Temel Bilgi Teknolojileri 2 Final Ders Özeti

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
341
66
28
#1
TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ - II ( FİNAL )

***Eşzamansız İletişim

Eşzamansız iletişim kaynaktan çıkan mesajın çıktığı zamandan farklı bir zamanda alıcıya ulaşması ve alıcıdan dönecek bildirimin yine tepkinin verildiği zaman diliminden sonra ulaşması yöntemiyle gerçekleşen iletişimdir. Eşzamansız iletişim, kaynaktan çıkan mesajın çıktığı zamandan farklı bir zamanda alıcıya ulaşması ve alıcıdan dönecek bildirimin yine tepkinin verildiği zaman diliminden sonra ulaşması yöntemiyle gerçekleşir. Bu yönü ile eşzamansız iletişim, alıcıların mesajı derinlemesine incelemelerine, sınırsız sayıda tekrar etmelerine, kapsamlı mesajlara ulaşmalarına ve çok sayıda alıcıya mesajın gönderilmesine olanak tanır. Ancak anlık olarak geribildirim ihtiyacının karşılanamaması, mesaja alıcının geribildirimlerine göre anlık müdahale edilememesi ve alıcıda yalnızlık hissiyatının oluşabileceği ihtimali eşzamansız iletişimin sınırlılıkları arasında sayılabilir. Eşzamansız İletişim Araçları Eşzamansız iletişim, Kaynak ve Alıcı arasındaki iletişimde Kanal yapısındaki değişimin yani kullanılan teknolojilerin, mesajın zamandan bağımsız olarak karşı tarafa ulaşmasını ve alıcının tepkisinin yine zamandan bağımsız olarak Kaynağa iletilmesi sürecidir. Bu süreçte zamandaki bağımsızlığı sağlayan Kanal öğesini oluşturan teknolojik alt yapıdır.

***E-posta, eşzamanlı olmayan biçimde bireylerin birbirlerine veya bir gruba metinsel, durağan ya da hareketli görsellerden oluşan mesajları gönderebildikleri ve herhangi bir dosya formatında kaydedilmiş belgeleri ek olarak iliştirebildikleri ilk geliştirilen internet uygulamalarından biridir. E-posta kişiye özel alan ve servis sağlayıcı bölümlerinin “@” işareti ile birleştirilmesiyle kişiye özel bir adres tanımlamasıdır. Bu adres aracılığıyla gönderilen mesaj alıcısına ulaştırılır. Ücretli ya da ücretsiz birçok e-posta sağlayıcısı vardır. Eposta adresi elektronik mail sürecinde sunucular arasında gönderim ve alım süreçlerinin tamamlanmasını sağlayan adrestir. Günümüz iletişim teknolojileri arasında ek dosya gönderimi dahil olmak üzere yüksek boyutta bir çok kişiye tek seferde ulaşımı sağlayan ve defalarca aynı mesaja ulaşımı sağlayan bir iletişim yöntemi olan e-posta adresi kurum ve kuruluşların kullanıcı, çalışan ve ziyaretçilerine ulaşma yöntemi olarak ilk tercihleri arasında yer almaktadır.

***Blog, web log (Web günlüğü) ifadesinin kısaltılmış halidir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişimiyle iletişim teknolojileri arasında yerini almıştır. Blog için ücretliücretsiz bir çok servis sağlayıcı mevcuttur ve basit düzeyde teknoloji okur yazarı olan herkesin kullanabileceği bir kolaylığa sahiptir. Mesajların hiyerarşik olarak sıralandığı bir paylaşım ortamı olan bloglar, güncel olan mesajdan daha eski olan mesajlara doğru bir sıralama şeklinde oluşturulan ve mesajlara yorumların da yine zamana göre sıralı şekilde verildiği bir eşzamansız iletişim aracıdır. Blog sayfaları özel bir internet alanına kurulabileceği gibi servis sağlayıcısının verdiği sınırlı alana da kurulabilmektedir. İnternet kullanıcılarının blog sayfalarını oluşturabilmeleri için yararlanabilecekleri açık kaynak kodlu ya da kapalı birçok sistem mevcuttur.

***Wiki, blog gibi, kullanıcıların internet üzerinden sayfalar yaratmasına ve düzenlemesine olanak tanıyan web 2.0 teknolojileri arasında yer alan bir eşzamansız iletişim aracıdır. İngilizce olarak “What I Know is” ifadesinin baş harflerinin kısaltılmasıyla oluşturulan bir ada sahip olan Wikiler genelde birçok kişinin katılımıyla işbirlikli olarak, web sayfaları üzerinde çalışmak için tercih edilir. En çok bilinen örneği Wikipedia’dır (wikipedia.org). Wiki için üzerinde herkesin düzenleme yapmasına izin veren, bir sözlüğü, ansiklopediyi ya da veritabanını andıran web siteleri demek yanlış olmayacaktır. Ziyaretçiler, bir sözcük hakkında özgürce tanımlama yapabilir, önceden eklenmiş içeriklere yeni yorumlar ekleyebilirler.

***Forum kelime anlamı olarak belirli bir amaç uğruna bir araya toplanmış bireyleri ifade eder ve farklı bir anlam olarak da toplu olarak belirli bir konu hakkında tartışma olarak bilinmektedir. Bu bağlamda oluşturulan forum siteleri de aynı zamanda tartışma forumları olarak ifade edilebilmektedir. Forum siteleri farklı coğrafyalarda yer alan bireyleri aynı konuda birleştiren ve farklı zamanlarda ulaşılmasına imkan sağlayan etkili bir eşzamansız iletişim aracıdır. Bütün foruma müdahale edebilen Administrator kullanıcılarının yanında, ana konular için atanmış Moderatörler aracılığıyla da alt konuların yönetimi yapılabilmektedir. Paylaşım ve yapılan yorumlara göre kullanıcılar arasında rütbe dağılımı yapmak forumların ilgi çekici özelliği olarak dikkat çekmektedir.

***Sosyal ağlar, bireyler arasında bağlantı kurabilmeyi, ortak profesyonel amaçlarla bir araya gelebilmeyi ve kişisel tercihleri, hobileri doğrultusunda ortak konulara ulaşabilmeyi sağlayan platformlardır. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte sanal toplulukların oluşması ve kişilerin sanal ortamda bir kimlik yaratma çabası meydana gelmiştir. Bu kimlik gerçek yaşamını yansıtabileceği gibi tamamen farklı profilleri de işaret edebilir. Ancak varılan nokta kişilerin sosyalleşme ve var olduğunu gösterme girişimi olarak internet teknolojileri aracılığıyla bir ağa katılması ve o ağ üzerinde amacına göre sosyal bir yapıya bürünmesidir. Bu yapı ile kişi sanal çevresiyle etkileşim ve iletişim halinde olabilmektedir. Bu sanal çevre normal zamanda da yüz yüze görüşebileceği yakın çevresinden oluşabilir ya da hiçbir şekilde yüz yüze gelebileceği ihtimalinin olamayacağı bireylerden de meydana gelebilir. Ulaşılabilir kullanıcı sayısının sosyal ağ platformları sayesinde artması, içeriğin de çeşitlenmesine ve zenginleşmesine sebep olmaktadır. Bu durum etkileşim içinde bulunulan ağın genişlemesine sebep olmaktadır. Bu doğrultuda sosyal ağların günümüz internet teknolojileri sayesinde kişilerin eşzamanlı ya da eşzamansız olarak kullanabilecekleri en önemli iletişim araçları arasında göstermek yanlış olmayacaktır. Facebook, Twitter ve Google+ günümüzde en çok kullanılan sosyal ağlar arasındadır. İlgili sosyal ağlar akademik içerikten, hobi paylaşımlarına, haberlere, resim paylaşımlarına ve akla gelebilecek diğer bütün konulara hitap eden özelliklere ve bu yönde kullanan kullanıcılara sahiptir. Ancak bazı sosyal ağlar var olma amacını kısıtlamış ve özel sınırlarla kullanıcılarına hizmet etmeyi öncelik haline getirmiştir.

