Vize Özel Gereksinimli Bireyler ve Bakım Hizmetleri Vize Ders Özeti

serkankacan69

Active member
12 Eyl 2018
152
47
28
#1
ÜNİTE 1
1. Özel Gereksinimli Birey nedir?

Özel gereksinimli birey, „„çeşitli nedenlerle bireysel ve gelişim özellikleri
ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden
anlamlı farklılık gösteren birey‟‟ olarak tanımlanmaktadır.
2. Özel Gereksinim tanımı hangi kavramları içine alır?
Zedelenme, yetersizlik / özür, engel ve risk.
3. Zedelenme nedir?
Zedelenme, bir vücut parçası ya da organın kaybını ya da işlevinin
azalmasını ifade eder. Örneğin, bir bacağın kaybı zedelenme için örnek
olarak düşünülebilir.
4. Yetersizlik Nedir?
Yetersizlik/özür, bir eylemi ya da davranışı sergilemede yeterli olmamayı,
belirli bir şekilde davranmada kapasitenin sınırlılığını tanımlamaktadır
5. Engel nedir?
Kişinin yetersizliği nedeniyle toplumun beklentilerine yanıt verememesi
sonucunda fiziksel
ve sosyal çevresiyle etkileşimde sınırlılık ya da sorun yaşaması
durumudur.
6. Risk Taşıma neyi ifade eder?
Risk taşıma ise, halihazırda herhangi bir yetersizliği belirlenemeyen,
ancak ileride yetersizlik gösterme olasılığı normalde beklenenden daha
fazla olan çocukları ifade etmektedir ayrıca öğrenme, sosyalleşme ve
olgunlaşma güçlükleri nedeniyle genel eğitim sınıflarında akademik
başarısızlık yaşayan ya da özel eğitim alma riski bulunan çocuklar için de
kullanılmaktadır.
7. Özel Gereksinim bireyleri kimlerdir?
• Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olanlar
• Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olanlar
1
• Dil ve konuşma güçlüğü olanlar
• Duygusal ve davranış bozukluğu olanlar
• Görme yetersizliği olanlar
• Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olanlar
• İşitme yetersizliği olanlar
• Orta düzeyde yetersizliği olanlar
• Ortopedik yetersizliği olanlar
• Otistikler
• Özel öğrenme güçlüğü olanlar
• Serabral palsililer
• Süreğen hastalığı olanlar
• Üstün yetenekli olanlar
8. Özel Gereksinim olma nedenleri nelerdir?
Yapısal nedenler genetik bozukluklar, kalıtsal metabolizma bozuklukları
ve kromozon bozuklukları olarak ele alınabilir. Edinilmiş nedenler ise,
bebeğin doğum öncesi, doğum sırasındaki ya da sonrasında ya da erken
çocukluk döneminde çok değişik nedenlerle beyin gelişimini etkileyen
olumsuz durumlara maruz kalması olarak tanımlanabilir. Annenin
hamileliği sırasında ya da öncesinde madde bağımlısı olması, travma ve
yaralanmalar, bebeğin doğum öncesi, sırası
2
ve sonrasında enfeksiyona ya da toksik etkilere maruz kalması, beslenme
yetersizliği ve yoksulluk ve yoksunluk gibi olumsuz durumlar çevresel
etmenlere örnek olarak sıralanabilir.
9.Tıbbi Tanılama nedir?
Özel gereksinimli doğmanın nedenlerini bilme bu çocukların tanılanma
süreçlerinin birinci aşaması
Olan tıbbi tanılama süreci için son derece önemlidir. Son yıllarda özel
gereksinimli çocukların
Tanılanmalarında ve eğitim ortamlarına yerleştirilmelerinde eğitsel karar
verme süreci ön planda olmasına
rağmen, tıbbi tanılama sürecinin bir başlangıç noktası olarak alınması son
derece önemlidir. Tıbbi
tanılama sürecinin sonunda çocuğunun durumuna ilişkin tıbbi tanılama
raporu alan anne baba devletin finansal yardımını alma ve eğitim
gereksinimlerini karşılama gibi yasal haklardan yararlanabilmektedir.
10. Özel Eğitim nedir? Özel eğitimde ise, çocukların performansına
dayalı olarak beklenen ürünlerin belirlenmesi ve öğrenme ortamlarının
buna göre düzenlenmesi temel alınmaktadır.
11. Özel Eğitimi genel eğitimden ayıran nokta nedir?
a) Öğretimin öğrencinin gereksinimine göre bireysel olarak planlanması,
b) Sistematik olarak uygulanması ve değerlendirme yapılmasıdır.
c) Aile-öğretmen ilişkilerine, destek hizmetler sunan diğer meslek
elemanlarının işbirliğine, eğitim
ortamı değişikliklerine ve geçiş planlarının hazırlanmasına da özel bir
önem verilmektedir
11. Özel Eğitimin amacı nedir?
Özel gereksinimli bireylerin yakın çevresinde, okulda ve toplumsal
ortamlarda karşılaşabileceği engelleri ortadan kaldırmak ya da en aza
indirmek için etkili uygulamaları belirleyerek uygulamaktır.
12. Erken müdahaleye yönelik önleyici çalışmalar nelerdir, örnek veriniz?
Birincil Önleyici Müdahale: Hamilelikte rutin testlerin yapılması
3
İkincil Önleyici Müdahale: Yeni doğan taraması ve hemen ardından eğitsel
değerlendirmenin yapılması için aileye bilgi verilmesi.
Üçüncül Önleyici Müdahale: Özel eğitim hizmetlerinin sunulması.
Önleyici müdahaleler bakım hizmetlerinin de temel amaçlarından biridir.
Bu dönemde, eğitim ve
13. Özel Eğitime ilişkin eğitim biçimini genel eğitimden farklı kılan
özellikler nelerdir?

Özel eğitimin kapsamı,( Özel eğitim öğretmeni, sosyal Hizmet
uzmanı, fizik tedavi uzmanı, dil ve konuşma terapisti, sosyal hizmet
uzmanı, psikolog, sağlık personeli
(doktor, hemşire ya da sağlık memuru) yer almaktadır
Özel eğitimin içeriği çocukların bağımsız yaşamalarını kolaylaştıracak
becerilerin öğretimi. Örneğin, zihinsel yersizliği olan çocuklar için öz
bakım becerileri, otizmli çocuklar için sosyal iletişim becerileri, görme
yetersizliği olan çocuklara “Braille Alfabesinin” öğretilmesi amaç olarak
belirlenirken, süreğen hastalığı olan çocuklar için bakıma dayalı hizmetler
amaç olarak belirlenir.
14. Özel Eğitimde ilişkili destek hizmetleri nelerdir, örnekler
veriniz?

Konuşma terapisi, psikolojik destek ve sosyal çalışma alanları
gösterilebilir. Örnekte görüldüğü gibi, ilişkili hizmetler farklı
disiplinlerde bilim alanlarının ve buna bağlı olarak kurumların bir arada
hizmet vermesini gerektirir.
15. Özel gereksinimli bireyle ilgilenen kurumlar hangileridir?
Bireyin Sağlığı ile ilgili kurumlar Sağlık Bakanlığı; eğitimi ve
rehabilitasyonu ile ilgili kurum Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve bakımıyla
ilgili kurum ise Başbakanlığa bağlı olarak hizmet sunan Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumu‟dur (SHÇEK). Aile de özel eğitimde en önemli
destek alanlarından biri de ailelere sunulan destek hizmetleridir.
16. Sosyal Hizmet uzmanı, özel gereksinimli bireylerin aileleri ile
nasıl çalışır, görevleri nelerdir?

