Vize Medeni Hukuk 1 Dersi 4. Ünite Özeti

6 Eki 2018
246
45
18
#1
Hısımlık, Yerleşim Yeri, Kişilik Hakkı ve Korunması 4. ÜNİTE
HISIMLIK

Doğal, evlenme, evlat edinme gibi durumlarda ortaya çıkan, gerçek kişiler bakımından söz konusu olan ve insanlar arasındaki yakınlık bağıdır. 3 türe ayrılır: Kan hısımlığı, kayın hısımlığı ve evlat edinmeyle doğan hısımlık.
A-Kan Hısımlığı (Soy Hısımlığı)
Bir kimse ile onun kendilerine kan bağıyla bağlı bulunduğu kişiler arasındaki hısımlıktır. Örnek, kişinin öz ana babası, kardeşi, amcası, dayısı, halası, teyzesi, dedesi, ninesi, torunları gibi… Kan hısımlığının derecesi hısımların doğum sayılarına bağlıdır. Kan hısımlığı 2 gruba ayrılır:
a)Üstsoy alt soy hısımlığı
Biri diğerinden gelen yani üreyen kişiler arasındaki hısımlıktır. Düz hat hısımlığı da denilir. Anne ve baba tarafından sınırsız bir hısımlıktır. Bir kişinin düz hattan yukarısı üst soydur: anne, baba, dede, nine… Düz hattan aşağısı alt soydur: kızı, oğlu, torunu gibi…
b)Yansoy hısımlığı
Ortak soydan, kökten gelen hısımlıktır. Örnek, bir kimse ile amcası, halası, teyzesi, dayısı ile kuzenleri (amca, teyze, hala ve dayı çocukları) arasındaki hısımlık yan soy hısımlığıdır.
Yan soy hısımlığı 2 gruba ayrılır:
1- Tam kan yansoy hısımlığı
Aynı ortak kökten gelen hısımlardır. Örnek, anne ve babaları bir olan kardeşler.
2- Yarım kan yansoy hısımlığı
Bir tek kökün ortak olduğu hısımlıktır. Örnek, annesi bir babası farklı olan kardeşler gibi…
B-Kayın Hısımlığı
Evlenme dolayısıyla meydana gelen hısımlıktır. Örnek, eşin anne, babası, kardeşleri, kuzenleri gibi…

Kayın hısımlığının önemli sonuçları:
*Boşanma olsa dahi sona ermez devam eder.
*Eski eşin yeni doğan kan hısımları ile eski eş arasında kan hısımlığı olamaz.
*Her iki eşin kan hısımları arasında hiçbir hısımlık olamaz. Örnek benim kuzenim ile eşimin kardeşi arasında ya da benim kardeşim ile eşimin kardeşi arasında gibi. Eğer kan hısımlığı yoksa eşler arasında.
C-Evlat Edinmeyle Doğan Hısımlık
Evlat edinerek meydana gelen hısımlıktır. Evlatlık ilişkisi bittiği anda bu hısımlık ortadan kalkar. Bu hısımlık evlat edinen kişi ile evlatlık arasında olur. Evlat edinen kişinin hısımları ile evlatlığın hısımları arasında hiçbir hısımlık bağı olamaz. Evlatlık ve onun alt soyu evlat edinenin mirasçısıdır. Evlatlığın soyu ve alt soyu ile evlat edinenin alt soyu ve eşi ile evlenme yasağı vardır.
YERLEŞİM YERİ
Bir kimsenin oturduğu, iş ve aile ilişkilerinin olduğu yerlerdir. Birçok davada yerleşim yeri mahkemeleri aktif olduğundan hukukta yerleşim yerinin önemli bir yeri vardır. Bu yüzden herkesin yerleşim yerinin olması şarttır. 3 gruba ayrılı yerleşim yeri: iradi, itibari, yasal.