***Eşzamansız İletişim Araçlarının Kullanımı Eşzamansız iletişim araçları kullanım amaçlarına göre çeşitlenmektedir. Örneğin sanal bir topluluk oluşturup farklı konularda iletişim kurma ve etki ağını genişleterek hobi, araştırma, haber ve kişisel paylaşımları etki ağına sunmak gibi bir amaç için sosyal ağlar tercih edilebilir. Web ortamında birden çok kişinin herhangi bir konuda işbirlikli olarak çalışması için wiki sayfası oluşturma yoluna gidilebilir. Ancak kişi kişisel ilgi alanları üzerine ya da uzmanı olduğu akademik bir konuda duygu ve düşüncelerini yazarak ziyaretçilerin yorumlarına açmak isterse blog yazmayı düşünebilir. E-posta yazılı olarak ya da dosya ekli olarak bir ve birden çok kişiye özel olarak ulaşabilmeyi sağlayan önemli bir eşzamansız iletişim aracıdır. Önemli bilgi güncellemelerinde, yönetsel süreçlerde, duyuru ve haber gönderimlerinde, süreç hakkında bilgilendirme yaparken ve kişisel mesaj serisi oluşturmak için tercih edilebilir.

***Teknoloji ve Yaşamboyu Öğrenme

Yaşamboyu ve Geleneksel Öğrenme Arasındaki Farklar Yaşam boyu öğrenme genel olarak, bireyin kendi kişisel, sosyal ya da mesleki yeterliliğini çeşitli nedenlere bağlı olarak yaşamı boyunca değiştirmek ya da geliştirmek istemesidir. Yaşam boyu öğrenme ayrıca kişinin gelişiminin yanı sıra içinde bulunduğu toplumda sosyalleşmesine, etkin bir vatandaş olarak yer edinmesine, rekabet edebilme gücüne ve istihdamı arttırmaya da yardımcı olur. Dolayısıyla yaşamboyu öğrenen bireylerin;

• Öğrenme ilgi ve gereksinimini saptayabilen,

• Öğrenme inancına sahip,

• Öğrenmeye istekli ve merakı olan,

• Bilgi okuryazarı,

• Öğrenme motivasyonuna sahip,

• Öğrenmede kararlılık gösteren ve

• Öğrenmeyi düzenleyebilen kişiler olması

beklenmektedir.

***Yaşamboyu öğrenme, geleneksel ve zorunlu örgün eğitim sonrası başlayan bir süreç değil, aksine temellerinin aile içinde atıldığı ve bireyin tüm eğitim yaşamı sırasında ve sonrasında devam eden bir süreçtir. Bu nedenle bireyin bilgi ve beceri potansiyelini, yeterliklerini yaşam boyu geliştirmeyi hedefleyen ve devamlı bir süreç olarak görülen yaşamboyu öğrenmede okul, öğrenmek için bir zorunluluk değildir. Bunun için yaşamboyu öğrenmeyi geleneksel öğrenmenin bir alternatifi olarak değil, geleneksel öğrenmeye çağdaş bir alternatif olarak değerlendirilmelidir. Geleneksel eğitim temelde bireylere bilginin aktarılmasıyla ilgilenirken, yaşamboyu öğrenme bireysel yeteneklerin gelişimi ve kişisel öğrenme kapasiteleri üzerinde yoğunlaşır. Bu yaklaşımın özünde kişilere “öğrenmeyi öğretme” anlayışı bulunmaktadır. Bu nedenle eğitimde yaşamboyu öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bireylere nasıl öğrenebileceklerini öğretilmesi yani “öğrenmeyi öğrenme” becerisini ve bilgi okuryazarlığı becerilerinin okullarda kazanılması gerekmektedir. Yaşamboyu Öğrenme ve İçinde Barındırdığı Kavramlar Yaşamboyu öğrenme felsefesi gereği bireyin sürekli aktif olarak bilgiyi kullanmasını gerektirir. Yaşamı boyunca herhangi bir nedene bağlı olarak gereksinim duyduğu bilgiye ulaşıp, bu bilgileri kendi ilgi, beceri ve yeteneklerine uyarlayabilen ve yenilerini katabilen bireyler ise yaşamboyu öğrenebilen bireylerdir. Bu nedenle bilgiye ulaşma ve bilgiyi kullanma becerisi olarak tanımlanan bilgi okuryazarlığı yaşamboyu öğrenmenin içinde barındırdığı kavramlardan biridir. Kısaca söyleyecek olursak yaşamboyu öğrenme bir amaç ise bilgi okuryazarlığı bu amacın gerçekleşmesinin aracıdır.

***Bilgi okuryazarının sahip olması gereken beceriler ise:

• Bilgi teknolojisini kullanma becerisi,

• Bilgi kaynaklarını kullanma becerisi,

• Bilgi sürecini yönetebilme becerisi,

• Bilgiyi kontrol edebilme becerisi,

• Bilgi birikimi oluşturabilme becerisi,

• Bilgi birikimini geliştirebilme becerisi ve

• Bilgelik yani başkalarına yararlı olma becerisidir.

***Teknolojinin hızlı gelişimi ve değişimine bağlı olarak bilginin üretimi, üretilen bilginin elde edimi, kullanımı ve paylaşımı da hızla gerçekleşmektedir. Bilgi okuryazarlığı teknolojideki bu gelişmelerle birlikte “ağ okuryazarlığı”, “teknoloji okuryazarlığı”, “bilgisayar okuryazarlığı”, “web okuryazarlığı”, “çoklu ortam okuryazarlığı” gibi çeşitli kavramlarla da ilişkilendirilerek tanımlanmaya çalışılmıştır. Yaşamboyu öğrenmenin içinde barındırdığı bir diğer kavram olan yetişkin eğitimi, kendini yaş ve sosyal rol bakımından yetişkin olarak gören ve kendi yaşamından sorumlu olduğunun bilincinde olan bireylerin, kişisel, sosyal ve mesleki yaşamlarındaki ilgi ve gereksinimleri karşılamaya yönelik bilgi ve becerileri kazandırma süreci olarak tanımlanmaktadır. Androgoji olarak da adlandırılan yetişkin eğitimi, mesleki eğitimden boş zaman etkinliklerinin düzenlenmesine, tamamlayıcı eğitim etkinliklerinden vatandaşlık eğitimine kadar çok geniş yelpaze de eğitim etkinliklerini kapsar. Ayrıca eğitimin ya da öğrenmenin belirli bir zaman ve mekanla sınırlı olamayacağını ve bireyin doğumundan ölümüne kadar devam edeceğini vurgulayan yetişkin eğitimi zorunlu eğitimin tamamlanmasından sonra başlayan bir süreç değildir, böyle değerlendirilmemelidir. Verimli bir yetişkin eğitiminden söz edebilmek için ise yetişkin olarak adlandırılan bireylerin;

• Kendini doğru olarak algılaması,

• Deneyimlerinin olması,

• Öğrenmeye hazır olması,

• Öğrenme yöneliminin olması ve

• Öğrenme motivasyonlarının olması

gerekmektedir.