Aileyi yönlendirir, toplumda sağlanan hizmetlerden yararlanmasını sağlar,
aileleri sosyal haklar ve var olan kaynaklar konusunda bilgilendirir,
çocuğunun eğitim gereksinimlerinin karşılanması, sosyal yaşama
4
katılabilmesi için kurumlar arası eşgüdümün sağlanması konularında
girişimde bulunur.
17. Özel Eğitimde RAM (Rehberlik Araştırma Merkezleri) ların
çalışma alanları nelerdir?

Özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin eğitim boyutunda ilk hizmet
alacakları yerlerdir. RAM‟larda, çocuğun durumu çok yönlü standart ölçme
araçlarıyla değerlendirilmektedir. Ülkemizde en yaygın kullanılan standart
değerlendirme araçları zekâ testleridir.
18. Değerlendirme testleri nelerdir?
En sık kullanılan testler arasında, Bailey Bebek Gelişim Envanteri, Denver
II Gelişimsel Tarama Testi, Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE),
Küçük Adımlar Erken Eğitim Programı Gelişim Becerileri Envanteri
(KAEEP) ve Portage Kontrol Listesi yer almaktadır. Ayrıca, erken
çocukluk gelişimini değerlendirmek için son yıllarda Gazi Erken Çocukluk
Gelişimi Değerlendirme Aracı (GEÇDA)‟nın kullanıldığı görülmektedir.
19. Özel Gereksinimili çocukların eğitimi ne şekilde yapılır?
* Kaynaştırma uygulamaları adı altında genel eğitim okulları,
* Genel eğitim okulları bünyesinde özel eğitim sınıfları
* Genel eğitim okullarından ayrı özel eğitim okullarıdır. Genel eğitim
okullarından ayrı özel eğitim okulları gerçek ve tüzel kişilerce
açılabilmektedir.
* Bu eğitim ortamlarının yanı sıra destek hizmetler sunan gerçek ve
tüzel kişilerce açılmış Milli Eğitim Bakanlığı‟na bağlı özel özel eğitim
kurumları bulunmaktadır
20. Bakım türleri ve açıklamalarını yazınız?
Erken dönemdeki bakım
, yetersizliğin oluşumundan itibaren ilk dönemi
(3-6 aylık) içermektedir. Bu dönemde özel gereksinimli çocuğun bakımı
hastane ya da rehabilitasyon merkezinde sağlanmaktadır.
Hastane bakımı, tıbbi ağırlıklıdır ve çocuğun medikal durumu kontrol
altına alındığında sona ermektedir.
Rehabilitasyon merkezlerinde ise özel gereksinimli çocuğun var olan
performansını en üst seviyeye çıkarmak hedeflenir. Erken dönemdeki
bakım hizmetleri ünitemizin erken dönemdeki özel eğitim hizmetleriyle
5
paralel bir şekilde gitmektedir. Bu dönemde gelişimsel sorunların erken
dönemde saptanarak aile desteği, eğitim ve rehabilitasyonla iyileştirilmesi
önemli bir adımdır.
Geç dönemdeki bakım, özel gereksinimli bireyin bebeklik döneminden
yaşamının sonuna kadar sürecek rehabilitasyon bakım hizmeti olarak
düşünülebilir. Geç dönemdeki bakım; özel gereksinimli bireyin tıbbi
yönden takibi ve gerektiğinde yatırılarak değerlendirilmesi hizmetlerini
kapsadığı gibi, bireye sosyal ve psikolojik destek sunma gibi hizmetleri de
kapsamaktadır. Geç dönemdeki bakım hizmetleri kurumsal bakım ve
toplum temelli bakım hizmetleri olarak ikiye ayrılmaktadır.
Kurumsal Bakım
SHÇEK tarafından hastaneler ya da kliniklerde, hastalığa özel
merkezlerde, rehabilitasyon
merkezlerinde, bakım evleri ve huzurevlerinde ve mesleki rehabilitasyon
merkezlerinde
gerçekleştirilmektedir.
Toplum temelli bakım, yaşlı, özel gereksinimli ve süreğen hastalığı olan
bireylere yönelik bir hizmet modelidir. Özel gereksinimli bireylere yönelik
hizmet dağılımını geliştirmeyi, onlara daha eşit fırsatlar sağlamayı ve özel
gereksinimli bireylerin haklarını iyileştirmeyi ve korumayı amaçlayan bir
bakım hizmetidir.
Evde Bakım: Evde bakım hizmetlerinin temel amacı, bireyin kendi
evinde bağımsız bir şekilde yaşamasını sağlamaktır. Aynı zamanda bu
hizmet kapsamında bakıma gereksinimi olan bireyin ailesine de destek
olunması hedeflenir. Evde bakım; diğer bakım türlerinin sağladığı
katkıların yanında, aile bütünlüğünün korunmasına ve bireyin normal
yaşamındaki sosyal etkinliklerini sürdürebilmesine olanak tanımaktadır
21. Türkiye’de Bakım Hizmetlerinin sunumu SHÇEK’e verilmiştir
22. Ülkemizde, Bakıma Muhtaç Özürlülere Yönelik Resmi Kurum
ve Kuruluşlar Bakım Merkezleri kaça ayrılır?Açıklayınız.

İki tür bakım hizmet yaklaşımı vardır. Kişisel bakım hizmetleri ve psikososyal
bakım hizmetleridir.
Kişisel Bakım Hizmetlerine örnek,
6
• Banyo yaptırılması, Tuvalet ihtiyacını gidermede yardım edilmesi ve
gerektiğinde temizliğinin yapılması,
• Tırnaklarının kesilmesi, Saçlarının taranması,
• Dişlerinin temizlenmesi, Yemek ve içecek ihtiyacının giderilmesi, El, yüz
ve ayak temizliği, Sakal tıraşının yapılması,İstenmeyen tüylerin
temizlenmesi, Elbiselerinin giydirilmesi ve çıkarılması, Burun ve kulak
temizliğinin yapılması,Yatağının temizlenmesi ve düzeltilmesi, Odasının
temizlenmesi, Çamaşırlarının yıkanması.
Psiko-sosyal destek hizmetler
• Bireyin yetersizlik durumunu kabullenmesi hizmeti, ortamı
kabullenmesi, sosyal Hak ve mevcut kaynakların kullanılması, sosyal,
kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler, terk edilme, reddedilme, özür
durumunu kabullenememe, ümitsizlik, intihar etme, yalnızlık, sevgisizlik
gibi olumsuz duygulardan kurtarılmasına ve depresyon ve stres gibi
durumların yaşanmasının önlenmesine yönelik kişisel veya grup çalışması
yöntemiyle verilecek hizmetler olarak sıralanmıştır.
23.Sosyal hizmet uzmanları özel gereksinimli bireylerle nasıl
çalışır?

(a) özel gereksinimli birey ve ailesiyle yapılan bireysel çalışmalar, (b)
özel gereksinimli gruplar ve aileleriyle yürütülen kolektif çalışmalar, (c)
toplumsal bilinçlenmeyi sağlamak amacıyla özel gereksinimli bireyler ve
ailelerin katılımının sağlandığı toplumsal boyuttaki çalışmalardır.
ÜNİTE 2
YETERSİZLİK TÜRLERİ -I
1. Otizm nedir? Açıklayınız.

