Vize İdare Hukuku Özeti - 2. Ünite

6 Eki 2018
246
36
18
#1
KAMU GÖREVLİLERİ KAVRAMI
İdarenin insan unsuruna kamu görevlileri denir. Kamu görevlilerine “kamu personeli” de denmektedir. Kamu görevlileri, kamu tüzel kişilerinin çeşitli birimlerinde kamu hukukuna göre çalıştırılan görevlilerdir. Kamu hizmeti gören herkes kamu görevlisi değildir.
Geniş anlamda kamu görevlileri, kamu kesiminde çalışan herkesi kapsamaktadır. Örneğin, devlet başkanı, cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclisi üyeleri, ihtiyar meclisi üyeleri, muhtarlar, hakimler, subaylar, doktorlar, öğretmenler, hizmetliler geniş anlamda kamu görevlileridir.
Dar anlamda kamu görevlileri kavramı ise devletin siyasal yapısını oluşturan görevliler dışında kalan ve kamu hukuku rejimine tabi, aslî ve sürekli görevleri yürüten gerçek kişileri kapsamaktadır. Bunlar; hakimler, subaylar, doktorlar, öğretmenler, hizmetliler gibi çeşitli hukuki statülerde bulunan sivil ve asker tüm kamu görevlileridir.

KAMU GÖREVLİLERİNİN ÇEŞİTLİ AÇILARDAN SINIŞANDIRILMASI
Göreve Alınmaları Yönünden
2 ye ayrılır. Kendi istekleriyle göreve alınanlar ve zorla göreve alınanlar. (“yükümlüler” ya da “ödevliler” grubunu oluştururlar.) Örnek belirli yaşa gelince yasal mazareti olmayıp askere gidenler.

Ücret Yönünden
2 ye ayrılır: ücretli ve ücretsizler.
Bazı görevliler yaptıkları iş ve harcadıkları emek karşılığı belirli bir ücret ödenir. Bu ücret ödenenlere “ücretliler” denmektedir. Memurlar ve sözleşmeliler bu gruba girerler. Ücretsizler ise, yükümlülük ve gönüllülük esasına göre çalışırlar.

Süre Yönünden
2 ye ayrılırlar. Sürekliler ve süreliler (geçiciler).
Sürekli görevli, kamu görevlisinin kendisinden kaynaklanmayan bir neden olmadığı sürece, yaş sınırından emekli oluncaya veya ölünceye kadar kamu hizmeti yürütmesine denir.
Süreli görevliler, üstlendikleri kamu hizmetini yasaların öngördüğü süre içinde yaparlar. Yasaların öngördüğü süreler bitince, bunların görevleri de biter. Örneğin seçimle işbaşına gelen belediye başkanları geçici kamu görevlileri kategorisine girmektedirler.

Aslî ve Yardımcı Olmaları Yönünden
Aslî kamu görevlileri, kamu hizmetinin ayrılmaz parçasıdırlar. Aslî kamu hizmetlerini memurlar ve diğer kamu görevlileri yürütmektedir. Yardımcı kamu görevlileri ise kamu hizmetlerinin kesintisiz ve düzgün görülmesini sağlamak için, kamu hizmetinin görüldüğü yerin bakımı, onarımı, temizliği gibi işlerde, idare adına kişisel bir faaliyette bulunan kimselerdir.

Uygulanan Hukuk Dalları Yönünden
2 türlüdür. İdare hukuku uygulananlar ve özel hukuk uygulananlar.
Bir kamu görevlisine hangi hukuk kuralının (idare mi özel mi) uygulanacağı yasayla, yasa da açıklık yoksa idareye hangisi uygulanırsa görevliye de o uygulanır.




Devlet Memurları Kanunu Yönünden
Devlet memurları kanunu yönünden görevliler 4 e ayrılırlar: memurlar, sözleşmeliler, geçici görevliler ve işçilerdir. 657 sayılı kanunun uygulandığı kurumlarda bu 4 tipten aşka görevli yoktur.

Memurlar
Kamu görevlilerinin ağırlık noktasını memurlar oluşturmaktadır.

