Final İcra İflas Hukuku Final Ders Özeti

admin

Administrator
Yönetici
Admin
4 Eyl 2018
401
99
28
#1
İCRA İFLAS HUKUKU NOTLARI- ÜNİTE-5

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Takip = Elinde senet olan alacaklı genel haciz yoluyla da takip yapabilir. Bu yolla takipte bulunabilmesi için ise alacağının mutlaka senede bağlı olması ve senedin kambiyo senedi niteliğinde olması gerekir (Çek, senet (bono) ve poliçe).

Kambiyo senetleri = Çek, senet (bono) ve poliçedir. Bunlar Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir.

Kambiyo yoluyla takip aşamaları = Takip talebi, ödeme emri, takibin kesinleşmesi, haciz, satış, paraların paylaştırılması.

Alacaklı takip talebinde bulunurken; belirttiği kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini takip talebine ekler.

Çeklerde; bankaya ibraz edildiğinde kısmi ödeme yapılmışsa, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi banka tarafından çek hamiline verilir, çek hamili de bu fotokopiyle takip yapabilir.

Alacaklı borçluya ödememe protestosu çekerek takip talebinde bulunacaksa protestonun da takip talebine eklenmesi gerekir.

Kambiyo takibinde icra müdürü verilen senedin kambiyo senedi olup olmadığını, takip hakkının bulunup bulunmadığını inceler. İcra müdürünün bu takdiri aleyhine 5 gün içinde şikayet yoluna başvurulabilir. Vadesi gelmeyen senetle ilgili takipte ise şikayet süresi 7 gündür.

**Takip Talebinde İhtar Kısmında Yer Alan Hususlar**(ÖNEMLİ!)

  • Borçlunun ve takip masraflarını 10 gün içinde ilgili icra dairesi banka hesabına ödemesi gerektiği,
  • Takip dayanağı kambiyo senedi değilse, 5 gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurması gerektiği,
  • Senet altındaki imza bana ait diyorsa 5 gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi, aksi halde imzanın kendisine ait sayılacağı, imzasını haksız yere inkar ederse alacağın %10’u oranında para cezası ve inkar tazminatına mahkum edileceği, icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair karar getirmediği takdirde takibe devam olunacağı,
  • Borçlu; borçlu olmadığını, borcu ödediğini, süre verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, icra dairesinin yetkisiz olduğu yönünde itirazda bulunuyorsa = Sebepleri ile birlikte 5 gün içinde bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmesi ile icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmesi, aksi halde takibe devam olunacağı,
  • İtiraz edilmez ve borç da ödenmezse, 10 gün içinde, itiraz reddedildiği takdirde 3 gün içinde mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı yer alır.

  • Ödeme Emrine İtiraz = Tebliğden itibaren 5 gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine yapılır. Sözlü itiraz geçersizdir.
  • İmzaya İtiraz = Ayrıca ve açıkça 5 gün içinde yapılmalı.

  • Borcu İtiraz = 5 gün içinde sebepleri ile birlikte İcra Mahkemesine yapılır. İcra mahkemesi incelemesini duruşmalı olarak yapar ve tarafları 30 gün içinde duruşmaya çağırır.

  • **Ödeme Emrine Karşı Özel Şikayet **
  • Senedin Kambiyo Senedi Vasfına ve Takip Hakkına İlişkin Şikayet = Borçlu alacaklının kambiyo yoluyla takibe başvurma hakkının olmadığını ileri sürüyorsa 5 gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurur.

  • Vadeye ve Senet Aslının Verilmemesine İlişkin Şikayet = Borçlu 7 gün içinde şikayette bulunabilir.

  • ====KİRALANAN TAŞINMAZLARIN TAHLİYESİ====
  • Kira bedelinin ödenmemesi ve kira süresinin dolması nedenleriyle tahliyeye başvurulur.

  • Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle İlamsız Tahliye = Alacaklı sadece kira bedelinin tahsilini istiyorsa genel haciz yoluyla ilamsız takipte bulunur. Kira bedeli ile birlikte kiracının tahliyesini de istiyorsa; kira bedelinin ödenmemesi sebebine dayanarak ilamsız tahliye yoluna başvurmalı. Bunun için yazılı bir kira sözleşmesi bulunması ve takip talebine eklenmesi şart değil.

  • Borçlu tebliğden itibaren 30 gün içinde ödeme yapmalıdır. Borçlar Kanununa göre ödeme süresi en az 10 gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az 30 gün, hasılat kiralarında ise en az 90 gündür.

  • Borçlu tebliğden itibaren 7 gün içinde İTİRAZ edebilir.
  • Borçlu ödeme emrine itiraz ederse TAKİP DURUR.
  • Alacaklının itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 AY içinde itirazın kaldırılması ve tahliye için icra mahkemesine başvurması gerekir, BAŞVURMAZSA kira alacağından dolayı İLAMSIZ TAHLİYE TAKİBİ YAPILAMAZ.

  • Kira Süresinin Sona Ermesi Sebebiyle İlamsız Tahliye = Bu yolla başvurabilmek için alacaklının elinde YAZILI BİR KİRA SÖZLEŞMESİ veya TAHLİYE TAAHHÜDÜ olması gerekir.

  • Temel Aşamaları; Takip (Tahliye) Talebi, Tahliye Emri(Dikkat! Ödeme Emri değil), Takibin Kesinleşmesi, Tahliye’dir.