***Yaşamboyu Öğrenme ve İlkeleri Yaşamboyu öğrenme bireyin doğdu andan yaşam süresinin sonuna kadar devam eden her türlü eğitim faaliyetini kapsayan çok geniş bir kavramdır. Avrupa Birliği Komisyonu yaşamboyu öğrenmeyi, “bilgi, beceri ve yeterliği geliştirmek belirli bir süre ile yapılan eğitim faaliyetlerinin tümü” olarak tanımlamıştır. Ayrıca yaşamboyu eğitimin sadece ekonomik bakış açısıyla ya da yetişkin öğrenenlerle sınırlı olmadığı, öğrenmenin yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ya da yapılandırılmamış tüm öğrenme biçimlerini kapsayıcı şekilde olması gerektiği, istihdamla ilgili amaçlar kadar bireysel, sosyal ve vatandaşlık amaçlarını da kapsadığı vurgulanmıştır. Bu ilkeler yaşam boyu öğrenmenin temel ilkeleridir.

***Avrupa Birliği Komisyonu ayrıca yaşam boyu öğrenme çerçevesinde temel stratejilerini de açıklamıştır. Bu temel stratejiler doğrultusunda yaşam boyu öğrenme uygulamaları, ülke gereksinimlerini ve beklentilerini karşılamada farklılıklar gösterse de temelde görüş birliğinin sağlandığı üç temel dayanak; yaşamboyu öğrenme tanımının sadece ekonomik bakış açısıyla ve yetişkin öğrenenlerle sınırlı kalmadığı, örgün, yaygın, açık ve uzaktan ya da serbest tüm öğrenme yaklaşımlarını içine alacak biçimde kapsayıcı olduğu ve öğrenme amaçlarının bireyin kişisel, sosyal, kültürel, mesleki gelişiminden aktif vatandaş olarak yapabileceklerine kadar geniş bir yelpazeyi içermesi gerektiği üzerinedir. Yaşamboyu Öğrenmede Kullanılan Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersleri (KAÇD), Özellikleri ve Geleneksel Öğrenme Arasındaki Farkları Eğitim, teknolojideki sürekli yenilik ve gelişimlerden en çok etkilenen alanlardan biridir ve özellikle internet ve internete dayalı web teknolojileri bilginin küresel olarak dolaşımına ve paylaşımına izin verdiğinden, eğitim de herkes için standart hale dönüşmüştür. Eğitimin isteyen herkesin erişimine açık olmasını sağlayan uygulamalardan biri de Kitlesel Açık Çevrimiçi Derslerdir (KAÇD). Bu tanıma göre öğrenme sadece öğretenden öğrenene bilgi aktarımıyla değil, öğrenenlerin aktif katılımlarıyla ve öğretim kaynaklarıyla aktif etkileşimlerle gerçekleşmektedir. Bu düşünceden hareketle Carson (2005) Açık Ders Kaynaklarını;

• Ders formatında düzenlenmiş,

• Çoğunlukla ücretsiz ve serbestçe ulaşılabilen,

• Sayısal ortamda bulunan,

• Kullanım ve adaptasyona belirli lisans koşulları

(creative commons) ile açık,

• Tek başına sertifika ya da diploma vermek

amacıyla kullanılmayan,

• Yüksek kaliteli eğitim kaynakları olarak

açıklamıştır.

***Öğrenme çevrimiçi ağlar üzerinden gerçekleşir. Bağlantıcıveya öğretimci KAÇD’lere göre öğrenen ve öğretici rollerinde değişiklik olabilir. Dolayısıyla bu durumdan hem dersi verenler hem de alan kişiler karşılıklı olarak faydalanabilmektedir. KAÇD’lerin kullanıcılarına sağladığı temel faydalar ise aşağıda belirtilmektedir. Bunlar;

• KAÇD’lere farklı bağlantılarla erişebilme

olanağının olması,

• KAÇD’lerin istenilen herhangi bir dile

uyarlanabilir olması,

• Katılımcılara ve içeriğe bağlı olarak farklı

çevrimiçi araçların kullanılabilir olması,

• Zaman ve mekan sınırlamalarının olmaması,

• Hızlı şekilde katılımcılara bilgilendirmeler

yapılabilmesi,

• İçeriğin tüm katılımcılar tarafından paylaşılabilir

olması,

• Öğrenmenin daha informal ortamda

gerçekleşmesi,

• Öğrenmenin farklı paydaşlarla bağlantılı olarak

gerçekleştirilebiliyor olması,

• Dersi takip edebilmek için bir diplomaya sahip

olmak zorunlu değildir, sadece öğrenme isteğinin

olması yeterlidir.

• Herhangi bir KAÇD’e katıldığınızda kendi

ağınızı ve kişisel öğrenme ortamınızı bu sisteme

dahil edebilme olanağının olması,

• KAÇD’lere katılım yaşamboyu öğrenme

becerilerinizi geliştirmeye, kendi öğrenme

biçiminizi ve bilgiyi elde etme yolunuzu

belirlemeye yardımcıdır.

Genel olarak KAÇD’lerin amaçları altı ana grupta

toplanmıştır (Hollands ve Tirthali, 2014). Bunlar:

• KAÇD’lerin daha fazla kişiye ulaşmasını

sağlamak ve kullanımını yaygınlaştırmak,

• KAÇD’ler yoluyla marka oluşturup devamlılığı

sağlamak Giderleri azaltarak ya da gelirleri

arttırarak ekonomiyi güçlendirmek,

• Eğitim çıktılarını arttırmak,

• Eğitim öğretime yenilik getirmek,

• KAÇD’lerin öğretme ve öğrenme üzerindeki

etkilerini belirleyen araştırmalar yapmaktır.