Sözleşmeli Personel
Özel bir meslek bilgisine ve uzmanlığa gerek gösteren, geçici işlerde ve zorunlu durumlara özgü olmak üzere kullanılan kamu personelidir.

Geçici Görevliler
Geçici görevliler, bir yıldan az süreli ve mevsimlik hizmetlere alınan, hizmet yönetmeliği esaslarına göre sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan personeldir.

İşçiler
Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü gibi kamu kurum ve kuruluşları çok sayıda işçi çalıştırmaktadırlar. İşçilerle idare arasındaki ilişkiler, özel hukuk(işçi hukuku)’na göre düzenlenir.

Anayasa Yönünden
Anayasa kamu görevlilerini, “memurlar ve “diğer kamu görevlileri” olarak iki gruba ayırmıştır.

Genel İdare Esasları: Kamu yetkisi, kamu kudreti kullanarak hizmet görmektir.

DEVLET MEMURLUĞU
Memurun Çeşitli Tanımları

Anayasaya Göre Memur
Anayasanın 128. maddesi, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” hükmünü taşımaktadır.

Devlet Memurları Kanununa Göre Memur (657 Sayılı Kanun)
Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde görevli, genel idare esaslarına göre yürütülen aslî ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen asli sürekli görevli memurdur.

Ceza Hukukuna Göre Memur (5237 Sayılı Kanun)
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 13. maddesine göre ise memur, bir askeri görevi yapmakla görevli olan kişidir. Ceza hukukunda memurluk veya kamu görevliliği, üç açıdan önem taşır: İlk olarak memurluk veya kamu görevliliği genel olarak, cezalar açısından ağırlaştırıcı bir etkendir. İkinci olarak bazı suçlar sadece memurlar veya kamu görevlileri tarafından işlenebilir. Üçüncü olarak, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması da kural olarak özel usullere tabidir.

MEMUR İLE İDARE ARASINDAKİ İLİŞKİ
Bu ilişki yasalarca belirlenir. Bu ilişki durumu, genel, soyut ve kişilik dışı hukuk kurallarıyla belirlenmektedir. Bu ilişkiye memurda idare de uymakla mükelleftir. Memurluk durumuna ilişkin özel anlaşmalar, sözleşmeler ve özel düzenlemeler yapılamaz.

MEMUR-İŞÇİ AYRIMI
Aslî ve Sürekli Hizmetler
İdarenin asli ve sürekli hizmetleri işçi tarafından gördürülemez ancak ve ancak memur ile diğer kamu görevlileri tarafından gördürülür. İşçi tarafından görülmeme sebebi, asli sürekli hizmetlerin bir kadroya tabi olması ve memurların, kamu görevlilerin kadrolu olmasıdır.

Yardımcı Hizmetler
Hizmetli dediğimiz (eski hukukta) odacı, bekçiler gibi görevliler yardımcı hizmetlerdir. Ayrıca yardımcı hizmetler kapsamında ki işler illaki bunlar tarafından yürütülecek diye bir şey yok memurlar da görebilirler(ihtiyaç halinde). Örneğin, şoförlük, evrak dağıtımı gibi…

İşçiler Tarafından Görülen Hizmetler
657 sayılı Kanun, açıkça bazı hizmetleri kendi kapsamı dışında bırakmıştır. Bu tür hizmetler; iş hukuku açısından işçi olarak kabul edilen personel tarafından yürütülmektedir ve özel hukuk hükümlerine tabidir.

GENEL MEMURLUK-İSTİSNAİ MEMURLUK AYIRIMI
Genel Memurluk
İstisnai memurlukların dışında kalan tüm memurluklar, genel memurluktur. Görev nitelik açısından özel değildir.

İstisnai Memurluk
Görev ve nitelik açısından özellik gösteren ve bu nedenle atanmalarında, yükseltilmelerinde ve diğer hak ve yükümlülüklerinde özel hükümlere tabi tutulan memurluk kadrolarındaki görevlilerdir. Genel memurluklara göre daha az güvencelidir.