  • Kiralayan sözleşme süresi sona erdiğinde yenilemek istemezse süre bitiminden itibaren 1 ay içinde icra dairesine başvuruda bulunup kiracının tahliyesi için takip yapmak ZORUNDADIR. İcra müdürlüğü borçluya tahliye emri gönderir, tahliye emrinde, taraflar dışında Kira sözleşmesinin TARİHİ, Kiracının taşınmazı 15 gün içinde tahliye etmesi gerektiği; sözleşmenin yenilendiği ya da uzatıldığı yönünde itirazı varsa 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi, itirazda bulunmaz ve taşınmazı tahliye etmezse zorla tahliye edileceği yazılır.

  • Borçlu tebliğden itibaren 7 gün içinde tahliye emrine itiraz edebilir. İtiraz yazılı veya sözlü yapılabilir. İtiraz üzerine TAKİP DURUR.
Kiracının sözleşmenin yenilendiğini iddia etmesi durumunda ; Kiraya veren, kiracının dayandığı adi senet altındaki imzayı inkar ederse, icra mahkemesi İMZA İNCELEMESİ YAPAMAZ, İtirazın kaldırılmasına karar verir. Kiracı genel mahkemede dava açabilir.





Tahliye Emrinin Tebliğinden İtibaren 15 gün sonra kiracı taşınmazdan zorla tahliye edilir ve taşınmaz kiraya verene teslim edilir.
İtirazın kaldırılmasına karar verildi


Tahliye Emrine İtiraz edilmedi



Taşınmazda borçlu dışında 3. Bir kişi olması durumunda ; 3. Şahıs İşgalde haklı olduğuna dair resmi bir belge göstermeli, gösteremezse derhal tahliye olur. (Borçlunun kanunda sayılan yakınları, ortakları, borçluya bağlı taşınmazda oturanlar 3. Kişi sayılmazlar. )

3. şahıs resmi belge göstermez fakat kira sözleşmesinin tarihinden önceki bir tarihten önce taşınmazda oturduğunu beyan eder ve icra müdürünce mahallinde yapılan incelemeyle bu beyan doğrulanırsa icra müdürü tahliyeyi erteleyerek durumu 3 gün içinde icra mahkemesine bildirir. İcra mahkemesi tarafları dinler ve duruma göre taraflardan birine 7 gün içinde mahkemede dava açması için karar verir. Dava açmayan taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.

İCRA İFLAS HUKUKU NOTLARI 6. ÜNİTE



İlamlı İcra Takibi

Alacaklının önce mahkemede dava açması ve lehine ilam alması gerekir.

Para ve teminat alacağı dışında alacaklar için (taşınır ve taşınmaz teslimi, bir işin yapılması vb.) önce mahkemede dava açılıp ilam alınması gerekir.

Alacaklı PARA ve TEMİNAT ALACAKLARI için ilamsız takip yapmak İSTEMİYORSA, mahkemeye başvurarak ilam alır ve bu ilam ile takip başlatabilir.



Temel Aşamaları ; Takip talebi, İcra Emrinin Gönderilmesi, Eğer şartları varsa icranın geri bırakılması ve ilamın icrası (para dışındaki alacaklar için ilamın zorla yerine getirilmesi, para alacakları için haciz, satış ve paranın ödenmesi ilamın icrasıdır. )



İlam ve İlam Niteliğindeki Belgeler

1- Mahkeme huzurunda yapılan sulhler (Anlaşmalar),

2- Mahkeme huzurunda yapılan kabuller ve icrai netilekteki feragatler,

3- Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri,

4- İstinaf ve temyiz kefaletnameleri,

5- İcra dairesindeki kefaletnameler,

6-Özel kanunlarla ilam niteliğinde sayılan belgeler (Baroların para cezaları veya giderlerin ödenmesi hakkındaki kararlar, Noterler Birliği Disiplin Kurulunun para cezasına veya giderlere ilişkin kararları. Bazı meslek kuruluşlarının tahsil edecekleri ücretlerle, bazı idari kararlar ve kanunlarda ayrıca bir mahkeme hükmüne gerek olmadan tahsil olunacağı öngörülmüş alacaklar )





Hüküm Kesinleşmeden İlamlı İcraya Konması



Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak İlamlar

*Taşınmaz ve buna ilişkin ayni haklarla ilgili hükümler,

*Aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler, (Nafaka hükümlerinin icrası için kesinleşmesi gerekmez. Bu istisnadır. ÖNEMLİ!! )

*Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi (yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de uygulanmasıdır) hakkındaki kararlar TEMYİZ edilirse, temyiz İCRAYI DURDURUR.

*Tescil ve tescile itiraza ilişkin kararlar,

*Ceza mahkemesi ilamlarının yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası,

*Sayıştay ilamları

*Menfi tespit davasını kazanan ve lehine tazminata hükmedilen borçlu menfi tespit ilamı kesinleşmedikçe taçzminat ve yargılama giderleri için ilamlı icra takibi yapamaz.



İCRANIN DURDURULMASI



Kesinleşmeden icra edilemeyecek ilamlar DIŞINDA bir hüküm için kanun yoluna başvurmak (istinaf ve temyiz) icrayı DURDURMAZ.