Belirtileri kimi zaman çocukluk şizofrenisi gibi bazı ruh hastalıklarıyla
karıştırılabiliyor olmasına rağmen otizm spektrum bozukluğu bir ruh
hastalığı değildir; gelişimsel bir yetersizlik türüdür.
Otizm spektrum bozukluğu beş ayrı alt kategoride ele alınmaktadır:
• Otizm ya da otistik bozukluk
• Asperger sendromu
7
• A-tipik otizm
• Çocukluk dezentegratif bozukluğu
• Rett sendromu
Otizm ya da Otistik Bozukluk
1. Sosyal etkileşimle ilişkili sorunlar
a. Göz kontağı kurma, jest ve mimikleri uygun biçimde kullanma, beden
pozisyonunu ya da kişiler arası fiziksel mesafeyi gerektiği biçimde
düzenleme gibi davranışlarda sıra dışılık ya da yetersizlik göstermek.
b. Yaşa uygun akran ilişkileri geliştirememek, arkadaş edinmekte ve
akranlarla etkileşim
kurmakta güçlük çekmek, grup ortamında gerçekleştirilen etkinliklere
katılmakta zorlanmak.
c. İlgileri, başarıları ya da eğlenceyi diğerleriyle paylaşma isteği
göstermemek.
d. Sosyal ve duygusal davranışlarda yetersizlik göstermek, üzüntü,
sevinç, kızgınlık gibi duygusal tepkileri fark etmemek.
2. İletişimle ilişkili sorunlar:
a. Sözel dil gelişiminde gerilik ya da konuşmanın hiç olmaması.
b. İletişimi başlatma ve sürdürme konusunda yetersizlik.
c. Sıra dışı ve yinelenen konuşmak.
d. Gelişimsel düzeye uygun oyun davranışları sergilememek. Oyunlara ilgi
göstermemek,
3. Sınırlı / yinelenen ilgi ve davranışlar:
a. Normal dışı görünebilecek düzeyde sınırlı alanda, yoğun ve sıra dışı
ilgilere sahip olmak
b. İşlevsel olmayan düzen ve rutinlere aşırı bağlılık.
c. Yinelenen ve/veya kendi uyarıcı davranışlar.
d. Nesnelere ilişkin sıra dışı ilgi ve takıntılar.
8
Asperger Sendromu
Asperger sendromu tanısı alan çocuklar otizm kategorisinde yer alan
bireylerin gösterdiği sosyal
etkileşim sorunları ile birlikte sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışları
gösterirler. Ancak, asperger sendromu tanısı almış çocuklar otizm tanısı
almış çocuklardan farklı olarak dil gelişiminde gerilik göstermezler.
Ayrıca, asperger sendromu tanısı almış çocukların çok önemli bir bölümü
ortalama ya da ortalamanın üzerinde zekâ gelişimi gösterirler.
Çocukluk Dezentegratif Bozukluğu
Çocukluk dezentegratif bozukluğunun en belirgin özelliği en az iki yaşına
kadar devam eden normal gelişim sürecinin ardından bireyin farklı
gelişimsel alanlarda gerileme göstermesidir. Çocuğun gerileme gösterdiği
alanlar ifade edici dil ya da alıcı dil becerileri, sosyal beceriler ve diğer
uyumsal davranışlar, bağırsak ya da mesane kontrolü, oyun becerileri ya
da motor becerilerle ilişkili olabileceği gibi genellikle bu alanların tümünde
gerileme görülür. En çok erkeklerde görülür.
Rett Sendromu
Rett sendromu neredeyse kızlarda görülen; genellikle çocukların 5-30
aylık dönemi içinde ortaya çıkan ve giderek ilerleyen bir gelişimsel
yetersizlik türüdür. Bebeğin başındaki büyümenin yavaşladığı; ellerini
amaca uygun biçimde kullanan çocuğun ellerini kullanmakta güçlük
çektiği; elleri birbirine vurmak, sürtmek gibi kendini uyarıcı davranışlar
sergilemeye başladığı; yürüme ve dengeyle ilgili güçlükler yaşadığı
gözlenebilir. Kısaca, rett sendromu dil ve iletişim becerileri ile
zihinsel gelişim de dâhil olmak üzere birçok gelişimsel alanda
gerileme ve yetersizlikle sonuçlanır
.
Soluk alıp vermede sıra dışılık ve
diş gıcırdatmadır da diğer belirtilerdendir.
A-tipik Otizm
Bu bireyler otizmin bazı belirtilerini göstermelerine rağmen bazı
belirtilerini göstermeyebilirler. Örneğin, otistik bozukluk belirtileri üç
yaşından sonra ortaya çıkmış olabilir ya da birey otizmin belirtileri olan
sosyal etkileşimle ve iletişimle ilişkili sorunlar ya da sınırlı/yinelenen ilgi
ve davranışlar gibi alanlarda beklenenden farklı düzey ve yoğunlukta
yetersizlik gösteriyor olabilir.
25. Otizmli bireylerde görülen özellikler nelerdir?
9
Dil ve İletişim Güçlükleri
Becerilerde Yetersizlik
Bilişsel Beceriler
Duyusal Uyaranlara Gösterilen Sıra Dışı Tepkiler
Sınırlı/Yinelenen İlgi ve Davranışlar
26. Türkiyede Zihinsel yetersizlik gösteren bireylere yönelik
çalışmalar ne şekilde olmuştur?

1950‟li yıllarda iki özel eğitim sınıfını başka özel eğitim sınıfları ve özel
eğitim okulları izlemiş; 1994 yılında SSK ve Emekli Sandığı gibi sosyal
güvenlik kuruluşları aracılığıyla zihinsel yetersizlik gösteren bireylere
eğitim hizmeti sağlayan özel kurumların sayısında çok ciddi bir artış söz
konu olmuştur.
27. Uyumsal davranışlardaki sınırlılıklar nelerdir?
Bilişsel Beceriler: Dil becerileri, okuma-yazma becerileri, para becerileri,
zaman ve sayı kavramları, kendini yönetme becerileri.
Sosyal Beceriler: Kişiler arası beceriler, sorumluluk, özgüven, sosyal
sorunları çözme yeteneği,
kurallara ve yasalara uyma, kendini koruma gibi beceriler.
Pratik Uyumsal Beceriler: Öz bakım becerileri, günlük yasam becerileri, is
becerileri, sağlık ve
güvenlikle ilişkili beceriler, seyahat edebilme becerileri, telefon kullanma
gibi beceriler.
28.Zihinsel yetersizlik gösteren bireyler kaç grupta toplanır,
açıklayınız?

Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile
kavramsal, sosyal ve pratik
uyum becerilerinde hafif düzeydeki yetersizliği nedeniyle özel eğitim ile
destek eğitim hizmetlerine sınırlı düzeyde ihtiyaç duyan bireyi,
Orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile
kavramsal, sosyal ve pratik
10
uyum becerilerindeki sınırlılık nedeniyle temel akademik, günlük yaşam
ve iş becerilerinin
kazanılmasında özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine yoğun şekilde
ihtiyaç duyan bireyi,
Ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile
kavramsal, sosyal ve pratik
uyum becerilerindeki eksiklikleri nedeniyle öz bakım becerilerinin öğretimi
de dâhil olmak
üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve yoğun özel
eğitim ve destek eğitim
hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Bireyin zihinsel
yetersizliği yanında başka yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım,
günlük yaşam ve temel akademik becerileri kazanamaması nedeniyle
yaşam boyu bakım ve gözetime ihtiyacı olan bireyi ifade eder.
28. Zihinsel işlev nedir?
Zihinsel işlevler öğrenme, mantık yürütme ve problem çözme, bilgiye
dikkati yöneltme, bilgiyi
genelleyebilme, hızlı düşünebilme gibi genel zihinsel yeterliklere ilişkin
kapasiteyi ifade etmektedir
29. Zihinsel yetersizlik gösteren bireylerin zihinsel işlevler
konusunda yaşadıkları sorunlar nelerdir?