***Bağlantıcı ve öğretici KAÇD’ler kıyaslandığında öğrenenlerden farklı etkinlikleri yerine getirmeleri gerektiği görülmektedir. Bunlar: değişik kaynaklara ulaşmak, kaynakların izini sürmek, eriştiği kaynakları bir araya getirmek, kişisel hesaplat oluşturmak, kendi düşüncelerini bir araya getirip yeni anlayışlar geliştirmek ve diğer öğrenenlerin de yaptığı gibi ortaya çıkardıkları ürünleri paylaşmak. Bununla beraber öğretici KAÇD sisteminde içeriğin öğreten tarafından sunumu ve genellikle öğrenenin içeriğin tekrarına yönelik öğrenmesi ve devamında sınavlar, akran değerlendirmesi gibi yöntemlerle başarının ölçülmesi durumu vardır. Bağlantıcı KAÇD’lerin aksine öğretici KAÇD’lerde öğrenenin sorumluluğu daha azdır. KAÇD’ler yüz yüze verilen geleneksel sistemdeki derslerden pedagojik olarak da bazı farklılıklar göstermektedir. Çevrimiçi ortamlarda gerçekleşen bu uygulamalarda bir konu ya da kavramı öğrenmek ve kalıcı bir öğrenme sağlamak için videolar ve bunlarla ilgili çoktan seçmeli testler kullanılır. KAÇD’ler katılımcılara belirli bir konuyu tam olarak öğrenmeleri için gerekli kaynakları sunar ve herkesin kendi hız ve bireysel özelliklerine bağlı olarak içeriği takip etmesini sağlar. KAÇD’ler yüz yüze verilen geleneksel sistemdeki derslerden pedagojik olarak gösterdiği farklılıklar Glance’a göre (2013) şöyle sıralanmaktadır:

• Çevrimiçi öğrenme katılımcılarına yüz yüze

eğitimin hiçbir şekilde sunamayacağı herhangi

bir yerde ve herhangi bir zamanda ders

materyallerine ulaşım esnekliği sunar.

• KAÇD’lerde genel olarak bir konu ya da kavramı

hatırlamak için çeşitli videolar ve bununla ilgili

çoktan seçmeli testler kullanılmakta, bu da

gerçek ve kalıcı öğrenmeye fayda sağlamaktadır.

• KAÇD’ler katılımcılara belirli bir konuyu tam

olarak öğrenmeleri için gerekli kaynakları (video,

benzetimler, anlatımlar, linkler, bloglar vb)

sunarak herkesin kendi hızında ve bireysel

özelliklerine bağlı olarak içeriği takip

edebilmesine başka bir deyişle tam

öğrenebilmesine olanak sağlar.

• Çok sayıda katılımcının olduğu KAÇD’lerde

bireyin kendi ilerleme durumu ya da diğer

katılımcıların ilerleme durumları anında otomatik

olarak değerlendirilebilmektedir.

• KAÇD’lerde kullanılan kısa videolarda

katılımcılar kendi öğrenme hızlarına bağlı olarak

görüntüyü durdurma, geriye alma olanağına sahip

olabilmektedir.

• Böylece içeriğe dönüp konuyu keşfetmeleri daha

kolay olabilmektedir.

• KAÇD’lerde kullanılan forumlar ve tartışma

grupları katılımcıların soruları ya da

problemlerinin üstesinden gelmede en etkin ve

sıklıkla kullanılan ve diğer katılımcılardan

yardım alınan bir ortamdır ve genellikle yüz yüze

derslere alternatif olarak sunulan, sosyal öğrenme

modelini temel almış bir öğretim şeklidir.

***Bulut Bilişim

Bulut Bilişim ve Özellikleri: Bulut bilişim internet üzerinde bir hizmet olarak sanallaştırılmış, ölçeklendirilebilir kaynakları ifade eden bilişim sistemidir. Amerikan Ulusal Standartlar ve Teknolojiler Enstitüsü’nün yaptığı ve yaygın olarak kabul gören tanıma göre ise “en az yönetimsel çaba ve hizmet sağlayıcı etkileşimi ile hızlı bir biçimde sağlanabilen ya da bırakılabilen ayarlanabilir bilişim kaynaklarından oluşan paylaşılabilir bir havuza, uygun koşullarda ve istenildiğinde zaman ve mekân kısıtı olmaksızın ağ erişimi sağlayan bir modeldir”.

***Bulut bilişimin genel özellikleri:

• İstenildiğinde ve kendi kendine hizmet

• Geniş ağ erişimi

• Kaynak havuzu

• Çabukluk ve esneklik

• Ölçülebilir hizmet

***Bulut Bilişimin Bileşenleri ve Alt Yapısı Yapısal açıdan kullanıcı bilgisayarları, veri merkezleri ve dağıtık sunucular bulut bileşimin temel öğeleridir.

***Kullanıcılar: Masaüstü bilgisayarlar, ince istemciler, dizüstü ve tablet bilgisayarlar, cep telefonları ve diğer internete bağlı cihazlar bulut üzerindeki bilgilerinizi yönetmek için kullandığımız aygıtlardır. İstemci olarak da adlandırılırlar.

***Özel bir kullanım gerekçesi olmadığı sürece daha düşük düzey donanımları kullanmanın faydaları:

• Düşük donanım maliyeti

• Güvenlik

• Daha az enerji tüketimi

• Daha az gürültü

• Bakım ve tamir kolaylığı

***Veri Merkezleri: İçinde çok sayıda sunucuyu barındıran, depoladığı verinin güvenliğini ve sürekliliğini sağlamak amacıyla güçlü ve yedekli elektrik, iklimlendirme ve iletişim alt yapısı bulunan tesislere verilen isimdir.

***Dağıtık Sunucular: Küresel ölçekte bulut hizmeti veren kuruluşların veri merkezlerinin bir bina ya da bölgede olması mümkün değildir. Bu kuruluşların farklı şehir, bölge ve hatta kıtada veri merkezlerinin olması hem ulaşım hem de erişim açısından önemli bir gerekliliktir. Bu sayede herhangi bir nedenle sorun oluşan veri merkezindeki verilere farklı merkezlerden ulaşabilme olanağı sunulmuş olur.

***Bulut Bilişim Altyapısı Dağıtık Bilişim (Distributed Computing): Dağıtık bilişim sistemlerinin temel amacı farklı sistemlerdeki işlemci güçlerini, ağ kapasitelerini ve depolama alanlarını tek bir büyük sistem olarak yönetilmesini sağlamaktır. Birbirine benzemeyen birçok sayıdaki bilgi sistemi bu yapılar sayesinde tek bir sanal işlem gücü oluşturur.

***Temel üstünlükleri:

• Çözülmesi zaman isteyen problemleri kısa sürede

çözebilir.

• Farklı bilgi sistemleri ile kolayca işbirliği

yapabilir.

• Mevcut donanımların verimli olarak

kullanılmasını sağlar.

• İhtiyaçlara göre ölçeklenebilir bir kapasite sunar.

***İnternet Teknolojileri: Web hizmetleri farklı ortamlardaki uygulamaların birbirleri ile iletişimini sağlamak için ortaya çıkarılmış bir hizmettir. Bu yapı sayesinde internet üzerindeki birçok web sayfası farklı konumlardaki sistemlerle belirli protokoller sayesinde haberleşebilmekte ve veri alış verişi yapabilmektedir.

***Hizmet odaklı mimari (SOA – Service Oriented Architecture), uygulamaların modül ve fonksiyonlarını diğer uygulamalarında kullanabileceği şekilde tasarlayan bir mimaridir. WEB 2.0, API (uygulama programlama ara yüzü) gibi bir çok internet teknolojileri bulut mimarisinin oluşturulmasında önemli bir role sahiptir.