Borçlu ilamın icrasını durdurmak istiyorsa TEMİNAT yatırarak Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtaydan icranın durdurulması kararı alması gerekir. Bu durumda izlenecek yol :

1- İstinaf veya temyize başvurarak icranın durdurulmasını talep etmeli (İstinaf = Bölge Adliye Mahkemesine, Temyiz = Yargıtaya)

2- İcranın durdurulması talebinden sonra Yargıtay veya Bölge Adliye mahkemesi icranın durdurulması kararını verinceye kadar icra dairesinden kendisine süre verilmesini istemeli. İcra müdürü ALACAĞIN TAMAMI kadar teminat karşılığında uygun bir süre verir.

3- İlamda belirtilen şey dışında bir teminat gösterecekse ayrıca icra mahkemesinden teminat kabulüne dair karar almalı.

4- İcra müdürlüğünün verdiği süre içinde BAM (Bölge Adliye Mah.) veya Yargıtay icranın durdurulması kararını vermezse yeniden süre verilir. İcranın durdurulması kararı verilirse İcra Dairesi ilamın icrasını kanun yolu incelemesinin sonuna kadar erteler. İnceleme sonucunda başvurunun BAM tarafından esastan reddine karar verilir ya da Yargıtayca hüküm onanırsa durdurma kararı kalkar takibe devam edilir.

** NAFAKA İLAMLARI TEMİNAT KARŞILIĞINDA DAHİ DURDURULAMAZ.



İCRANIN İADESİ



Daha önce icranın durdurulması kararı alınmamış bu sebeple ilamlı icranın devam ettiği sırada BAM, İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırırsa ya da Yargıtay'ca bozma kararı verilmişse, kaldırma ya da bozma kararından sonra mahkemenin bu karara uyması, uyma doğrultusunda yeni bir karar vermesi (yani borçlu lehine davayı kısmen veya tamamen reddetmesi) ve bu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmesi gerekir. (ÖNEMLİ!)



** İlamlı icra yoluyla takipte ilamda belirtilen borç konusu şeyi, borçlunun 7 gün içinde ödemesi, teslim etmesi veya yapması, ilama uyması ya da icranın geri bırakılması kararını İcra Dairesine getirmesi, buna uymazsa ilamın zorla yerine getirileceği ihtar edilir.



İCRANIN GERİ BIRAKILMASI

** İlamlı icra yoluyla takipte ödeme emri mahkeme ilamına dayandığından İTİRAZ EDİLEMEZ.



İcra Emrinin Tebliğinden Önceki Sebeplere Dayanarak İcranın Geri Bırakılması



**Borç icra emrinin tebliğinden önce ve hüküm tarihinden sonra ödenmişse (itfa edilmişse), zamanaşımına uğramış veya ertelenmişse borçlu icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde İcra Mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep eder.



**Borç ödenmişse veya süre verilmişse bunu yetkili mercilerce düzenlenmiş veya onaylanmış ya da icra dairesinde, mahkeme önünde alacaklının ikrar ettiği belgelerle ispatlaması gerekir. Zamanaşımında belgeyle ispata gerek yoktur.



İcra Emrinin Tebliğinden Sonraki Sebeplere Dayanarak İcranın Geri Bırakılması

Burda da İtfa (Ödeme), İmhal (Erteleme, süre verme) veya zamanaşımı sebepleri geçerlidir ancak bunlar ilamlı icra başladıktan sonra oluyorsa buna dayanarak geri bırakma talebinde bulunulabilir.



PARA ALACAĞI DIŞINDAKİ ŞEYLER HAKKINDA İLAMLARIN İCRASI



*TAŞINIR MALLAR bakımından, ilamda belirtilen taşınır borçlunun elinde bulunursa, zorla alınıp alacaklıya verilir, borçlunun elinde bulunmazsa değeri tahsil edilerek alacaklıya ödenir. Değer bakımından ilamda yazılı olan değer esas alınır. İlamda belirli değilse ya da tereddüt varsa icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki değeri esas alınır. Değer belirlenirken, borsa ve ticaret odası bulunan yerlerde buralardan, olmayan yerlerde bilirkişiden sorulur.

*TAŞINMAZLAR (ve Gemi Siciline kayıtlı gemiler) bakımından, alacaklı lehine kadar varsa alacaklının talebine gerek kalmadan mahkeme ilgili sicile bildirir; İCRA DAİRESİNE BAŞVURMAYA GEREK YOKTUR.

*BİR ŞEYİN YAPILMASINA İLİŞKİN İLAMLARDA; borçlu ilamda belirtilen sürede işe başlamaz ya da işi bitirmezse: İş bir başkası tarafından da yapılabiliyorsa alacaklı isterse icra müdürü işin masrafını bilirkişiye takdir ettir, bu masrafı alacaklı öderse iş başkasına yaptırılır masraf borçludan tahsil edilir, alacaklı ödemek istemezse borçlunun malları haczedilip satılarak paraya çevrilir ve iş yaptırılır.

*Yalnız borçlu tarafından yapılabilecek bir iş söz konusu ise; bu durumda alacaklı İİK 343. maddesine (Tazyik hapsi) göre şikayet yoluyla borçlunun cezalandırılmasını talep edebilir veya genel hükümlere göre zararlarının tazmini için borçluyu dava edebilir.

*Bir işin yapılmasına dair ilama, icra emrine rağmen borçlu direniyorsa İİK 343. maddesine göre cezalandırılması talep edilebilir.

*Çocuk teslimi ya da çocukla şahsi ilişki kurulması hakkındaki ilamlar da icra emrine rağmen yerine getirilmediğinde zorla yerine getirilir. (ÖNEMLİİ!!)



REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

Rehinli alacaklar için alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır. Bu yola başvurmadan ilamlı veya ilamsız icra yoluna ya da borçlu iflasa tabi kimselerdense iflas yoluna BAŞVURAMAZ.

Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız Takip

Takip talebini alan icra dairesi, borçluya ve varsa rehinli malın maliki üçüncü kişiye bir ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde takip talebindeki kayıtlarla ödeme süresinin 15 gün olduğu, 7 gün içinde itiraz edilmez ve 15 gün içinde borç ödenmezse rehnin satılacağı, borçlu 7 gün içinde rehin hakkına açıkça itiraz etmezse, artık bu takipte rehin hakkını kabul etmiş sayılacağı, borçlu sadece rehin hakkına itiraz ederse, alacaklının bu takipten vazgeçerek haciz yoluyla takibe devam edeceği bildirilir.



Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamlı Takip

Alacak veya taşınır bir mal üzerindeki rehin hakkı veya her ikii bir ilama veya ilam niteliğindeki bir belgeye bağlanmışsa, taşınır rehni sahibi alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilir.

İcra emrini alan borçlu, 7 gün içinde borcu ödemez ve icranın geri bırakılması kararı da getirmezse alacaklı rehnedilmiş olan taşınır malın satılmasını isteyebilir.

TAŞINMAZ REHNİNİN (İPOTEĞİN) PARAYA ÇEVRİLMESİ

Doğmuş bir alacak bakımından ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeriyorsa, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapabilir; bunun dışındaki durumlarda (cari hesap ya da kredi açma sözleşmesi) ilamsız takip yapılmalıdır.

Alacak, üst sınır (limit) ipoteği ile teminat altına alınmışsa, İLAMSIZ ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmalıdır. Alacak, faiz ve gideler sadece belirlenen üst sınıra kadar teminat altındadır.

Alacak, ana para ipoteği ile teminat altına alınmışsa, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı söz konusu olduğundan, İLAMLI ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulur. Bu ipotek türünde belirli ve kesin bir borç miktarı için ipoteğin kurulması söz konusudur ve ipoteğin kapsamına asıl alacak dışında, faiz ve takip masrafları da dahildir. (İpotek türleri ÖNEMLİ!)

TAŞINIR VE TAŞINMAZ REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİNDE ORTAK HÜKÜMLER

Rehinli Alacaklı; taşınır rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren 6 ay içinde, taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren 1 YIL içinde isteyebilir.

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte verilen rehin açığı belgesiyle, söz konusu takip alacaklı aleyhine bir açıkla kapanmaktadır. Rehnin alacağı karşılamadığı durumda verilir. Eğer alacaklı bu takip yoluyla yapılan rehinli malın satışı sonrasında elde edilecek paranın alacağını karşılamayacağını düşünüyorsa kendisine geçici rehin açığı belgesi verilmesini ister.

Rehin, satış isteyen alacaklının alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmadığı için satılamazsa veya satılıp da satış bedeli takip yapan rehni alacaklının alacağını karşılamazsa, rehin alacaklısına rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonunda kesin rehin açığı belgesi verilir.



İCRA İFLAS HUKUKU NOTLARI 7. ÜNİTE



İFLAS HUKUKU



Alacaklı; iflasa tabi olan borçlu hakkında ilamsız veya ilamlı takip başlatmış olsa dahi BİR DEFAYA MAHSUS OLMAK ÜZERE bu takibi bırakarak iflas yoluna başvurabilir.



TACİRLER iflasa tabidir.



Tüzel kişiliği bulunmayan donatma iştiraki, tacir niteliğinde olmadığı halde ifalasa tabidir.



Ticareti terk edenler ve kollektif şirket ortakları tacir sayılmadıkları halde iflasa tabidir. Konkordato tasdik olunmaz veya mühlet kaldırılırsa borçlu iflasa tabi kişilerden olmasa bile, alacaklılardan birisinin talebi üzerine borçlunun iflasına karar verilir.



İFLAS ORGANLARI



İflas takibi alacaklının icra dairesine talepte bulunması ile başlar. Talep üzerine icra dairesi borçluya bir iflas ödeme emri gönderir. Borçlu itirazını İcra Dairesine yapar.



İtiraz incelemesi ve borçlu hakkında iflasa karar verilmesi ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN görevidir.



Borçlu da iflasını isteyebilir.



İcra Dairesi, Asliye Ticaret Mahkemesi ve İcra Mahkemesi İflas organlarıdır.



Asliye Ticaret Mahkemesi en önemli iflas organıdır. İflas davası bu mahkemede açılır ve iflas kararını bu mahkeme verir.



** İflas davası yetkisi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesidir.



Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar İflas Dairesi bulunur. Asliye Ticaret Mahkemesi iflasa karar verir ve iflas dairesine bu kararı bildirir.

İflas Dairesinin Görevleri :

1- İflasın açıldığını gerekli yerlere bildirmek ve ilan etmek,

2- Müflisin mallarının defterini tutmak,

3- Muhafaza tedbirlerini yerine getirmek,

4- Adi tasfiyede alacaklıları (birinci) toplantıya çağırmak ve toplantıya başkanlık etmek,

5- İflas idaresinin tasfiyeye ilişkin işlemlerini denetlemek,

6- Birinci alacaklılar toplantısının yapılamaması halinde iflas idaresi yerine iflas masasını idare ve tasfiye etmek,

7- Basit tasfiye usulünde tasfiyeyi bizzat yapmak.