Dikkat, Bellek,Genelleme ve Kalıcılık, Güdülenmedir.
30. Zihinsel yetersizlik gösteren bireyler Uyumsal Davranışlardaki
Sınırlılıkları nelerdir?

Öz Bakım ve Günlük Yaşam Becerileri: Bulaşık yıkama, telefonla
konuşma, fatura ödeme gibi günlük yaşam becerilerini öğretmek için
sistematik öğretim sunmak gerekebilmektedir.
Sosyal Gelişim: Sosyal sorunlar yaşamayla ilgili gelişim sınırlamalarıdır.
31. Zihinsel yetersizliğe neden olan doğum sonrası ve diğer
etmenler nelerdir?

11
Boğmaca, suçiçeği, kızamık, menenjit gibi hastalıklar, kurşun, cıva ve
diğer çevresel toksinlerin neden olduğu zehirlenmeler zihinsel yetersizliğe
neden olabilir. Yoksulluk ve Kültürel Yoksunluk: Yoksulluk içinde büyüyen
çocuklar yetersiz beslenme, çocukluk hastalıkları, sağlığa zararlı çevresel
koşullar, yetersiz sağlık hizmetleri gibi zihinsel yetersizlik riskini
artırabilecek özellikte faktörler açısından daha fazla dezavantajlıdır.
32. Zihinsel yetersizliği olan bireylerin eğitim şekillerini yazınız?
Genel Eğitim Sınıfı (Normal Gelişim Gösteren Akranların Devam Ettiği
Sınıf):
Kaynak Oda: Bireyin normal gelişim gösteren akranları arasından ayrıldığı
yönetsel düzenlemelerin en az sınırlayıcı olanıdır.
Özel Eğitim Sınıfı: Özel gereksinimli öğrencilerin devam ettiği; ancak,
genel eğitim okulları
bünyesinde bulunan ayrı sınıflardır. Özel eğitim sınıfları genellikle normal
gelişim gösteren bireyler için hazırlanmış olan müfredata uyum
sağlamakta güçlük çeken bireyler için oluşturulmaktadır.
Özel Eğitim Okulu: Özel eğitim okulları zihinsel yetersizlik gösteren
bireylerin normal gelişim
gösteren akranlarından ayrıldığı eğitim ortamlarıdır.
Evde Sürdürülen Eğitim: Kaza, kronik hastalık ya da ileri düzey sağlık
sorunları gibi nedenlerle okula devam edemeyen öğrenciler için sağlanan
özel eğitim hizmetleridir. Türkiye‟de yaygın bir uygulama şekli değildir.
33. Sık yetersizlik ne demektir?
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu‟nda (SHÇEK) yetersizliği
olan bireyler “doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza
sonucu bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli
derecelerde kaybetmesi nedeni ile normal yaşamın gereklerine uyamama
durumu olup; koruma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek
hizmetlere ihtiyacı olan kişi” olarak tanımlanmıştır.
Kısa Kısa Kısa Kısa……..
1.
1950‟li yıllarda uzmanlar arasında otizmin nedenlerine ilişkin yaygın
biçimde kabul edilen
görüş Otizme soğuk ve ilgisiz anneler neden olmaktadır
12
3. Neredeyse yalnızca kızlarda görülen otizm spektrum bozukluğu Rett
sendromudur.
4. Otizm spektrum bozukluğu arasında kalıtsal nedenlerle güçlü bir ilişki
olduğu düşünülmektedir?
5. Otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş bireylere sunulan erken,
yoğun davranışsal eğitimin olumlu sonuçlar doğurabileceği ifade
edilmektedir. Yoğun eğitimle Haftada 20 saat ile 40 saat arası eğitim
amaçlanır.
6. Standartlaştırılmış zekâ testlerini Zihinsel işlevleri değerlendirmek için
amaçlardan kullanmak
uygun olur?
7. Bir bireye zihinsel yetersizlik tanısı koyulabilmesi için yetersizliğin 18
yaşından önce ortaya çıkması gerekmektedir?
8. Zihinsel yetersizlik tanısı alan bireylerin içinde sayısı en fazla olan grup
hafif derecede zihinsel yetersizlik gösterenlerdir.
9. Uyumsal davranışlara ilişkin değerlendirme yapmanın temel amacı
bireyin gündelik yaşantısı sırasında işlevde bulunmak için öğrendiği ve
kullandığı çeşitli becerilere ilişkin performans düzeyini değerlendirmektir.
10. Zihinsel yetersizlik gösteren bireyin normal gelişim gösteren akranları
arasından ayrıldığı yönetsel düzenlemelerin en az sınırlayıcı olanı Özel
eğitim sınıfıdır.
Not… Zihinsel yetersizlik, down sendromu, epilepsi, işitme yetersizliği,
görme yetersizliği, hiper aktivite ve dikkat bozukluğu ve başka bazı
sorunlar otizm spektrum bozukluğuyla birlikte görülebilir.
Not Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği‟ne (MEB,
2009) göre özel eğitim değerlendirme kurulunda şu kişiler bulunur:
Rehberlik ve Araştırma Merkezi müdürünün görevlendireceği müdür
yardımcısı ya da bölüm başkanı başkanlığında;
a. Özel eğitim hizmetleri bölüm başkanı,
b. Psikolojik ölçme araçlarını kullanabilen bir
rehber öğretmen,
c. Görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf
13
Öğretmenlerinden bir öğretmen,
d. Bulunması hâlinde gezerek özel eğitim
görevi yapan bir öğretmen,
e. Bireyin velisi,
f. Varsa, bir çocuk gelişimi ve eğitimcisinden
oluşur.
ÜNİTE-3
YETERSİZLİK TÜRLERİ II
34. Görme yetersizliğinin nedenleri nelerdir?