İstisnai memurluğun ilkeleri,
*İstisnai memur olacak kişide genel memur olma özelliği aranır.(ancak, 657 atama kanunu, sınavlar, kademe ilerlemesi, derece yükselmesi hükümleri uygulanmaz.)
*İstisnai memurluklara atananlar, atandıkları kadronun derece aylığını alırlar ve bu görevler için öngörülen ek göstergelerden faydalanırlar.
*İstisnai memurluklara atananların bulundukları kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atamalarında herhangi bir kazanılmış hak sayılmaz.
Örnek istisnai memurluklar: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Türkiye Büyük Millet Meclisinin memurlukları, Başbakan Baş müşavirliği, valilikler, büyükelçilikler, Milli İstihbarat Teşkilatı memurlukları

MEMURLUK MESLEĞİ
Memurluğun bir meslek olarak kabul edilmesi için, memurları n tarafsız olması ve memurların siyasal partilere girmesinin yasaklanması gibi bazı şartların sağlanması gerekir.

Memurluk Mesleğinin Düzenlenmesi
Anayasaya göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, ödev ve yetkileri, hak ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Kadro:
Kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak üzere memurun atandığı belirli yetki, hak, ödev ve sorumlulukla donatılmış görev yeri olarak tanımlanmaktadır. Kadrosuz memur çalıştırılamaz.

Kadro genellikle iki yoldan saptanır: Birinci yol yasa çıkarmaktır. İkinci yol ise idarî karar almaktır. Bütçesi TBMM tarafından kabul edilen idarî kurum ve kuruluşların kadroları yasa ile belirlenir. Bütçeleri idarî organlar tarafından kabul edilen idarî birimlerin kadroları ise norm kadro esaslarına göre idarî kararla belirlenmektedir.

Norm Kadro:
Kuruluşun belirlenen amacına ulaşabilmesi için ihtiyaç duyulan personel sayısının nitelikleri itibariyle belirlenmesi, personelin temin edilmesi, muhafazası ve geliştirilmesini içeren bir süreçtir.

Memurluk mesleğine ilişkin idarî düzenlemeyi, Devlet Personel Başkanlığı yapacaktır. Devlet Personel Başkanlığı Başbakanlığa bağlıdır.

Memurluk Mesleğinin Temel İlkeleri
657 ye göre temel ilkeleri şunlardır: Sınıflandırma ilkesi, kariyer ilkesi ve liyakat ilkesi.

Sınıflandırma İlkesi
Devlet memurlarını görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve görevlere göre kümelere(sınıflara) ayırmaktır. 657 ye göre memurların görevleri şu sınıflara ayrılmıştır:
Genel idare hizmetleri sınıfı: Devlet Memurları Kanununun uygulandığı kurumlarda yönetim, yürütme, büro ve benzeri hizmetleri görenler ve başka sınıfa girmeyenlerdir.
Teknik hizmetler sınıfı: Mühendis, kimyager ve benzeri teknik ve meslek unvanına sahip meslekî ve teknik elemanların oluşturduğu sınıftır.
Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı: Sağlık hizmetlerinde meslekî eğitim görerek yetişenlerle bunlara yardımcı olanlar, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfını oluşturur.
Eğitim ve öğretim sınıfı: Öğretmenler oluşturmaktadır.
Avukatlık hizmeti sınıfı: Barolara yazılı ve kurumlarını yargı yerlerinde temsil yetkisi olan avukatlar tarafından oluşturulmaktadır.
Din hizmetleri sınıfı: Özel kanunlarına göre dini eğitim görmüş ve dini hizmet yapanlar, din hizmetleri sınıfını oluşturmaktadırlar.
Emniyet hizmetleri sınıfı: Özel kanunlarına göre çarşı ve mahalle bekçisi, polis, komiser muavini, komiser, baş komiser emniyet müfettişi, polis müfettişi, emniyet Amiri ve emniyet müdürü ve emniyet müdürü sıfatını kazanmış emniyet mensubu memurları kapsar.
Yardımcı hizmetler sınıfı: Her türlü yazı ve dosya dağıtmak, toplamak, iş sahiplerini karşılamak, yol göstermek, hizmet yerlerini temiz tutmak, gibi görevleri yapanlar, yardımcı hizmetler sınıfını kapsamaktadır.
Mülkî idare Amirliği hizmetleri sınıfı: Vali, kaymakam ve maiyet memurlarını kapsamaktadır.
Millî istihbarat hizmetleri sınıfı: MİT kadrolarında çalışan görevliler veya bu teşkilat emrinde çalışanlardan özel kanunlarında gösterilen veya Başbakanlıkça belirlenen görevleri yapanların oluşturduğu sınıftır.