İflasın Özel Organları

1- İflas Bürosu

2- Alacaklılar Toplantısı

3- İflas İdaresi





İFLAS SEBEPLERİ

Tacirler her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidirler ANCAK; İflasa başvurabilmek için alacağın para veya teminat alacağı olması gerekir.



Takipli İflasta İflas Sebepleri

Alacaklı icra dairesine iflas talebinde bulunur borçluya iflas ödeme emri gönderilir. Genel İflas Yolu ve Kambiyo Senetlerine Özgü İflas yolu olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki türde de iflas yoluna başvurabilmek için alacaklının borçludan PARA veya TEMİNAT ALACAĞININ bulunması ve bu alacağın vadesinde ödenmemiş olması gerekir.



Doğrudan Doğruya (Takipsiz) İflasta İflas Sebepleri

Alacaklının iflas isteyebilmesi ve iflas davası açabilmesi için İFLAS TAKİBİ yapmasına GEREK YOKTUR. Alacaklı belli şartların olması durumunda doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesine başvurup borçlunun iflasını isteyebilir. Doğrudan doğruya iflasta sadece para alacağının olması yeterli değildir, iflas için belirli sebeplerin de olması gerekir.



A) Alacaklının Talebi ile Doğrudan İflas Sebepleri

Bazı durumlarda borçlunun borçunu ödemeyeceği veya ödeyemeyeceği kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda iflas ödeme emri gönderilmesi ve kesinleşme süresinin beklenilmesine gerek yoktur. Alacaklı doğrudur Asliye Ticaret Mahkemesine dava açarak borçlunun iflasını isteyebilir.

1- Borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması,

2- Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması,

3- Alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunulması veya buna teşebbüs edilmesi,

4- Haciz yoluyla takip sırasında malların saklanması,

5- Ödemelerin tatil edilmiş olması,

6- Teklif edilen konkordatonun tasdik edilmemesi veya konkordato mühletinin kaldırılması yahut tamamen feshi,

7- İlama dayanan alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmemesi,

8- Kollektif ve komandit şirket ortaklarının doğrudan iflası,

9- Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borca batık olması,

10- Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmanın feshi,

11- Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin ihlali durumlarında borçlunun borcunu ödemeyeceği ya da ödeyemeyeceği kanaatine varılır. Bu sebeple doğrudan iflas yoluna başvurulur.



B) Borçlunun Talebiyle Doğrudan Doğruya İflas Sebepleri

Borçlu aciz halinde olduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir (Borçlunun Kendi İflasını İstemesi – İhtiyari İflas Sebebi)



Borçlunun İflas İstemesinin Zorunlu Olduğu Haller

1- Borçlunun malvarlığının yarısına haciz konulup geri kalanının da boçlunun mevcut ve 1 yıl içinde muaccel hale gelecek borçlarını ödemeye yetmemesi halidir. Gerçek kişiler ve şahıs şirketlerince uygulanır.

2- Sermaye şirketlerinin pasifinin aktifinden fazla hale gelmesi halinde de borçlu iflasını istemek zorundadır.





Terekenin İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi

Murisin iflasa tabi kimselerden olup olmadığına bakılmaksızın iki durumda tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu hallerde terekenin genelde pasifi aktifinden fazladır, yani borca batıktır. Bu hallerden birisi, mirasın tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi veya terekenin borca batık olduğunun açıkça biliniyor olması nedeniyle mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasıdır. Diğer hal ise, terekenin mevcudunun borcuna yetmediğinin anlaşılmasıdır.



İFLAS TALEBİ VE İFLAS DAVASI

Genel İflas

Alacaklı iflas talebini icra dairesine verir, bunun üzerine icra dairesi borçluya iflas ödeme emri gönderir, borçlu ödeme emrini aldıktan sonra 7 GÜN içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. Takip kesinleşmesine rağmen borç ödenmezse alacaklı iflas davası açabilir.



Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde itiraz edebilir. İtiraz dilekçe ile yapılır. İtiraz üzerine takip durur.

** İtiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi için ve ayrıca borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş fakat borcu da ödememişse borçlunun iflasına karar verilebilmesi için alacaklının MUTLAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNDE iflas davası açması gerekir. (ÖNEMLİ!!)



Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu

Kambiyo alacaklarına ilişkin iflas yoludur. Kambiyo senedine bağlı alacak rehinle temin edilmiş dahi olsa iflas yoluyla takip yapılabilir.

Bu yolla takip yapılabilmesi için alacaklının elinde bir kambiyo senedinin olması ve borçlunun iflasa tabi kişilerden olması gerekir.

Takip talebi Genel İflas yoluyla yapılan takiple aynı.

Kambiyo senetlerine ilişkin iflas yolunda itiraz ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 5 GÜNDÜR. İtiraz İcra Dairesine yapılır.

Borçlu süresinde itirazda bulunursa alacaklı Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açar. Burada alacaklı hem borçlunun itirazının kaldırılmasını hem de borçlunun iflasına karar verilmesini ister. Bu durumda iflas davası Genel İflas yoluyla aynı hükümlere göre incelenir ve karara bağlanır.

Doğrudan Doğruya İflas Yolu

Alacaklının Talebi ile doğrudan iflas : Alacaklı belirli sebeplerden dolayı direk Asliye Ticaret Mahkemesine iflas davası açarak borçlunun iflasını ister. İflas talebi İİK 166. Maddeye göre ilan edilir. İlan üzerine alacaklılar 15 GÜN içinde davaya müdahale veya itiraz ederek iflas talebinin b orçlu hakkındaki takipleri erteletmek ve ödemeleri geciktirmek amacıyla yapıldığını ileri sürerek iflas talebinin reddini isteyebilir.