A-İradi yerleşim yeri
Kişinin fiilen oturduğu ve sürekli kalma niyetinin olduğu yerlere denir. Kişi sürekli kalma niyetiyle bir yerde kalmıyorsa o yere konut (mesken) denilir.
B-İtibari yerleşim yeri
Kişinin şimdiye kadarki yerleşim yeri, meskeni ya da yeni yerleşim yeri edince kadar kaldığı yerleşim yeridir.
C-Yasal yerleşim yeri
Bazı kimseler için (velayet altındaki küçük çocuk veya vesayet altındaki kişiler) kanunun kabul ettiği yerlerdir. Velayet altındaki küçük çocuğun yasal yerleşim yeri anne ve babasının yeridir.
Yerleşim Yerine Hâkim Olan İlkeler
2 temel ilke hakimdir:

1-Yerleşim Yerinin Tekliği İlkesi
Herkesin ancak bir tane yerleşim yeri olabilir. Aynı anda birden fazla yerleşim yeri olamaz. İstisnası ticari ve sınai kuruluşlardır.
2-Yerleşim Yerinin Zorunluluğu İlkesi
Herkes bir yerleşim yerine sahip olmak zorunda. Bir yerleşim yeri yoksa kanuna göre oturduğu yer yerleşim yeri sayılır.
KİŞİLİK HAKKI VE KİŞİLİĞİN KORUNMASI
*Dar anlamda kişilik hakkı, haklara ve borçlara sahip olabilmeyi yani hak ehliyetini ifade eder ki, bu da “kişi” terimiyle aynı anlama gelir.
*Geniş anlamda kişilik hakkı ise, hak ehliyetinin yanında, fiil ehliyetini, kişisel durumları ve kişilik haklarını da içine alan, son derece geniş kapsamı olan bir kavramdır.
*Kişi haklarına haklar topluluğu da denir.
*Bir kimsenin maddi (bedensel), manevi ve iktisadi bütünlüğü ve varlıkları üzerindeki mutlak haklarıdır.
*Kişilik hakları kişiye “kişi” olması sebebiyle tanınmış haklardır.
*Kişinin hayatı, sağlığı, beden tamlığı, onuru, itibarı, özel hayatı, sırları, resmi ve ismi gibi tüm değerleri üzerindeki hakların tamamını kapsamına alır.


Yukarıda anlatılanlara göre kişilik hakları 3 gruba ayrılır:
a)Fiziki haklar
Yaşama ve sağlık hakkı, beden tamlığı, hareket özgürlüğü.
b)Manevi haklar
Kişinin sahip olduğu manevi değerler ile ruhi ve hissi alanı.
c)Sosyal haklar
Şeref ve onur, ekonomik özgürlüğe sahip olup, ekonomik hayata katılabilmek, isim üzerindeki haklar
Kişiliğin Korunması
kişinin kendisine karşı (içe karşı) korunması ve kişiliğin dışa karşı korunması şeklinde ikiye ayırarak incelemek mümkündür.

1-Kişiliğin İçe (kendisine) Karşı Korunması
Kişinin hak ehliyetinden vazgeçemeyeceği anlamına gelir. Ben evlenmeyeceğim, taşınmaz mal sahibi olmayacağım gibi vaatlerde bulunamaz. Kişi özgürlüğünden tamamen vazgeçemez. Ancak kanuna uygun şekilde belli ölçüde sınırlayabilir. Örnek, ölünceye kadar hiçbir şey satın almayacağım demek özgürlükten vazgeçmek demek ve böylesi bir şeyi kimse vaat edemez.