Kariyer İlkesi
Kariyer, memurların yaptıkları hizmetler için gerekli bilgilere ve yetişme koşullarına uygun biçimde, kendi sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanına sahip olmalarını ifade eder.


Liyakat İlkesi
Anayasa Mahkemesi’ne göre liyakat, “...bir göreve layık olmayı, görevin gerektirdiği nitelikleri ve yetenekleri taşımayı ifade eder...”. Liyakat, memurluğa girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi ve görevin sona erdirilmesini yetenek esasına dayandırmak ve böylece memurları güvenceye sahip kılmaktır.

Liyakat denilince akla gelen özellikler:
toplumda ve idarede eşitliğin, hakkaniyetin, açıklığın, dürüstlüğün, çalışkanlığın, yarışma ve hak etmenin, “hukuki yollardan” hakkını arama ve elde edebilmenin, kişilerin siyasal ve diğer sübjektif yargılardan kendilerini arındırarak “kamu yararı” doğrultusunda kamu hizmetlerine alınmalarını ifade eder. Yansızlık, objektiflik ve fırsat eşitliği ilkelerinin güç kazanmasına ve yerleşmesine katkıda bulunma etkisine sahip olmaktır.

Liyakat sisteminin ilkeleri
Toplumun tüm kesimine hitap etme, tüm aday ve memurlara yansız, önyargısız, eşit olma, karakter ve davranış üstünlüğü, kamu yararını gözetme, insan gücünü etkin kullanma, keyfi işlem ve partizancılığa karşı memuru koruma, yasalar çerçevesinde konuşan memuru koruma güvencesi, eş değerli işe eş değer ücret ödeme.

MEMURLUğA GİRİŞ
Memur Olmanın Şartları (genel şartlar)
3 ilkeye göre memur alınır: Serbestlik, eşitlik ve görevin gerektirdiği niteliklerin dışında başka bir nitelik aranmaması. Serbestlik İlkesi: Memur olmanın kişinin isteğine bağlı olması, hiç kimsenin isteği dışında memur olmaya zorlanamamasıdır. Eşitlik İlkesi: Memurluğa girişte, görevin gerektirdiği nitelikler dışında bir ayırım yapılmayarak aynı hukuki durumda olanlara aynı hukuki işlemlerin uygulanmasıdır. Bu 3 ilke genel koşullardır. Şimdi özel koşullara bakalım.

Yurttaşların kamu hizmetlerinin yürütülmesine katılımını sağlayan haklara kamu hakları denir.





Özel şartlar,

*Türk vatandaşı olmak,
*Yaş 18 i doldurmalı,
*İlköğretim mezunu olmak,
*Kamu haklarından kısıtlı bulunmamak,
*Mahkumiyeti olmamak (kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından dolayı hükümlü bulunanlar, devlet memuru olamazlar.),
*Askerlikle ilginin olmaması ya da askerlik çağına gelmemiş olmak,
*Görevini yapmaya engel bir akıl hastalığının olmaması gerekir.

MEMUR İHTİYACININ BELİRLENMESİ VE DUYURULMASI
Memur ihtiyacı 2 şekilde belirlenir: Birincisi, yeni bir kamu hizmeti (kamu tüzel kişiliği) kurulması ya da yürütülmekte olan bir hizmetin genişletilmesi sonucu yeni kadrolara ihtiyaç duyulmasıdır. İkincisi ise; emeklilik, ayrılma, ölüm ve yükselme gibi nedenlerle kadroların boşalmasıdır. İdare boşalan kadrolarını içten ya da dıştan doldurma yollarından birini tercih eder.
Kadroların dıştan doldurulması halinde kamuoyuna duyuru şarttır ama içten doldurmada duyuru şart değildir. (naklen atama yolu)

MEMUR ALIMINDA SINAV YÖNTEMİ
Memur alımında eşitlik ve liyakat ilkelerini gerçekleştiren araç, sınavdır. Sınavlar, yeterlilik ve yarışma sınavı olarak ikiye ayrılır. Sınavı yapma yetkisi, Devlet Personel Başkanlığına aittir. DPB de bu yetkisini ÖSYM ye sınav yaptırarak kullanıyor.