Borçlunun Talebi İle Doğrudan İflas : Borçlunun talebi ile doğrudan iflas yargılama bakımından alacaklının talebi ile doğrudan iflas ile aynıdır. Borçlunun talebi ile olan iflas davasında ÇEKİŞMESİZ YARGI söz konusudur.

İflasın ertelenmesi, sermaye şirketleri, yanı anonim veya limited şirketler ile kooperatifler hakkında verilebilecek muhtemel iflas kararının belli koşulların varlığı halinde geçici olarak ertelenmesi imkanıdır.

İFLASIN BORÇLU (MÜFLİS) BAKIMINDAN HUKUKİ SONUÇLARI

Özel Hukuk Bakımından = Borçlu iflas etmekle medeni haklardan yararlanma ve kullanma ehliyetini kaybetmiş olmaz.

İflas açılınca borçlu haczedilen bütüm mal ve hakları bir topluluk oluşturur ve buna iflas masası denir ve borçlunun iflas masasına giren malları ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlanmış olur. Tasarruf yetkisini İFLAS İDARESİ kullanır.

Borçlu tasarruf işlemlerini yapamaz ancak borçlandırıcı işlemler yapabilir. Örneğin; iflas masasına tabi bir mal için satış sözleşmesi yapabilir. Sözleşme geçerlidir ancak bu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirerek malı teslim edemez. İflasın kaldırılması durumunda alıcı bu malın teslimini borçludan isteyebilir. (Önemli!!)

Kamu Hukuku Bakımından =

Adi İflas : Burada iflas borçlunun kusuruna dayanmamaktadır. (Kriz, piyasa koşulları sonucu iflas) Borçluya ceza verilmez ancak iflas tasfiyesi tamamlandıktan sonra da borçlunun müflis sıfatı devam eder. İflas eden kimse banka yöneticisi, Sermaye Piyasası Kanununa göre aracı kurum yöneticisi, avukat, noter olamaz. (Önemli!)

Taksiratlı ve Hileli İflas : Adi İflastaki hükümler geçerli. Bu tür borçlu itibarı yerine getirilse dahi AVUKAT ve NOTER olamaz. Ayrıca hileli müflis devlet memuru, milletvekili, yedek subay, belediye başkanı, meclis üyesi, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti olamaz.

İflasından önce veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastıyla hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır. Bu suçun oluşması durumunda 3 YILDAN 8 YILA KADAR AĞIR HAPİS CEZASI verilebilir.

İFLASIN ALACAKLILAR BAKIMINDAN HUKUKİ SONUÇLARI

İflasın açılması ile henüz vadesi gelmemiş alacaklar da iflas kararı ile birlikte talep edilebilir.

İflas kararı ile borçlunun faizli borçlarına faiz işlemesi DURMAZ.

Alacağın ödenmesi bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklar da alacaklarını iflas masasına kaydettirebilirler.

Para dışındaki alacaklar da masaya yazdırılabilir.

Takas borcu sona erdirici sebeplerden biridir. Birinin borçluya hem borcu hem de alacağı varsa alacağını masaya yazdırarak borcuyla takas ettirmiş olur böylece takas işlemi yapılır.

Borçlunun kefil olduğu borçlar vadesi gelmese dahi masaya alacak olarak kaydedilir.

Bir borcu birlikte taahhüt edenler aynı zamanda iflas eder, iflas tasfiyeleri aynı zamana denk gelirse alacaklılar alacaklarını müflislerin her birinin masasından isteyebilirler.

Alacaklılar, müflisle birlikte borçlu olan diğer bir kişiden alacaklarının bir kısmını almış ise, müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın, alacağın tamamı masaya kaydolunur.

Bir kollektif şirket ile ortaklarından birisinin iflas tasfiyeleri aynı zamana denk gelirse, şirket alacaklıları bütün alacaklarını şirketin iflas masası yanında ortağın masasına da kaydettirirler.

Kanun koyucu iflas tasfiyesi sonunda alacakların ödenme sırası bakımından ikili bir ayrım yapmış ve rehinle temin edilmiş alacaklara, diğerlerine göre bir öncelik tanımıştır. Adi alacak terimi, rehinli alacaklar dışındaki tüm alacakları kapsar.

İflas Tasfiyesi : İflas tasfiyesini yapıp tamamlamak iflas idaresinin ve alacaklılar toplanmasının işidir. Tasfiye, iflas masasının oluşturulması, masanın idaresi, masa mallarının paraya çevrilmesi ve paraların paylaştırılması aşamalarından oluşur.

İCRA İFLAS HUKUKU NOTLARI - 8. ÜNİTE



Konkordato



Bir borçlunun, belli bir zaman dilimi içerisindeki tüm adi borçlarını, öngörülen nitelikli çoğunlukla alacaklıları tarafından kabul edilmiş ve yetkili makamca tasdik edilmiş olan teklifi doğrultusunda ve kendisi için elverişli şartlar çerçevesinde ödemesini mümkün kılan, borçluya tanınmış bir hukuki imkandır.



Yapılış Tarzına Göre Konkordatolar

Tenzilat (Yüzde) Konkordatosu : Konkordato ile alacaklılar alacaklarının belirli bir yüzdesinden feragat etmeleridir.