Görme yetersizliğinin nedenleri yapısal yetersizlik (doğum öncesinde
meydana gelebileceği gibi
doğumdan sonraki yaşlarda da oluşabilir), katarakt, kırılma hataları
(miyop, hipermetrop, astigmat) ve kortikal görme yetersizliğidir
(beyindeki görme merkezinin çalışmamasından dolayı beyne iletilen
uyaranların istenilen şekilde algılanmamasıyla oluşur)
35. Görme rahatsızlığına ilişkin belirtileri nelerdir?
• Gözlerini sıklıkla ovuşturma ve kaşıma
• Gözlerde sulanma ve kızarma
• Işıktan rahatsız olma
• Sık sık göz kırpma
• Çevredeki nesneleri fark edememe
• Çevredeki nesnelere çarpma
• Çevredeki nesnelerin hareketini takip edememe
14
• Renkleri ayırt edememe
• Odaklanmada sorun yaşama vb
Belirtiler fark edildiğinde, bireyin bir göz doktoruna başvurarak
değerlendirmeden geçmesi sağlanmalıdır.
36. Görme yetersizliğinde olan kişilerin özellikleri nelerdir?
Motor özellikler
ve Sosyal özellikler olmak üzere iki grupta toplanır.
Motor özellikler: İleri derecede görme yetersizliği ya da tam körlük,
bireylerde sıklıkla motor
gelişmede gerilik olmasına neden olmaktadır.
Sosyal özellikler: Görme yetersizliği olan öğrenciler sosyal beceriler
açısından da akranlarından
geride olabilirler.
37. Görme yetersizliğine yönelik eğitimler nelerdir?
Görmeyen bir çocuğa “araba”nın adını öğretebilmek için kabartma
resimlerden yararlanılabilir.
Görme yetersizliği olan bireylerin eğitimlerinde kullanılan Braille
alfabesi
bu bireylerin eğitim öğretim yaşantılarını oldukça kolaylaştıran
bir sistemdir. Braille alfabesi, kendisi de görme yetersizliğine sahip Louis
Braille tarafından 1825‟te altı noktadan oluşturulmuş bir yazı sistemidir.
Yatılı görme engelliler okulu: Görme yetisini tamamen kaybetmiş yani kör
olan öğrencilerin yerleştirildiği okullardır. Diğer ilköğretim okullarında
izlenen programa paralel amaçları olan bu programda, diğer programa ek
olarak “beden eğitimi ve bağımsız hareket” ve “modelaj iş” dersleri yer
almaktadır. Bu okullarda derslerde görme yetersizliği olan öğrencilerin
öğrenmelerini kolaylaştıracak şekilde dokunma ve işitme duyularını işe
katarak kullanılan öğretim teknikleriyle öğretim yapılmaktadır.
Özel sınıflar: İlköğretim okulları içerisinde yalnızca az gören öğrenciler
için açılmış olan özel
sınıflardır..
Kaynaştırma eğitimi: Görme yetersizliği olan öğrencinin ilköğretim
okullarında yaşıtlarıyla birlikte
15
eğitim almasına kaynaştırma eğitimi denilmektedir. Kaynaştırma
eğitiminden hem tamamen görmeyen hem de az gören öğrenciler
yararlanmaktadır.
38. İşitme yetersizliğinin ülkemizde yaygınlığı ne orandadır?
İşitme yetersizliği de tıpkı görme yetersizliği gibi sık rastlanan bir
yetersizlik türü değildir. Dünya Sağlık Örgütü‟ne göre işitme yetersizliği
olan bireylerin genel nüfustaki oranı %0,6‟dır.
39. İşitme engelinin Nedenleri nelerdir.
Kalıtsal, çevresel kazanılmış yani sonradan olan nedenlerdir.
40. İşitme yetersizliğinin gösterdiği belirtiler nelerdir?.
• Çevresine karşı ilgili görünmeme
• Konuşulduğunda tepki göstermeme
• Annesinin sesini tanımama/ayırt edememe
• Doğrudan iletişim girişimlerine tepki vermeme
• Çok yüksek ya da çok yavaş sesle konuşma
• Söylenilenlerin tekrar edilmesini isteme
• Sözel istekleri anlayamama
• Konuşan kişinin dudaklarına dikkatlice bakma
• Sınırlı sözcük dağarcığına sahip olma
• Derse ve tartışmalara katılmama
• Dil gelişiminde gecikme
• Arkasından seslenildiğinde cevap vermeme
41. İşitme yetersizliği tespit edildiğinde nasıl bir yol izlenir?
Bireyin en kısa sürede bir kulak-burun-boğaz doktoruna giderek tıbbi
değerlendirmeden geçmesi sağlanmalıdır. Kulak-burun-boğaz uzmanı
duruma göre işitme cihazı kullanılması ya da Koklear İmplant (Cochlear
Implant) yapılması önerisinde bulunabilir.
16
42. İşitme yetersizliği olan bireylerde görülen özellikler nelerdir?
a) Konuşma ve dil gelişimi, İşitme cihazlarının sesi iletmedeki etkililiği
bilinmekle birlikte, işitme yetersizliği olan bireylerin konuşma seslerini
çıkarmada sahip olabilecekleri sorunlar nedeniyle tüm sesleri
çıkaramayabilirler. Bu nedenle de konuşmaları karşılarındaki kişiler
tarafından çok anlaşılmayabilir. Ses kalitelerinde ve tonlamalarında da
sorunlar görülebilir
b) Akademik özellikleri, Erken tanılama, erken cihazlanma, bireyin kendi
bireysel özellikleri, ailesinin özellikleri, öğretmeninin ve sınıftaki
arkadaşlarının özellikleri bu faktörlerin başlıcalarıdır. Bu faktörlerin doğru
desteklenmesi durumunda işitme yetersizliği olan öğrencilerin akademik
başarılarında iyileşmeler görülmektedir.
c) Sosyal ve duygusal özellikler, Sosyal olmak genellikle dil becerilerinin
kullanımıyla gerçekleşmektedir. İşitme yetersizliği olan bireylerin
sosyalleşmesi bu nedenle diğer akranlarından daha geri düzeyde
görülmektedir.
43.İşitme yetersizliğine ilişkin eğitimler ne şekildedir?
En çok yatılı özel eğitim okullarından eğitim aldıkları görülmektedir.
İşitme Engelliler Meslek Liseleri de işitme yetersizliği olan bireylerin
eğitim aldıkları ortamlardır. Ayrıca görme yetersizliği olan bireylerde
olduğu gibi, işitme yetersizliği olan bireylerde de kaynaştırma eğitimi bir
seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.
44. Ortopedik yetersizliğin nedenleri nelerdir?
Doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olmak üzere üç grupta
toplanabilecek nedenlerden dolayı ortaya çıktıkları görülmektedir
45.Ortopedik yetersizlik ve süreğen hastalık ( devamlı hastalık)
türleri nelerdir, kısaca açıkla?
SerebralPalsi:
İstemli hareketlerde ve vücut duruşunda yaşanan
bozukluklar olarak tanımlanabilir. Beyindeki lezyon ya da beynin
büyümesindeki anormallikten kaynaklanan bulaşıcı ya da ilerleyici
olmayan bir bozukluktur. Motor bozuklukların yanı sıra zihinsel gerilik,
işitme, görme, konuşma, algılama ve davranış bozuklukları ile birlikte
görülebilir. En sık görülen türü spastik tiptir.
Spina Bifida: Bebeğin bel ya da sırtında omurilik ve omurilik sıvısının bir
kese şeklinde dışarıya doğru fıtık oluşturması şeklinde görülür ve bireyin
bacaklarında tek ya da çift taraflı değişen derecelerde felce neden olur
17
Kas Hastalıkları: En sık karşılaşılan çeşidi olan Duchenne Musküler
Distrofi‟dir (DMD) ve yalnızca erkeklerde görülür. DMD‟si olan bireyler 12
yaşına geldiklerinde artık yürüyemez olurlar. Günümüzdeki tıbbi olanaklar
ile orta yaşlara kadar yaşatılabilen hastaların en sık ölüm nedeni
zatürredir
Omurilik Yaralanmaları: Omurilikte meydana gelen lezyon sonucu
oluşan bir sağlık problemi
türüdür. Kazalar, düşme, yaralanma, dalma gibi travmatik nedenler
sonucu meydana gelir.
Epilepsi: “Beyinde elektrik fırtınasına benzer anormal ve düzensiz
deşarjlara yol açan, nöbetlerle
kendini gösteren nörolojik bir bozukluk” olarak tanımlanmaktadır (Uysal,
2011, ss.275).
Şeker Hastalığı: Tip I ve Tip II olarak gruplandırılabilecek şeker
hastalığında pankreasın çok az ya da hiç insülin üretmemesi ya da
üretilen insülini doğru kullanamamasından kaynaklanan bir hastalıktır
Astım: Kalıtımsal bir hastalık olan astım, hava yollarında kronik
iltihaplanma ile seyreder ve
hastalarda hırıltılı solunum, öksürük, nefes darlığı ve ataklar görülür.
Çocukluk Çağı Romatizması (Juvenil romatoid artrit-JRA): Eklemlerde
iltihapların meydana
gelmesine neden olan bir hastalıktır. Kızlarda erkeklere oranla 4-5 kat
daha fazla görülmektedir.
AIDS (Kazanılmış yetersiz bağışıklık sistemi sendromu): HIV (İnsan
bağışıklık yetmezlik virüsü) adı verilen bir virüs yoluyla bulaşan bir viral
enfeksiyondur.
Kanser: Vücutta kontrol edilemeyen anormal hücre yapılması şeklinde
tanımlanabilecek kanser,
eskiden öldürücü bir hastalıkken günümüzde özellikle çocukluk çağında
iyileşebilen bir hastalık olarak bilinmektedir.
46. Dil ve konuşma bozuklukları nedenleri nelerdir?
Organik bozukluklar ve işlevsel bozukluklar olmak üzere iki grupta
toplanır. Organik bozukluklar bireyin sinir-kas mekanizmasındaki
18
tanımlanabilir bir soruna bağlı olan bozukluklardır, örnek olarak serebral
palsili ya da dudak damak yarıklığı İşlevsel bozukluklar ise, ne organik ne
de sinir sistemine bağlı olarak tanımlanan bozukluklardır, örnek olarak
kekemelik ve ses kaybı verilebilir.
47. İşlevsel bozukluklarda ne tür davranışlar gözlenir?
• Sorulara uygun cevap verememe, bir konudan başka konuya atlama,
• Sözlü olarak sunulan bilgiyi kullanamama, sözcük kullanımında sınırlılık,
• Sözlü yönergeleri takip edememe, konuşurken cümleleri tekrarlama,
• Nitelik, sıralama, karşılaştırma bildiren kavramları anlamada zorlanma
• Karmaşık cümleleri anlamada zorlanma, karşıdakine yeterli bilgiyi
aktaramama…
48. Akıcılık nedir, hangi yaşlarda sorunlar daha sık görülür?
Akıcılık
ise, bir bireyin konuşmasındaki yapıyı ve hızı içinde barındırır.
Aileler sıklıkla yaşları 2-5
arasındaki çocuklarında akıcılıkla ilgili problemler fark ederler. Ancak bu
problemler çoğunlukla
çocuklar beş yaşına geldiklerinde yok olmaya başlar. Okul yaşlarında
sıklıkla karşılaşılan bir akıcılık problemi olan kekemelik kız çocuklarına
oranla erkek çocuklarında daha sık karşılaşılan bir sorundur
49.Yetişkinliğe Geçişte sık rastlanan dil ve konuşma bozuklukları
nelerdir? Açıklayınız?