***Donanım: Bulut bilişim hizmetlerinin arka planında büyük ölçekli veri merkezlerinde bulunan binlerce sunucu bulunmaktadır. Bu veri merkezleri çok sayıda kullanıcının ya da uygulamanın taleplerini karşılamak üzere yapılandırılmıştır. Bu devasa görevin üstesinden gelebilmesi için yararlanılan teknolojilerin başında sanallaştırma gelir. Sanallaştırma işlemci, depolama aygıtı, ağ donanımı, sunucu ve hatta uygulama yazılımı gibi kaynakların gerçek donanımı kullanan sanal bir hizmet olarak kullanıcılara sunulmasını sağlayan bir uygulamadır. Bu sayede bir kaynak birçok parçaya bölünerek daha küçük sanal kaynak olarak kullanılabilmekte ya da dağıtık olan çok sayıdaki kaynak tek bir kaynak olarak birleştirebilmektedir. Fiziksel bir donanımda çok sayıda farklı işletim sisteminin sanal olarak barındırıldığı işletim sistemlerine sanal makine denir. Sanallaştırma ortamları gerçek fiziksel kaynakları, belirlenen politikalar ve kurallar çerçevesinde sanal makinalar arasında paylaştırır. Bu teknolojilerin bulut bilişim açısından faydaları:

• Sistem kaynaklarının verimli kullanılması ile

enerji tasarrufu sağlar ve doğayı korur.

• Kurumsal kullanıcıların ihtiyacı kadar kaynak

kullanımına olanak sağlar.

• Sunucuların ilk kullanım için daha hızlı

hazırlanmasını sağlar.

• Sanallaştırılmış sistemler geleneksel sistemlere

göre daha yüksek performans sağlar.

• Geleneksel sistemlere göre yüksek

kullanılabilirlik oranına sahiptir.

• Yedekleme ve felaket kurtarmada fiziksel

sistemlere göre daha avantajlıdır.

***Sistem Yönetimi: Bulut bilişim gibi karmaşık yapıdaki sistemlerin yönetilmesini kolaylaştıracak, insanların en az müdahalesini gerektirecek sistem arayışlarının sonucunda genel politikaları insanlar tarafından belirlenen kendi kendini yönetebilen sistemler olan otonom bilişim kavramı ortaya çıkmıştır.

***Hizmet Sunum Modelleri Kullanıcıya sağlanan bilişim olanak ve kaynakları hizmet olarak adlandırılır. İngilizce karşılığı olan “as a service” ifadesinin baş harfleri hizmetlerin kısaltmasında yer almaktadır. Bulut bilişimin temel hizmet sunum modeli olan ilk üç hizmeti açıklayalım.

***Altyapı Hizmeti (IaaS – Infrastructure as a Service): Bulut üzerinde sanal olarak çalışan ve kaynak miktarı kullanıcının talebine göre ayarlanmış bir sunucu, kullanıcının hizmetine sunulur. Sunucu yapılandırılması, yazılımların kurulması ve ilgili servislerin kurulumunu gerçekleştirme yetkisi tamamen kullanıcıdadır. Faturalama kullanılan sanal sistemin kaynak tüketimine göre belirlenir.

***Platform Hizmeti (PaaS – Platform as a Service): Kullanıcılara kolay programlama ortamı sunmak için soyutlanma düzeyi yüksek bir ortam sunar. Kullanıcılar kendilerine sunulan programlama ortamını kullanarak yazılım gerçekleştirir. Kullanıcı bu görevi için ne kadar hafıza ya da işlemci gerekli olduğunu bilmesi gerekmez. Kaynaklar sistem tarafından sağlanır. Maliyeti kullanılan kaynak miktarına göre belirlenir.

***Yazılım Hizmeti (SaaS – Software as a Service): Bulut yazılım hizmeti en yaygın kullanılan ve en hızlı büyüyen pazarlardan birisidir. Uygulamalar kullanıcılara web aracılığı ile ulaştırılır. Bulut kaynaklarını kullanan yazılım kullanıcıya bir web tarayıcı vasıtası ile ulaşır. Kurumların ve yazılım maliyetlerinin yanı sıra sunucu ve donanım giderleri bakımından avantaj sağlamaktadır. Ücretlendirme “kullandığın kadar öde” ya da periyodik ödeme yöntemleri ile gerçekleştirilmektedir. Son yıllarda hayatımızı kolaylaştıran mobil cihazlarda çalıştırdığımız uygulamalar da web üzerinden cihaza yüklenmekte, cihazın dahili hafızasında barındırılmakta ancak yazılımın güncellenmesi ve bakımı yine bulut üzerinden yönetilmektedir. Avantajları:

• Kullanıcılar alışkın oldukları Web tarayıcı ara

yüzünü kullanırlar.

• Kullanıcılar ölçeklenebilir hizmetleri tükettikleri

ölçüde öderler.

• Kurumlarda daha az bilişim uzmanı ile daha etkin

çalışma imkânı sunar.

• Organizasyonların ihtiyacına uygun olarak

uyarlanabilmektedirler.

• Uygulama yazılımı üreten girişimler için büyük

fırsatlar yaratırlar.

***Bulut Bilişim Yayılım Türleri Bulut bilişim hizmetleri onu kullanacak kuruluş ya da işletmenin iş süreçlerine, gizlilik koşullarına, müşteri türüne göre farklı yayılım modelleri ile sunulur. ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü tarafından dört bulut yayılım türü tanımlanmıştır.

***Kamu Bulutu: En yaygın kullanıma sahip, herkesin kullanımına açılmış bulut bilişim hizmetleridir. Bir devlet kurumunun vatandaşlarına hizmetlerini ulaştırması için oluşturabileceği gibi Google, Microsoft ve Amazon gibi şirketlerin bireysel bilişim hizmetleri için oluşturdukları bulut yapılarıdır.

***Özel Bulut: Bir organizasyonun özel kullanımı için oluşturulmuş olan, iç bulut ismi de verilen bulutların kurulması, yönetilmesi ve yürütülmesi sahibi tarafından ya da dış hizmetin alındığı kuruluşlar tarafından gerçekleştirilir.

***Topluluk Bulutu: Bireyler altyapılarını ortak bir amaç için bir araya getirip gerekli olan bilişim maliyetlerini paylaşarak daha verimli bir bilişim sistemi oluştururlar. Bir sosyal toplum kuruluşu, dernek ya da 3.şahış şirketler tarafından oluşturulabilir.

***Melez Bulut: Kamu ve özel bulut karmasından oluşan bulut sistemidir. İki farklı özellikte bulutun kendi sınır ve özelliklerini koruyarak bağlanması ile oluşturulur. İşletme ya da organizasyonun kritik verileri ve uygulamaları güvenlik duvarının ardındaki özel bulutta, genel erişime sunulan veri ve uygulamalar dış bulutta konumlandırılır.