Adaylığa Alınma
İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklar için uygulanan merkezi sınavı kazanarak temel, hazırlayıcı eğitim ve staja tabi tutulmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına atananlara aday memur denir. Adaylık süresi en çok 2, en az 1 yıldır. Adaylık süresince görev yeri değiştirilemez. Adaylık süresi içinde veya sonunda görevine son verilen aday memurlar, Devlet Personel Başkanlığına bildirilirler. Bunlar üç yıl süre ile memurluk için başvuramazlar, başvursalar bile memurluğa alınmazlar. Adaylık süresi sonunda memurlar, yeterlik sınavına ve denemeye tabi tutulurlar.

Atama
Adaylık süresini başarıyla tamamlayan adaylar asil memur olarak atanırlar. Bir kimsenin bir göreve atanması, “atama” denen bir idarî işlemle olur. Aynı yerde göreve başlayanların atama emrinin kendilerine duyurulduğu günü izleyen gün, başka yerdeki göreve atananların ise 15 gün içinde görev yerine hareket etmeleri ve yol süresini izleyen gün işe başlamaları gerekir. Memurlara yollukları verilmeden atama emri bildirilmez. Başka bir yerdeki göreve atanan memurlara işe başlamaları için yasal süreye ek olarak on günlük aylıksız bir süre daha tanınır. Bu süre içinde de zorunlu nedenler olmadan göreve başlamayanlar görevden çekilmiş sayılırlar.

Genel İdare Esasları: Kamu yetkisi, kamu kudreti kullanarak hizmet görmektir.


MEMURLARIN HİZMET İÇİNDE YETİŞTİRİLMESİ
Hizmet İçi Eğitim
Hizmet içi eğitim; hizmetin içinde yapılan, görevliye, hizmetle ilgili bilgileri veren, beceri kazanmasını sağlayan, sistemli bir eğitim veren etkinliktir. Denetim süreci DPB ye aittir.

Hizmet İçi Eğitimin Yürütülmesi
Hizmet içi eğitim iki biçimde verilir: Kurumsal düzeyde eğitim ve kurumlar arası eğitim. Kurumsal düzeyde eğitim, kurumların eğitim birimlerince ya da eğitim merkezlerince yapılmaktadır. Kurumlar kurumsal düzeyde eğitimi Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yardım ve işbirliği ile de sürdürmektedirler. Kurumlar arası hizmet içi eğitimi Türkiye’de yürüten tek kuruluş, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’dür.

MEMURLARIN ÖDEV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Devlet memurlarının ödev ve yükümlülükleri şunlardır: Anayasa, yasa ve devlete bağlılık, kişisel olarak ve kesintisiz hizmet (işbaşında bulunma) borcu, emirlere uyma ve hukuka aykırı emir, tarafsızlık yükümlülüğü, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü, uyumlu giyinme, davranış ve işbirliği yükümlülüğü, görev yerinde oturma yükümlülüğü, resmî belge, araç ve gereçleri geri verme yükümlülüğü.

MEMURLARA KONAN YASAKLAR
Memurlara konan yasaklar şunlardır: Başka görev alma yasağı, toplu eylemlerde bulunma, birlikte çekilme ve grev yasağı, ticaret ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı, hediye ve çıkar sağlama yasağı, siyasal partilere girme yasağı, kitle iletişim araçlarına bilgi veya demeç verme ve gizli bilgileri açıklama yasağı, ayrıldığı kuruma karşı görev alma yasağıdır.