2- Kişiliğin Dışa Karşı Korunması
*Kişilik haklarını başkalarından gelebilecek olan hukuka aykırı saldırılara ve kişilik değerlerinin ihlaline karşı koruma altına almak anlamına gelir. Bir kimse kişilik haklarına yapılan saldırıya kendisi izin vermişse, yani zarar görenin rızası söz konusu ise, yapılan müdahale hukuka uygundur. Yani bu gibi durumlarda, kişilik varlıklarına verilen zararlardan dolayı kişinin korunmayı isteme hakkı yoktur.
* Üstün nitelikteki bir özel yararın olması durumunda da yapılan saldırı hukuka uygun sayılmaktadır.
* Son olarak kanunun verdiği yetkinin kullanılması durumunda da kişilik haklarına yapılan saldırılar hukuka aykırılık oluşturmaz.

Meşru savunmada kişinin kendi hakkını korumak amacıyla kuvvet kullanması, ıztırar halinde ise bir kimsenin kendisinin veya üçüncü bir kişinin kişilik değerlerini korumak amacıyla başka bir kişinin malvarlığına zarar vermesi söz konusudur.




Kişiliğin dışa karşı korunması için şu davalar açılır: Saldırıya son verilmesi davası, önleme davası, tespit davası, tazminat davası ve vekâletsiz iş görme davasıdır.
a)Saldırıya Son Verilmesi (Durdurma) Davası
Saldırının durdurulmasını mahkemeden istemektir.
b)Önleme Davası
henüz gerçekleşmemiş olmakla birlikte, bir takım belirtilerden yakın bir zamanda gerçekleşmesi mümkün görülen bir haksız saldırı tehlikesine karşı açılan ve daha gerçekleşmeden bu saldırıyı önlemeyi amaçlayan davadır.
c)Tespit davası
Tespit davası açmak için saldırı bitmiş olacak ve etkisi halen devam edecek. Saldırı anında veya henüz gerçekleşmemişken tespit davası açılamaz.
d)Tazminat Davası
Haksız saldırı neticesinde, kişinin maddi ve manevi zarar görmesi halinde açtığı davadır. Bu davayı açmak için şunlar olmak zorundadır: fiil, fiilin kişilik haklarını ihlal etmesi, zarar, kusur ve uygun illiyet bağının olması gerekir.
e)Vekaletsiz İş Görme Davası
Bir kişinin bir işinin o kişiden vekâlet almadan başka bir kişi tarafından görülmesi demektir.
AD VE ADIN KORUNMASI
Ad Kavramı

Ad, bir kimseyi hemcinslerinden ayırmaya yarayan, onu belirleyen bir tanıtım aracıdır. Devredilemez. Kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Ad öz ad ve soyadından meydana gelir.
1-Öz AdAynı aileye mensup olan kişileri birbirinden ayırmaya yarayan bir kelimedir. Anne ve baba çocuğa verir. Doğum sonrası verilir.

Takma Ad (Müstear Ad)
Bir kimsenin belli bir işi yaparken gerçek ismini gizlemek amacıyla kullandığı addır. Koruma altındadır.
Lâkap
Bir kimseye başkaları tarafından takılan isimdir.
Ticaret Unvanı
Bir taciri diğer tacirlerden ayırmaya yarar. Tacir unvan almak zorundadır.
İşletme Adı
Ticari işletmeyi tanıtmaya ve diğer işletmelerden ayırt etmeye yarayan addır.



2-Soyad
*Soydan soya geçen bir kelimedir. Her kişinin bir soyadının bulunması zorunludur. Kişi doğum sonrası kendiliğinden kazanır (soyadı kanunu sayesinde)
*Evlilik sonucu doğan çocuk aile soyadını, evlilik dışı doğan çocuk annenin soyadını alır. Evlenen kadın kocanın soyadını alacağı gibi, kocanın soyadının önüne kendi soyadını da koyabilir. Yasal hakkıdır.
*Evlat edinen çocuksa evlat edinenin soyadını alır. Yetişkin ise ergin ise kendisine kalmış. Adın Korunması
Adı koruyan dava 4 tanedir. Tespit davası, saldırıya son verilmesi davası, önleme davası ve tazminat davasıdır.
************************************************** ***************************
 
Beğeniler: Ppinnar ve Ylzkn