En sık karşılaşılan dil ve konuşma bozukluğu afazi, kognitif iletişim
bozukluğu ve yutma bozukluğudur. Afazi, inme, tümör hasarına bağlı
olarak meydana gelen kişinin konuşma, algılama, okuma-yazma
yeteneklerinin bozulmasıdır. Kognitif iletişim bozukluğu, demans,
beyin hasarı ve kafa travması gibi nörolojik bozukluklar nedeniyle kişinin
hafıza, problem çözme ve dikkat becerilerinin günlük sosyal
etkileşimlerini bozmasıdır. Yutma bozukluğu ise, yutma
işlevi sırasında yiyeceğin ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme,
engelleme, yiyeceğin geniz boşluğuna ya da nefes borusuna kaçmasıdır.
Kekemelik de yetişkinlerde ani korkular, kazalar gibi nedenlerle ortaya
çıkabilen bir konuşma bozukluğudur.
19
50. Duygusal ve davranışsal bozukluğunun nedenleri nelerdir,
açıklayınız?
Biyolojik faktörler
: Biyolojik faktörler yani çocuğun doğuştan getirdiği
bazı özellikler duygusal ve davranışsal bozukluklara sahip olmasında etkili
olmaktadır.
Aile ile ilgili faktörler: Ailelerinin çocuklarına olan ılımlı, anlayışlı ve
olumlu yaklaşımları çocukların genel özelliklerini olumlu yönde etkilediği
bilinmektedir.
Okul ile ilgili faktörler: Çocukların günün büyük bir bölümünü okulda
öğretmenleri ve arkadaşları ile birlikte geçirdikleri düşünülürse, okulun
çocuğun gelişimindeki önemi ortaya çıkacaktır..
51. Duygusal ve davranışsal bozukluğu olan bireylerin özellikleri
nelerdir?

• Bakımını sağlayan kişiye sağlıklı bağlanma gerçekleştiremeyen,
• Genellikle düşük sosyo-ekonomik geliri ancak yüksek stres düzeyi olan
ailelerden gelen,
• Yakın çevresinde okula ve başarıya önem verilmeyen,
• Başkalarını rahatsız edici ve karşı gelen davranışları sıklıkla sergileyen,
• Saldırganlık, kural tanımama davranışları gösteren,
• İçe kapanıklık, depresyon, kaygı davranışları sergileyen,
• %50‟sinden fazlasında öğrenme güçlüğü görülen,
• Akranlarından daha düşük düzeyde sosyal becerilere sahip olan,
akademik başarısı düşük
seyreden öğrencilerdir.
52. Duygusal ve davranışsal bozukluğu olan bireylere yapılan
müdahale yöntemleri nelerdir?

Birincil müdahale, belirtilerin ilk görüldüğü erken yaşlardaki çocuklara
uygulanan tamamen önleme çalışmalarıdır.
İkincil müdahale, duygusal ve davranışsal bozukluk olan çocuklarda
bozukluğun daha da ilerlemesini engellemek üzere yapılan düzeltme
çalışmalarıdır.
20
Üçüncül müdahale ise, duygusal ve davranışsal bozukluğun iyice
yerleşmiş olan çocuk ve gençlerde bozukluğun belirtilerinin kontrol altına
alınması üzerine yapılan çalışmalardır
53. Duygusal ve davranışsal bozukluğu olan bireylerin çevresinde
olan ailesi, öğretmenleri ve akranlarına şu öneriler sunulabilir:

• Bireyin çevresinde olumlu bir atmosfer oluşturma,
• Bireyin sosyal ve akademik yeterliliğini destekleme,
• Olumlu davranışları için somut pekiştireçler (ödüller) kullanma,
• Bireyin olumsuz davranışlarını görmezden gelme ve yönlendirme,
• Bireye planlı olarak sosyal beceri öğretimi yapma (Heward, 2009;
Özdemir, 2011).
54. Öğrenme güçlüğü nedenleri nelerdir?
Organik nedenler
beynin ölçüsündeki ve işleyişindeki farklılıklarla
kendini göstermektedir. Genetik nedenlerin öğrenme güçlüğünde kesin
bir neden olduğu henüz tam olarak kanıtlanmamıştır. çevresel nedenler
de öğrenme güçlüğü üzerinde etkili olabilmektedir. Özellikle de nitelikli
olmayan eğitimin öğrenme güçlüğünü tetiklediği bilinmektedir. Bir diğer
neden olarak belirtilen biyokimyasal bozukluklar ise boyalı
yiyeceklere, tatlandırıcılara olan alerjileri ve vitamin eksikliklerini
içermektedir.
55. Üstün zekalı ve üstün yetenekli bireylerin özellikleri nelerdir?
• Sonu gelmeyen sorular sorma,
•Çok gelişmiş bellekleri sayesinde ne zaman ne olduğunu en ince
ayrıntısına kadar anımsayabilme,
• Akranlarına göre erken öğrenme,
• Gelişim alanlarında eşzamanlı olmayan gelişimler,
• Hızlı ve derinlemesine öğrenme,
• Farkındalık düzeyleri ve gözlem becerilerinde üstünlük,
• Problemleri farklı yollar kullanarak çözme,
• Farklı fikirlere sahip olma,
21
• Olayları farklı bakış açılarından yorumlama,
• Bir durum karşısında çok sayıda görüş üretme,
• Yeni durumlara olumlu yaklaşma,
• Akranlarına liderlik etme,
• Birçok konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olma.
56. Üstün zekalı bireylere uygulanan eğitimler nelerdir?
Ayrı eğitim
: Özel okul ve özel sınıf olarak uygulanabilen ayrı eğitim
uygulaması, üstün zekâlı ve
üstün yetenekli çocukların kendi gibi olan arkadaşları ile birlikte eğitim
almalarına olanak sağlayan okullardan (fen lisesi, Anadolu güzel sanatlar
lisesi gibi) ya da sınıflardan (büyük okullarda sadece bu tür öğrencilerin
eğitim alabilmesi için açılan sınıflar) oluşmaktadır.
Zenginleştirme: Bu uygulamada üstün zekalı ve üstün yetenekli
çocuklar akranlarıyla aynı sınıflara devam etmektedirler. Bu sınıflar içinde
öğrencilerin bireysel özelliklerine ve gereksinimlerine uygun olarak
programlarında zenginleştirmeler yapılmaktadır
57. Yetersizliği olan bireylere ilişkin sosyal hizmetler nelerdir?
Aile danışmanlığı ve eğitim hizmetleri: Bu hizmetler ev merkezli olarak
yürütülmek üzere planlanmıştır, bireyin evinde ailesiyle bir aradayken
sunulur
Mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri: Mesleki eğitim ve
rehabilitasyon hizmetleri iş atölyelerinde verilmektedir. Yetersizliği olan
yetişkin bireylere hizmet veren bu atölyeler temel bilgi ve beceri
kazandırarak bireylerin bir iş edinebilmelerine ve bağımsız
yaşayabilmelerine yardımcı olmaktadırlar. Atölyelerde galoş yapımı,
ahşap işleri, oyuncak imalatı, santral operatörlüğü, çiçekçilik,makrome,
anahtarcılık, mum imalatı, kumaş boyama, dokuma gibi mesleki eğitim
programları uygulanmaktadır
Sosyal rehabilitasyon hizmetleri: Yetersizliği olan bireylerin sosyal
yaşama katılımını artırmak
amacıyla düzenlenen sanatsal ve sportif etkinliklerdir .
Bakım ve rehabilitasyon hizmetleri: SHÇEK bünyesinde 2009 yılı
verilerine göre çeşitli illerde bakım gerektiren yetersizliği olan bireylere
22
yatılı ve gündüzlü hizmet veren 71 bakım ve rehabilitasyon merkezi
bulunduğu ifade edilmiştir.
58. Merkezlerde sağlanması planlanan diğer programlar; nelerdir
kısaca ezberleyelim.( Planlandığı için sorulmaz ama ya çıkarsa )
(a) Bağımsız hareket programları, (b) Bağımsız yaşama geçiş
programları, (c) bireylere iş becerisi kazandırma programı, (d) sosyal
etkinlikleri içeren rehabilitasyon amaçlı sosyal etkinlik programlarıdır.
59. Sosyal hizmet uzmanlarının müdahale yöntemleri nelerdir?
Sosyal Kişisel Çalışma ve Sosyal Grup Çalışması,
Kısa kısa kısa kısa kısa …
***
MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği‟nde (2009) “yaşına uygun
olmayan
sosyal ve kültürel normlardan farklı duygusal tepki ve davranışlar
göstermesi nedeniyle özel
eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan birey” olarak tanımlanan
yetersizlik, Duygusal ve davranışsal bozukluktur.
*** Sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma
süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma,
okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel
işlemleri yapma güçlüğü nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetine
ihtiyacı olan birey” olarak tanımlanan yetersizlik türü öğrenme
güçlüğüdür.
***
MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği‟nde (2009) “sürekli ya da
uzun süreli bakım ve tedavi gerektiren hastalığı nedeniyle özel eğitim ve
destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyler” olarak tanımlanan
yetersizlik ,Süreğen hastalığı olan bireylerdir.
***
Öğrenme güçlüğü olan bireyler sonu gelmeyen sorular sorma
yeteneğine sahip olmazlar.

*** İşitme duyusunu çeşitli cihazlar yardımıyla en üst düzeyde kullanarak
konuşulanları ve diğer
sesleri anlayan ve kendisi de aldığı eğitime bağlı olarak konuşabilen
bireyler Hafif derecede işitme yetersizliği olan bireylerdir.
23
*** Dil ve konuşma güçlüğünün okul yaşındaki çocuklar arasında
görülme sıklığı %5 dir.
*** Duygusal ve davranışsal bozuklukların okul yaşındaki çocuklar
arasında görülme sıklığı %3-%7 dir.
ÜNİTE 4
ÖZEL GEREKSİNİMLİ AİLELER
60. Anne babaların eğitim sürecine katılımları neden önemlidir?

