorgulamak

Yargılamak, eleştirmek

Empati kurmak



10. Aşağıdakilerden hangisi sorunlu ailelerin ortak özelliklerinden biri değildir?

Çocuğu bağımsız bir birey olarak görürler

Özgüven eksikliği vardır

Dolaylı iletişim tarzını benimsemişlerdir

Kurallar katıdır

Değişime kapalıdır













Cevap Anahtarı:

1.C, 2.C, 3.E, 4.A, 5.E, 6.C, 7.C, 8.B, 9.E, 10.A​
 
Beğeniler: Hayriye kil