Vade Konkordatosu : Borçlunun borçlarını tam olarak ödemekli birlikte, borçların vadesinin yeniden düzenlenerek daha sonraki bir tarihe ertelenmesine veya taksitlere bağlanmasına denir.



Karma Konkordato : Hem alacaklıların alacaklarının bir kısmından feragat hem de kalan miktarın yeni bir vadede ödenmesi sağlanıyorsa karma konkordatodur.



Zamanı Bakımından Konkordatolar

Burada iflasın açılması kararı esas alınır.

İflas İçi Konkordato : İflasa tabi olsun olmasın bir borçlunun konkordato talebi iflas dışı konkordatodur. Borçlu iflasa tabi kişilerden olup İFLAS ETMİŞSE, iflastan kurtulmak için konkordato teklif edebilir. Teklif edilen konkordato kabul ve tasdik edilirse, borçlu hakkındaki iflas, hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkar.



İflas Dışı Konkordato : İflasa tabi olmayan kişiler için konkordato her halükarda iflas dışıdır. Eğer borçlu iflasa tabi kimselerden ise, henüz iflas etmeden önce, konkordato teklif eder ve bu teklifi kabul edilirse iflastan kurtulur. Bu yönüyle iflas dışı konkordatonun iflası önleyici niteliği vardır.



Yapılış Amacına Göre Konkordatolar

Borçların Tasfiyesine Yönelik Konkordato : Borçlunun borçlarını tasfiye edip mal varlığının elinde kalması ve işlerine devam edebilmesi amacıyla yapılır.

Malvarlığının Tasfiyesine Yönelik Konkordato : Malvarlığının terki suretiyle konkordatodur.





İflas Dışı Konkordato (Adi Konkordato)

Konkordato için öncelikle borçlunun İcra Mahkemesine başvurup bir konkordato projesi vererek borçlarının belli bir yüzdesini ödeyeceğini belirtmesi gerekir. İcra Mahkemesi, konkordatonun şartlarının mevcut olduğunu görürse, borçluya konkordato mühleti verir e bir konkordato komiseri tayin eder.

Komiser alacaklıları toplantıya çağırır ve alacaklılar konkordatonun kabul edilip edilmeyeceği hakkında karar verir. Alacaklıların konkordatoyu kabulü üzerine, konkordato ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN tasdikine sunulur. Asliye Ticaret Mahkemesi konkordatoyu tasdik ederse, konkordato hüküm ve sonuçları tam olarak doğurur.

Konkordato mühleti, işlerinde doğrulukla hareket eden, özenli davranan, ancak buna rağmen mali durumu bozulan bir borçluya, henüz konkordato tasdik edilmeden, konkordatonun hükümlerinden yararlanabilme imkanı sağlar. Bu süre içinde borçluya takip yapılamaz.



İcra mahkemesi borçluya en fazla 3 AYLIK bir konkordato mühleti verir ve bir veya birkaç konkordato komiseri tayin eder. Verilen 3 aylık konkordato mühleti yetmezse, süre KONKORDATO KOMİSERİNİN TEKLİFİ üzerine, alacaklılar da dinlendikten sonra BİR DEFAYA MAHSUS olmak ve İKİ AY'I GEÇMEMEK üzere uzatılabilir.



Mühlet içinde borçlunun tasarruf yetkisi sınırlandırılır. Borçlu icra mahkemesinin izni dışında,

1- Mühletin ilanından itibaren rehin ve ipotek tesis edemez,

2- Taşınmaz satamaz,

3- İşletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez,

4- Kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.



Konkordato komiserinin görevleri ;

1- Genel olarak borçlunun faaliyetlerini denetlemek,

2- Borçlunun malvarlığının defterini tutmak,

3- İlan ile alacakları davet etmek,

4- Kendisine bildirilen alackaları incelemek



** Alacaklılar, yapılan ilanda bildirilen yer, gün ve saatte toplanarak borçlunun konkordato teklifini görüşür. Toplantıya alacaklı olduğunu süresinde bildirenler ve alacaklı olduğunu süresinde bildirmemekle birlikte, ayrıntılı bilançoda gösterilen kimseler katılabilir. Borçlu da gerekli bilgileri vermek için toplantıda bulunmaya MECBURDUR. Konkordato komiseri toplantının BAŞKANIDIR.



** Konkordatonun kabulü için, kaydedilmiş alacaklıların yarısını aşan sayıda alacaklının kabul oyu vermiş olması ve konkordatoyu kabul eden alacaklıların, kaydedilmiş olan alacakların 2/3'sini aşan alacağa sahip olması gerekir. *Bu hesapta imtiyazlı alacaklar, borçlunun karısı, ana-babası ve çocukları ile rehinli alacaklılar dikkate alınmaz.



** Alacaklılar toplantısından 10 GÜN geçtikten sonra komiser, bu süre içinde katılanlar olmuşsa bunları da dikkate alarak konkordatonun kabul edilip edilmediğin e ve tasdikinin uygun olup olmadığına ilişkin gerekçeli bir rapor hazırlar ve bu raporu, konkordato dosyası ile birlikte Asliye Ticaret Mahkemesine sunar ve ayrıca durumu ilgili İcra Dairesine bildirir.



İflas İçi Konkordato



İflas içi konkordatoda; konkordato mühleti yoktur, konkordato komiseri tayin edilmez ve konkordato teklifi ikinci alacaklılar toplantısında incelenir.