***Bulut Bilişimin Üstünlük Ve Sınırlılıkları Bulut teknolojilerinin kullanıcılara, işletmelere ve kurumlara sağladığı faydalar:

• Düşük Maliyet

• Ölçeklenebilirlik

• Devamlılık

• Birlikte Çalışma

• İş Uygulamalarında Esneklik

• Yenileme ve Güncelleme

***Bulut bilişimin kullanılabilmesindeki bazı sınırlılıklar:

• Ağ bağlantısı bağımlılığı

• Güvenlik

• Çevre birimler

• Maliyet

• Sağlayıcıya bağımlılık

• Yasal sorunlar

***Son Kullanıcılar ve Bulut Uygulamaları Bulut bilişimde kullanıcı ve kurumların tüketeceği çok çeşit ve sayıda hizmet yer almaktadır. Bunların bir kısmı uzmanlık gerektiren uygulama geliştirme, sanal sunucu yapılandırma, web sayfası oluşturma ve yönetme, e-posta hizmetleri yönetimi gibi geliştirme ve yönetme hizmetleri olabilmektedir.

***Bulut Tabanlı Depolama Günümüzde üretilen verinin büyük bir çoğunluğu bulut tabanlı sistemlerde depolanmaktadır. Bulut tabanlı depolama (bulut depolama) yazılımlar yoluyla oluşturulmuş mantıksal havuzlardır. Gerçekte veriler birden çok sayıda farklı konumlardaki veri merkezlerinde saklanır. Servis sağlayıcı bu verilerin korunmasından, saklanmasından ve erişilebilirliğinden sorumludur. Bulut depolama sistemleri genellikle yönetimli ve yönetimli olmayan depolama olarak iki grupta kategorize edilir. Yönetimli depolama sanal geliştirme ortamları veya ve sanal makinelere bir disk gibi konumlandırılabilen depolama çözümleridir. Yönetimli depolamada kullanıcılar depolama alanını sistemlerinde bir disk olarak kullanabilirler. Yönetimli olmayan depolama ise kullanıcıların web üzerinde ya da yardımcı yazılımlar ile ulaşabildikleri nispeten ucuz ve kullanımı oldukça kolay bulut depolama hizmetleridir.

***Aşağıda bir bulut paylaşımının kullanımına yönelik adımlar geneli kapsayacak şekilde hazırlanmıştır.

• İlgili bulut hizmet sağlayıcının web sayfasına

gidilir.

• Bulut depolama için bir hesap oluşturulur.

• Hesap oluşturma bir e-posta ile doğrulanıyorsa epostanıza

gelen onaylama linkine tıklanır.

• Kişisel bilgisayar için senkronizasyon aracı

yüklenerek kurulur.

• Mobil cihazlar için ilgili uygulama marketten

kurulur.

***Kullanıcılara mekân bağımsız olarak çalışma olanağı sunan bulut depolamanın üstünlükleri aşağıda sıralanmıştır.

***Maliyet: Yedekleme çözümleri oldukça gelişmiştir. Özellikle taşınabilir depolama araçlarının kaybolma riski büyüktür ve veri kaybının maliyeti oldukça yüksektir.

***Güvenlik: Yerel veri depolamaya göre daha güvenlidir. Verilerin depolanması ve transferi sırasında veriler şifrelenerek güven altına alınır.

***Erişilebilirlik: Dosyalara internet erişimi olan her cihazdan ulaşma imkânı sağlar. Akıllı telefonlar, tabletler ile mobil ortamlarda dosyalara erişim sağlanabilir.

***Senkronizasyon: Belgede yapılan değişiklikler tüm bilgisayarlara anında senkronize edilir.

***Birlikte çalışma: Dosyaların paylaşılması ve aynı dosya üzerinde çalışma olanağı sağlar.

***Verimlilik Yazılımları Ofis araçları ya da verimlik yazılımları günümüzün en önemli yazılım kategorilerinden biridir.

***Çevrimiçi verimlilik yazılımları ya da ofis yazılımlarının kullanıcı bilgisayarında çalışan geleneksel ofis yazılımına göre faydaları aşağıda sıralanmıştır.

• Genellikle kullanıcılar için daha düşük

maliyetlidir.

• Web tarayıcı üzerinde çalıştığı için platform

bağımsızdır (tüm işletim sistemlerinde çalışır).

• Yazılımların güncellenmesi ve düzeltilmesi

merkezi olarak yapıldığından kullanıcı sürekli

güncel sürüm kullanır.

• Belge paylaşımı aynı bulut sistemi kullananlar

için çok kolaydır.

• Aynı belge üzerinde aynı anda birçok kullanıcı

birlikte çalışma olanağına sahiptir.

• Mobil cihazlarla kullanım için uygundur.

• Yedekleme ve sürüm saklama özellikleri veri

kaybını engeller.

***Belgelere erişimde internet bağlantısının zorunlu olması, yazılım sürüm değişiminin kullanıcının tercihinde bulunmaması, kullanım hızının daha düşük olması bulut ortamındaki yazılımların sınırlılıkları olarak görülmektedir.

***Google Verimlilik Araçları Google’ın sunduğu ofis ve verimlilik araçları hem birey hem de kurumsal ihtiyaçları karşılamaya yönelik bütünleşik bulut çözümleridir. Kullanıcıların Google hizmetlerinden faydalanabilmesi için öncelikle bir Google hesabı oluşturması gerekmektedir. Google hesabını oluşturan kullanıcılar aşağıda sıralanan hizmetleri çevrimiçi olarak kullanabilmektedirler.

• Ofis uygulamaları: Dökümanlar, E-Tablolar,

Slaytlar, Formlar, Google Sites, Çizimler.

• İletişim: Gmail, Hangouts, Takvim, Google+,

Blogger, Google Grupları.

• Araçlar: Drive, Google Çeviri, Google Haritalar.



*** Geleceğin Teknolojileri

Teknolojik Gelişme Teknolojik gelişmeler, teknolojik değişim adı verilen süreçle gerçekleşir. Teknolojik gelişimde, Joseph Schumpeter’in önerdiği;

1. Buluş,

2. Yenilik ve

3. Yayılma aşamalarından oluşan üçlü yapı genel

olarak kabul görmüştür. Bu üçlü yapıya daha sonra bu üç durumu çevreleyen bir “keşif” süreci de eklenmiştir. Keşif doğanın gözlenmesi, akıl yürütme ve deneyler yoluyla doğanın temel süreçlerinin açıklanmasıdır. Evrenin temel yapısını ve süreçlerini açıklayan bilgi türüne bilim adı verilir. Bilimdeki gelişmeler bilimsel yöntemle gerçekleştirilir. Bilimsel araştırma, nitelikli bilim insanlarıyla yürütülen, uzun ve pahalı bir süreç olduğu için genellikle devlet tarafından finanse edilir. Bu yüzden firmalar, bilimsel araştırma yapmak yerine araştırma ve geliştirme yapmayı tercih ederler. Araştırma ve geliştirme (AR-GE) faaliyetleri başlıca iki gruba ayrılabilir:

1. Mühendislerden oluşan ve görevleri yeni ürünler geliştirmek olan AR-GE birim faaliyeti,

2. Uygulamalı araştırma yapan endüstriyel bilim insanlarından oluşan ve görevleri gelecekteki ürünlerin geliştirilmesini kolaylaştıracak araştırmalar yapmak olan AR-GE birim faaliyeti.