a. En önemli bilgi kaynaklarıdır,
b. Çocuklar farklı gelişim alanlarındaki becerileri daha hızlı kazanırlar,
c. Anne babalar çocuklarına okulda öğrendiklerini, ev ve diğer ortamlara
aktarmaları konusunda yardımcı olurlar,
d. Anne babalar, çocuklarının farklı gelişim alanlarındaki gereksinimlerini
(örneğin, oyun,
beslenme, barınma, bakım, sevgi) karşılamada önemli pekiştireç
kaynaklarıdır,
e.Anne babalar kültürel değerlerini, inançlarını ve geleneklerini
çocuklarına aktaran ve çocuklarının sosyalleşmesini kolaylaştıran ya da
sağlayan kişilerdir.
61. Bronfenbrenner’in Ekolojik modeli kaça ayrılır, açıklayınız?
Mikro sistem
, aile üyelerinin özelliklerini temel almaktadır. Ailenin
büyüklüğü ve kültürel yapısı,
anne babanın kişilik özellikleri, eşlerin birbirlerine ne ölçüde yakın ve
destek oldukları, ruhsal ve fiziksel sağlıkları, ailenin sosyo-ekonomik
düzeyi ve iş durumu gibi tüm bu değişkenler aile dinamiklerinin
işleyişinde önemli rol oynamaktadır.
Mezosistem ise, ailenin içinde yaşadığı toplumu temel almaktadır.
Ailenin, etkileşimde bulunduğu akrabalar, komşular, çocuğunun eğitimiyle
ilgili personel kısacası içinde yaşadığı yakın çevresi önemlidir.
24
Ekosistem, bireyin yaşadığı toplumun sağlık, eğitim ve bakım hizmetleri,
kişiye sağladığı sosyal güvence ve iş olanaklarını kapsamaktadır.
Makro sistem ise, ailenin içinde yaşadığı toplumun genel tutum ve
inançlarını, ülkenin kalkınmışlık düzeyini, ekonomik refahını, yasalarını ve
politikalarını içermektedir.
62. Aile tepkileri içerisinde yer alan aşama modeli nelerdir,
açıklayınız.
Birinci evre
, şok, reddetme, acı çekme ve depresyon aşamalarından
İkinci evre, suçluluk, kızgınlık ve utanç
üçüncü evre ise pazarlık etme, kabul ve uyum aşamalarından
oluşmaktadır. Bu süreçte
anne babalara verilecek psiko-sosyal destek önemlidir. Anne babanın
psikolojik destek alması için bir psikiyatrist ya da psikoloğa, sosyal destek
alması için sosyal hizmet uzmanına yönlendirilmesi gerekebilir.
Birinci Aşama: Şok-Reddetme-Acı Çekme ve Depresyon
Şok: Ağlama, tepkisiz kalma ve kendini çaresiz hissetme…
Reddetme: Engeli yokmuş gibi davranır, kabul etmez, evi terkeder,
kuruma vermeyi düşünebilir...
Acı Çekme ve Depresyon: Hayal kırıklığına uğrarlar. Ancak acı çekme,
gerçeğin kabul edilmesini kolaylaştıran bir duygu olarak görülmektedir.
Depresyon ise; genellikle acı çekme süreci sonunda ortaya çıkmaktadır.
Anne babalar yüklendikleri sorumluluklar karşısında hiç bir şeye
güçlerinin yetmeyeceği inancıyla depresyona girmektedirler.
İkinci Aşama: Suçluluk-Kızgınlık-Utanma
Suçluluk:
Anne babalar, özel gereksinimli bir çocuğa sahip olma nedenini
hamilelik döneminde kendilerinden kaynaklanan nedenlere (düzensiz
beslenme, sigara, alkol kullanma ve doktor
kontrollerine gitmeme gibi) bağlayabilirler.
Kızgınlık: Suçluluk duygusunun hemen ardından anne babalar, özel
gereksinimli çocuklarının
25
doğumuyla “Neden ben? sorusunu sorar ve öfkesini kendileri dışındaki
kişilere yönlendirirler. Bu kişiler,çocuklarına tanı koyan doktor ya da
erken müdahale hizmeti sunan bir uzman olabilir.
Utanma: Aile çocuklarındaki yetersizlik ya da kusuru kendi kusurlarıymış
gibi yorumlayabilirler. Bu nedenle özel gereksinimli çocuk, anne
babalarının öz saygılarını tehdit edebilir, hatta; anne babanın çocuğun
davranışlarından duyduğu utanç, çocuğuyla evden çıkamayacak kadar
yoğun olabilir
Üçüncü Aşama: Pazarlık Etme-Kabul ve Uyum
Pazarlık etme: Bu dönemde aile, çocuğunun yetersizliğini ortadan
kaldırmanın yollarını arar. Aile için önemli olan çocuğun normal hale
gelmesi olduğundan bu konuda herkesle anlaşmaya girebilir. Bu kişi tıp
doktoru, uzman, sihirli güçleri olduğu sanılan biri, hatta Tanrı olabilir.
Kabul ve Uyum: Son aşama olan kabul aşamasına erişebilen anne babalar
çocuklarını olduğu gibi kabul etmeye, çocuğu ailenin bir üyesi olarak
benimsemeye hazırdırlar. Bu dönemde aileler, çocuklarının
gereksinimlerini karşılamaya ve yaşam biçimlerini çocuklarına göre
düzenlemeye başlarlar. Ancak, önceki olumsuz duyguları hiçbir zaman
tamamıyla ortadan kalkmaz.
63. Özel gereksinimli çocuğa sahip ailenin temel gereksinimleri
nelerdir?

· Bilgi-eğitim gereksinimi,
· Duygusal destek gereksinimi,
· Bakım gereksinimi,
· Maddi gereksinimi,
· Aile işlevlerine ilişkin gereksinimler
· Toplumsallaşma gereksinimidir.
64.Uzmanlarda dinleme becerileri nelerdir,açıklayınız?
Dinleme becerileri pasif ve aktif dinleme olarak ikiye ayrılır. Pasif
dinleme
, uzmanın karşısındaki kişiyle göz kontağı kurması, ailenin
özelliklerine ilişkin not alması, zaman zaman baş sallayarak görüş birliğini
ifade etmesi, gülümsemesi, etkileşimi sürdüren nitelikte yanıtlar vermesi
gibi sözel olmayan davranışları içerir. Aktif dinleme, iyi bir yardım
ilişkisinin temelini oluşturur. Anne babanın söylediklerini yorumlama,
değerlendirme, gerektikçe sorular sorma ve yanıt verme gibi
etkili sözel iletişim davranışlarını içerir. Sözel iletişim becerileri de yapılan
çalışmayı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir.
26
65. Aile Görüşmeleri Sırasında Uzmanların Dikkat Etmeleri
Önerilen Noktalar nelerdir?

· Uzman anne babanın sözünü kesmeden dinlemelidir.
· Uzman tartışmacı, eleştirel ve kendini savunan bir tavır
sergilememelidir.
· Uzman aileye yapamayacağı bir konuda söz vermemelidir.
· Anne babalar, öfkelendiğinde öğretmen sakinliğini korumalı ve
uygun bir şekilde konuşmaya devam etmelidir.
· Anne babalar öfkeliyken gerçek duygularını yansıtmayan sözler ya
da cümleler kullanabilirler. Bu nedenle ailenin ifade ettikleri
arasından not alınan anahtar ifadeler aile sakinleştiğinde, aileyle
paylaşılmalı ve böylece ailenin gerçek duyguları konusunda emin
olunmalıdır.
· Uzman, anne babanın kaygılarını gidermek için uygun zamanlarda
bireysel görüşmeler planlamalı ve gereksinim duyulan konularda
gerekli bilgi sağlamak üzere çaba göstereceğini söylemelidir.
Kısa kısa kısa kısa …
*** Özel gereksinimli bireyin çalıştığı işyerinde ergonomik düzenlemelerin
yapılması Toplumsallaşma gereksinimine örnektir.
*** Yüz ifadeleri, uygun göz kontağı kurma, not alma” Pasif dinleme
türüne örnektir.
*** Aile katılımını etkileyen etmenler ailenin olumsuz deneyimleri,
sisteme karşı anne babaların uygun olmayan davranışlar sergilemesi,
ulaşım ve zamandan dolayı kaynaklanan engeller de
yer alır.
*** Erken çocukluk döneminde aileye sağlanan hizmetler nelerdir?
Sağlık kurumlarının listelenmesi, Aile eğitim programlarının tanıtılması,
kayıt tutma alışkanlıklarının kazandırılması, ailenin çocuğunu kabulünde
destek sunma
*** Sosyal hizmet uzmanı çocuğu Okul Çağı döneminden itibaren özel
gereksinimli çocukların akranlarını eğitimin programına almalıdır?
*** Ergenlik ve yetişkinlik döneminde aileye sağlanan hizmetlerden biri
de “Toplum temelli beceri öğretimi konusunda bilgilendirme” dir.
 
Beğeniler: sewo