Müflis, iflas tasfiyesi sırasında konkordato teklifini, iflas idaresine verir. Müflisin konkordato teklifini, iflas idaresi, gerekçeli bir rapor ile ikinci alacaklılar toplantısına sunar. İkinci alacaklılar toplantısı, bu teklifi inceler, konkordatonun kabulü için gerekli olan 2/3 çoğunlukla konkordatoyu kabul edebilir.

Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato

  • Alacaklıların, malların tasfiyesi veya üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne olduğu,
  • Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve bunların yetkileri,
  • Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması,
  • Alacaklılara yönelik ilanların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi yanında tasdik tarihinde tirajı 50.000’in üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılacağı,
  • Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bu malların neler olduğunun belirlenmesi halinde mal varlığının terki suretiyle konkordatonun kabulüne karar verilir.
Yetkili organlar : Alacaklılar toplantısı tarafından seçilen alacaklılar kurulu ve tasfiye memurlarıdır.

Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesinden itibaren, borçlu malları üzerinde tasarruf edemez ve tasarruf yetkisine sahip kimselerin imza yetkisi sona erer.

UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRMA

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin alacaklılarıyla uzlaşarak borçlarını ve gerekiyorsa, yapısal organizasyonlarını yeni koşullara adapte etmek suretiyle faaliyetlerine devam etmelerine imkan sağlayan hukuki kuruma Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma denir. Bu imkan sadece sermaye şirketleri ve kooperatiflere tanınmıştır. (ÖNEMLİ!)

Borçlu tarafından hazırlanacak ve onay için Asliye Ticaret Mahkemesine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, şu hususları içermelidir:

  • Projeden etkilenen alacaklıların tabi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan alacaklılar arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı,
  • Projenin, borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi,
  • Projenin, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi,
  • Borçların yeniden yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi finansman kaynaklarına başvurup başvurmayacağı,
  • Borçlunun işletmesinin kısmen ya da tamamen devri, diğer şirket veya şirketlerle birleşmesi, sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi borçlu işletmenin yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin uzatılması, faiz oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uygulanabilirliğini sağlayabilecek yöntemler,
  • Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl denetleneceği,
  • Projeyi reddeden alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için öngörülen haktan daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren alacaklarla eşit muameleye tabi olacağı.
Oylama sonrasında, gerekli çoğunluk tarafından projesi kabul edilen borçlu şirket veya kooperatif, kanunda aranan bazı belgelerle yeniden yapılandırma projesinin tasdiki için MUAMELE MERKEZİNİN BULUNDUĞU YER ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE başvurabilir.

Kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik kararının icrası kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini muhafaza eder.

Yeniden yapılandırmanın tamamen FESHİNE karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece İcra İflas Kanununun 288. Maddesine göre ilanen duyurulur. İlandan itibaren 10 GÜN içinde, projeden etkilenen alacaklılar tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal iflasına karar verilmesini isteyebilirler.

İPTAL DAVALARI

Borçlunun 3. Kişiyle yapmış olduğu ve alacaklısına zarar veren, kanun tarafından da uygun bulunmayan bir takım işlemler, iptal davasıyla iptal edilir. İptal davasını kazanan alacaklı, dava konusu malı borçlunun malıymış gibi haczettirip sattırabilir ve satış bedelinden alacağını alır, arta kalan kısım ise üçüncü kişiye geri ödenir.

** İptal davasının konusu TASARRUF İŞLEMLERİDİR. Borçlandırıcı işlemler iptal davasının konusu olamaz.

İvazsız Tasarruflar : Kanun, alışılmış hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden, haczedilecek mal bulunmaması halinde aciz belgesi verilmesi tarihinden veya iflasın açılmasından öncesi 2 yıl içinde yapılmış ivazsız tasarrufları iptale tabi kılmıştır.

Aciz Halinde Yapılan Tasarruflar : Hacizden, haczedilecek mal bulunmaması halinde aciz belgesi verilmesi tarihinden veya iflasın açılmasından önceki 1 YIL içinde yapılmış tasarruflar iptale tabi kılınmıştır.

İptal davasında, borçlunun tasarruf işlemi yaptığı üçüncü kişi, borçlunun durumunu (aciz halini) bilmediğini ispat ederse, iptal davası dinlenmez.

Zarar Verme Kastından Dolayı İptal : Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme katının, işlemin diğer tarafınca bilindiği ve bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptale tabidir.

İptal davası, genel mahkemelerde açılan bir eda davası niteliğindedir. İptal davasını açma hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 YIL geçmesi ile düşer. Bu süre hak düşürücü bir süredir.

İCRA VE İFLAS SUÇLARI

İcra suçlarına İcra Mahkemesinde bakılır. Disiplin ve tazyik hapsine bu mahkeme karar verir. İcra mahkemesinin görevine giren işler diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile BİRLEŞTİRİLEMEZ.

Yetkili mahkeme İcra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir.

Takip hukukunda düzenlenen suçlar şikayete tabidir, suç sayılan fiilin işlendiği tarihten itibaren 3 AY ve her fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 YIL geçerse şikayet hakkı biter.

İcra Mahkemesinin İİK’ya göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren 2 YIL geçtikten sonra yerine getirilemez. İtirazlar ise kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 GÜN içinde, yargı çevresinde bulunduğu AĞIR CEZA MAHKEMESİNE yapılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

İyi çalışmalar arkadaşlar J

Esra Menekşe Kalay

(Notlar Murat Yayınlarından çıkarılmıştır. )