***AR-GE süreçlerindeki araştırmalara uygulamalı araştırma ve deneysel geliştirme isimleri verilir. Keşif süreci, buluş, yenilik ve yayılma aşamalarının hepsine dâhil edilerek, döngüsel teknolojik değişim modeli elde edilir. Buluş, benzersiz ve yeni olan bir cihaz, yöntem, birleşim ya da sürece verilen isimdir. Buluş, varolan bilginin yeni yollarla uygulanmasıyla bir ürün ya da sürecin geliştirilmesi ya da keşfedilmesidir. Yenilik, toplumda var olanlara göre daha etkili ürünler, süreçler, hizmetler ya da fikirleri ifade eder. Ürün yeniliği yeni ve iyileştirilmiş ürünleri ve hizmetleri; süreç yeniliği ise yeni üretim ya da dağıtım yöntemlerini ifade eder.

***Yayılma, teknolojinin toplumda ya da endüstridem yayılımıdır. Yayılım, kullanma, taklit etme, uygulama ya da uyarlama gibi değişik biçimlerde gerçekleşebilir.

***Teknolojinin yayılması aşamasında yıkıcı yenilik ve teknolojik yakınsama süreçleri önem kazanır. Yıkıcı yenilik yeni bir pazarın oluşmasını sağlayarak, varolan pazarın ortadan kalkmasına yol açan yeniliktir. Yıkıcı yeniliğin karşıtı olan sürdürülebilir yenilik, varolan pazarın ortadan kalkmasına yol açmayan yeniliktir. Teknolojik yakınsama farklı teknolojik sistemlerin benzer görevleri yerine getirecek biçimde gelişme eğilimini ifade etmektedir. Teknolojik yakınsamaya dijital yakınsama örnek verilebilir. Yeniliğin toplumda yayılmasıyla ilgili kuramların başında Rogers’ın “Yeniliklerin Yayılması” kuramı gelmektedir. Rogers’a göre teknolojinin yayılma aşamasında teknolojiyi kullananlar (uygulayanlar) 5 gruba ayrılabilir:

1. Yenilikçiler,

2. İlk benimseyenler,

3. Erken çoğunluk,

4. Geç çoğunluk,

5. Geride kalanlar.

***Eğilimler: Enformasyon ve iletişim teknolojilerini biçimlendiren üç önemli eğilim;

1. Bir mikro işlemciye yerleştirilebilen transistor sayısı,

2. Bir saniyede gerçekleştirilen işlem sayısının maliyeti ve

3. Bir gigabayt verinin saklama maliyeti eğilimleridir.

***Moore yasası, bir mikroişlemci içerisine yerleştirilen

transistor sayısının yaklaşık her iki yılda ikiye

katlanacağını ifade eder.

***Teknolojik Durum: Verilen bir tarihteki teknolojiler genel olarak beş yıl aralıklarla şöyle gruplandırılabilir:

1. Geleneksel teknolojiler,

2. Güncel teknolojiler,

3. Sınırdaki teknolojiler,

4. Yakın gelecekteki teknolojiler,

5. Uzak gelecekteki (düşünce aşamasındaki) teknolojiler

***Günümüz teknolojilerinden yararlanılarak aşağıdaki yaklaşımlarla çeşitli yeni teknolojiler ve ürünler ortaya çıkacaktır:

• Teknolojinin güçlenmesi ve ucuzlamasıyla mümkün hale gelen yeni kullanım biçimleri,

• Farklı teknolojilerin birleşmesiyle ortaya çıkan melez teknolojiler (yakınsama),

• Varolan teknolojilerin daha akıllı hale getirilmesi ile ortaya çıkan ürünler (akıllı telefonlar, akıllı evler, akıllı arabalar, akıllı şehirler),

• Kurum ve kuruluşlar için tasarlanan sistemlerin ev ortamında kullanılabilir ya da kişiselleştirilmiş sürümlerinin geliştirilmesi,

• Ürünlerin birden çok platformda çalışabilir hale getirilmesi.

***Günümüzü Biçimlendiren Teknolojiler Günümüzde hem geleneksel teknolojiler, hem de güncel teknolojilerin ağırlığı bulunmaktadır. 2015 Yılının Geleneksel Teknolojileri: Yayılmasını tamamlamış geleneksel teknolojilere;

• Radyo,

• Kablolu telefonlar,

• İnternet erişimi olmayan hücresel telefonlar,

• Kablolu internet,

• İnternet erişimi olmayan televizyonlar,

• İnternet erişimi olmayan kişisel bilgisayarlar ve

• Müzik setleri örnek verilebilir.

***Yayılmasını yakın gelecekte tamamlaması beklenen geleneksel teknolojilere;

• Dijital kameralar,

• Navigasyon cihazları,

• DVD/Bluray oynatıcıları,

• Kablosuz internet ve

• 3G (gelişmiş ülkelerde 4G, kablosuz internet ve 3G’nin yerini almıştır) örnek verilebilir.

***2015 Yılının Güncel Teknolojileri: Günümüzün güncel teknolojilerinin yaklaşık 5 yıl daha toplumsal yaşamı biçimlendirmesi ve sonra yerlerini günümüzde sınırda olan teknolojilere bırakması beklenmektedir.

***Günümüzün (2015) başlıca güncel teknolojileri şunlardır:

• Mobil bilgi işlem,

• Bulut bilişim,

• 4. nesil hücresel iletişim (4G),

• Yapay zekâ,

• Bilgisayarla görü,

• Anlamsal (semantik) ağ,

• Ses tanıma,

• Bilgisayarla oluşturulan görüntü (CGI),

• Sanal gerçeklik,

• Artırılmış gerçeklik,

• Mobil işbirliği sistemleri,

• E-Öğrenme,

• Radyo frekanslı tanımlama (RFID),

• Elektronik para,

• 3 boyutlu görüntüleme,

• Akıllı televizyonlar,

• Bilgisayar oyunları.

***Gelişmiş akıllı telefonlardaki algılayıcılar arasında kamera, mikrofon, hızölçer, basınçölçer, pusula, parmak okuyucusu, el hareketleri algılayıcısı, konum algılama, jiroskop, kalp atışı monitörü, yakınlık algılayıcısı, iletişim algılayıcıları (Wi-Fi, Bluetooth, NFC, 3G/4G), ortam ışığı algılayıcısı bulunabilmektedir. Teknolojinin Yeni Kullanım Biçimleri: Günümüzü biçimlendiren teknolojilerin bir bölümünün yakın gelecekte de devam etmesi beklenebilir. Fakat kullanım biçimlerinde bazı değişiklikler gözlenebilir. Yenilikler sadece teknolojik ürünlerde değil süreçlerde de gerçekleştirilebilmektedir. Örneğin kendi cihazını getir hareketi, ikinci ekran olgusu ve web çapında bilişim, belirgin bir yeni teknolojik ürün yeniliği içermese de birer “süreç yeniliği” olarak varolan teknolojiye yeni kullanım biçimleri kazandırmıştır.

***Ortadan Kalkması Beklenen Teknolojiler: “Dead Media Project” isimli projede tarih boyunca ortadan kalkmış enformasyon ve iletişim teknolojilerine ait çevrimiçi bir veritabanı oluşturulmuştur.