Grev: Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıktığında işçilerin topluca çalışmayarak iş yerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacı ile aralarında anlaşarak ya da bir kuruluşun aynı amaçla çalışmaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarıdır.

MEMURLARA SAĞLANAN HAKLAR
Bu hak ve ayrıcalıkların amacı, memurları diğer bireylerden üstün duruma getirmek değil, memurların görevlerini eksiksiz yerine getirebilecekleri bir ortam sağlamaktır. Bu hakları şöyle sıralamak mümkündür; güvenlik hakkı, hizmet hakkı, dava ve şikayet hakkı, izin hakkı, aylık hakkı, yolluk hakkı, çeşitli sosyal haklar, sendika hakkı ve son olarak dernek kurma veya kurulmuş derneklere üye olma hakkı.

MEMURLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Değerlendirmenin Amacı
Değerlendirme, memurun görevinde başarılı olup olmadığı konusunda bir yargıya varma işlemidir.

MEMUR BİLGİ SİSTEMİ VE ÖZLÜK DOSYASI
Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler bulunur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.
Özlük Dosyası: Memurların başarı derecelerinin ölçülmesi amacıyla, her türlü durumlarının işlendiği dosyadır.

MEMURLARIN ÜCRET REJİMİ VE YÜKSELMELERİ
Devlet Memurları Kanununun Öngördüğü Ücret Rejiminin Özellikleri arasında, memurlara tek ücret ödenmesi, ücretlerin açıklık kazanması, ödenen ücretlerde denklik sağlanması, tüm hizmet sınıflarına aynı gösterge tablosunun uygulanması, ücretlerin değişen katsayıya göre saptanması gibi hususları vardır.

Kademe İlerlemesi(Yatay ilerleme)
Görev ve unvanında değişiklik olmaksızın memurun belirli bir hizmet süresi ve yeteneğini göstermesi halinde aylıkça ilerlemesidir. Kademe ilerlemesinin şartı şudur: Bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması, bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması.

Derece Yükselmesi (“rütbe yükselmesi” veya “dikey yükselme”)
Memurun bulunduğu hiyerarşi içerisinde, bir dereceden üst dereceye ilerlemesidir. Derece yükselmesi şu şartlara bağlıdır: Üst derecede boş bir kadronun bulunması, içinde bulunduğu derecede, bir yılı üçüncü kademede olmak üzere üç yıllık bekleme süresinin dolması, üst derece kadronun verdiği görevin gerektirdiği niteliklere sahip olması.

MEMURLAR HAKKINDA DİSİPLİN SORUŞTURMASI
Disiplin Suç ve Cezalarının Çeşitleri

Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Aylıktan Kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır.
Devlet Memurluğundan Çıkarma: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
Disiplin Cezası: Mevzuatın öngördüğü düzen kurallarına uymama halinde uygulanan ve kamu görevlerinin gereği gibi görülebilmesi için görevliler hakkında uygulanan cezalardır.

Yetkili Makam
Uyarma, kınama veya aylıktan kesme gibi disiplin cezalarını disiplin Amirleri tek başlarına vermektedirler.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesinde disiplin Amiriyle birlikte disiplin kurulu yetkili kılınmıştır.

Disiplin Soruşturmasında Usul
Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda, suçun öğrenilmesinden itibaren altı ay, diğer disiplin suçlarında ise bir ay içinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Suçun işlenmesinden itibaren iki yıl içerisinde de disiplin cezası verilmelidir. Aksi halde disiplin suçu zaman aşımına uğramaktadır.
Savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma yapma süresi 7 günden az olamaz; verilen süre içinde savunma yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. hakkında çıkarma cezası istenen memur soruşturma kağıtlarını inceleme, tanık dinletme, sözlü ve yazılı savunma yapma ya da vekil eliyle yaptırma hakkına sahiptir.

Disiplin Kararlarına Karşı Başvuru Yolları
Hukuk düzenimiz, disiplin cezalarına karşı iki türlü başvuru yolu öngörmüştür: Bunlar, idarî başvuru yolları ve yargısal başvuru yollarıdır. Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idarî başvuru yapılabilir). Süre, ilgiliye tebliğden itibaren 7 gündür. Devlet memurları açısından yargı denetimine tabi olmayan disiplin cezası kalmamıştır.