***Sınırdaki ve Yakın Geleceğe Ait Teknolojileri Takip Etmek: Apple, Google, IBM, Intel, Microsoft, Samsung gibi önde gelen firmalar üzerinde çalıştıkları yeni teknolojileri sitelerinde ve sosyal medyada duyurmaktadır. Teknolojik gelişmeler günlük olarak izlenerek bu döneme ait listelerin sürekli güncellenmesi gerekir. Bu amaçla kullanılabilecek kaynaklardan biri de sürekli olarak güncellenen “FutureTimeLine.net” sitesidir.

***Sınırdaki Teknolojiler 2015 yılı sınır olarak düşünülürse, sınırdaki teknolojiler sınır çizgisinin her iki yanında da yeralırlar. Yenilikçiler sınırdaki teknolojilerle tanışık olmalarına rağmen ilk benimseyenler bu teknolojiler hakkında yeni bilgi sahibi olmaya başlamışlardır. Günümüzde (2015) sınırda olan başlıca teknolojileri şöyle sıralayabiliriz:

• Yeni etkileşim biçimleri,

• Akıllı kişisel yardımcılar,

• Bağlam farkındalıklı bilgi işlem,

• Giyilebilir bilgisayarlar,

• E-tekstil,

• Yaşam günlüğü,

• Holografik görüntüleme,

• Beyin implantları,

• 3 boyutlu yazıcılar,

• Biyometri,

• Dijital koku teknolojisi,

• Androidler,

• Güçlendirilmiş dış iskelet,

• İnsansız araçlar,

• Taşıt iletişim sistemleri,

• Akıllı nesne,

• Akıllı cihaz,

• Akıllı araç,

• Nesnelerin interneti,

• Akıllı çevre,

• Kablosuz güç aktarımı,

• Konuşma anında çeviri (tercüme) sistemleri,

• Yeni görüntüleme teknolojileri,

• Karma gerçeklik,

• Kuantum bilgi işlem,

• Sanal retinal görüntüleme.

***Akıllı çevre uygulamalarının başında akıllı ev ve akıllı şehir gelmektedir. Zeki bir ortam şu özelliklere sahiptir:

• Gömülüdür: Çok sayıda birbirine bağlı cihaz ortamla bütünleşmiştir.

• Bağlam duyarlıdır: Bu cihazlar bireyi tanır ve durumsal bağlamlarını algılar.

• Kişiselleştirilmiştir: Bireyin gereksinimlerine göre düzenlenebilir.

• Uyarlamalıdır: Bireyin tepkilerine göre değişebilir.

• Öngörülüdür: Bilinçli yönlendirme olmaksızın bireyin isteklerini öngörebilir.

***Yakın Geleceğe Ait Teknolojiler Yakın geleceğe ait teknolojiler ağırlıklı olarak insan beyni ve bilgisayar arasında iletişim kurmaya yönelik teknolojilerdir. Günümüzde (2015) yakın geleceğe ait olduğu düşünülen ve 2020 yılından itibaren öne çıkarak yaygınlaşması beklenen başlıca teknolojileri şöyle sıralayabiliriz:

• Beyin-bilgisayar arayüzü,

• Elektroensefalografi,

• Beyin okuma tekniği,

• Yapay beyin ya da zihin,

• 5G (beşinci nesil mobil ağ),

• Exaölçek bilgi işlem.

***Düşünme Aşamasındaki Teknolojiler Düşünce aşamasındaki teknolojiler, bilimcilerin 21. yüzyıl boyunca gerçekleşmesini bekledikleri enformasyon ve iletişim teknolojisi öngörüleridir. Bu öngörülerin;

1. Kuramsal-varsayımsal araştırmalar ve

2. Kurgusal çalışmalar olmak üzere iki farklı kaynağı bulunmaktadır.

***Kuramsal (varsayımsal) teknolojiler, bilim insanları tarafından gerçekleştirilen henüz varolmayan, üzerinde kuramsal düzeyde çalışılan, gelecekte ortaya çıkması beklenen ve yapılamayacağı ispatlanmamış olan teknolojilerdir. Kurgusal teknolojiler ise bilim insanı olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilen oldukça erken tarihlerde sanatçılar tarafından bilim kurgu eserlerinde yer verilen geleceğe yönelik özgün vizyonlardır. Günümüzde (2015) uzak geleceğe ait olduğu düşünülen ve 2025 yılından itibaren erken çoğunluk tarafından benimsenmesi beklenen başlıca teknolojileri şöyle sıralayabiliriz:

• Zihin yükleme (beynin bilgisayara yüklenmesi),

• İçine dalınabilen sanal gerçeklik,

• Benzetim yoluyla oluşturulan gerçeklik,

• Exocortex.

***Teknolojik Gelişmenin Yönü

Teknolojinin Değişim Hızı: Gelecek bilimciler teknolojik gelişmelerin varolan teknolojik birikimle orantılı olarak hızlandığını vurgulamaktadırlar. Teknolojik gelişmenin hızı üssel olarak artarken insanoğlunun evrimi aynı dönemde çok yavaş artmaktadır. Yapay zekânın performansı hızla artarken aynı dönemde insanoğlunun performansında belirli bir değişim beklenmemektedir. Bu gelişme sonucunda teknolojik tekilliğin yaşanmasının kaçınılmaz olacağı öngörülmektedir.

***Yapay zekâ insan zekâsıyla karşılaştırıldığında beş farklı performans grubu ortaya çıkmaktadır:

1. En iyi,

2. Güçlü insanüstü,

3. İnsanüstü,

4. Kısmen insan,

5. İnsan altı.

***Yapay zekâ yıllar geçtikçe daha fazla sayıda problemi insandan daha iyi çözmektedir.

***Teknolojik Tekillik: İnsan zekâsından daha güçlü olan yapay zekâya süper zekâ adı verilmektedir. Süper zekâ kolayca hem bilimsel yaratıcılıkta, hem genel bilgelikte, hem de sosyal becerilerde insandan daha zeki olacaktır. Tekillik kavramı astrofizikte bir kara deliğin merkezinin oluşturduğu ve dışarıya hiçbir bilginin kaçamadığı noktayı ifade etmek için kullanılır. Teknolojik tekillik de ötesinin kestirilemediği bir noktayı ifade eder. 21. Yüzyıl içerisinde bir tarihte yapay zekâ insan zekâsıyla aynı düzeye gelecektir. Bu noktaya teknolojik tekillik adı verilmekte ve bu noktadan sonrasının bilinemeyeceği varsayılmaktadır. Tekillik sonrası enformasyon ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle varılacak nokta hakkında iki temel görüş birbiriyle çarpışmaktadır:

1. Kötümser görüş,

2. İyimser görüş.

Kötümser görüş, yapay zekâ alanında yaşanacak gelişmelerle bilgisayarların insandan daha zeki bir varlık haline geleceklerini, insanların denetiminden çıkabileceklerini ve insanlığın sonunu getirebileceklerini savunmaktadır. İyimser görüş ise gerçekleşecek teknolojik gelişmelerle insan bilgisayar birlikteliğinin oluşacağını ve insanoğlunun bilgisayarlarla birlikte insan ötesi bir varlığa doğru evrim geçireceğini savunmaktadır.