MEMURLARIN MALÎ SORUMLULUĞU
Memurun kişiye ya da idareye zarar verme ihtimali olduğundan, memurun mali sorumluluğu iki açıdan ele alınır: Bunlar, memurun bireylere karşı malî sorumluluğu ve memurun idareye karşı malî sorumluluğudur.

Memurun Bireylere Karşı Malî Sorumluluğu
Memurlar, görevleriyle ilgisi olmayan kişisel eylem veya işlemleri sonucunda bireylere verdikleri zarardan dolayı, özel hukuk hükümlerine göre sorumludurlar. Dolayısıyla herhangi bir kamusal güvenceden yararlanamazlar.

Kişisel Kusur: Hizmetle ve görevle doğrudan doğruya ya da dolaylı hiçbir ilgisi olmayan, hukukun kamu görevlisi olsun ya da olmasın herkese yüklediği genel ödevlere aykırı eylem ve davranışlardır.

Hizmetten ayrılabilen kusur: Memurların ve diğer kamu görevlilerinin, üstlendikleri kamu hizmetinin gerektirdiği yetkileri kullanırken kin, garez, husumet gibi duygularla hareket etmeleri veya suç işlemeleri durumunda ortaya çıkan kusura, denmektedir.

Memurun İdareye Karşı Malî Sorumluluğu
İdare memura karşı tazminat alacaklarını re’sen icra yetkisini kullanarak tahsil edemez. İdarenin memurdan elde edemediği tazminat isteklerini karşılamak için adliye mahkemelerinde tazminat davası açması gerekmektedir.

MEMURLUK STATÜSÜNDE KISINTI (kısıtlama) YAPAN DURUMLAR
Kısıtlama yapan iki durum vardır: Bunlar, kadro açığı ve görevden uzaklaştırma durumlarıdır.

Kadro Açığı
“Kadro açığı” terimiyle kadrosu kaldırılan fakat memurluk statüsünden henüz çıkarılmamış bulunan memurların durumu anlatılır. Kadrosu kaldırılan memur en geç 6 ay içinde kendi kurumu içinde nitelik ve görevine uygun yere atanır, kurumunda boş yer yoksa DPB tarafından başka kurumdaki kadroya atanır. Bu süreçte memur eski kadrosundaki mali ve sosyal haklardan yararlanmaya devam eder. Görüldüğü gibi, kadro açığı sadece görevde bir kısıntı meydan getirir, hak ve yükümlülüğe muhal vermez.

Görevden Uzaklaştırma
Görevden uzaklaştırma, memurların ceza veya disiplin soruşturması ile karşı karşıya kalmaları durumunda, görevi başında kalmalarında sakınca bulunması hallerinde uygulanan geçici önlemdir.

MEMURLUĞUN SONA ERMESİ
Memurluğu sona erdiren nedenler, Devlet Memurları Kanununda şöyle sıralanmıştır: Çekilme, çekilmiş sayılma, çıkarılma, memur olmanın koşullarında eksiklik, bağdaşmazlık, emeklilik ve ölüm. Bu nedenlerden herhangi biri gerçekleşirse, memurluk sona erer.

KAMU GÖREVLİLERİ HAKKINDA CEZA SORUŞTURMASI
Kamu görevlisi olmak, ceza hukukunda ağırlatıcı bir neden olarak düşünülmektedir. Daha açık ifadeyle, ister kamu görevlisi suç işlesin isterse kamu görevlisi suçun mağduru olsun, kamu görevliliği nedeniyle suç daha ağır bir ceza ile cezalandırılacaktır.
Kamu görevlilerinin suç işlemeleri durumunda, haklarında üç ayrı biçimde ceza soruşturması yapılabilir. Bunlar; genel hükümlere göre yapılan ceza soruşturması, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa göre yapılan ceza soruşturması, son olarak da 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre ceza soruşturmasıdır.

Genel Hükümlere Göre Yapılan Ceza Soruşturması
Kamu görevlilerinin, görevde olmadıkları zamanlarda veya görevleriyle bağlantısız biçimde suç işlemeleri durumlarında, diğer bireylerden herhangi bir farkları yoktur. Bu gibi durumlarda yasa koyucu memurlar için ayrı bir düzenlemeye gitmemiştir.

3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa Göre Yapılan Ceza Soruşturması
Memur bu kapsamda suç işlerse, Cumhuriyet başsavcıları, doğrudan soruşturmaya başlarlar. Bu suçların soruşturulmasında izin sistemi kural olarak benimsenmemiştir. Bu Kanuna göre Cumhuriyet başsavcılıklarının doğrudan soruşturma başlatacakları suçlar şunlardır: Bankalar Kanununda yazılı suçlarla, irtikap, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme suçları veya bu suçlara iştirak etme suçları.

İzin Sistemi:
4483 sayılı Kanun kapsamına giren bir suç işlediği iddia edilen memur veya diğer kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma yapılabilmesi için yetkili idari merciden izin alınması gerekir. Buna “izin sistemi” denir.

4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna Göre Ceza Soruşturması
Bu kapsamda suç işlenirse, ön inceleme, ceza kovuşturmasına izin vermeye yetkili makam tarafından yapılır. Ceza soruşturması, ceza kovuşturmasının açılması (davanın açılması ve yargılama) ve hüküm aşaması adlî yargı yerlerince yapılır.

Ön İnceleme
İnceleme yapacakların, izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesi esastır. Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup 4483 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre işlem yapabilirler. Ön inceleme birden çok kişi tarafından yapılmışsa, farklı görüşler raporda gerekçeleriyle ayrı ayrı belirtilir. Yetkili makam, soruşturma izni konusundaki kararını, suçu öğrenmesinden itibaren ön inceleme de dahil olmak üzere 30 gün içinde verir.
Ceza soruşturması iznine ilgili kamu görevlisi itiraz eder.
Soruşturma izni verilmemesine ise, Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçi itiraz edebilir.

Soruşturma

Kovuşturma (Yargılama)
Ceza soruşturması sonunda davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, adlî yargı içinde yer alan ve genel hükümlere göre yetkili ve görevli olan ceza mahkemesidir. Ancak Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel sekreteri, müsteşarlar ve valiler için yetkili ve görevli mahkeme Yargıtay’ın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için ise il ağır ceza mahkemesidir.

KAMU GÖREVLİLERİNİN EMEKLİLİKLERİ
Emeklilik; “belli bir yaşa gelmiş veya belli bir hizmet süresini doldurmuş bulunan kamu görevlisinin, kamu görevlisi statüsünden çıkarılıp emeklilik statüsüne sokulmasıdır” Emeklilik, hem sosyal güvenlik ilkesinin ve devletin sosyal devlet olmasının bir gereği, hem de idarenin sürekli kamu görevlisi kullanmasının doğal bir sonucudur. Emeklilik kişisel bir haktır. Bundan dolayı da bir başkasına devredilemez. Miras yolu ile de mirasçılarına geçmez. Kamu görevlisinin ölümü üzerine, yasada belirtilen yakınlarına dul ve yetim aylığı bağlanır.
Emeklilik statüsüne girme idari işlemle olur. Kamu görevlisi kendi kurumu tarafından emekli edilir, fakat emeklilik hakları SGK tarafından yapılır.
Emekliliğe ayrılma sebebi 3 tanedir:
Yasanın zorunlu kıldığı durumlarda emeklilik
İdarenin isteği üzerine emeklilik
Kamu görevlisinin isteği üzerine emekliliktir.

Kamu görevlilerinin emeklilerine ve hak sahiplerine sağlanan haklar şunlardır:
1) Yaşlılık aylılığı (emekli aylığı).
2) Malûllük, görev malûllüğü ve harp malullüğü aylıkları.
3) Hak sahiplerine bağlanan aylıklar.
4) Evlenme ve cenaze ödeneği.
5) Emekli ikramiyesi.
6) Toptan ödeme ve ihya.

Malûllük: Bir kimsenin bir dış etki, hastalık veya kaza sonucunda çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesidir.

************************************************** ****************************